T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/964
KARAR NO : 2025/1664
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 22.06.2021
NUMARASI : 2018/663 Esas - 2021/505 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklI)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya verdiği taşıma hizmetine ilişkin navlun alacağını alamaması üzerine İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında başlattığı takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, müvekkilinin verdiği hizmet karşılığı düzenlenen 19.06.2018 tarihli 61.55,00 Euro ve aynı tarihli 6.155,00 TL bedelli ve 6.720,00Euro bedelli navlun faturaları ile 12.10.2018 tarihli 1.721,58 Euro bedelli vade farkı alacağının ödenmediğini, davalı şirketin müşterisi olan ... Dış Ticaret AŞ'nin yüklerinin taşınmazı işinin ... ...'a verildiğini, taşımacının bu yükleri teslim etmemesi üzerine, davalının müvekkiline ulaşarak hizmetin tamamlanmasını istediğini, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen navlun bedelinin ... ...'a ödendiğini, müvekkili ile bu taşımacı arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davalı ile ... ... arasında yapılan sözleşme ilişkisinde müvekkilinin yer almadığını, müvekkilinin verdiği hizmet bedelinin ödenmediğini, müvekkilinin, davalının mağduriyetinin giderilmesi için bir çok risk alarak Bulgaristan'da bekletilen yükleri bulduğunu, çekici tedarik ettiğini, gerekli evrakları düzenletip cezaları ödeyerek yükü İsveç'deki alıcısında zamanında teslim etiğini, taşıma edimini eksiksiz ve zamanında tamamlandığının davalı tarafından onaylandığını, davacının navlun ücreti ve diğer masrafları isteme hakkı doğduğunu, müvekkilinin esasında hizmetin sonunda alması gereken navlun ve masrafların ödenmesi gerektiğini, belge ve yazışmalardan taşıma sözleşmesi kurulduğunun anlaşılacağını ileri sürerek, takibe yönelik itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı ile gönderen ... Dış Tic. A.Ş arasında ... A.Ş.'nin yurt dışına ihraç edeceği yüklerin Adana'dan İsveç'e taşınması konusunda taşıma yapıldığını, gönderenin İsveç'teki alıcıya sattığı 350 ton ağırlığındaki demir çelik emtianın karayolu ile Yüreğir'den Pitea/İsveç adresine bulunan müşteriye 26 araçla taşınmasının üstelenildiğini, 7 araç yükü araç başı 5.510,00 Euro bedelle ... Lojistik ile 13 araç yükü 6.400,00 Euro bedelle ABC Lojistik ile kalan 6 araç yüklü 5.600 Euro bedelle ... ... ile taşınması konusunda anlaşıldığını, 6 araç için taşıyan ... Ltd.Şti'ne 25b04.2018 tarihli fatura ile 33.000 Euro'nun ... AŞ'den istediğini, davacının ise alt taşıyanlardan olan ... Ltd.Şti'nin taşımayı üstlendiği 6 araçlık taşımada 3 araçlık taşımayı Bulgaristan'dan İsveç'e yapması nedeniyle ücret istediğini, ancak davacı ile davalı arasında taşıma akdi olmadığını, usulüne uygun taşıma sözlemesi kurulmadan taşıma alacağı talep edilemeyeceğini, 6 araçlık yükün taşınmasının davacıdan değil ... Ltd.Şti'nden talep edildiğini, alacağın varlığı ile yabancı para olarak talep edilip edilmeyeceğinin yargılamayı gerektirdiğini, alacağın TTK hükümlerine göre 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir. Böylelikle ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır. Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması, birbirini tutması ve doğrulaması şarttır. Ayrıca ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması yanında tasdike tabi olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de Ticaret Kanununda belirtilen sürelerde ve şekillerde yapılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde defterler, sahipleri lehine kanıt olma niteliklerini kaybederler. Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur. Taraf şirketlerin ticari defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil olabileceği tespit edilmiş olmakla davacı ticari defterlerinde 20.751,58 Euro alacaklı olduğu buna karşılık davalı şirketin kayıtlarında davaya konu faturaların noter kanalı ile iade edildiği için kayıtlarına işlenmediği anlaşılmıştır.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkememizce aldırılan 29/09/2020 ve 18/05/2021 tarihli bilirkişi raporları ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi yönünde aldırılan 11.964,30 Euro nakliye bedeli ve Feribot Rezervasyon Dönüş Hizmetlerine ati 1.240 Euro olmak üzere 13.204,30 Euro olarak davalıdan alacak talebinde bulunabileceği davalının takibe ve borca itirazının kısmen haksız olduğu kanaatine varıldığı, TTK: 856/2 maddesi uyarınca taraflar arasında yazılı taşıma sözleşmesi bulunmasa dahi davalının kayıp araçların bulunup adresine teslim edilmesini talep ettiği, malların davacıya teslimi ve İsveç'teki adrese teslim edilmesi ile taraflar arasında taşıma sözleşmenin kurulduğu, taşıma hizmetinin davacı şirketçe verildiği ve TTK 20. Maddesi uyarınca verdiği hizmete karşılık uygun bir ücret isteyebileceği bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte 18/05/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kök rapordaki hesaplama dikkate alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 13.204,30-EURO ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/ a maddesi uyarınca (Kamu Bankalarınca EURO cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak faiz işletilmesine) şeklinde kabulüne karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu' nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Somut uyuşmazlık bakımından ise; alacağın likit olmadığı ve davalı tarafından da belirlenebilir olmadığı için icra inkar tazminatı şartları oluşmadığı için reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir...." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 13.204,30 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca uygulanacak faiz ile itirazın iptali ile takibin devamına, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Mahkemenin davacının ticari defterlerine ilişkin tespitinin yerinde olduğunu ve davanın tam kabulü gerektiğini, taşıma sözleşmesinin kurulduğuna ilişkin gerekçenin yerinde olduğunu, davalı yetkilisinin, dava dışı ... ... Ulus. Taş. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin 25 gün geçmesine rağmen emtiaları teslim etmediğini ve büyük miktarda cezai şart ve tazminat ödeneceğini, yüklerden ve ... ...’tan haber alamadığını belirterek müvekkiline başvurduğunu, araçların akıbeti ve konumlarının öğrenilerek taşıma işinin üstlenilmesini istediğini, müvekkilinin de Bulgaristan’da bekletilen emtiaları bulduğunu, çekici tedarik ederek gerekli evrakları düzenletip cezaları ödeyerek emtiayı alıcıya tam ve sağlam olarak teslim ettiğini,Sunulan mail yazışmalarından görüleceği üzere müvekkilinin kar amacı gütmeden yalnızca verilen hizmetlere ilişkin masrafları talep etiğini, mahkemenin de esasen TTK'nın 20. maddesine göre ücret talep edilebileceğini kabul ettiğini, İcra inkar tazminatının reddine ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, icra inkar tazminatının şartlarının oluştuğunu, basiretli bir tacir olan davalının aldığı hizmet karşılığı ücret ödenmesi gerektiğini bilmesine rağmen bu ücreti ödemeyerek takibe itiraz ettiğini, taşıma sözleşmesinin kurulduğunı, yapılan harcamalardan davalının bilgisi olduğunu ve taşıma süresince taraflar arasındaki mail yazışmalarının devam edildiğinin kabul edilmesine rağmen icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,Müvekkilince sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere sadece masrafların talep edildiğini, başka bir kar oranı eklenmediğini, yapılan ödemelere ilişkin belgelerin sunulduğunu, müvekkil şirket çalışanı tarafından davalı şirket yetkilisine faturaların içeriklerinin anlatıldığı maillerin gönderildiğini, bu nedenle davanın tam olarak kabulü gerektiğini, Karara esas bilirkişi raporunun çelişkili kanaat bildirdiğini, öncelikle ekstra yapılmış noter masrafları, gümrük masrafları, feribot geçişlerinin alacağa ekleneceğini belirtdiğini, ancak mailde özellikle belirtilen her üç araç için ayrı ayrı 35,00. Euro Notary Costs (noter ücreti) ve 100,00 Euro Custom Clearance (gümrük ücretleri) dikkate alınmadığını ve bu tutarların da alacaklara eklenmesi gerektiğini,Müvekkilinin taşımacı olan ...'ın üstlendiği işten daha farklı, daha meşakkatlı ve daha masraflı bir iş üstlendiğini, müvekkilinin Bulgaristan'a giderek davalının emtialarını bulduğunu, çekici tedarik ederek kiraladığını, taşımayı eksiksiz yerine getirdiğini, bu nedenle alacağın hesaplanmasında davalının dava dışı ... ile yaptığı sözleşmenin esas alınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, çekici kiralarının yalnızca kilometre üzerinden hesaplanan nakliye içinde hesaplanmasın da hatalı olduğunu, müvekkilinin emtiayı bulup çekici tedarik etmek zorunda kalması nedeniyle hesaplamanın hatalı olduğunu, bu maillerde noter ücreti, gümrükleme ücreti, çekici kirası, ... PL-SE'ye her biri ayrı ayrı belirtilerek açıklandığını, border /missing docs/ waiting days masrafı ise müvekkili şirketin noter onaylı aslı gibidir yapılmış ruhsatla gitmesine rağmen aracın İsveç'e kadar her kapıda özel olarak sorgulanması ve DSV ofisleri vasıtasıyla kapılar ile irtibata geçilerek konunun çözüldüğü sürelere ilişkin aracın bekleme ücretinin yansıtıldığını, müvekkilinin Bulgaristan'a gidilerek yaptığı masrafların dikkate alınmadığını, bu yönlere ilişkin itirazlara ilişkin bilirkişi heyetinin açıklama yapmadığını, mahkemenin de bu alacak kalemlerine ilişkin gerekçe yazmadığını, kaldı ki bilirkişi raporunda Bulgaristan ile İsveç/ Pitea arasının 3800 km olarak hesaplanmasına karşın, bu mesafenin daha uzun olduğunu, bu karar ile müvekkilinin masraflarını karşılayamadığını ve zarara uğradığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil ile dava dışı taşıtan ... Dış Tic. A.Ş. arasında gönderenin yurt dışına ihraç edeceği yüklerin Adana’dan İsveç’e taşınması konusunda anlaşma yapıldığını, buna göre gönderenin İsveç’teki alıcıya sattığı 350 ton demir çelik emtiasının gönderenin Yüreğir ilçesindeki adresinden alınarak İsveç’e, 26 araçla taşınacağı ve müvekkilinin 7 araç yükü, araç başına 5.150,00 Euro, 13 araç yükü ise araç başına 6.400,00 Euro ve 6 araç yüküü araç başı 5.600,00 Euro ücretle taşıyacağını, bu taşıma ediminin müvekkilince üç ayrı alt taşıyan eliyle ifa edildiğini, ilk 7 araç yükünün ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Petrol Ürünleri Paz. Tic. Ltd. Şti. Eliyle, 13 araç muhteviyatı yükün davalının alt taşıyanı ...Lojistik A.Ş. eliyle taşınarak teslim edildiğini, kalan 6 araçlık yükün ise ... ... Uluslararası Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile yazılı olarak anlaşıldığını ve navlunun peşin ödendiğini, müvekkili ile taşımacı arasında 25.01.2018 tarihli nakliye sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 3. maddesine göre araç başı 5.300,00 Euro’dan toplam 31.800,00 Euro taşıma ücretinin %30’u peşin, kalanın 45 gün vadeli çek ile ödeneceğini, peşin tutarın 29.01.2018 günü alt taşıyan ... Ltd. Şti'nin hesabına havale edildiğini, bakiye ücret için ise 08.03.2018 vadeli 10.000. Euro ve 22.03.2018 vadeli 12.260. Euro miktarlı çeklerin verildiğini ve bu çeklerin de ödendiğini, müvekkilinin bu şekilde alt taşıyan ... Ltd. Şti'ne olan borçlarının tamamını ödemiş olduğunu, ... Ltd. Şti'nin 6 araç yükten üç tanesini de alıcıya teslim ettiğini,Davalının alt taşıyanı olan ... Ltd. Şti'nin ... plakalı araçlarla 27.01.2018 günü, ... plakalı araçlarla 26.01.2018 günü ve... plakalı araçlarla 29.01.2018 günü Adana’daki gönderenden teslim aldığı 3 araç yükünü davalıdan gizlediğini, alt taşıyıcının CMR hükümlerine ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak sürekli gerçekle ilgisi bulunmayan farklı cevaplar verdiğini, taşımacının 07.02.2018 tarihli e-mailde yüklerin Macaristan’da olduğu, 07.02.2018 tarihli e-mailde yüklerin Slovakya girişinde olduğunu, 09.02.2018 tarihli e-mailde ise yüklerin Polonya’da olduğunu beyan ettiğini, taşımanın tamamlanması için ... Ltd. Şti'ne 09.02.2018 tarihinde fazladan 3.000,00 Euro daha ödendiğini, Müvekkilinin uzun süre teslim edilmeyen üç araç yüke ilişkin dorseleri davacıdan kiraladığının öğrenilmesi üzerine, geciken araçların yerinin davacıdan sorulduğunu, davacının da 3 aracın ... Ltd. Şti. tarafından 2018 yılı Mart ayı başına kadar Türkiye içinde tutulduğunu ve 2018 yılı Mart ayı başında araçların Bulgaristan’a götürdüğünü, araçların başka taşımada kullanılacağı için davacıya iade edilmesi gerektiği, ancak ... Ltd. Şti'nin araçlar üzerinde haksız olarak hapis hakkı kullanarak iade etmediğini, ... ile olan kira sözleşmesinin feshedilerek yasal yollara başvurulduğu, araçların bulunarak emtianın teslim edileceği ve boş araçların da davacı tarafından teslim alınacağının bildirildiğini, davacının 09.03.2018 tarihli e-mailinde de benzer beyanları tekrarladığını, Ancak davacının ... Şirketinin taahhüt ettiği 6 araçlık taşımanın 3 araçlık kısmını Bulgaristan’dan İsveç’e olan kısmının kendisinin yaptığını belirterek haksız alacak talebinde bulunduğunu, oysa davacının alt taşıyanı ... Ltd.Şti'ne kiraladığı dorseleri geri alarak başka işlerinde kullanabilmek için Türkiye’ye getirebilmek amacıyla yarım kalan işi tamamladığını, davacının esasında alt taşıyanının eksik bıraktığı işi tamamladığını ve bu işin ücretini ... Ltd. Şti'nden talep edebileceğini. Müvekkilinin taşıma ve ücrete ilişkin bir görüşmesi veya taahhüdünün bulunmadığını, aksine taşıma alacağının ... Şirketine ödendiğinin davacıya bildirildiğini, kendi dorselerini getirme için taşımayı tamamlayan davacının müvekkilinden taşıma ücreti veya masrafını isteyemeyeceğini, davacının ücret talebinin 26.04.2018 tarihli e-maili ile reddedildiğini, tarafların arasında taşıma sözleşmesi bulunmadığını, düzenlenen faturalara itiraz edilerek faturaların iade edildiğini, taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığı için davacının yabancı para cinsinden talepte bulunma hakkı da bulunmadığını,Taraflar arasında TTK'nın 856/2. maddesi gereğince varlığı zorunlu irade mutabakatı ve taşıma akdi bulunmadığını, davanın kabulü halinde müvekkilinin bir taşıma için üç kez ücret ödemek zorunda kalacağını, taşıma ücreti talep edilebilmesi için usulüne uygun olarak bir taşıma akdinin kurulması gerektiğini, TBK'nın 1. maddesi ve TTK'nın 856/2. maddesi gereğince, ancak tarafların birbirine uygun irade beyanları taşıma sözleşmesinin kurulabileceğini, müvekkilinin bu şekilde bir sözleşme iradesi bulunmadığını, Davacının hem navlun hem de kendisinin işletme giderlerini talep etmesinin iyiniyetli olmadığını, talebin fahiş olduğunu, alt taşıyanla araç başı 5.300,00 Euro üzerinden anlaşılmasına rağmen, davacının taşımanın tamamını kendisinin yapmış gibi fahiş talepte bulunduğunu, icra inkar tazminatı talebinin yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında taşıma veya vade farkına ilişkin bir anlaşma bulunmadığını, sözleşme bulunması halinde yabancı para cinsinden talepte bulunulabileceğini, taşıma alacağının 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, buna rağmen 12.10.2018 tarihli 1.721,58 Euro miktarlı vade farkı faturası düzenlendiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekilince ayrı ayrı, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunup bulunmadığı ile sözleşme ilişkisi kurulmuş ise davacının talep edebileceği ücretin miktarı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı, davalının dava dışı gönderene ait emtianın Adana'dan İsveç'e taşınması hususunda anlaştığını, taşınan üç araçlık emtianın alıcısına ulaştırılmaması üzerine, davalının davacı şirket ile temasa giderek yükün bulunması ve alıcısına ulaştırılması için talepte bulunulduğunu, davacının ise yükü ve araçları Bulgaristen'da bularak yükü sağlam şekilde İsveç'te ki alıcısına ulaştırdığını, bu şekilde kurulan sözleşme ilişkisinde davacı şirketin taşıma alacağına hak kazandığı gibi, taşıma için yaptığı masrafların da talep edilebileceğini ileri sürmektedir.Davalı ise, taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmadığını, davalı ile gönderen şirket arasında, gönderenin 26 araçlık emtiasının Adana'dan İsveç'e taşınması hususunda taşıma sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu, taşımanın yapılması için üç farklı alt taşımacı ile anlaşıldığını, iki taşımacının edimini eksiksiz yerine getirdiğini, 6 araçlık yükün dava dışı ... ... Uluslararası Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne yazılı taşıma sözleşmesi ile teslim edildiğini, taşıma ücretinin ve fazladan talep edilen 3.000 Euro'nun taşımacıya verildiğini, ancak bu taşımacının 3 araçlık yükü teslim etmediğini ve sürekli şekilde çelişkili bilgi verdiğini, davalının da yükün taşınacağı dorselerin davacıya ait olması nedeniyle yerlerinin tespiti için davacıdan yardım istediğini, davalının esasında dorselerini kiraladığı alt taşımacının bu dorseleri teslim etmemesi nedeniyle, dorseleri bulunarak yükü alt taşımacı adına taşıyarak dorselereni Türkiye'ye getirmek için yükü İsveç'e götürdüğünü, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi konusunda irade uyuşması bulunmadığını, taşımanın alt taşımacı adına yapılması nedeniyle ücretin alt taşımacıdan talep edilmesi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını ve yabancı para cinsinden talepte bulunulamayacağını savunmaktadır.Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle taraflar arasındaki yazışmaların incelenerek, taşıma sözleşmesi konusunda tarafların iradesinin uyuşup uyuşmadığı, bu kapsamda taşıma sözleşmesi kurulup kurulmadığı ile taşıma sözleşesi kurulmuş ise hangi şartlarda kurulduğunun tespiti gerekmektedir.Taşıma sözleşmesinin yazılı şekilde düzenlenmesi gerekmemektedir. TBK'nın 1. maddesine göre, sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir. Davacının, davalının taşımasını üstlendiği üç araçlık emtianın Bulgaristan'da kalması üzerine, araç ve yüklerini bularak, İsveç'teki alıcısına ulaştırdığı sabittir. Bu aşıma işleminin davalının talebi ile yapılıp yapılmadığı ve taşıma sözleşmesi konusunda davalının bir iradesinin bulup bulunmadığı hususunda taraflar arasındaki yazışmalar incelenmelidir.Dosyada bulunan emaillerin incelenmesinde, tarafların yükün akıbetiyle ilgili olarak 03.06.2018 tarihinden itibaren görüşmeye başladıkları, davalı tarafından gönderilen maillerde, yükün bulunamaması nedeniyle gönderici olan ...'nın yeniden üretime başlayacağı ve yükün bulunması ile ilgili yardım talep edildiği görülmektedir. Davacı tarafından gönderilen maile verilen maile verilen aynı tarihli malide yükün bulunduğuna ilişkin bilgi istendiği ve yükün ne şekilde kurtarılacağına ilişkin bilgi istendiği görülmüştür. Aynı tarihli başka bir mailde, davalı şirketin, yükün bulunmasına ilişkin çalışma yapıldığı hususunda yükün göndereni ... Şirketine bilgi verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davacı tarafından gönderilen mail de ise dorselerin bulunduğu ve avukat eşliğinde işlem yapılacağı, işlem ile ilgili davalıya bilgi verileceği bildirilmiştir. Sonraki yazışmalarda yükün taşınması için gereken T1 ve ATR belgelerinin yenilenmesi ile ilgili taraflar arasıda yazışmalar yapıldığı görülmektedir. 12.03.2018 tarihli yazışmalarda ise davacıdan araçların GPS görüntülerinin talep edildiği görülmüştür. 13.03.2016 tarihli yazışmada bir aracın Macaristan'da durdurulduğu ve ceza yazılma ihtimali bulunduğu davalıya bildirilmiştir. Taşıma süresince araçların konumu, ödenen ücretler ve cezalar hakkında davacının davalıya bilgi verdiği, bu kapsamda 14.03.2018 tarihli mailin gönderildiği belirlenmiştir. Davacının emtiayı teslim ettikten sonra gönderdiği 18.04.2018 tarihli mail ile ücret ve masrafları bildirdiği görülmüştür. Davalının yükü taşıtmak için anlaştığı alt taşıyıcı ... Şirketinin, bir kısım dorseleri davacıdan kiralamış olması, davacı ile ... arasında bir organik ilişki veya ... Şirketinin davacının nam veya hesabına taşıma yaptığını göstermemektedir. Davacı ve ... bağımsız tacir olarak kendi nam ve hesaplarına taşıma yapmaktadırlar. Sunulan yazışmalarda, davacının kendisine ait dorseleri kurtararak Türkiye'ye getirme amacıyla hareket ettiğini ve taşımayı da ... Şirketi namına yaptığına ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır. Davalının, davacıya gönderdiği elektronik postalarda yükün bulunması ve kurtarılarak taşınmasını talep ettiği, davacının da esasında dorselerin kendisine ait olması ve fiili taşımacıya kiralaması nedeniyle dorselerin yerini belirleyerek, yeni belgeler düzenleyip yükü taşıyarak alıcısına teslim ettiği, davalının talimatların taşımanın yapılmasına ilişkin olduğu, davalının taşıma sözleşmesinin önerisi niteliğindeki bu iradesinin davacı tarafından kabul edilmesi ile TBK'nın 1 ila 6. maddelerine göre taraflar arasında bir taşıma sözleşmesinin kurulduğu kabul edilmelidir. Bu irade uyuşması ile davacı taşımacı davalıya karşı TTK'nın 850.maddesinde tanımlanan yük taşıma edimini üstlenmiştir. Taşımacının edimini eksiksiz ifa etmesi nedeniyle davalının da taşıma borcunu ödemesi gerekmektedir. Taşınacak emtianın Bulgaristan'dan İsveç'e taşınması nedeniyle CMR hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Davacı taşıma edimini yerine getirerek, ücret ve taşıma masraflarını talep etmiştir. Taşıma nedeniyle davacı tarafından düzenlenen faturalar davalıya gönderilmiş, ancak davalı tarafından kabul edilmeyen faturaların iade edildiği anlaşılmıştır. Faturalar 19.08.2018 tarihli olup, 16.10.2018 tarihinde takibe konu edilmesi ve bir yıllık süre içinde de bu davanın açılması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır. TTK'nın 20.maddesine göre, tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır. Bu durumda, davacının ticari işletmesine ilişkin bir hizmet vermesi nedeniyle ücret isteyebileceği ve yaptığı masrafları da talep edebileceği açıktır. Ancak sözleşme sırasında tarafların ücret konusunda açık bir anlaşması bulunmadığından, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı ile dava dışı fiili taşıyıcı olan ... Şirketi arasında Adana İsveç arasındaki taşımaya esas sözleşme ve piyasa rayiçlerine göre belirlenen değer esas alınmıştır. Bilirkişilerin toplam taşıma mesafesi ile yüklerin bulunduğu Bulgaristan Harmanlı ile İsveç Pietea arasındaki kalan mesafeye göre hesaplama yapılmıştır. Her ne kadar davalı vekili, belirlenen mesafenin daha kısa olduğunu belirtmiş ise de bu konuda bir kordinat tablosu veya bilgi sunmamıştır. Bu nedenle mesafeye ve yol güzergahına ilişkin bilirkişi kurulunun teknik tespitinden ayrılmayı gerektirir bir yön bulunmamaktadır. Taraflar arasında bir sözleşme veya teamül bulunmadığından davacının 1.721 Euro bedelli kur farkı faturasını talep etmesi hukuka aykırıdır. Taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Taşıma alacağının tam olarak kararlaştırılmaması nedeniyle mahkemece, önceki sözleşme ve piyasa koşullarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporunun esas alınması yerindedir. Bilirkişi raporunda taşıma ücreti belirlenmiştir. Ek raporda ise taşıma için zorunlu olan masraflar bilirkişi kurulunca belirlenmiştir. TBK'nın 114/son maddesine göre, Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır. Bilirkişi kurulu ile mahkemenin tazminat ve masrafların belirlenmesi bu atıf kapsamında TBK'nın 51.maddesine de uygundur. Verilen hizmet ile davacının taşıma edimini yerine getirdiği gibi, kiraladığı dorselerine de kavuştuğu ve taşımanın bir kısmının ... Şirketi tarafından yapılması nedeniyle hükmedilen taşıma alacağı ve masraflar yasaya uygundur. Taşımanın yurt dışına yapılması ve taraflar arasındaki yazışmalarda masrafların Euro cinsinden bildirilmesi, önceki taşıma sözleşmesinin yabancı para cinsinden yapılması nedeniyle taraflar arasında yabancı para cinsinden taşıma sözleşmesi kurulduğu kabul edilmelidir. Bu durumda TBK'nın 99.maddesine göre alacağın fiili ödeme tarihindeki Türk lirası karşılığının talep edilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.İİK'nın 67/2 maddesi hükmüne göre itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Somut olayda, belirlenen taşıma alacağının mahkemece diğer sözleşme hükümleri uygulanarak, piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi nedeniyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından davalı vekilini kötüniyet tazminatına ilişkin istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı ve davalı vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.852,01 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.