T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/520
KARAR NO : 2025/1591
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/01/2022
NUMARASI : 2017/304 E. - 2022/10 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali ve Tazminat
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tazminat davalarının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili, asıl dava dilekçesinde özetle; davalının yükünün davacı tarafından deniz yoluyla taşındığını, davalı konteynerinin ... hattı ile 10.09.2016 tarihinde Cidde Limanına varış yaptığını, 02.09.2016 tarihinde konşimento talimatının davalı tarafından onaylandığını, konteynerin gemiye yüklemesinin ... hattı ile 04.09.2016 tarihinde yapıldığını, ... konşimento son halinin gönderildiğini, 10.09.2016 tarihinde yükün varışının beklendiğinin bildirildiğini, söz konusu yükün 10.09.2016 tarihinde Cidde Limanına varış yaptığını, ancak 19.09.2016 tarihinde yükün halen çekilmediğini, yükün alıcısının varıştan 14 gün sonra 24.09.2016 tarihinde limandan yükü çektiğini, özel soğutmalı konteynerin 14 gün limanda beklemesinden kaynaklı çeşitli masraflar oluştuğunu, ayrı ayrı e-fatura edildiğini, bu faturaların; 31.10.2016 tarih – ...numaralı 15.775 USD bedelli, 29.12.2016 tarihli, ... numaralı, 588,00 USD bedelli, 16.09.2016 tarihli, ... numaralı, 420,00 USD bedelli, 05.09.2016 tarihli, ... numaralı, 6.575,00 USD bedelli faturalar olduğunu, ayrıca 14 gün sonra yapılan muayeneye kanuna aykırı olarak taşıyıcının davet edilmediğini, bu nedenle ... tarafından cezai işlem ve liman masrafları oluştuğunu, davalıya 05.01.2017 tarihli ihtarname ile yükün alıcı firma tarafından tam 14 gün sonra çekilmesinden dolayı oluşan masrafları 7 gün içerisinde ödemesinin istendiğini, yükün konşimentoda (sözleşmede) belirtilmiş niteliklerine ( soğutma vs) göre gerekli işlemlerin müvekkili tarafından tarafından eksiksiz yaptırıldığını, malların alıcısının yükü 14 gün sonra çekmesi sonucu ek liman masrafları oluştuğunu, davacı müvekkiline liman ve armatör tarafından rücu edildiği üzere özel soğutmalı konteynerin limanda alıcı tarafından çekilmemesi ve bekletilmesi sonucu oluşan elektrik, imha, demoraj, ardiye, sair liman masraflarının ödemelerinin yapılmasının davalıdan talep edildiğini, ancak davalının kendisine tebliğ edilen e-fatura olarak gönderilen ve itiraz edilmemiş tüm hizmetler bedelleri uyarınca 23.358 USD borçlu olduğunu, 17.11.2016 tarihinde İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesinin 2016/24144 Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, davacının kusursuz olarak taşıma hizmetini davalıya verdiğini, sorunun dava dışı alıcı ve davalı arasındaki alım-satım ilişkisinden kaynaklandığını, taşıma hizmetinden kaynaklanan bir sorun olmadığını ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı, davaya cevap vermemiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında mutabık kalınan taşıma sözleşmesine istinaden Antalya ilinde bulunan iki konteyner halinde domatesin Suudi Arabistan Cidde Limanına alıcı .... Tradıng Est firmasına 10.09.2016 tarihinde teslim edilmek üzere, 02.09.2016 tarihinde davalıya teslim edildiğini, ancak ürünlerin davalının kusuru ile teslim tarihi olan 10.09.2016.tarihinde teslim edilemediğini, taşımaya konu ürünlerin ziyaa uğrayarak, telef olduğunu, davalıya gönderilen 19.12.2016 tarihli B ihtar ile davacının zararının talep edildiğini, ancak davalının bu ihtara rağmen zararı gidermediğini, davalıya, geçikmeden dolayı ürünlerin bozulacağı, son 2 konteynerin çekiminin yapılamadığı, çekim için teleks evrakının gönderilmesinin bir kez daha talep edildiğini, davalının bayram olması münasebeti ile yaşanan yoğunluktan dolayı bu durum yaşanmıştır şeklinde mail yazışması ile bilgi verdiğini, bu sebeple davacının 29.08.2016 tarihli, 302187 seri sıra nolu ve 22.409,75-USD bedelli mal faturası, taşıyıcı davalıya ödenmiş olan 6.500- USD taşımacılık ücreti- navlun ödemesi, noter ihtar masrafı, gümrük müşavirlik şirketine ödenen gümrük masrafları, harç ve diğer masraflar için 756-TL bedelin ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının kusursuz olarak taşıma hizmetini ifa etmediğini, davacı müvekkilini zarara uğrattığını, davalının müvekkilinin zararını karşılamak yerine icra takibi başlattığını, kimsenin kendi kurusuna dayanarak hak elde edemeyeceğini, taşıma konusu emtianın davalının kusuru ile bozulduğunu, emtianın 10.09.2016 tarihinde teslim edilmek üzere, 02.09.2016 tarihinde davalıya teslim edildiğini, ürünlerin taşıyıcı davalının kusuru ile teslim tarihi olan 10.09.2016 tarihinde teslim edilmediğini, taşımaya konu ürünlerin ziyaa uğrayarak, telef olduğunu, davacının maddi zarara uğradığını ileri sürerek, Cidde Limanına teslimi yapılması istenen ürünlerin alıcısı .... firması ile müvekkil arasındaki sevk edilecek 2 konteyner domates sevkiyatının teslim edilmemiş ve teslime konu ürünlerin bozulmuş olmasından dolayı taşımaya konu mal bedeli ve mahrum kalınan kazancın, zararın saptanması için sarf olan masrafların, noter masraflarının, taşıma işi ile ilgili ödenmiş gümrük giderlerinin ve davacı tarafından ödenen avukatlık ücret giderlerinin, fazlaya ilişkin hakları, bilirkişi tarafından hesap edildiğinde ıslah hakkı saklı kalmak üzere 20.000 TL'nin, emtianın teslim tarihi olan 10.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, savunmasında özetle; konteynerin taşıma süresinde limana vardığını, ancak varış limanında bayram olduğundan ve Suudi yetkililerin çalışmaması sebebiyle alıcının konteyneri çekemediğini, domateslerin de konteynerin çekilmemesi ve beklemesinden dolayı hasar gördüğünü, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, taşımanın süresinde ve eksiksiz yapıldığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, yükün süresinde çekilmemesi sebebiyle müvekkilinin birleşen davacı adına masraf ödeme zorunda kaldığını, bunları talep etmesine rağmen davacının ödeme yapmadığını savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava; deniz taşıması nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 6. İcra Müd... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacı tarafça davalı aleyhine 23.390,15 USD fatura alacağının tahsili istemiyle takip başlatıldığı, davalı tarafın 07/04/2017 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu, davanın 08/09/2017 tarihinde süresinde açıldığı görülmüştür. Takibin dayanağı faturaların; 31.10.2016 tarih...sayılı liman masrafı, elektrik, kargo imha ... sayılı konşimento açıklamalı 15.775,00 USD bedelli, 20.10.2016 tarih...sayılı demuraj ... sayılı konşimento açıklamalı 588,00 USD bedelli, 16.09.2016 tarih...sayılı ardiye ücreti ... sayılı konşimento, 9267984 ve ... sayılı konteyner açıklamalı, 420,00 USD bedelli , 05.09.2016 tarih ...sayılı deniz ihracat, ... sayılı konşimento ve 9267984 ve ... sayılı konteyner açıklamalı 6.575.00 USD bedelli faturalar olduğu anlaşılmaktadır.Dava dilekçesinde bir taşımaya ilişkin açıklama yapılmış ise de takibin dayanağı fatular belirtilmiş olup, faturaların incelenmesinde üç ayrı konişmento tahtında yapılan taşımalara ilişkin oldukları anlaşılmıştır. Faturaların dayanağı konişmentoların dosyaya sunulduğu görülmekle; konişmentolarda yükletenin davalı olduğu, taşıyanın ... S.A. olduğu, davacı ....nin söz konusu taşımalarda taşıma işleri komisyoncusu konumunda olup, navlun faturalarını düzenlemiş olması nedeniyle akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu anlaşılmaktadır.Davacı taraf dava konu taşımalar nedeniyle fiili taşıyanın fatura ettiği bir kısım masrafları fiili taşıyana ödediğini belirterek yükleten konumundaki davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise emtianın geç teslim edilmesinde davacının kusurlu olduğunu ve oluşan masraflar nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını savunmuş olup, bilirkişi raporunda kusur tespiti yapılarak görüş bildirilmiş ise de; kural olarak, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti düzenleyene ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini ve alacağını kanıtlamak zorundadır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Ancak taraflar tacir olup yapılan defter incelemesi sonucunda alınan bilirkişi raporlarında ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve kesin delil vasfında oldukları, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun belirtildiği, davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin örtüştüğü, davalı tarafça süresinde faturalara itiraz ettiğine ya da faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği dikkate alındığında, davacı tarafın faturalara dayalı alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olduğu anlaşılmakla, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğünün ispatlanmadığı da dikkate alınarak asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesi ile davacı tarafça .... Firmasına satışı yapılan emtianın taşınması konsunuda davalı ile anlaşma yapıldığını, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi gereğince 10/09/2016 tarihinde teslim edilmesi gereken emtianın zamanında teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zararının tazminini talep ettiği görülmüştür.Dava dilekçesinde taşımaya ilişkin konişmento sayısı belirtilmemiş ise de dosyaya sunulan yazışmalar ve asıl dosyaya sunulan belgelerden ilgili taşımanın ... sayılı konişmento tahtında yapılan taşıma olduğu, gönderilenin .... Tradıng olduğu, davacının yükleten, ... S.A. nın taşıyan, navlun faturasını düzenleyen davalının akdi taşıyan konumunda olduğu görülmüştür.TTK 1188. maddesinde hasar veya geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Somut olayda dosyaya sunulan mail yazışmalarından yükün 22/09/2016 tarihinde halen teslim alınmamış olduğu, akşam saatlerinde çekileceğinin belirtildiği, hasara ilişkin ... Co.Ltd. Tarafından düzenlenen 28/09/2016 tarihli raporda ... sayılı konteyner için 23/09/2016 tarihinde, 9267984 sayılı konteyner için 25/09/2016 tarihinde inceleme yapıldığını belirtildiği, bu durumda hasarın belirtilen tarihlerde tespit edilmiş olduğu ancak davanın 23/08/2018 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından birleşen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne; İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 23.358,00 USD asıl alacak üzerinden devamına, takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, asıl alacak olan 23.358,00 USD'nin TL karşılığı üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; .... Tradıng Est firmasına 10.09.2016 tarihinde teslim edilmek üzere, 02.09.2016 tarihinde ... şirketine teslim edilen emtiaların davacının kusuru ile teslim tarihi olan 10.09.2016.tarihinde teslim edilmediğini, taşımaya konu ürünlerin ziyaa uğrayarak, telef olduğunu, ihtara rağmen müvekkilinin zararının karşılanmadığını, tahliye limanında yüklerin bozulmasının ... şirketinden kaynaklanan sebep ve işlemlerden kaynaklandığını, bunun kendi çalışanlarınca da kabul edildiğini, e maillerde bu durumun anlaşıldığını, hiç kimsenin kendi kusurundan istifade edemeyeceğini, davanın reddi yerine kabulü kararı hukuka aykırı olduğunu, taşıyıcının gümrükten malı çekmek için gümrük yetkilileri tarafından istenen sertifikayı (teleks mailini) mal gümrüğe ulaşmasına rağmen, zamanında gönderilmediğini, müvekkilinin zarar görmesinin sebebinin basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının olduğunu, yazışmalarla da dahi kendi kusurlarını, bu durumu kabul ettiklerini, yargılama aşamasında dosyaya alınan bilirkişi raporlarında dahi davacının basiretli bir tacir olrak hareket etmediği, müvekkilinin haklı olduğu, hususlarının belirtildiğini, dosyada alınan iki rapora karşı da beyanlarını sunduklarını, raporda belirtildiği üzere, 588-Usd, 1329,90-Usd, 553,20-Usd, 7.000-Usd, 129-Usd, 15.774-Usd miktarlı faturaların müvekkili ile ilgili bir gider olmadığını, davacının bir yandan kusuru ile malın telef olmasına neden olduğu gibi taşıma ile ilgisi olmayan faturalar sunarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, taşıma ile ilgili olduğu belirtilen 3.231,74-Usd ve 420-Usd faturalarda da davacı-k. davalı ... Şirketinin kusurunda kaynaklandığından, hiç kimse kendi kusurundan istifade edemeyeceğini, % 50 kusuru oranını kabul etmediklerini,davacının dava dilekçesindeki iddiasını genişlettiğini, sürekli genişletmeye de devam ettiğini, bu meyanda son olarak sunulan belgelere de muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının 31.10.2016 tarih ...numaralı 15.775-usd bedelli fatura, 29.12.2016 tarih ... numaralı 588-usd bedelli fatura,16.09.2016 tarih ... numaralı 420-usd bedelli fatura ile 05.09.2016 tarih ... numaralı 6.575-usd bedelli faturalara dayandığını, bu faturalara müvekkilince itiraz edildiğini, davacının bu kez 12.03.2018 tarihli dilekçesi ile liman hizmetlerine ilişkin olarak dava dışı ... şirketi tarafından kendisine sözde bu taşıma ile ilgili kestiği faturaları sunduğunu, bunları asla kabul etmediklerini, bu faturaların 7 adet olduğunu, 6 adedinin 13.06.2016 tarihli yani, davaya konu taşıma işi 02.09.2016 olduğu dikkate alındığında bu taşıma ile hiçbir ilgisi olmayan belgeler olduğunu, davacının düzenlediği faturaların altını doldurmak adına, taşıma işi ile hiç ilgisi olmayan belgeler sunduğunu, kendisini hak etmediği halde alacaklandırmaya çalıştığını, havale belgeleri de davaya konu işle ilgili olmadığını, davacının sunduğu ödeme makbuzlarını da asla kabul etmediklerini, 33.129,18-usd ... Bankası ödeme dekontu sunulduğunu, dekont tarihinin 23.12.2016 olduğunu, davacının düzenlediği fatura ile iddia ettiği dayanak makbuzun birbiri ile uyuşmadığını, 04.01.2017 tarihli 50.070-usd faturanın da aynı minvalde olduğunu, bilirkişi de raporunda da ''Davacı fiili taşıyana yaptığı ödemeleri gösteren havale belgeleri sunmuştur. Ancak bu havale belgelerinde ödemelerin dava konusu taşıma ile ilgili olduğunu gösteren bir açıklama bulunmamaktadır. Davacı vekili tarafından daha sonra sunulan 15.03.2018 tarihli dilekçesi ekindeki fatura ve havaleler ise ya başka bir taşımaya ilişkin ya da mükerrer sunulmuş faturalardan ibarettir. Yine havalelerde ödemenin ne için yapıldığı berlirsizdir." diyerek bu hususu teyit ettiğini, davada taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapıldığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, asıl ve birleşen davada verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl dava, taşınan yükün alıcı tarafından gecikmeli teslim alınması sebebiyle ödendiği iddia olunan ardiye ücreti, demuraj ücreti ve diğer masraf bedellerinin davalı taşıtandan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine; birleşen dava, taşıma konusu malın zayi olması sebebiyle doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl davalı-birleşen davacı her iki davada verilen karara karşı istinaf isteminde bulunmaktadır.Asıl davada davacı, davalıya ait emtiaların ... hattı ile 04.09.2016 tarihinde gemiye yüklendiğini, yükün 10.09.2016 tarihinde Cidde Limanına vardığını, ancak 19.09.2016 tarihinde yükün halen çekilmediğini, yükün alıcısının varıştan 14 gün sonra 24.09.2016 tarihinde limandan yükü çektiğini, özel soğutmalı konteynerin 14 gün limanda beklemesinden kaynaklı çeşitli masraflar ödemek zorunda kaldığını, bu bedellerden davalının sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı adına 31.10.2016 tarih – ...numaralı 15.775 USD bedelli, 29.12.2016 tarihli, ... numaralı, 588,00 USD bedelli, 16.09.2016 tarihli, ... numaralı, 420,00 USD bedelli, 05.09.2016 tarihli, ... numaralı, 6.575,00 USD bedelli faturalar düzenlendiğini, davalının bu fatura bedellerini ödemediğini ileri sürerek takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır.Asıl dava dosyasında bulunan İstanbul Anadolu 6.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine fatura alacağı ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.901,15 USD karşılığı 76.474,08 TL alacak yönünden 17.11.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 20.10.2016 tarihli, 6.575,00 USD bedelli, 31.10.2016 tarihli, 15.775,00 USD bedelli, 31.10.2016 tarihli, 420,00 USD bedelli, 04.1.2016 tarihli, 588,00 USD bedelli faturaların gösterildiği, ödeme emrinin 19.11.2016 tarihinde tebliğ edildiği, İstanbul Anadolu 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/381 Esas, 2017/494 Karar sayılı kararı ile ödeme emrinin tebliğ tarihinin davalı borçlunun öğrenme tarihi olan 06.04.2017 olarak tespit edildiği, bu kararın 02.06.2017'de kesinleştiği, öğrenme tarihine göre davalı tarafından 07.04.2017 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, asıl davacı tarafından düzenlenen bu faturaların asıl davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaya itiraz edilmediği, taraf defterlerinin örtüştüğü gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme gerekçeli kararında da işaret edildiği üzere, dava ve takip konusu faturalar davalı-birleşen davacı tarafça ticari defterlerine itiraz edilmeksizin kaydedilmiştir. Mahkemece alınan tarihli bilirkişi heyet raporunda da tarafların defter kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü, davalı defterinde takip konusu faturaların kayıtlı olduğu, davalının defter kayıtlarına göre davacıya 23.358,00 USD borçlu olduğu, davacı defterlerini doğruladığı tespit edilmiştir. Taraf defterleri bu haliyle kesin delil niteliğinde olduğundan ve davacı alacağını ispatladığından asıl davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Nitekim daha sonra alınan bilirkişi raporu kesin delil niteliği taşıyan ticari defter ve kayıtlarının aksini ispata yeterli değildir. Öte yandan asıl davada alacak faturadan kaynaklandığından likit olup icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Birleşen davada davacı, birleşen davalı akdi taşıyandan, taşımaya konu emtianın süresinde teslim edilmemesi sebebiyle zayi olduğunu ileri sürerek zararın tazmini isteminde bulunmaktadır.TTK'nın 1188. maddesinde "Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer, Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar.'' hükmü yer almaktadır Maddede anılan süre hak düşürücü süre olup durması veya kesilmesi söz konusu değildir. Somut olayda taşıma konusu iki konteynerde bulunan domateslerin 23/25.09.2016 tarihlerinde teslim edildiği anlaşılmaktadır. Birleşen davacı birleşen davayı 23.01.2018 tarihinde açmıştır. Birleşen davacı tarafça, eşyanın tesliminden sonra bir yıllık hak düşürücü sürede talepte bulunulmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından mahkemece birleşen davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Asıl davada davalı- birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; asıl dava bakımından bakiye 4.094,72 TL, birleşen dava bakımından bakiye 1.534,70 TL istinaf karar harçlarının, asıl davada davalı- birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Asıl davada davalı- birleşen davada davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.