T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/563
KARAR NO : 2025/1419
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2021
NUMARASI : 2018/297 E. - 2021/1188 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 6.215,76 TL asıl alacağının tahsili amacıyla Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosaysı ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini, davalının davacıdan ticari mal alımında bulunduğunu, davacıya bakiye 6.215,76 TL'nin ödenmediğini, tüm alım satıma konu işlemlerin faturalı işlemler olduğunu, söz konusu faturalar ve kargo takip numaraları ile kargo teslim hareketlerinin sunulduğunu, satış işlemlerinin davacının ticari defterlerinde de yer aldığını, davacının alacaklı olduğu faturaların 01.05.2017 tarihli ... numaralı 3.580,82 TL, 15.06.2017 tarihli 709701 numaralı 2.634,94 TL tutarlı faturalar olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 ictra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının davacıdan hiçbir mal satın almadığını, davacı şirketi hiç tanımadığını, kendisine açılan icra takibi ile şok olan davalının bir dolandırıcılık olayıyla karşı karşıya kaldığını düşündüğünü, davacının ifade ettiği faturaların davalıya kesilmediğini, davalının ticari defterlerinde böyle bir kaydın olmadığını, fatura içeriğindeki malları satın almadığını, bu malların kendisine teslim edilmediğini, fatura üzerinde teslim alan ... ve kargo fişlerinde yazan ... isimli kişileri davalı şirketin hiç tanımadığını, bunların işçisi ve yetkilisi de olmadığını savunarak, davanın reddini ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, cari hesap ekstresinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklının ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., borçlunun ... ... Matbaacılık İnş. Taah. İnş. Malz. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti., borç miktarının 6.215,76-TL olduğu, borçlu vekilinin 23/01/2018 tarihli dilekçesi ile borca, faiz ve ferilerine itiraz ettiği ve 26/01/2018 tarihinde İcra Müdürlüğünün durdurma kararı verdiği, itirazın alacaklı vekiline tebliğ olunmadığı, iş bu itirazın iptali davasının yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.... Vergi Dairesi Müdürlüğünden davalı şirketin 2017 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır....Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; takibe konu 15/06/2017 tarihli faturada imzası bulunan ... ile Kargo tesliminin yapıldığı bildirilen ...'ın davalı ... ... Matbaacılık İnş. Taah. İnş. Malz. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin çalışanı olup olmadığı hususunun araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi ve davalı şirket ile dava dışı ... Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.'nin 2017 yılı Mayıs ve Haziran ayı sigortalı bildirimleri ile çalışanların isim ve adreslerinin bildirilmesi istenilmiş; müzekkere cevabı ve ekleri incelenerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.... Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.'den ..., ... gönderi numaralı evrakların bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Taraf vekillerince bildirilen tanıklar gerek mahkememizce ve gerekse talimat yolu ile olmak üzere dinlenilmişlerdir.Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında," Ben davacı şirketten 2 yıl önce ayrıldım. İki yıllık bir çalışmam vardır. Öncesinde kendime ait ... Malzemeleri Firmam vardı. Bu şirketi kapattım. Davacı ile çalışmaya başladım. Kendi firmam var iken davalı firma ile çalışıyordum ve ödemede sıkıntı yaşamıyordum. Davalı firmayı davacı ile ben tanıştırdım. Siparişi direk ben aldım. Önce numune gönderdik. Aramızdaki ilişki tutkal satışı ve kitapların ortasına takılan mücellit teli üzerinedir. Kendilerinin siparişi üzerine ürünleri gönderdik. Kendilerine dışarından hizmet veren ... vasıtası ile ilişki kurduk. Tutkalda sorun yaşadıklarını söylediler. Bizim ürünleri deneme kararı aldılar. Onay aldıktan sonra siparişi kargo ile yolladık. Benim işten ayrılmama da davalı şirketin bu ticari ilişkide bu tutumu neden olmuştur. Önce davalı şirket parayı montör ...'e ödedik dediler. Sonra ödemedikleri ortaya çıktı. ...'de almadığını beyan etti. " demiştir.Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davalı tanığı ... beyanında, " Ben ... şirketinde çocukluğumdan bu yana çalışmaktayım, şuanda atölye şefiyim, davacı ...firması yaklaşık 1,5 - 2 yıl önce firmamızı arayarak bize kargo aracılığıyla mal gönderdiklerini ve bedelini ödememizi istediler bende telefonda görüştüğümde kendilerine böyle bir mal sipariş etmediğimizi ve mal da teslim edilmediğini söyledik ve ödeme yapamayacağımızı bildirdik benim bilgim bundan ibarettir, Tanıklık ücreti talebim yoktur" demiştir.Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davalı tanığı ...beyanında, " Ben ... şirketinde çocukluğumdan bu yana çalışmaktayım, şuanda müşteri temsilcisi olarak iş takibi yapıyorum, bizim davacı ... firmasından bir siparişimiz olmadı, daha öncede hiçbir zaman ticaretimiz olmamıştı, bize herhangi bir mal teslim etmeleri de söz konusu değildir, benim bilgim bundan ibarettir, Tanıklık ücreti talebim yoktur " demiştir.Mahkememiz dosyası davacı tarafın iddiası, davalı tarafın savunması, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, icra takibine konu faturalar ve davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle takibe konu faturalardan dolayı alacaklı olup olmadığı, alacağın miktarı hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere ...Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 03/03/2020 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davalı şirket ticari defterlerinin defter açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptırıldığı, davacı şirket tarafından davalı şirket unvanına düzenlenen 01/06/2017 tarihli ... seri numaralı 3.580,82-TL ve 15/06/2017 tarihli 709701 numaralı 2.634,94-TL tutarlı faturaların davalı şirket resmi defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı şirketin beyan ettiği 2017/Haziran dönemine ait Form Ba bildirimi incelendiğinde davacı şirket tarafından düzenlenen faturalara ait mal veya hizmet alışı bildirimi bulunmadığının tespit edildiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edilmemiştir.Mahkememizce 03/03/2020 tarihli bilirkişi raporu dosya içeriğine uygun ve denetime elverişli bulunmuştur.Mahkememiz dosyası tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibariyle davacının davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacağın varlığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 31/05/2021 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiştir.SMMM bilirkişinin 31/05/2021 havale tarihli raporuna göre; "...Davacının 2017 yılı Yevmiye, Defteri Kebir ve 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, 2017 yılı Envanter defterinin lehine delil niteliği hususunda değerlendirme yapılamadığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 6.215,75-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, dosyada mübrez ... Kargo A.Ş.'den gelen cevabi yazıda takip konusu faturalardaki ürünleri teslim alan kişinin ... olduğu, 04/01/2019 tarihli ...SGK İl Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda ... isminin müdürlük kayıtlarında rastlanılmadığının tespit edildiğini, davalı BA formlarında davacının takip konusu 2 adet toplamda 6.215,76-TL tutarlı fatura bildirimlerine rastlanılmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Mahkememizce 31/05/2021 havale tarihli bilirkişi raporu dosya içeriğine uygun ve denetime elverişli bulunmuştur.İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.4721 Sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu ise 6100 sayılı HMK.nun 187,190 ve 200'ncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir.İspatın konusu HMK.nun 187'nci maddesinde “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.” şeklinde belirtilirken, ispat yükünün kimde olduğu ise HMK.nun 190'ncı maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”düzenlemesi ortaya konmuştur.Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, 03/03/2020 tarihli bilirkişi raporu, 31/05/2021 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya galvenizli dikiş teli ve tutkal satışı yapıldığı, karşılığında düzenlenen faturalardan dolayı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında faturalara dayalı olarak icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca, faiz ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, davalı tarafça ticari ilişkinin kabul edilmediği, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, her ne kadar 31/05/2021 havale tarihli bilirkişi raporu ile davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 6.215,75-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de; 03/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirket ticari defterlerinin defter açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptırıldığı, davacı şirket tarafından davalı şirket unvanına düzenlenen 01/06/2017 tarihli ... seri numaralı 3.580,82-TL ve 15/06/2017 tarihli ... numaralı 2.634,94-TL tutarlı faturaların davalı şirket resmi defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı şirketin beyan ettiği 2017/Haziran dönemine ait Form Ba bildirimi incelendiğinde davacı şirket tarafından düzenlenen faturalara ait mal veya hizmet alışı bildirimi bulunmadığının tespit edildiği, takibe konu 15/06/2017 tarihli faturada imzası bulunan ... ile Kargo tesliminin yapıldığı bildirilen ...'ın davalı şirket çalışanı olmadıkları ve davacının delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla; tanık beyanları hükme etkili görülmeyerek dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporları ile davacı ile davalı arasında ticari ilişki olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı değerlendirilerek davalı tarafça da davacının kötüniyetinin ispatı yapılamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının davacıdan ticari mal alımında bulunduğunu, davacının bakiye 6.215,76 TL asıl alacağının bulunduğunu, davacı şirkete ait tüm resmi defter, belge ve kayıtların usulüne uygun olduğunu, tanıkları ...'ün beyanlarında da belirttiği gibi ... müvekkili şirket bünyesinde çalışmaya başlamadan önce, kendi işini yaptığı sıralarda davalı şirket ile de çalıştığını, bu tanışıklık sebebiyle davalı şirketin siparişi karşısında müvekkili şirketin herhangi bir ödeme almadan malları gönderdiğini, ...'ün müvekkilinde çalışmadan önce kendi işini yaparken çalıştığı ve tanıdığı davalı şirketten gelen siparişi, davalı şirket ve çalışanlarını tanıdığından tereddütsüz yerine getirdiğini, satış elemanı davalı şirket ve yetkilerini tanımasa, herhangi bir telefon siparişi ile müvekkilinin tanımadığı bir şirkete ödeme olmadan mal göndermeyeceğini, davalı şirketin parayı önce ...'e ödediklerini beyan etmelerinin de daha sonra demediklerinin ortaya çıkmasının da esasen davalı şirketin malı teslim aldıklarının ispatı olduğunu, davacının sipariş konusu malları gönderirken fatura ve irsaliyeyi de birlikte gönderdiğini, yapılan araştırmada fatura üzerinde teslim alan olarak gözüken ...'ın, ... Sanayi Sitesinde bulunan ... Kargo çalışanı olduğunun tespit edildiğini, müşteriye gönderilen ürünlerin kargoya teslimatının direkt fabrikadan yapıldığını, kargo çalışanının malları teslim alırken bu imzayı atmış olabileceğini, bBu halde sipariş konusu malları kargo firmasına teslim eden müvekkilinin yaptığı satışı da yasal defter ve kayıtllarına usulüne uygun işleyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak ... Kargonun ön izleme formunda kargoyu teslim alan bölümünde kargoyu teslim alan kişiye ilişkin kimlik bilgilerine yer verilmeyerek kargonun yasal yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi, kendisine gönderilen müzekkerelere de gereği gibi cevap vermediğini, davacının davasını ispat hususunda zora soktuğunu, ayrıca SGK'dan gelen cevabi yazıda belirtildiği üzere ... kargonun şubesinin bulunduğu bir yerde SGK'lı çalışanı bulunmamasının abesle iştigal olduğunu, raporda ''... Kargo A.Ş. 05/04/2019 tarili cevap yazısında ... fatura numaralı gönderinin davalı şirkete 19/07/2017 tarihinde, NZ-25716 fatura numaralı gönderinin 03/06/2017 tarihinde teslim olduğu bildirilmiştir. Ancak her iki gönderinin Kargo Ön İzleme Formunda kargoyu teslim alan bölümlerinde kargoyu teslim alanlara ait kimlik bilgilerini içerir bilgi bulunmadığı görülmüştür.'' denildiğini, bu halde Kargo şirketinin malları teslim ederken davalı şirket yetkilisi veya çalışanları haricinde birisine malları teslim edip etmediğini müvekkili davacının bilmediği gibi bilebilecek durumda da olmadığını, bu husus davalı şirket ile kargo firması arasında bir problem olmakla; malları davalıya gönderdiği, sevk ettiği ve fatura kestiği sabit olan müvekkilinin alacağının ortadan kalkmayacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ticari satım faturalarına ilişkin alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. . İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı taraf; davalı ile ticari ilişki bulunduğunu, davalıya fatura konusu malların teslim edildiğini, davalının ödeme yapmadığını ileri sürmüş; davalı ise davacıya borcu bulunmadığını, malların teslim edilmediğini savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 6.215,76 TL asıl alacak yönünden 12.01.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 01.06.2017 tarihli, ... numaralı, 3.580,82 TL bedelli, 15.06.2017 tarihli, 709701 numaralı, 2.634,94 TL bedelli faturaların gösterildiği, ödeme emrinin 18.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 23.01.2018 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. HMK'nın 190.maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fatura ise tek başına alacağın varlığına delil olmaz. Bu nedenle fatura konusu alacağını ve fatura konusu malları teslim ettiğini ispat külfeti davacıya aittir. Somut olayda, dava konusu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte davalı defterlerinde kayıtlı değildir. Yine ... Vergi Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ve eklerine göre, takip konusu faturaların BA bildirimlerinde yer almadığı görülmüştür. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. Davacı malları kargo yoluyla davalıya göndermiş olup kargo evraklarında teslim alan olarak görünen ...'ın SGK kayıtlarına göre davalı çalışanı olmadığı görülmüştür. Buna göre, dava konusu faturaların davalı defterlerinde bulunmadığı, davalı tarafından Vergi Dairesine BA formu düzenlenmediği, teslim alanın davalı çalışanı olmadığı, satımın ticari satım olduğu, dava değerinin tanıkla ispat sınırının üstünde olduğu ve tanık dinlenemeyeceği, dinlenen tanık beyanına itibar edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilince dava dışı kargo şirketinin teslim sırasında kimlik bilgilerini almamasının teslim alacak kişiler dışındaki kişilere teslim yapılmasının müvekkilinin alacağını ortadan kaldırmadığını belirtmiş ise de, bu husus eldeki davanın konusu olmadığı gibi ilgili kargo şirketi de taraf değildir. Bu nedenle, bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.18.09.2025
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.