T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/634
KARAR NO : 2025/1505
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2021
NUMARASI : 2018/728 E. - 2021/985 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından ... dolumu yapılan üçüncü kişiye ait ... plakalı kara tankerinin 06.08.2005 tarihinde Gaziantep ili Şehitkamil ilçesi Dülükbaba/Başpınar mevkiinde ölümlü-yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, trafik kazasında 19 kişinin hayatını kaybettiğini, ölenlerin yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat talepli davalar açıldığını, davalı nezdinde davacı lehine düzenlenmiş olan ... poliçe nolu 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunduğunu, davalının anılan trafik kazası nedeniyle hasar dosyası açtığını, trafik kazası nedeniyle davacı aleyhine açılan davaların bir kısmının Yargıtayın onamasından geçtiğini, mahkeme kararlarıya belirlenen ve icra takibine konu edilen tazminat tutarlarının davacılarına ödendiğini, bunların listesinin sunulduğunu, bu dosyalarda davacı tarafından toplam 985.135,76.-TL ödeme yapıldığını, davacının yaptığı bu ödemeyi davalıdan ... poliçe nolu 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında, Beyoğlu 54. Noterliğinin 18.01.2018 tarih ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile talep ettiğin, ihtarnamenin davalıya 22.01.2018 tarihinde tebliğ edildiğin, davalının 255.155,35-TL'lik kısmi ödeme yaptığını, bakiye kısmın ödememesi üzerine 05.07.2018 tarihinde İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, davalının sigorta poliçesi kapsamında davacıya ödeme yapıp diğer sorumlulara kusurları oranında rücu etmesi gerekmekte iken haksız kötüniyetli olarak sorumluluğunu bildiği halde itiraz ettiğini, Yargıtay 11.HD''nin 2008/9794 Esas, 2010/2788 Karar sayılı ve 12.03.2010 tarihli kararının emsal nitelikte olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; ... nolu tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk sigorta poliçesinin, davaya konu talebi teminat altına almadığını, taşıma işini kapsamadığını, sadece poliçede sayılan üretim ve depolama tesislerine yönelik olarak düzenlendiğini, bu nedenle talebin ... nolu 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, toplam 1.020.621,40-TL üzerinden sigortalının nihai sorumlu olduğu 255.155,35-TL'sinin davacıya ödendiğini, müteselsil sorumluluk, davacının zarar görenlere karşı sorumluluğu bakımından söz konusu olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ancak ve ancak sigortalı davacının nihai sorumluluğu ile sınırlı olacağını, “... sigorta ettirenin kusuru esas alınmış ” olduğunu, muafiyetin uygulanması gerektiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddini ve %20kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, sigorta poliçeleri, uzman görüşü, mahkeme kararları, hukuki mütalaa, Gaziantep İcra Dairesinin 2016/141980, 2017/69971 ve 2016/195864 esas sayılı dosyasının UYAP sureti celp olunmuştur. İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... ... Dağıtım Tic ve San AŞ tarafından borçlu ... Sigorta AŞ aleyhine 631.466,83TL asıl alacak, 26.482,68TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 657.949,51TL üzerinden takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak dosya rapor tanzimi için bilirkişiye gönderilmiş, bilirkişiler Mali Müşavir Bağımsız Denetçi ..., Sigortacılık Uzmanı ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı Dr ... tarafından tanzim olunan 24/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalının, davacı için ... nolu üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi tanzim ettiği, poliçenin geçerli olduğu tarih aralığının 31/12/2004-31/12/2005 olup, hasar tarihinin 06/08/2005 olduğunu, bu halde hasar günü itibari ile davalı tarafından tanzim olunan poliçenin sigorta örtüğü sağladığını, poliçede şahıs başına bedeni zararlar için 3.000.000,00USD bedelle teminat sunulduğunu ve her bir maddi hasar için hasarın %10'u olmak üzere minimum 50 USD muafiyet ön görüldüğünü, poliçenin Genel Şartların 3.maddesinde sayılan teminat dışı hallerin ise söz konusu olayda mevcut olmadığını, bu halde söz konusu hasarın davalının tanzim ettiği üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, davalı ödemelerinin tenzili ile faiz hesabı yapıldığında: A) Ödenen bedelin tamamının %100 kusur oranına göre müteselsil sorumluluk kapsamında %10'luk muafiyet düşülmeden yapılan hesaplamada, ana paranın 985.135,76TL, davalı tarafından ödenen 255.155,35TL olmak üzere bakiye 729.980,41TL ve 01/02/2018 temerrüt tarihinden 28/06/2018 bitiş tarihine kadar faizinin 25.724,31TL olduğunu, B) Ödenen bedelin tamamının %100 kusur oranına göre ve müteselsil sorumluluk kapsamında %10'luk muafiyet düşülerek yapılan hesaplamada, 985.135,76TL ana para, davalı tarafından ödenen 229.639,82TL (%10 düşülmüş tutar) olmak üzere bakiye 755.495,94TL ve 01/02/2018 temerrüt tarihinden 28/06/2018 bitiş tarihine kadar faizin 26.623,47TL olduğunu, C) Ödeme bedeli üzerinden %100 kusur oranına göre ve müteselsil sorumluluk esas alınmaksızın sigortalı ... ...'nin kusur oranı olarak tespit edilen %25 kusur oranına göre ve müteselsil sorumluluk esas alınmaksızın sigortalı ... ...'nin kusur oranı olarak tespit edilen %25 kusur oranı esas alınmak suretiyle, yapılan bu ödemelerin kusur oranına isabet eden kısmının tespiti ile bu bedelden %10'luk muafiyet düşülmeden yapılan hesaplamada ana para 738.851,82TL ana para (%25 kusur düşülmüş hali), davalı tarafından ödenen 255.155,35TL olmak üzere bakiye 483.696,47TL ve 01/02/2018 temerrüt tarihinden 28/06/2018 bitiş tarihine kadar faiz tutarının 17.045,33TL, D)Ödeme bedeli üzerinden %100 kusur oranına göre ve müteselsil sorumluluk esas alınmaksızın sigortalı ... ...'nin kusur oranı olarak tespit edilen %25 kusur oranı esas alınmak suretiyle, yapılan bu ödemelerin kusur oranına isabet eden kısının tespiti ile bu bedelden %10'luk muafiyet düşülerek yapılan hesaplamada, 738.851,82TL ana para, davalı tarafından ödenen 229.639,82TL olmak üzere bakiye 509.212TL ve 01/02/2018 temerrüt tarihinden 28/06/2018 bitiş tarihine kadar faizin 17.944,49TL olduğunu belirtmişlerdir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, rapora karşı beyanlar dosyaya ibraz edilmiş, itirazlar doğrultusunda tanzim olunan 18/03/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda, kök rapora yönelik itirazların incelendiğini, sigortalısı davacının üçüncü şahıs mali sorumluluk sigortacısı olan davalının sorumlulukta sigortalısının kusuru oranı ile sınırlı olarak sorumlu olmakla birlikte zarar görenlere karşı davacı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, sigortalısının kusuru dışında kalan ödediği kısım için diğer zarar sorumluluklarına kusur durumlarına göre rücu etme hakkına sahip olduğunu, %9,75 oranında avans faizi uygulanarak alternatifli hesaplama yaptıklarını, A)Ödenen bedelin tamamının %100 kusur oranına göre ve müteselsil sorumluluk kapsamında %10'luk muafiyet düşülmeden yapılan hesaplamada ana para 985.135,76TL - davalı tarafından ödenen 255.155,35TL olmak üzere bakiye 729.980,41TL v faiz 28.664,23TL olduğu, B) Ödenen bedelin tamamının %100 kusur oranına göre ve müteselsil sorumluluk kapsamında %10'luk muafiyet düşülerek yapılan hesaplamada, 985.135,76TL ana para, davalı tarafından ödenen 229.639,82TL (%10 düşülmüş tutar) olmak üzere bakiye 755.495,94TL ve 01/02/2018 temerrüt tarihinden 28/06/2018 bitiş tarihine kadar faizin 29.666,15TL olduğunu, C) Ödeme bedeli üzerinden %100 kusur oranına göre ve müteselsil sorumluluk esas alınmaksızın sigortalı ... ...'nin kusur oranı olarak tespit edilen %25 kusur oranına göre ve müteselsil sorumluluk esas alınmaksızın sigortalı ... ...'nin kusur oranı olarak tespit edilen %25 kusur oranı esas alınmak suretiyle, yapılan bu ödemelerin kusur oranına isabet eden kısmının tespiti ile bu bedelden %10'luk muafiyet düşülmeden yapılan hesaplamada ana para 738.851,82TL ana para (%25 kusur düşülmüş hali), davalı tarafından ödenen 255.155,35TL olmak üzere bakiye 483.696,47TL ve 01/02/2018 temerrüt tarihinden 28/06/2018 bitiş tarihine kadar faiz tutarının 18.993,37TL, D)Ödeme bedeli üzerinden %100 kusur oranına göre ve müteselsil sorumluluk esas alınmaksızın sigortalı ... ...'nin kusur oranı olarak tespit edilen %25 kusur oranı esas alınmak suretiyle, yapılan bu ödemelerin kusur oranına isabet eden kısının tespiti ile bu bedelden %10'luk muafiyet düşülerek yapılan hesaplamada, 738.851,82TL ana para, davalı tarafından ödenen 229.639,82TL olmak üzere bakiye 509.212TL ve 01/02/2018 temerrüt tarihinden 28/06/2018 bitiş tarihine kadar faizin 19.995,29TL olduğunu belirtmişlerdir.Bilirkişi kök ve ek raporuna itirazlar nazara alınarak dosya yeni bir bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi SMMM...tarafından tanzim olunan 20/10/2021 tarihli raporda; davacı tarafından ödenen toplam tazminat tutarının 985.135,36TL, davacının kazalardaki kusur oranının %25, davalının muafiyet oranının %10, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin 255.155,35TL, faiz hesabına esas dönemin 01/02/2018-28/06/2018 tarihleri olup, faiz (avans faizi) oranının %9,75 olduğunu, A)müteselsil sorumluluk kapsamında ödenen bedelin tamamının %100 kusur oranı esas alınması ve %10'luk muafiyet düşülmeden hesaplama yapılması halinde 985.135,76TL ana para, 255.155,35TL davalı tarafından ödenen tutar, 729.980,41TL bakiye tutar ve 28.664,23TL faiz olmak üzere toplam 758.644,64TL olduğunu, B) müteselsil sorumluluk kapsamında ödenen bedelin tamamının %100 kusur oranına esas alınması ve %10'luk muafiyet düşülerek yapılan hesaplamada, ana para 985.135,76TL, muafiyet 98.513,58TL, muafiyet sonrası ana para 886.622,18TL, davalı tarafından ödenen 255.155,35TL olup, bakiye 631.466,83TL olduğunu, 01/02/2018 temerrüt tarihi ile 28/06/2018 takip tarihi arasında hesaplanan faiz tutarının 24.795,89TL olup, faiz + ana para alacağı toplamının 656.262,72TL olduğunu, C) ödeme bedeli üzerinden, %100 kusur oranına göre ve müteselsil sorumluluk esas alınmaksızın sigortalı ... ...'nin kusur oranı tespit edilen %25 kusur oranı esas alınmak suretiyle yapılan bu ödemelerin kusur oranına isabet eden kısmının tespiti ile bu bedelden 10'luk muafiyet düşülmeden yapılan hesaplamada 985.135,76TL ana para, %25 davacının kusuru 246.283,94TL, davalı tarafından ödenen 255.155,35TL, ödeme sonrası ana para - 8.871,41TL olup, davalı tarafından ödenmesi gereken tutarın 246.283,94TL olup, yapılan 255.155,35TL ödeme sonrası davacının 8.871,41TL borçlu olduğun ve alacak bakiyesi olmadığından faiz hesaplanmadığını, D) ödeme bedeli üzerinden, %100 kusur oranına göre ve müteselsil sorumluluk esas alınmaksızın sigortalı ... ...'nin kusur oranı tespit edilen %25 kusur oranı esas alınmak suretiyle yapılan bu ödemelerin kusur oranına isabet eden kısmının tespiti ile bu bedelden 10'luk muafiyet düşülerek yapılan hesaplamada, ana para 985.135,76TL, ... payı %25 246.283,94TL, muafiyet 24.628,39TL, muafiyet sonrası ana para 221.655,55TL, davalı tarafından ödenen 255.155,35TL, muafiyet sonrası ana para - 33.499,80TL olduğunu, davalı sigorta tarafından ödenmesi gereken tutarın 221.655,55TL düzeyine indiğini, yapılan 255.155,35TL ödeme sonrası davacının 33.499,80TL borçlu olduğu ve alacak bakiyesi olmadığından faiz hesaplanmadığını belirtmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Dava, davacı tarafından üçüncü şahıslara ödenen tazminat bedellerinin davalı sigorta şirketinden rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının, davacı için ... nolu üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi tanzim ettiği, davacı şirket tarafından dolumu yapılan ve üçüncü kişiye ait ... plakalı aracın 06/08/2005 tarihinde ölümlü/yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, bahse konu kazada ölenlerin yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat talepli davalar açıldığı ve davacı tarafından tazminatlar ödendiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ise, davacı tarafından meydana geldiği iddia edilen trafik kazası sebebiyle üçüncü şahıslara karşı ödenen tazminat bedellerinin davalı sigorta şirketinden rücuen tazmini noktasında toplandığı, üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesinin geçerli olduğu tarih aralığının 31/12/2004-31/12/2005 olup, hasar tarihinin 06/08/2005 olduğu, bu halde hasar günü itibari ile davalı tarafından tanzim olunan poliçenin sigorta örtüğü sağladığı, poliçede şahıs başına bedeni zararlar için 3.000.000,00USD bedelle teminat sunulduğu ve her bir maddi hasar için hasarın %10'u olmak üzere minimum 50 USD muafiyet ön görüldüğü, poliçenin Genel Şartların 3.maddesinde sayılan teminat dışı hallerin ise söz konusu olayda mevcut olmadığı, bu halde söz konusu hasarın davalının tanzim ettiği üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olduğu, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan ve mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından ödenen toplam tazminat tutarının 985.135,36TL olduğu, bu hususun taraflar arasında da ihtilafsız olduğu, esasen taraflar arasındaki ihtilafın poliçe kapsamında davalı şirketin sorumluluğu belirlenirken %10'luk muafiyet uygulanıp uygulanmayacağı ve davalının sorumluluğunun davacının kusur oranına isabet eden kısmı ile mi sınırlı olduğu, yoksa davacı tarafından ilgililerine ödenen tüm tazminatın ödenmesi gerektiği noktasında toplandığı görülmektedir. Davacı şirket tarafından davalı sigorta şirketine yaptırılan sigorta poliçesinin tehlikeli maddeleri zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi ve 3. şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi olduğu, söz konusu poliçe ile davalının meydana gelen taşımalar sırasında 3. Şahısların bir zararının bulunması halinde bu zararın teminat kapsamı altına alındığı, 3. Şahıs sorumluluk sigortası ile meydana gelen zararın sigorta altına alındığı, elbette davalı sigorta şirketinin zarar görenlerin zararını ödedikten sonra diğer müteselsil sorumlulara karşı açabileceği rücu davalarında ödediği bu bedellerin ilgililerin kusurları nispetinde onlardan tahsiline karar verebileceği ancak gerek zarar gören 3. Şahısların uğramış olduğu zararlara, gerekse sigorta ettirenin 3. Şahısların uğradığı zararları ödemesi halinde sigorta ettirene karşı sorumluluğunun sigorta ettirenin yada sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile bağlı olmadığı, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin davacı tarafından 3. Şahıslara ödenen zarar miktarının tamamından sorumlu olduğu, bu kapsamda zarar miktarı olan 985.135,76 TL'den davalı tarafından yapılan ödemelerin miktarı olan 255.155,35 TL'lik ödeme düşüldüğünde davalının davacıya bakiye 729.980,41 TL miktarında asıl alacak tutarı ve bu tutara işletilen 28.664,23 TL faiz alacağının bulunduğu, yine davalı sigorta şirketi tarafından her ne kadar poliçedeki "Her bir maddi hasarda hasarın %10'u minimum 50 USD muafiyet uygulanacaktır" hükmü var ise de görüldüğü üzere buradaki muafiyet hükmünün esasen maddi hasar bedellerini kapsadığı, oysa davacı tarafından yapılan ödemelerin bedensel zararlardan kaynaklı maddi tazminata ilişkin olduğu, maddi hasar kavramı ile maddi tazminat kavramının birbirinden farklı kavramlar olduğu, davacı tarafından yapılan ödemelerin maddi hasar kaynaklı olmadığı, tam tersine meydana gelen trafik kazasında bedensel zarara uğrayan şahısların uğradıkları zararın tazminine yönelik maddi tazminata ilişkin bulunduğu, bu kapsamda esasen poliçenin özel şartlarında yer alan %10'luk muafiyet oranının söz konusu dava dosyamızda uygulanamayacağı ve fakat mahkememizde dava konusu edilen itirazın iptali davasında İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı tarafça asıl alacak miktarı olarak 631.466,83 TL asıl alacak istenildiği, (%10 muafiyet oranı uygulanmak suretiyle) yine bu asıl alacak bedeline işlemiş faiz olarak 26.482,68 TL istenildiği, mahkememizce kabul gören bilirkişi raporuna göre davacı tarafça taleple bağlı kalınarak asıl alacak olarak talep edilen 631.466,83 TL asıl alacağın ödeme tarihlerinden itibaren icra takip tarihine kadar işlemiş olan faiz alacağının 24.795,89 TL olduğu, bu nedenle itirazın iptali davalarının icra dosyasındaki takip talebi ile sıkı sıkı bağlı olması kurulu gereği asıl alacak talebi ile bağlı kalınarak 631.466,83 TL asıl alacak, 24.795,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 656.262,72 TL yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar vermek gerekmiş, yine takibe takip tarihinden itibaren %9,75 oranında avans faizi uygulanmasına ve söz konusu takip konusu alacaklar mahkeme ilamına dayalı olduğundan ve bu bağlamda belirlenebilir ve likit olduğundan %20'si oranında olmak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmiş, bunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. " gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabul - kısmen reddi ile, asıl alacak yönünden taleple bağlı kalınarak davalı tarafından İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 631.466,83 TL asıl alacak, 24.795,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 656.262,72 TL yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden işletilecek %9,75 oranında avans faizi uygulanmasına, faize faiz yürütülmemesine, İİK 67/2 maddesi uyarınca asıl alacak bedeli olan 631.466,83 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 126.293,36 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu talepler yönünden ... nolu üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında icra dosyasına ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, 06.08.2005 tarihli ölümlü/yaralamalı trafik kazası neticesi vefat edenlerin geride kalan hak sahipleri tarafından açılan muhtelif davalar sebebiyle icra dosyasına ödenen tutarların rücuen tazmini amacıyla müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra dosyası kapsamında müvekkili şirket tarafından poliçe teminatı ve sorumluluk gereğince 255.155,35 TL ödeme yapıldığını, dosya kapsamında sunulu tüm beyan ve savunmalarında davalının sorumluluğunun ancak sigortalının kusuruna denk düşen miktarla (poliçe muafiyeti de göz önüne alınarak) sınırlı olduğunu, bu doğrultuda davacıya gerekli ödemenin yapılarak tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, başkaca bir borcun bulunmadığının belirtildiğini, sundukları Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Sayın ... tarafından hazırlanan mütalaada da ifade edildiği üzere, 6102 Sayılı Kanun’un 1473. maddesi emredici bir hüküm olmayıp, kanun, tarafların bu hususta aksini kararlaştırmasına cevaz verdiğini, TTK'nın 1473.maddesinin “sözleşmede aksine hüküm yoksa” ibaresinin uygulanması gerektiğini, poliçe metninin Özel Koşullar – Teminat Kapsamı başlığı altındaki 3 numaralı fıkrasında “… poliçe … oluşabilecek zararlardan sigortalıya terettüp edecek mali ve hukuki sorumluluğu teminat altına almaktadır” ifadesi yer aldığını, bu doğrultuda, kanunun aksine cevaz verdiği noktada, sözleşme serbestisi ilkesi dikkate alınarak, taraflar arasında “sigortalıya terettüp edecek mali ve hukuki sorumluluğu teminat altına alındığı” hususunda anlaşma olduğu ve sözleşmenin bu suretle akdedildiğinin son derece açık olduğunu, sigortalıya terettüp eden, diğer bir ifadeyle, “sigortalının üzerine düşen” mali ve hukuki sorumluluk dendiğinde bu sorumluluğun yorum yoluyla genişletilerek farklı kişilerin (sigortalının hakimiyetinde bulunan sigortalı grup şirketleri ve personel hariç olmak üzere) sorumluluğunun sigortacıya yüklenmesinin kabul edilemeyeceğini, dava konusu talep açısından, müşterek müteselsil sorumluluk gereği, davacının kendi kusurunun dışında kalan kusura denk düşen tazminatı asıl ve öncelikli olarak ödemekle yükümlü olan kişilerin, müvekkili şirketin sigortalısı olmadığını, dava konusu edilen ve bu kişilerin ödemekle yükümlü olduğu tutarlar esasen “sigortalının üzerine düşen” mali ve hukuki bir sorumluluk olmadığından, poliçe teminatı kapsamında müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, müteselsil sorumluluğun, yalnızca davacının zarar görenlere karşı sorumluluğu hususunda söz konusu olduğunu, sigortalının, sigortacıya ileri süreceği talepler yönünden geçerlilik arz etmediğini, mahkeme kararları incelendiğinde, “… ... dolumu yapan ... şirketinin %20, … ... Şirketi firma sorumlusunun %5…” kusurlu olduğu hususunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde açık bir şekilde hüküm altına alındığını, anılan olayda zarar verenlerin sorumluluğu, yasadan kaynaklanan müteselsil sorumluluk ve aralarındaki ilişki ihtiyari dava arkadaşlığı olduğunu, davacının zarar görenlere karşı diğer tazminat yükümlüleri ile birlikte müteselsilen sorumlu olsa da davada taraf olmayan müvekkili sigorta şirketi ile arasındaki sigorta sözleşmesi kapsamında zararın tamamının tazminini talep edemeyeceğini, poliçe kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun ancak ve ancak sigortalısı olan davacının nihai sorumluluğu ile sınırlı olacağını, davacının sorumluluğunu aşan kısımlara yönelik rücu hakkının müvekkili sigortacıya karşı değil, ancak diğer sorumlulara karşı ileri sürebileceğini, davacının TBK’nın haksız fiil ve teselsül hükümleri gereği, husumeti müvekkili şirkete değil, diğer haksız fiil sorumlularına yöneltmekle yükümlü olduğunu, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.HD'nin 2018/293 Esas 2019/198 Karar sayılı kararının da benzer yönde olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda belirtilen davacı yan tarafından ödemeye dayanak gösterilen Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/341 E. 2014/274 K. sayılı dosya,Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/521 E. 2017/71 K. sayılı dosya, Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/630 E. 2016/91 K. sayılı dosya, Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/456 E. 2016/341 K. sayılı dosyaların kesinleşmiş olması sebebiyle davacı yan tarafından ödenen tazminatların ve meydana gelen dava konusu olayda varsa tarafların kusur durumlarının yeniden değerlendirilmeyeceği yönündeki tespitlerin de hatalı olduğunu, işbu dosyalarda müvekkilinin taraf olmadığından dolayı verilen kararların müvekkili şirket yönünden bağlayıcılık arz etmediğini, bu kapsamda davacı aleyhine açılan yukarıda bilgileri bulunan dosyalar kapsamında alınan bilirkişi raporlarında (kusur-aktüer) müvekkili aleyhine olabilecek tespitleri kabul etmediklerini, ilgili dava dosyalarında yokluklarında yargılama yapıldığını, bilirkişi raporları alındığını, kaldı ki müvekkil şirketin taraf olmadığı bir davada verilen karar yönünden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, işbu dosyalarda müvekkili şirketin taraf sıfatı haiz olmadığından müvekkili şirket açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, ... poliçe nolu 3. şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi özel şartlarında manevi tazminat taleplerinin dahil olduğu yönündeki değerlendirmelerin kabul edilemeyeceğini, açıkça manevi tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu, işbu poliçe tarafların riayetle yükümlü oldukları ilişik sigorta Genel Şartları madde 2'de ve poliçedeki ''Cezalar, para cezaları, manevi ve ibretamiz hasarlar." ifadeleri ile teminat dışı olduğunu, ... nolu tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında da teminat dışında olduğunu, davacı tarafın her ne kadar ödemiş olduğu tazminatın, ... poliçe nolu Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında da müvekkil şirkete rücu edilebileceği belirtmiş ise de ilgili poliçenin tarife ve talimatları dikkate alındığında üretim-depolama ile taşıma işinin ayrı değerlendirildiğini, tehlikeli madde zorunlu sorumluluk sigortasın poliçelerin de bu ayrım doğrultusunda (üretim tesisi bazında hasılat esasına dayanarak, taşıma işlerinde ise plaka bazında) düzenlendiğini, kazaya karışan araç davacıya ait olmadığı gibi bu araca ait tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk poliçesi tespit edilemediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişsiz ve çelişkili olduğunu, sigorta hukuku temel prensipleri gerekse hakkaniyet ilkesi açısından kabul edilemeyeceğini, birlikişi raporunu hazırlayan heyetin dava konusu uyuşmazlığın gerektirdiği uzmanlık ve yetkinliğe sahip olmadığını, davacı yan lehine avans faizine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğun davacının, avans faizi istemi yasaya aykırı olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan taleplerde uygulanacak faiz, yasal faiz olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından dava dışı üçüncü şahıslara yapılan ödemelerin üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalıdan rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davacı tarafından ... dolumu yapılan üçüncü kişiye ait ... plakalı kara tankerinin 06.08.2005 tarihinde Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde ölümlü-yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, trafik kazasında 19 kişinin hayatını kaybettiğini, ölenlerin yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat talepli davalar açıldığını, davalı ve davacı arasında ... poliçe nolu 3.şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğunu, davacının üçüncü kişilere dava ve icra takibi sonucunda ödediği bedellerin davalıdan talep edilmesine rağmen eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek, bakiye sigorta tazminatının tahsili için takip başlatmış, itiraz üzere eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili ise; davalının, davacının kusuru olan %25 oranında sorumlu olduğunu, aşan kısımdan sorumluluğu bulunmadığını, %10'luk muafiyetin uygulanması gerektiğini, alacağın likit olmadığını savunmuştur. Dosya kapsamının ve İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 631.466,83 TL asıl alacak, 26.482,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 657.949,68 TL alacak yönünden 05.07.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 22.01.2018 Beyoğlu 54.Noterliğinin 18.01.2018 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... poliçenin gösterildiği, ödeme emrinin 09.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 13.07.2018 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı, taraflar arasında 31.12.2004-31.12.205 tarihleri arasında geçerli olmak ve sigortalı davacının sorumluluğunu gerektiren üçüncü şahıslara verilen zararları karşılamak üzere ... poliçe nolu üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği, poliçede şahıs başına bedeni zararlar için 3.000.000,00 USD teminat öngörüldüğü, her bir maddi zarar için de hasarın %10'u olmak üzere minimum 50 USD muafiyet belirlendiği, davacı şirket tarafından ... dolumu yapılmış olan tankerin 06.08.2005 tarihinde Gaziantep ilinde karıştığı trafik kazası sonucunda ölü ve yaralılar olduğu, bu kişiler ve yakınları tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davalarının dava dilekçesinde belirtilenlerinin kesinleşerek davacı yanca ödendiği, davacının ödediği bu bedelleri davalı sigortacısından rücuen tahsil etmek üzere takip başlattığı, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.3.Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1.maddesine göre, bu poliçe sigortalıyı, sigortanın mer'iyet müddeti esnasında vukua gelecek bir hadise neticesinde, üçüncü şahısların ölmesi, yaralanması veya sıhhatinin muhtel olması, üçüncü şahıslara ait mallarda ziya ve hasar (maddi zarar ve ziyanlar) husule gelmesi sebebiyle poliçede gösterilen sıfat, faaliyet ve hukuki münasebetlerinden dolayı, kendisine karşı, üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek zarar ve ziyan taleplerinin neticelerine karşı, Türkiye Cumhuriyetinin hukuki mes'uliyete müteallik mevzuatı hükümleri dairesinde ve işbu poliçede tesbit olunan meblağlara kadar temin eder.Davalı sigorta şirketi bu poliçe ile davacının sigorta tazminatı kapsamında kalan rizikolar nedeniyle 3. kişilere karşı doğacak sorumluluğunu poliçede kararlaştırılan limitler dahilinde üstlenmiş bulunmaktadır. Somut olayda, 06.08.2005 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle üçüncü kişiler tarafından açılan davalarda kararların kesinleşmesi üzerine müteselsilen ödeme yapan davacı sigortalının ödediği tazminatı ve fer’ilerini poliçe limiti dahilinde davalıdan istemesi mümkün olup Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12.03.2010 tarihli ve 2008/9794 Esas, 2010/2788 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Bir diğer deyişle, davalı sigortacı nihai sorumlulukta sigortalısının kusur oranıyla sorumlu olmakla birlikte zarar görenlere karşı davacı ile müteselsilen sorumlu olup sigortalısının kusuru dışında kalan ödediği kısım için diğer zarar sorumlularına kusur durumuna göre rücu etmek hakkına sahiptir Davalı sigortacı poliçe kapsamında limit dahilinde davacıya, davacının kusuru oranından bağımsız olarak ödeme yapmakla yükümlü olduğundan davalı vekilinin davacının kusuru oranında ödeme yapılabileceği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından üçüncü kişilerin tazminat taleplerine ilişkin olarak dava dosyaları kapsamında ödemeler yapılmış olup davalı vekilince bu dosyaların yokluklarında görüldüğünü, kendileri için bağlayıcı olmadığını ileri sürmüş ise de, davalının daha önce aynı dosyalar için davacıya kısmi ödeme yaptığı nazara alındığında bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamı dışında kaldığını ileri sürmekte ise de ... sayılı poliçenin 2.sayfasının sonunda ''İşbu sigorta poliçesi teminatına aşırı ve haksız talepler dışında kalan manevi tazminata ilişkin talepler de dahil edilmiştir.'' hükmü yer almakta olup poliçe hükmü uyarınca davacının yaptığı ve aşırı yada haksız olmayan manevi tazminat ödemelerinin poliçe kapsamında olmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı aleyhine açılan ve sonuçlanarak kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden davacı tarafından icra dosyalarına ödeme yapılarak davalıdan tazmin talebinde bulunulması sebebiyle davacının alacağı likit hale geldiğinden mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olup aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23.03.2023 tarih ve 2021/6449 Esas, 2023/1784 Karar sayılı kararı). Tarafların tacir olduğu ve kazanın meydana geldiği sırada davacının ticari faaliyetini yerine getiriyor olması göz önüne alındığında mahkeme avans faizine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olup aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 282. maddesi uyarınca, bilirkişi raporu takdiri delil niteliğindedir. Somut olayda alınan bilirkişi raporları, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup ilk derece mahkemesince sunulan deliller, bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında ve gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla, aksi yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 33.619,30 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.