T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/910
KARAR NO : 2025/1436
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/03/2022
NUMARASI : 2019/804 Esas - 2022/245 Karar
DAVANIN KONUSU: Satımın feshi ve semenin geri tahsili talebi
Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davaya konu aracın 04.09.2019 tarihinde sıfır kilometre olarak davalıdan satın aldığını, aracın 07.09.2019 tarihinde teslim edildiğini, teslim sonrasında yasal süre içerisinde davalı şirket satış temsilcisine bildirildiği üzere, aracın arka bagaj kapısının sağ tarafının düşük sol tarafının yukarıda olduğunu, ön kaput bağlantı çizgilerinin çamurluklarla eşit olmadığını, arka stop farlarının sağ tarafın içerde sol tarafının dışarıda olması gibi gibi aracın dış görünümünü bozan, aracın ayıplı ve sonradan montaj hissi veren imalat bant hatalarının bulunduğunu, başka araçlarda benzer ayıpların olup olmadığının kontrol edildiğini, ancak sadece müvekkilin aracına özgü ayıpların bulunduğunun belirlendiğini, ayıpların 09.09.2019 tarihinde yetkili servise bildirildiğini, ancak yetkililerin aracın fabrika çıkışının bu şekilde olduğu, bant imalatından kaynaklı problemler olduğu ve düzeltilemeyeceğini bildirdiklerini, müvekkilin 10.09.2019 tarihinde davalıya ihtarname göndererek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde aracın iadesi ile satış bedelinin ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek, öncelikle ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu talep yerinde görülmediği takdirde aracın iadesi karşılığı satım bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; aracın arka bagaj kapısı, ön kaput ve arka stop farlarının dış görünümünde montaj hissi veren imalat bant hataları olduğu gerekçesiyle dava açıldığını, ancak araç üzerinde yapılan kontrollerde, davacının ayıp iddialarının üreticinin öngördüğü standartlar dâhilinde olduğunun anlaşıldığını, ayıp iddialarının sübjektif olması nedeniyle seçimlik hakların kullanılmasının mümkün olmadığını, davacının talebinin misli ile değişim mi bedel iadesi mi olduğunun açıklattırılması gerektiğini, üretici kaynaklı arıza nedeniyle aracın Türkiye distribütörü ve üretici firmanın iştiraki olan ... ... Oto. Paz. AŞ'ye davanın ihbarı gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, hukuki niteliği itibariyle, TBK'nın 219 ve 227.maddeleri uyarınca, satılanın ayıbı nedeniyle öncelikle ayıptan ari bir yenisiyle değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinde, davacının, 07/09/2019 tarihinde ...S EA 2019 model ... Şase numaralı S60 marka aracı 233.447,52 TL bedelle satın aldığı sabittir. Dosya kapsamında bulunan 20/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda açık ayıp niteliğinde imalat hatasının olmadığının bildirildiği, Mahkemece araç üzerinde keşif yapılarak alınan 08/07/2021 tarihli raporda, davacıya ait ... marka, ...15... EA” tipi, 2019 model aracın, kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı, satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre inceleme ile anlaşılamayacak, aracın değerini azaltan, giderilmesi için yapılacak işlemlerin aracın değerinin daha da azalmasına neden olacak önemli nitelikteki ana gövde üretim hataları nedeniyle gizli ayıplı mal niteliğinde olduğu, ayıbın giderilmesi için yapılacak işlemlerin değer kaybını arttıracağı, davalının aracın misli ile değiştirilmesi ya da bedel iadesi talebinin orantılı/makul olduğu kanaatini bildiri rapor sunulmuştur.Tacirler arası satım sözleşmelerinde TTK’nın 23. maddesi ile bu madde yollamasıyla TBK’nIn satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Dava konusu araçta açık ayıp veya olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıp değil, gizli ayıp yani kullanımla ortaya çıkan bir ayıp söz konusu olduğundan ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nIn 23. maddesi hükmü değil, yine TBK’nın 223. ve 225.madderi hükümleri dikkate alınacaktır. TBK’nın 223/2.maddesi 'Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.' şeklinde düzenlenmiştir. Öte yandan, TBK’nIn 227.maddesi, '(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. (5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.' hükmünü haizdir. Mahkememizce alınan ilk raporda dosya üzerinden inceleme yapıldığı bu nedenle bu rapora itibar edilmediği, araç üzerinde inceleme yapılarak alınan heyet raporunda aracın, kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı, satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre inceleme ile anlaşılamayacak, aracın değerini azaltan, giderilmesi için yapılacak işlemlerin aracın değerinin daha da azalmasına neden olacak önemli nitelikteki ana gövde üretim hataları nedeniyle gizli ayıplı mal niteliğinde olduğu, ayıbın giderilmesi için yapılacak işlemlerin değer kaybını arttıracağı, davalının aracın misli ile değiştirilmesi ya da bedel iadesi talebinin orantılı/makul olduğu bildirildiği araç üzerinde inceleme yapılarak düzenlenmesi dosya kapsamı değerlendirildiğin de rapora itibar edilerek..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu ... EA 2019 model ... şase numaralı aracın tüm takyidatlarından davacı tarafından arındırılarak masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere davalıya iadesine, davalının dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, infaz aşamasında İİK'nın 24. maddesinin dikkate alınmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının 06.01.2020 tarihli dilekçesinde seçimlik hakkını bedel iadesi yönünde kullandığını belirtmesine rağmen, ayıpsız misli ile değişim yönünde karar verilmesinin taleple bağlılık ilkesinin ihlali olduğunu, cevap dilekçesinde, seçimlik hakların terditli ileri sürülmesinin mümkün olmadığının belirtilerek davacıdan talebini açıklaması istendiğini, davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesi başlığı altında kayıtlı 06.01.2020 tarihli beyan dilekçesinde, aracın iadesi ile satış bedelinin tahsiline karar verilmesinin istendiğini bildirdiğini, davacı vekilinin açıkça bedel iadesi hakkını tercih etmesine rağmen bu seçimin dikkate alınmaksızın ve taleple bağlılık ilkesi aşılarak ayıpsız misli ile değişim kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece 06.01.2020 tarihli dilekçenin yok sayılarak, davacının bilirkişi raporu sonrasında sunduğu beyan dilekçesi ile sanki bedel iadesi hakkını kullanmamış gibi ayıpsız misli ile değişim talep etmesinin hatalı karara yol açtığını, seçimlik hakkın yenilik doğurucu nitelikte olması nedeniyle bir kez ileri sürüldükten sonra değiştirilemeyeceğini, davacı vekilinin seçimlik hakkını bedel iadesinden yana kullandığı yönünde irade beyanını ortaya koymasına rağmen, bu iradesinin yerine geçilerek, mahkemece misli ile değişim kararı verilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu,Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu araç üzerinde var olduğu ileri sürülen çok küçük hizalama farkları için misli ile değişimi veya bedel iadesi kararı verilmesinin edimler arasındaki dengeyi bozduğunu, raporda dahi araç üzerindeki hizalama farkının değer kaybı oluşturacağı belirtilmesine karşın, mahkemece oluşacak değer kaybının miktarı dahi hesaplanmadan doğrudan misli ile değişim kararı verildiğini, oysa mahkemece hizalama farklarının yaratacağı değer kaybının ne kadar olduğunun belirlenerek misli ile değişim ya da bedel iadesini gerektirecek düzeyde olup olmadığının ve bunun edim dengesini bozup bozmadığının belirlenerek karar verilmesi gerektiğini, önemli bir değer kaybına yol açmayan bu durumda ivaz ikamesi ile sorunun çözülebileceğini,
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TBK'nın 227. maddesi uyarınca, satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı satımın feshi ve satım bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın dava dilekçisindeki ilk talep yönünden kabulü ile ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı 04.09.2019 tarihli fatura ile ... plakalı 0 km aracı davalıdan satın almıştır. Dava konusu aracın 07.09.2019 tarihli araç teslim fişi ile birlikte davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Faturasına göre 2019 model olan sıfır araçta üretimden kaynaklı hata bulunduğu, 09.09.2019 tarihinde tespit edilerek yetkili servise bildirilmiştir. Servisçe talebin kabul edilmemesi üzerine davacı tarafından keşide edilen Üsküdar 4. Noterliğinin 10.09.2019 tarihli, ayıplı aracın imalatttan kaynaklanan ve dış görünümünü bozan hatalar bulunduğu belirtilerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bu mümkün değilse bedelinin iadesi talep edilmiştir. Mahkemece alınan ve dosya üzerinde inceleme ile hazırlanan 28.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda, dava ve cevap dilekçesinin incelenmesinde, ayıp olduğu belirtilen hataların araçlarda mevcut standart uygulama olduğu, dava konusu araca özgü bir imalat hatası olmadığı, aynı bantta üretilen araçlarla bu araç arasında imalat farkı oluşmasının gerektirir bir neden olmadığı belirlenmiştir. Raporun yetersiz olması nedeniyle mahkemece oluşturulan bilirkişi kurulu aracılığıyla araç üzerinde ayıplı olduğu belirtilen arka bagaj kapağı arka stop lambası, motor kaputu ve ön çamurluk üzerinde inceleme yapılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda araçta kullanımdan kaynaklanmayan, üretimden kaynaklı, satın alma esnasında makul ve yeterli bir sürü inceleme ile anlaşılmayacak, aracın değerini azaltan, giderilmesi için yapılacak işlemlerin aracın değerini daha da azaltmasına neden olacak önemli nitelikteki gizli ayıp bulunduğu belirlenmiştir. Araç üzerinde yapılan incelemede bu araca özgü şekilde imalat bandındaki üretim sırasında aracın dış geometrisini bozacak şekilde hata bulunduğu anlaşılmıştır. Dava ticari satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı tarafından satın alınan araç üzerinde muayene işlemi yapılarak TTK'nın 23.maddesine göre araçta bulunan gizli ayıbın tespit edildiği ve bu ayıbın süresi içerisinde bildirildiği görülmüştür. Davacı vekili dava dilekçesinde, aracın üretimden kaynaklanan gizli ayıp nedeniyle, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması hâlinde satış bedelinin iadesini talep etmiştir. Davalının cevap dilekçesinde, seçimlik hakların terditli kullanılamayacağının belirtilmesi üzerine davacı tarafça sunulan cevaba cevap dilekçesinde, açık şekilde, aracın iadesi ve satış bedelinin temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. TBK'nın 227. maddesinde gizli ayıp nedeniyle alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." Yasada belirlenen seçimlik haklar, kullanımla biten inşai haklardan olup, bu haklar kullanılmakla tüketilen haklardır. Alıcının bu haklardan hangisini seçtiğini bildirmekle, seçim hakkını kullanmış olduğundan, artık tercihini değiştiremez. Çünkü satıcı, yasal koşulları varsa, kayıtsız şartsız bildirilen tercihi yerine getirmek zorundadır. Alıcının seçimlik hakkı bir kez kullanılmakla sona ermekte ve onun yerine tercih ettiği hak geçmektedir. Bu özelliği nedeniyle, tüketicinin seçimlik hakkının yenilik doğurucu haklardan olduğu kabul edilmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı vekili, dava dilekçesinde terditli olarak misli ile değişim veya bedelin iadesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde ise açık şekilde, satım bedelinin iadesini talep ederek TBK'nın 227/1-1 maddesindeki satılanın geri verilerek sözleşmeden dönme yönünde seçimlik hakkını kullanmıştır. Bu seçimlik hakkın kullanılmasından sonra, sonraki aşamalarda ve özellikle bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde misli ile değişim hakkının kullanılacağının belirtilmesinin bir önemi bulunmamaktadır.7101 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile TTK'nın 4. maddesinde yapılan değişiklik ile basit yargılama usulü sınırının 100.000,00 TL'ye çıkarıldığı, bu miktarın 7251 sayılı Kanun'un 58. maddesiyle bu miktarın 500.000 TL'ye çıkarıldığı dolayısıyla dava tarihinde yazılı yargılama usulünün uygulanması nedeniyle, HMK'nın 141/1 hükmü uyarınca cevaba cevap dilekçesiyle seçimlik hakkı kesin olarak kullanıldığından, mahkemece bu tercihinin dikkate alınarak, sözleşmeden dönme ve satım bedelinin tkahsili hususunda karar verilmesi gerekirken, aracın ayıpsız misli ile değişim kararı verilmesi usule aykırı olduğundan, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmü düzeltilmesi gerekmiştir.Dosya kapsamı itibariyle ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre, satıma konu aracın ayıplı olduğu, davacının satımın feshi ve satım bedelinin tahsili talebinin haklı olduğu sonucuna varılmış, davalı vekilinin davanın reddi gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve cevaba cevap dilekçesindeki nihai talep dikkate alınarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına, cevaba cevap dilekçesindeki talep sonucu doğrultusunda davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesindeki talep sonucu doğrultusunda davanın kabulüne, davalı tarafından 04.09.2019 tarihli ve Seri:A Sıra:... numaralı fatura ile davacıya satılan ... EA 2019 model ... şase numaralı olup ... plaka ile tescilli aracın, her türlü takyidatan ari olarak davalıya teslimi karşılığında; satım bedeli olan KDV dâhil 233.447,52 TL'nin, satıma konu aracın davalı satıcıya teslim edileceği tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, edimlerin birlikte ifasına,2-Alınması gereken 15.946,80 TL harçtan, dava açılırken peşin yatırılan 3.986,71 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.960,09 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yatırılan 3.986,71 TL peşin harç, 44,40 başvurma harcı, 6,40 TL vekaletname harcı olmak üzere toplam 4.037,51 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından harç dışında yapılan 3.232,50 TL bilirkişi ücreti, 132,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.232,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre belirlenen 37.351,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücreti giderinin davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,8-Kullanılmayan gider ve delil avansları bakiyelerinin, karar kesinleştikten sonra, yatıra taraflara iadesine,9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde ve karar kesinleştiğinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı gideri, 40,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 260,70 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,11-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 18.09.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.