T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1175
KARAR NO:2025/1908
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2018/746 Esas - 2022/73 Karar
TARİHİ:08.02.2022
DAVA:İtirazın İptali (Bankacılık Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, davalı...'ün bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek davalılara Kahramanmaraş ... Noterliğinin 25.04.2018 tarihli ihtarnamesi ile borçların ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin gereklerini yerine getirmeyen davalılar hakkında ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, takipten sonra yapılan bir kısım ödemelerin dosyasına bildirildiğini, davalıların yetki itirazının yerinde olmadığını, sözleşmenin 31.maddesi uyarınca İstanbul Merkez (Çağlayan) icra dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili kılındığını, takibe yönelik itirazların tahsili geciktirmeye yönelik olduğunu, talep edilen temerrüt faizinin sözleşmeye ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar, yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ile dosya kapsamındaki tüm belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; davacı temlik eden ... Şirketi ile davalı ... Limited Şirketi arasında 02.11.2017 tarihinde diğer davalı...'ün kefaletiyle 1.500.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı... Şirketi adına ...ve ... numaralı ticari kredili mevduat hesapları açılarak nakit krediler kullandırıldığı ayrıca ... numaralı hesabına bağlı çek karneleri bastırılıp teslim edilerek gayri nakit krediler kullandırıldığı, sözleşmenin 20. Maddesine göre davacı banka tarafından 24.04.2018 tarihinde hesabın kat edildiği, 15.03.2021 tarihli bilirkişi heyeti incelemesi sonucu davacı temlik alan tarafın icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği nakit alacak miktarın asıl alacak, işlemiş faiz ve BSMV olmak üzere toplam 33.722,62-TL ile asıl alacağa yıllık 30,24 oranında ve değişen oranlarda işleyecek faiz üzerinden, davacı temlik eden tarafın gayri nakit alacak miktarın 4.800,00-TL olarak tespit edildiği, bu suretle icra takibine itirazın kısmen haksız olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davalılarca likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların takibe yönelik itirazlarının 31.941,72 TL nakdi kredi asıl alacağı, 1.696,10 TL bu kredinin işlemiş faizi ve 84,80 TL BSMV olmak üzere toplam 33.722,62 TL üzerinden, asıl alacağa yıllık 30,24 oranında temerrüt faizi uygulanarak takipteki şartlarla devamına, 4.800,00 TL gayri nakit alacağın yıllık %100 gecikme faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacı temlik veren... Bank Anonim Şirketi'ne ödenmesine, 32.000,00 TL'nin takip talebindeki gibi borçlular tarafından depo edilmesine, 31.941,72 TL nakdi alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak temlik alan davacı ... Şirketine verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, temlik alan davacı Doğru Varlık Yönetim Şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Temlik eden davacı banka ile müvekkili arasında imzalanan 23.10.2020 tarihli temlik sözleşmesi kapsamında nakdi alacakların müvekkiline temlik edildiğini, davacı bankanın davayı nakdi ve gayri nakdi alacaklar toplamı üzerinden açtığını, ilk derece mahkemesinin nakit ve gayri nakit ayrımı yapmadan hatalı toplam alacak üzerinden müvekkilinin alacağının hesaplandığını, gayri nakit alacak yönünden davanın tefriki gerektiğini, tefrik sonrası takip tarihi itibariyle hüküm kurulmasını yahut dava tarihi itibariyle hüküm kurulacaksa da hesap katı sonrası ödemelerin TBK'nın 100. maddesine göre temerrüt faizli alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini, kapak hesabında belirtilen kalemlerin de hesaplamaya dahil edilerek yekün alacağın tespitinin gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödemelerin doğrudan ana paradan düşüldüğünü, davaların tüm kredi hesaplarının 24.02.2018 tarihi itibariyle kat edildiğini, iskonto kredilerinin vadesinde ödendiğinden bahisle kapandığına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, tüm kredi hesaplarının birlikte değerlendirilerek kat tarihi itibariyle temerrüt faizi işletilmesi ve kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesine göre mahsup edilmesi gerektiğini, dava konusu alacağın ticari işlerde doğan alacak olduğunu, temerrüt faizinin taraflarca serbestçe belirlenebileceğini, gecikme faizi yönünden hatalı hesaplama yapıldığını, TTK'nın 8. ve 9. maddelerinde düzenlenen ticari faize ilişkin hükümlerin TBK karşısında özel hüküm niteliğinde olduğunu, temerrüt faizinin talepleri gibi %50 olarak hesaplanması gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, alacağı temlik alan davacı ... Yönetim Şirketi vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerine, davalı... müteselsil kefil olarak imza atmıştır. 02.11.2017 tarihli kefalet sözleşmesinin TBK'nın 583.maddesine uygun şekilde düzenlendiği, aynı zamanda şirket yetkilisi olan kefilin imzaladığı kefalet sözleşmesinde kefalet tarihi, kefil olunan azami limitin yazıldığı, kefalet türünün belirtildiği görülmüştür. Genel kredi sözlemesinden kaynaklanan borcun süresinde ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından Kahramanmaraş ... Noterliğinin 25.04.2018 tarihli hesap kat ihtarı ile borçlu ve kefilden çek taahhüt kredisi, nakdi krediler ve ticari kredili mevduat hesabından kalan borçların 24.04.2018 tarihi itibariyle kat edildiği, bu tarih itibariyle mevcut olan 201.790,49 TL nakdi kredi alacağı ile 36.800 TL gayri nakdi kredi alacağının 24 saat içerisinde ödenmesi ve depo edilmesi istenmiş; kat ihtarının kefil ve şirkete 30.04.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kat ihtarının düzenlenmesiyle asıl borçlu temerrüde düşmüştür. Kefil yönünden ise kat ihtarının tebliği ile verilen 24 saatlik süre sonunda temerrüt gerçekleşmiştir.Kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından ... sayılı dosyasında 201.790,49 TL 02.05.2018 faiz başlangıç tarihli kredi, 4.432,62 TL 02.05.2018 ila 22.05.2018 tarihleri arasında %50 oranı ile hesaplanan temerrüt faizi, 36.800 TL iade edilmeyen çekin depo bedeli, 547,98 TL ihtar masrafı, 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile 100,23 TL ihtiyati haciz karar harcı ve 276,43 TL BSMV toplamından takip öncesi tahsil edilen 40.000 TL'nin mahsubu ile 204.377,92 TL'nin tahsili talep edilmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Davacı banka ile temlik alan... Şirketi arasında düzenlenen 23.10.2020 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile bankanın nakdi alacakları temlik eden tarafından, temlik alana devir edilmiş, gayrinakdi alacakları ise temlik eden banka uhdesinde bırakılmıştır.Banka tarafından gayrinakdi ve nakdi alacak toplanıp takip öncesi yapılan toplam tahsilat düşüldükten sonra 204.377,92 TL alacak üzerinden takip başlatılmıştır. Yargılama sırasında bankaca nakdi alacak temlik edilmiş olup, temlik alan, alacağın varlığı oranında hak ve yetkiye sahip olacaktır. Banka sahip olmadığı bir alacağı temlik alana devir edemeyecektir. Bu itibarla takip öncesi yapılan ödemelerin TBK'nın 100.maddesine göre öncelikle nakdi alacak ve bu alacağın ferilerinden mahsup edilmesi yerindedir. Tahsil edilmiş alacağın, temlik eden ve temlik alan arasındaki nakdi ve gayrinakdi alacağa bölüştürülmesi TBK'nın 100.maddesine aykırıdır. Taraflar arasındaki ticari kredide uygulanan faiz oranı taraflarca kararlaştırılmıştır. Takip sonrası yapılan ödemelerin TBK'nın 100.maddesi dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir. Nitekim mahkemece alınan bilirkişi raporlarında da aynı şekilde hesaplama yapılarak yapılan kısmi ödemelerin banka alacağından mahsup edilerek borç miktarı belirlenmiştir.Borcun belirlenmesinde kredi sözleşmesindeki borç miktarı kadar takipte istenen diğer feriler de dikkate alınmıştır. Hesaplama yapılırken çek ödemelerinin öncelikle nakdi alacaklardan düşülmesi yerindedir. Zira gayrinakdi alacaklar henüz muaccel olmamıştır. Mahkemece alınan raporlarda tahsil edilen çek bedellerinin öncelikle nakdi kredilerden düşülmesinde sözleşme ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Yapılan uygulama TBK'nın 100. maddesine uygun olup temlik eden ile temlik alan arasında, borç alacak dengesi kurulması üzerine bir hesaplama yapılması mümkün değildir. Bilirkişilerce uygulanan faiz oranı Yargıtay, bankanın uyguladığı faiz oranı ile TCMB'ye bildirilen faiz oranından daha düşük olanın dikkate alınarak hesaplama yapılması nedeniyle Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde tespit edilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi kurulunun 15.03.2021 tarihli raporu 6. vd maddelerinde temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında uygulanması gereken yıllık temerrüt faizi oranı usulüne uygun şekilde belirlenmiştir. Mahkemece temlik dışı bırakılan gayrinakdi krediler yönünden temlik eden davacının davacı sıfatı korunarak hüküm verilmesi yerinde olduğundan, davacı temlik alan vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin esastan reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, temlik alan davacı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esestan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının temlik alan davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.