T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/834
KARAR NO : 2025/1541
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/02/2022
NUMARASI : 2020/614 E. - 2022/157 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı)
Taraflar arasındaki bankalarca kullandırılan ticari krediler ve ticari kredili mevduatlardan kaynaklanan davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın Hadımköy Ticari Şubesi ile davalı ....... San, ve Tic. AŞ arasında Çerçeve Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşme kapsamında davalı şirkete muhtelif krediler kullandırıldığını, 27.461.808,46 TL nakdi ve 142.400,00 TL gayrinakdi kredi borcunun ödenmemesi üzerine Beşiktaş 17. Noterliğinin 13.12.2018 tarihli ve 85364 yevmiye no'lu hesap kat ihtarnamesiyle davalı şirketin kredi hesaplarının kesilip kat edildiğini, hesap kat ihtarnamcsinin davalıların gösterdiği tüm adreslere gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, davalı şirketin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 E. Sayılı dasyası üzerinden konkordato talebinde bulunduğunu, müvekkili bankanın geçici mühlet karar tarihi itibariyle 27.604.208,46'TL tutarında olan alacağının konkordato projesine dahil edilmesi için müracaat edildiğini, konkordato talebini inceleyen mahkeme tarafından tesis edilen 06.03.2020 tarihli ara kararla müvekkili bankanın davalı şirketin konkordato nisabına 10.411.115,96 TL tutarı üzerinden dahil edilmesine karar verildiğini belirterek müvekkili bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle davalı firmadan 27.604.208,46 TI. alacaklı olduğunun tespitine, kabul edilmeyen 17.193.092,50 TL alacağın kabulü ile faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Müvekkili ....... San. ve Tic. A.Ş.'nin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 E. sayılı dosyası üzerinden konkordato talebinde bulunduğunu, anılan dosya üzerinden müvekkili şirkete 10.12.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, ilgili mahkeme tarafından müvekkili şirketin konkordato projesinin 14.10.2020 tarihinde tasdikine karar verildiğini, müvekkili şirketin konkordato projesinin geçici mühlet tarihi itibariyle anapara borçlarının faizsiz bir şekilde vadelere yayılarak ödenmesine yönelik olduğunu, müvekkili şirketin konkordato talebi öncesinde davacı bankaya tevdi cttiği çeklerin davacı banka tarafından tahsil edildiğini, davacı bankanın rehin, takas ve hapis hakkını kullanarak tahsilat sonucu eline geçen bedelleri müvekkili şirkete ödemediğini, davacı bankanın ilgili çeklerden kaynaklı olarak takas-mahsup talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilmiş 6.000.000,00 USD ve 5.000.000,00 TL limitli kredi çerçeve sözleşmeleri bulunduğu, davalı banka tarafından davalı kredi lehtarı ....... San. ve Tic, A,Ş.'ye rotatif kredi, taksitli kredi gibi çok sayıda muhtelif nakdi kredi ve çek karnesi kredisi tanımlandığı,Davacı banka tarafından davalıya, Beşiktaş 17. Noterliğinin 13.12.2018 tarihli, ... yevmiye no'lu hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiği, anılan hesap kat ihtarnamesiyle davacı bankanın, 11.12.2018 tarihi itibariyle mevcut 27.461.808,46 TL tutarındaki nakdi kredi alacağının 1 gün içinde 457 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini ve ayrıca 142.400,00 TL tutarındaki gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesini istediği, ilgili ihtarnamenin davalı şirketin daimi çalışanı olduğu belirtilen ...isimli kişiye 17.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre, davalı şirketin günlük mehil süresi göz önünde bulundurularak- 19.12.2018 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü,İİK m.288, f.1 ve İİK m.294, f.3 hükümlerinc göre, rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa geçici mühlet tarihi itibariyle faiz işlemesinin duracağı, davacı bankanın alacağı rehinle temin cdilmediğinden geçici mühlet sonrası için faiz işlemeyeceği,Davacı bankanın geçici mühlet karar tarihi olan 10.12.2018 tarihi itibariyle 26.230.433,19 TL tutarında nakdi kredi alacağının bulunduğu,Davacı bankanın (geçici mühlet tarihi olan) 10.12.2018 tarihinden sonra 15.948,695,31 TL tutarında tahsilat yaptığı,Davacı bankanın geçici mühlet tarihinden sonra yaptığı tahsilatlar dikkate alındığında, davacı bankanın bakiye nakdi kredi alacağının (26.230.433,19 TL - 15.948.695,31 TL ) - 10.281.737,88 TL olarak tespit edildiği,Davacı bankanın 64 adet çek yaprağından kaynaklı olarak çek yaprağı asgari sorumluluk bedeli ödeme riskiyle karşı karşıya olduğu, davacının bu sebeple 142.400,00 TL gayrinakdi alacağının bulunduğu,Davacı bankanın nakdi kredilerden kaynaklı olarak 10.281.737,88 TL, gayrinakdi kredilerden kaynaklı olarak ise 142.400,00 TL olmak üzere toplam 10.424.137,88 TL tutarında alacağının bulunduğu, davalı şirketin konkordato ödeme planında davacı bankanın alacağının 10.411.115,96 TL olarak gösterildiği, konkordato ödeme planında yer alan tutarın, davacı bankanın nakdi kredilerden kaynaklı alacağının tamamına, gayrinakdi kredilerden kaynaklı alacağının ise 129,378,08 TL TL'lik kısmına yettiği, bu durumda davacı banka derdest dava ile yalnızca ( 142.400,00 TL -129.378,08 TL) 13.021,92 TL tutarındaki gayrinakdi kredi alacağını talep edebileceği, davalının bu tutarı, davacı banka nezdinde açılmış bir hesaba depo etmesi gerektiği belirlenmekle..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının davacı banka nezdinde açılmış faizsiz bir hesaba 13.021,92 TL gayri nakdî alacağı depo etmesine, konkordatonun tamamen veya davacı yönünden feshine karar verilmediği sürece ödemelerin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 Esas sayılı dosyasında tasdik edilen ödeme planına göre yapılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini, mahkeme tarafından yapılan hesaplamada banka alacağının geçici mühlet tarihi itibariyle hesaplanması gerekir iken dava tarihi itibariyle hesaplanmasının hukuki hata olduğunu, davalı konkordato talep eden firmanın bankanın Hadımköy Ticari İstanbul Şubesi borçlusu olduğunu, firmaya krediler kullandırıldığını, ihtarname ile hesap özetinin keşide edildiğini, banka borçlusu şirketin bu dönemde konkordato başvurusunda bulunulduğunu, müvekkili bankanın firmadan olan alacağının geçici mühlet tarihi itibari ile 27.604.208,46 TL olarak komiser heyetine bildirildiğini, konkordato tasdik yargılamasını yapan mahkemece değerlendirilerek 10.12.2018 geçici mühlet tarihi itibariyle 26.230.433,19 TL olduğunun tespit edildiğini, ancak komiser heyetince geçici mühlet tarihinden sonra yapılan tahsilatlar göz önüne alındığında banka alacağının 10.281.737,88 TL olduğunun tespit edildiğini ve bu kadar alacağın projede ödenmesine karar verildiğini, bunun tamamen hatalı olduğunu, alacağın geçici mühlet tarihi itibariyle hesaplanması gerektiğini, bu şekilde yapılan hesaplamanın hem yasal mevzuata hem de olayın gerçekliğine uygun olmadığını, olması gereken hesaplamanın banka alacağının geçici mühlet tarihi itibariyle belirlenmesi sonrasında yapılan tahsilatların ise projedeki ödemelerde dikkate alınması şeklinde olması gerektiğini, gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkemenin hesaplamasında hata yapıldığını, itirazın iptali davasında hesaplamanın takip tarihi itibariyle yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı banka tarafından konkordato yargılaması içinde tespit edilen alacaklarının İİK 308/b maddesi uyarınca yanlış tespit edildiğini, daha çok alacağı olduğundan bahisle davayı ikame ettiğini, davacının alacak taleplerinin reddedildiğini ancak gayri nakdi alacaklar yönünden bankanın alacaklı olduğuna karar verildiğini, ortaya çıkan fark olan 13.021,92 TL'nin davacı adına vadesiz hesaba depo edilmesi kararı verildiğini, muaccel olmayan bir alacağın talep edilemeyeceğini, bankanın yalnızca çek yaprağı vermiş olmasının ilgili çek bedellerinin müvekkilinden tahsil ve talep edebileceği anlamına gelmediğini, 64 çek yaprağının karşılıksız kaldığı ve bu karşılıksız çekler için müvekkili yüzünden sorumluluk bedellerini ödemek zorunda kaldığını ispat etmesi gerektiğini, buna ilişkin bir kanıt sunulmadığını, yalnızca muhtemel riski de hesaplayarak muaccel bir alacak gibi hesaba daihl edilmesinin hukuken ve teknik olarak hatalı olduğunu, borç çek yapraklarının davacı bankaya teslim edildiğini, müvekkilinin bankanın alacağından yaklaşık 130.000,00 TL fazla kayıt yaptığını, eksik değil fazla yazıldığının tespit edildiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nın 308/b maddesi gereğince konkordato yargılaması aşamasında itiraza uğrayan alacağın tespiti ile konkordato projesine dâhil edilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından; taraflar arasında davacı bankanın Hadımköy Ticari Şubesi ile davalı şirket arasında 05.07.2012 tarihinde 6.000.000,00 TL tutarında genel kredi sözleşmesinin imzalanmış olduğu, davacı banka şubesi tarafından 13.12.2018 tarihinde davalı şirket ve dava dışı müşterek ve müteselsil kefillere Beşiktaş 17. Noterliğinde düzenlenen kat ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamede 11.12.2018 tarihi itibariyle toplam 27.461.808,46 TL nakit, 142.400,00 TL gayri nakit borç bulunduğu belirtilerek söz konusu meblağların ödenmesinin talep edildiği, davalı borçlu şirket tarafından Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 Esas sayılı dosyasında 05.12.2018 tarihinde konkordato talebinde bulunduğu, söz konusu talebin davacı bankanın kat ihtar tarihinden önce olduğu, mahkemenin 10.12.2018 tarihli kararı ile üç ay geçici mühlet kararı verdiği, 06.03.2019 tarihinde sürenin 10.03.2019 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatıldığı, 08.05.2019 tarihli ara kararla bir yıllık kesin mühlet verildiği, davalı şirketin dava dışı şirket tarafından 16.12.2019 tarihinde davalı banka şubesine gönderilen ihtarnamede bu hususlara ve verilen sürelere yer verildikten sonra 27.12.2018 tarihi itibariyle şirket hesaplarına gelen bedellere konulan blokelerin kaldırılması, ara karar gereklerinin yerine getirilmesi, 27.12.2018 tarihinden tahsil edilen çek bedelleri üzerindeki blokenin kaldırılması taleplerine yer verildiği, konkordato yargılamasının devam ettiği Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 Esas, 2020/645 Karar ve 14.10.2020 tarihli kararı ile açılan davanın kısmen kabulüne, borçlu şirket yönünden konkordato projesinin İİK 305.maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleşmiş olması nedeniyle tasdikine kesin mühlet sonuçlarının kendiliğinden kalktığının tespitine, konkordatonun tasdik kararı ile bağlayıcı hale geldiğinin tespitine, İİK 308/ç maddesi gereğince geçici mühlet kararından önce başlatılan takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş hacizlerin düşmesine İİK 308/b maddesi gereğince alacakları itiraza uğramış alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açmakta muhtariyetine dair karar verildiği, davacı bankanın konkordato yargılamasında müdahiller arasında yer aldığı, davacı vekilince konkordatonun tasdik kararı sonrasında iş bu alacağın tespiti ile birlikte konkordato projesine dahil edilme istemli davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Taraf vekilleri tüm delillerini dosya içerisine ibraz etmiştir. Mahkemece, gerekli bilgi ve belgeler dosya içerisine celp edildikten sonra bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 30.09.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen 6.000.000,00 USD ve 5.000.000,00 TL limitli kredi çerçeve sözleşmeleri bulunduğu, davalı banka tarafından davalı kredi lehtarı ....... San. ve Tic, AŞ.'ye rotatif kredi, taksitli kredi gibi çok sayıda muhtelif nakdi kredi ve çek karnesi kredisi tanımlandığı, davacı banka tarafından davalıya, Beşiktaş 17. Noterliğinin 13.12.2018 tarihli, ... yevmiye no'lu hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiği, anılan hesap kat ihtarnamesiyle davacı bankanın, 11.12.2018 tarihi itibariyle mevcut 27.461.808,46 TL tutarındaki nakdi kredi alacağının 1 gün içinde %57 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini ve ayrıca 142.400,00 TL tutarındaki gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesini istediği, ilgili ihtarnamenin davalı şirketin daimi çalışanı olduğu belirtilen kişiye 17.12.2018 tarihinde tebtiğ edildiği, buna göre, davalı şirketin günlük mehil süresi göz önünde bulundurulduğunda 19.12.2018 tarihi itibariyle temerrüte düşürülmüş sayılabileceği, İİK m.288, f.1 ve İİK m.294, f.3 hükümlerine göre, rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa geçici mühlet tarihi itibariyle faiz işlemesinin duracağı, davacı bankanın alacağı rehinle temin edilmediğinden geçici mühlet sonrası için faiz işlemeyeceği, davacı bankanın geçici mühlet karar tarihi olan 10.12.2018 tarihi itibariyle 26.230.433,19 TL tutarında nakdi kredi alacağının bulunduğu, davacı bankanın (geçici mühlet tarihi olan) 10.12.2018 tarihinden sonra 15.948,695,31 TL tutarında tahsilat yaptığı, davacı bankanın geçici mühlet tarihinden sonra yaptığı tahsilatlar dikkate alındığında, davacı bankanın bakiye nakdi kredi alacağının (26.230.433,19 TL - 15.948.695,31 TL - 10.281.737,88 TL olarak tespit edildiği, davacı bankanın 64 adet çek yaprağından kaynaklı olarak çek yaprağı asgari sorumluluk bedeli ödeme riskiyle karşı karşıya olduğu, davacının bu sebeple 142.400,00 TL gayrinakdi alacağının bulunduğu, davacı bankanın nakdi kredilerden kaynaklı olarak 10.281.737,88 TL, gayrinakdi kredilerden kaynaklı olarak ise 142,400,00 TL. olmak üzere toplam 10.424.137,88 TL tutarında alacağının bulunduğu, davalı şirketin konkordato ödeme planında davacı bankanın alacağının 10.411.115,96 TL olarak gösterildiği, konkordato ödeme planında yer alan tutarın, davacı bankanın nakdi kredilerden kaynaklı alacağının tamamına, gayrinakdi kredilerden kaynaklı alacağının ise 129,378,08 TL'lik kısmına karşılık geldiği, bu durumda davacı bankanın derdest dava ile yalnızca (142.400,00 TL - 129.378,08 TL) 13.021,92 TL tutarındaki gayrinakdi kredi alacağını talep edebileceği, davalının bu tutarı, davacı banka nezdinde açılmış bir hesaba depo etmesi gerektiği, derdest davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 E. sayılı dosyası üzerinden tasdik cdilen konkordato ödeme planına göre hüküm kurulmasına gerek bulunmadığı, fakat kararda normal bir alacak davasında kurulan hükümden farklı olarak ilaveten ayrı bir hüküm halinde, konkordatonun tamamen veyahut davacı banka yönünden feshine karar verilmediği sürece, ödemelerin, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 E. sayılı dosyasından tasdik edilen ödeme planı çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğinin belirtilmesi gerekeceği ifade edilmiştir. Taraf vekilleri bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanlarını dosyaya ibraz etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında, çerçeve kredi sözleşmelerinin düzenlenmiş olduğu, davalı şirketin davacının kat ihtar tarihinden önce İİK'nın 285. maddesi kapsamında konkordato talebinde bulunduğu ve talep gereğince geçici mühlet kararı verildiği ve daha sonra ise kesin mühlet kararı ile birlikte konkordatonun tasdik edildiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Bilirkişi raporu kapsamında, davacının kat ihtarı itibariyle mevcut nakit ve gayri nakit alacağının olmasına rağmen bankanın 10.12.2018 geçici mühlet tarihinden sonra 15.948.695,31 TL tutarında tahsilat yaptığı ve bakiye alacağının nakdî kredilerden dolayı 10.281.737,88 TL olduğu belirlenmiştir. Banka kayıtları üzerindeki ve dosyadaki bilgi ve belgelerden, bankanın 64 adet çek yaprağından kaynaklı olarak asgari sorumluluk bedeli ödemekle karşı karşıya kaldığı ve bu sebeple de 142.400,00 TL gayri nakdî alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde bakiye gayri nakit kredi alacağının depo edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporu ile gerçekleştirilen tespit ve mahkemenin bu anlamdaki kabulünde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır. Davacı her ne kadar geçici mühlet kararı tarihinde alacak miktarlarının tamamı yönünden alacaklı olduklarının tespiti istenilmiş ise de banka kayıtları ve kredi sözleşmeleri kapsamında davalı borçlu şirketin 10.12.2018 tarihi itibariyle yani geçici mühlet tarihinde 26.230.433,19 TL tutarında nakdî alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Söz konusu tespit banka kayıtları ve dayanak belgeler incelenerek gerçekleştirildiğinden davacının ve davalının buna dair aksine iddiaları ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. İİK'nın 285 vd. maddelerde adi konkordato düzenlenmiştir. Aynı Yasa'nın 294. maddesinin ilk fıkrasında ise mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takiplerde dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağı, evvelce başlamış takiplerin duracağı, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmayacağı, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceği belirtilmiştir. İİK'nın 294/3 maddesinde, tasdik edilen konkordato projesinin aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı belirtilmiştir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Davacı alacaklı tarafça, geçici mühlet tarihinden sonra tahsilatların büyük oranda gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere o tarihten sonra işlemiş olan faiz alacağı talep edilemeyeceğinden aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. İİK'nın 302. maddesinde çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, ancak bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı bankanın çekişmeli hâle gelen ve geciktirici koşula bağlı olan nakit ve gayri nakit alacak talepleri haricindeki alacaklarının konkordato ödeme planında yer verildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından tespit edilen ve ödeme planında yer almayan bakiye kısım yönünden karar verilmiştir. İİK'nın 308/c maddesinin 1. fıkrasında konkordatonun tasdik kararı ile bağlayıcı hâle geleceği, 2. fıkrasında ise bağlayıcı hâle gelen konkordatonun konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu ifadelerine yer verilmiştir. Açıklamalar ve yasal düzenlemeler ile bilirkişi raporu kapsamına göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 667,12 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 02.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava konusunun miktarı itibariyle karar kesindir.