T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/259
KARAR NO : 2025/1667
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/12/2021
NUMARASI : 2020/64 E. - 2021/1133 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Komisyon sözleşmesinden kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının uzun yıllardan bu yana yurtdışında kurulu bulunan yabancı firmaların tekstil mümmesilliğini yaptığını, davacının firmalar ile müşteriler ve üreticiler arasındaki köprünün kurulmasını sağlayan kurum olduğunu, bu amaçla da davalı ile ''Alım Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi''nin imzalandığını, davalı ile yurt dışında yerleşik bulunan firmalar arasında sözleşmeler yapılmasına aracılık ettiğini, sözleşmenin 2.maddesinde kapsamı belirlenmiş olup ilgili maddede davacının, davalının yapmış olduğu satışlardan % 6' dan az olmamak ve % 8' den fazla olmamak kaydı ile komisyon almaya hak kazanacağının belirlendiğini, sözleşmenin 4.maddesinde davalı tarafından imal edilen ürünlerin alıcıların istediği kalitede ve zamanda üretmesi ve teslim etmesini, ambalaj ve etiketlemenin uluslararası standartlara uygun yapılmasını, imalatçıdan kaynaklı sorunların müvekkiline kesinlikle yansıtılmayacağının düzenlendiği, çerçeve sözleşme kapsamında davalı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğin, sattığı ürünlere ilişkin komisyon bedellerini zamanında ödemediği gibi ''... .'' firmasından alınan siparişleri zamanında ve sözleşmeye uygun bir şekilde teslim etmeyerek müvekkilinin ve anılan firmaların zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalının sözleşmeler kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiği gibi hakkında başlatılan icra takibine de haksız bir şekilde itiraz ettiğini, TBK'nın 539.maddesi uyarınca komisyoncunun ücretinin ödenmesini kendisine verilen işi yapınca isteyebileceği gibi, işin yapılmaması vekâlet verene yükletilebilen bir sebepten kaynaklanması hâlinde de isteyebileceğini, kanuni düzenleme ve sözleşme hükümleri bu yönde olmasına rağmen, davalı tarafın davacının hak etmiş olduğu komisyon bedellerini bugüne kadar ödemediği gibi müvekkilinin temsil ettiği firmaların siparişlerini de tamamen kendisinden kaynaklanan sebeplerle teslim edemediğini, davalının davacıya gönderdiği Bakırköy 22.Noterliğinin 22.10.2019 tarih ve ... sayılı ihtarnameleri ile borç ilişkisini kabul ettiğini, davacının alacağının tahsili için Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının hangi şirketten, hangi tarihteki, hangi siparişten kaynaklı alacak iddiasının olduğunu açık bir şekilde belirtmesi gerektiğini, taraflar arasında alım-satım aracılık ve çerçeve sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme içeriğinde davacının yabancı ülkelerde kurduğu firmalarla müvekkili arasında distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, uyuşmazlığın taraflar arasında yapılan bu sözleşme hükümlerine göre halledilmesi gerektiğini, sözleşmenin 4.2 maddesinde, "yurt dışına satışı sağlanan emtia bedelinin imalatçıya ödenmesine müteakip en geç 30 gün içerisinde komisyon bedelinin ödeneceği''nin kararlaştırıldığını, davalının yurt dışına göndermiş olduğu emtia bedellerini yabancı firmadan tahsil edemediğini, buna rağmen davacının tahsil edilemeyen emtia bedelleri üzerinde sözleşmeye göre komisyon bedeli talep ettiğini, davacının bu talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, özellikle sözleşme maddelerine göre yerinde olmadığını, sözleşmenin 5.2 ve 5.3 maddelerinde davacının alıcı ile müvekkil firma arasında "dengeleyici hareket etmekle mükellef olduğu" ve yine "dürüstülük kullarına uygun davranacağı"nın kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre, davacının sözkonusu uyuşmazlıkta müvekkil firmanın menfaatlerini göz ardı ettiği ve yurt dışından mal alan firmanın yapmadığı ödemeler konusunda iyiniyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunduğu ve ödemelerin yapılmamasından dolayı yabancı firmaları uyarmadığının sabit olduğunu, sözleşmenin distribütörlük sözleşmesi olması sebebiyle TBK'nın 539.maddesinin bu uyuşmazlıkta uygulama olmadığını, davalının tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davacının getirmediğini, davacının alacağının tahsili noktasında yabancı şirketlerle irtibat kurarak alacağın tahsilini sağlaması gerekirken esasında davacı yan üzerine düşen edimi ifa etmediğini ve davalının zarara uğramasına sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".. Taraflar arasında 17/05/2018 tarihli alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme mahiyeti itibariyle komisyonculuk sözleşmesidir. Komisyonculuk sözleşmesi TBK'nun 532.maddesinde düzenlenmiş olup, "Alım veya satım komisyonculuğu, komisyoncunun ücret karşılığında, kendi adına ve vekalet verenin hesabına kıymetli evrak ve taşınırların alım veya satımını üstlendiği sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Aktedilen sözleşmenin 1.maddesine göre konusu, imalatçı ürünlerini sözleşme şartlarına uygun olarak davacı tarafından temin edilen yurtdışındaki alıcılarına satışın sağlanması ile tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir. Sözleşmenin 2.maddesinde doğrudan ya da 3.kişiler aracılığıyla yapılacak satışların tamamı için fatura tutarı üzerinden davacıya % 6-8 oranında komisyon ödeneceği, 4.1 maddesinde imalatçının üretip müşteriye gönderdikleri ürünlerin kalitelerinde bir sorun çıkması durumunda bundan tamamen imalatçının sorumlu olduğu ve davacının kısmen veya tamamen sorumlu tutulamayacağı, 4.2 maddesinde bedelin imalatçıya ödenmesine müteakip en geç 30 gün içinde komisyon bedelinin nakden ve tamamen ödeneceği kararlaştırılmıştır.Tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş olup, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 318.373,38 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalı tarafın davacıya 211.912,60 TL borçlu bulunduğu, takip tarihinden sonra 21/10/2019 tarihinde yapılan virman ile cari hesabın sıfır olduğu, 20/08/2019 tarih, 360122 no'lu 106.460,78 TL'lik faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Davalı taraf, davacı şirketin sözleşmenin 5.2 ve 5.3 maddeleri gereğince sözleşme edimlerine uygun davranmadığını, dava dışı bbbtarafından verilen ön sipariş ve modelleme çalışmalarının davacı tarafından müvekkiline gönderildiğini, yapılan çalışmalara rağmen işin başka bir şirkete verildiğini, emtia bedelleri bu sebeple tahsil edilemediğinden davacı alacağının muaccel olmadığını belirtmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından dosya kapsamı ve ibraz olunan belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, davalının dava dışı firmaya aktedilen sözleşmeler kapsamında yapması gereken üretimi geciktirmesi nedeniyle dava dışı şirket tarafından ödemelerin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın ticari defterlerinde icra takip tarihi itibariyle davacıya 211.912,60 TL borçlu olarak görünmekte iken, virman yaparak takip tarihinden sonra davalı tarafça dava dışı Barbour şirketinden alacaklı olduğunu belirttiği tutarı (imalatçının, davacıyı yurtdışındaki alıcının Türkiye'deki tek temsilcisi olarak kabul ettiği ifadesine istinaden) mahsup ettiği anlaşılmaktadır. Komisyon ücretinin de bu sebeple davacıya ödenmediği anlaşılmakta ise de davacının sözleşme gereğince yükümlülüklerini yerine getirdiği, sözleşmenin 4.1 maddesinde imalatçının üretip müşteriye gönderdikleri ürünlerin kalitelerinde bir sorun çıkması durumunda bundan tamamen imalatçının sorumlu olduğu ve davacının kısmen veya tamamen sorumlu tutulamayacağı hüküm altına alınmış olup, gecikme nedeniyle emtia bedelinin ödenmemesinin davacıya yansıtılamayacağı, davacının takip tarihinde davalının defterlerinde de kayıtlı olduğu şekilde 211.912,60 TL cari hesap alacağı ile birlikte taraflar arasındaki ihtarnameler ve geçmiş faturaların incelenmesinde belirlenen % 8 komisyon oranına uygun olarak düzenlendiği anlaşılan 106.460,78 TL fatura bedeli nedeniyle de alacaklı olduğu, neticeten davacının icra takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu tutarın 318.373,38 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf, icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, davacının 20/08/2019 tarihi fatura için 26/09/2020 tarihinde mütemerrit olduğu, kalan kısma ilişkin davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne ilişkin belge sunulmadığı anlaşılmakla mahkememizce resen yapılan hesaplama ile talep edilebilecek işlemiş faiz tutarının 1.119,30 TL olduğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün...E sayılı icra takip dosyasında asıl alacak 318.373,38 TL ve işlemiş faiz 1.119,30 TL'lik kısmına itirazının iptaline, takibin asıl alacak 318.373,38 TL ve işlemiş faiz 1.119,30 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminat talebinin alacak likit olmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, açılan davanın kısmen kabul-kısmen reddine, davalının Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün...E sayılı icra takip dosyasında asıl alacak 318.373,38 TL ve işlemiş faiz 1.119,30 TL'lik kısmına itirazının iptaline, takibin asıl alacak 318.373,38 TL ve işlemiş faiz 1.119,30 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkâr tazminat talebinin alacak likit olmadığından reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece gerekçeli kararda yanlar arasındaki uyuşmazlığın ''sözleşme, cari hesap ilişkisi ve faturalar''dan kaynaklandığı şeklinde hatalı tespitte bulunulduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı yanın dava dilekçesinde de belirttiği üzere yanlar arasında yapılan '' alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesi''ne dayandığını, bu sözleşme gereğince davacının davalı adına kendi üzerine düşen yükümleri yerine getirmeksizin fatura kestiğini, ticari defterine kendi faturalarını işlediğini, yine bu faturalarını BA-BS formları ile vergi dairelerine ibraz ettiğini, davacı tarafın kendi defterinde düzenlediği alacak kayıtlarının evvel emirde tek taraflı olup bu kayıtların müvekkili aleyhine borç olarak kabul edilemeyeceğini, davalının çerçeve sözleşmesi gereğince yurt dışındaki alacağını tahsil edemediğinden bu alacağa karşılık virman borcu kaydı yaptığını, yani davacı yanın 106.460,78 TL'lik faturasının davalının ticaret defterine kayıtlı olmadığını, mahkemenin taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayandığı çerçeve sözleşmesinde tarafların yükümlerinin ne olduğunu ve bu yükümlülükler karşılığında yurt dışı alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin bu alacağının tahsil edilmesi noktasında davacı yanın kendi üzerine düşen özeni yerine getirip getirmediğini tespit etmesi ve bu çerçevede yanlar arasında müterafık kusurlu hareketlerin bulunup bulunmadığını göz önünde bulundurması gerekmekte iken bu hususun göz ardı edildiğini, dosya rapor sunan bilirkişilerden tekstil mühendisinin ek raporunda , ''.... Alım satıma ilişkin tüm bilgi ve detayların düzenlendiği dava dosyasında ek sözleşmeye rastlanmadığını, ... davacının dava dışı şirkete gönderilen emtiya için komisyon alacağına hak kazanabileceğini ancak davalının satış bedeli alacağını alamamasının sözleşmenin 5.2 maddesi gereğince davacının taraflar arasındaki menfaatleri dengeleyici hareket etme yükümlülüğünü ihlal etmiş olduğu, bu nedenle davacının da sorumluluğunun söz konusu olabileceği, sorumluluğunun sınırının da sözleşmenin 5.1 maddesi gereğince komisyon miktarından fazla olamayacağını... '' tespiti yapıldığını, mahkeme davacının ticari defterinde kayıtlı faturalardan dolayı davacının talebinin tümden kabulüne karar verilmiş ise de bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacının sözleşmenin 5.2 maddesini ihlal ettiğinin sabit olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ''Alım Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi''nden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 318.373,38 TL cari alacak ve fatura alacağı ile bu alacağa 9.143,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 327.516,80 TL alacak yönünden 17.10.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak cari alacak ve fatura alacağının gösterildiği, ödeme emrinin 22.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 26.11.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında 17.05.2018 tarihli ''Alım Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi'' imzalanmış olup bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Sözleşmede davalının imalatçı olarak yer aldığı ve tarafların imzasının bulunduğu, sözleşmenin 1.maddesine göre konusunun imalatçı olan davalının ürünlerinin iş bu sözleşme şartlarına uygun olarak davacı tarafından temin edilen yurt dışındaki alıcılara satışının sağlanması olduğu görülmekte olup buna göre aradaki sözleşmenin niteliğinin TBK'nın 532.maddesinde düzenlenen komisyonculuk sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 2.maddesinin, ''İş bu sözleşme kapsamında BT tarafından saptanan ve İMALATÇI bildiriler tüm alıcı taraflara ve bu tarafların tüm temsilciliklerine ve/veya yan kuruluşlarına yapılacak tüm doğrudan ya da 3. Kişiler marifeti ile yaptığı satışların tamamı için ve her defasında malın alım satımına ilişkin düzenlenecek ek sözleşmede belirtilen düzenlemelere göre ilgili komisyon fatura tutarı üzerinde X6-968 oranında komisyon ödemesi BT nin hesabına imalatçı tarafından ödenecektir.'' hükmünü, 4.1maddesinin ''İmalatçı sözleşme şartlarına uygun malı Nitelikleri itibarı ile ulusal ve uluslararası standardizasyonuna göre uygun kalitede ve yine ulusal ve uluslararası standardizasyona uygun ambalajlama ve etiketleme kuralları üzerinden Merkez Bankasının akredite ettiği para birimi ile belirtilen tarihte ve belirtilen satış( FOB/CİF) ve teslim şekli üzerinden sevk etmeyi kabul ve taahhüt eder. İmalatçının üretip müşteriye gönderdikleri ürünlerin kalitelerinde bir. sorun çıkması durumunda bundan tamamen imalatçı sorumlu olduğunu ve bunula ilgili BT nin kısmen veya Tamamen sorumlu tutulmayacağını, '' 4.2 maddesinin '' yurt dışma satışı sağlanan emtianın ALICI tarafından ek sözleşmede belirtilen ödeme şekline göre, bedelin İMALATÇI'ya ödenmesine müteakip, en geç 30 gün içinde, ek sözleşmede belirtilen komisyon bedelini nakden ödemeyi kabul ve taahhüt eder....'' hükümlerini içerdiği görülmektedir. Davacı, davalının yaptığı satış nedeniyle sözleşme uyarınca kendisine ödenmesi gereken komisyon bedelinin ödenmediğini ileri sürmektedir. Davalı ise, yurt dışına satışı yaptığı alacağını tahsil edememesinde davacının kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, sözleşmenin 5.2 maddesi gereğince davacının taraflar arasındaki menfaatleri dengeleyici hareket etme yükümlülüğünü ihlal etmiş olduğunu savunmuştur. Her ne kadar davalı yanca davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, mahkemece alınan bilirkişi kök rapor ile 1. ve 2.ek raporu uyarınca davalının dava dışı firmaya çerçeve ve ek sözleşmeler kapsamında yapması gereken üretimi geciktirdiği, buna bağlı olarak da teslimatın zamanında gerçekleşmediğinin tespiti doğrultusunda, borç ilişkisinin nisbiliği gereği davalının temerrüdü sonuçları dava dışı şirket ile arasındaki borç ilişkisine uygulansa da söz konusu geç üretim ve geç teslimattan davacının sorumlu olmayacağı tespiti yapılmıştır. Ayrıca sözleşmeye ek olan ek olan sözleşme ve sipariş formları dosyaya dahil edilerek yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi 2.ek raporunda; davalı yana sonraki sezonun modellerinden numune diktirilmiş ancak sipariş verilmemişse hazırlanan numune beğenilmemiş olabileceği, firmanın önceki sezonda yaptığı üretimden memnun kalınmamış olabileceği, daha uygun ve kaliteli imalat yapan üretimde sorun çıkarmayacak başka bir üretici bulunmuş olabileceği, sözleşme yapılmadan ön numune dikilmesinin sipariş verileceği anlamına gelmeyeceği, hiçbir firmanın zamanında üretim yapıp malı teslim edemeyen firmalara sipariş vermeyeceği, teslimatın iki ay gecikince 2 model Alain Pain overshirt iptal edildiği, eksik ürün alındığı, yazlı sözleşme yapmadan da sipariş gelecek diye varsayılarak bu ürünler için kumaş almanın ve yatırım yapmanın risk almak olacağı şeklinde tespite yer verildiği görülmektedir. Somut olayda yukarıda yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre davalının yurt dışına siparişinde gecikme olduğu, bu sebeple yurt dışındaki satışının karşılığını alamadığı ve davacının komisyon ücretini ödemediği, ancak davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğine dair bir delilin dosyada bulunmadığı, bilirkişilerce de bu yönde bir tespitte bulunulmadığı, bilakis geç üretim ve geç teslimattan davacının sorumlu olmayacağının belirtildiği hususları nazara alındığında davalının, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Her ne kadar istinaf dilekçesinde 1. Ek rapordaki tespite atıf yapılmış ise de, bu tespitin net olmadığı, ek sözleşme ve sipariş formlarının dosyada olmadığının dile getirildiği, dosyada eksik olan ek sözleşme ve sipariş formları dosyaya dahil edildikten sonra bir diğer deyişle eksik tüm belgeler dosyaya dahil edildikten sonra alınan 2. Ek raporda, geç üretim ve geç teslimattan davacının sorumlu olmayacağının belirtildiği anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davalı vekilince taraflar arasında cari hesap ilişkisi değil sözleşmeden kaynaklı ilişki kapsamında inceleme yapılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de davacının sözleşmeden doğan alacağı için fatura düzenleyip davalıya gönderdiği, zaten sözleşme kapsamındaki alacaklarını karşılıklı defterlerine kaydederek takip etikleri anlaşılmış olup zaten sözleşme kapsamında inceleme yapıldığı anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 16.368,40 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.