T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/549
KARAR NO: 2025/1416
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2021
NUMARASI: 2020/86 E. - 2021/1072 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya ait emtiaların depolanması, elleçlenmesi ve taşınması işini davacının üstlendiğini, hizmetin ifa edildiğini, bu hizmetlerin sözleşme şartlarına uygun bir şekilde ifa edilmesine ve davacının alacağı yasal olarak muaccel hale gelmiş olmasına karşın, davalının, davacının verdiği hizmete ilişkin düzenlediği fatura bedellerini ödemediğini, davacının alacağının tahsili amacıyla Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının alacağın tahsilini geciktirmek ve zaman kazanmak amacıyla takibe itiraz ettiğini, itirazın kötü niyetli, haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalibe ve % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; dava dilekçesinin müvekkili şirkete usulsüz tebliğ edildiğini, müvekkilinin aralarındaki ticari ilişki bağlamında davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, alacak kalemlerinin tümünün davacı tarafça açıklanmaya muhtaç olduğunu, davalının böyle bir borcu olduğuna ilişkin ve bu borcun hangi ticari alım satımdan ne şekilde kaynaklandığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığını, alacağın likit ve muayyen olmadığını, bu bakımdan davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin gerektiğini belirterek, yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılan takipte ayrıca ve açıkça yetki itirazında bulunulmuş olmasına rağmen, dosyanın yetkili icra müdürlüğüne taşınmaksızın itirazın iptali davası ikame edilemeyeceğinden davanın usulden reddi gerektiğini, usulsüz tebligat itirazının kabulü ile cevap dilekçesinin süresi içerisinde sunulduğunun tespiti gerektiğini savunarak, davanın reddini ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Somut olayda davacı taraf davalı tarafa aralarındaki sözleşme uyarınca emtiaların depolanması, elleçlenmesi ve taşınması hizmetini verdiğini, ancak davalı tarafından bu hizmetin bedelinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Mahkememizce taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından 6102 Sayılı TTK'nun 83 ile 85 ve 6100 Sayılı HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve davacının ve davalının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı ve davalı lehine delil niteliğinin olduğu ve tarafların defter ve kayıtlarının dava konusu alacak yönünden birbirini teyit ettiği bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı fatura ve ticari defter ve ticari kayıtlar içeriği ile sabittir. Davacı tarafın düzenlemiş olduğu dava konusu faturaların davalı ticari defter ve kayıtlarına kaydetmiş olmakla davacının dava konusu faturalardaki hizmeti verdiği davacı tarafça ispatlanmıştır. Bu hususun aksine ve dava konusu fatura bedellerinin ödendiğine dair davalı tarafça dosyaya geçerli bir delil sunulmamıştır. Davacı tarafından açılan dava ispatlandığından davanın kabulüne, davacının alacağının tarafların ticari defter ve belgeler ve faturalar ile belirli ve likit olduğu anlaşılmakla davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, açılan davanın kabulü ile davalı borçlunun Bakırköy 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, hüküm altına alınan asıl alacak olan 118.470,85 TL'nin %20'ai oranında (23.694,17-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından, müvekkili şirket ile aralarında akdedilen sözleşme uyarınca davacı şirketin müvekkili şirkete ait emtiaların depolanması, elleçlenmesi ve taşınması işini üstlendiğini, TTK'nın 850 ve devamı maddelerine göre davacının edimini gereği gibi yerine getirmediğini,davacının, ürünlerin tamamını bayilere teslim etmesi gerekirken ürünlerin büyük çoğunluğunun teslim işlemi gerçekleştirmediğini, eksik ifaya rağmen davacı şirket tarafından yerine getirilmeyen taşımacılık hizmeti dayanak gösterilerek 118.470,85 TL bedel talep edildiğini, ardından davacının davalıya ait teknoloji ürünlerini fatura bedelinin ödenmediği iddiasıyla müvekkiline iade etmekten de imtina ettiğini, bunun üzerine teslim edilmeyen ürünler sebebiyle davacı şirkete ihtarname keşide edildiğini, davacının yükümlülüklerini hem gereği gibi yerine getirmediğini, hem de kusurlu hareketleri sebebiyle yaptığı işlemleri kötüniyetli olarak müvekkiline fatura ettiğini, bayilere teslimi için yüklenilen ürünlerin büyük bir çoğunluğunun teslim işlemi gerçekleştirilmediğini,davacının taahhüt ettiği hizmeti sözleşme ile kararlaştırılan tarihte yerine getirmediğini, kusurları sebebiyle tekrar eden işlemlerini müvekkiline yansıtarak haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, davacı şirket tarafından süresinde ifa edilmeyen taşıma işlemi için tekrarlayan taşıma ve depolama hizmet bedeli içerir mükerrer faturalar kesildiğini, davacı şirket tarafından gerçeğe aykırı bedeller üzerinden tanzim edilen faturalarda mükerrerlik mevcut olduğunu, hiç bir şekilde karşılığı olmayan bir hizmetin bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacı şirket tarafından yükümlü olduğu hizmetin yerine getirilmemesinin akabinde davalı yanca 11.03.2020 tarihli Beyoğlu 42. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bayilere teslim için davacı şirkete teslim edilen ancak bayilere teslim işlemi gerçekleştirilmeyen ürünlerin iadesinin talep edildiğini, davacı şirket tarafından malların tesliminden kaçınılarak hiçbir hakka dayanmayan hapis hakkı kullanılmaya çalışıldığını, ardından 04.02.2021 tarih Beyoğlu 42. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ikinci ihtarda bulunulduğunu, davacı şirkete taşıma ve teslimi için verilen ürünlerin 11.03.2021 tarihli ihtarda iade edilmesi talep edilmesine rağmen ihtarnamenin gerekliliğinin yerine getirilmediğini, bilirkişi raporlarının eksik inceleme ile tanzim edildiğini, bilirkişi raporları doğrultusunda kurulan hükmün de evleviyetle hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda faturaya konu hizmetin yerine getirildiğine ilişkin hiçbir bilgi bulunmadığını, mübrez bilirkişi raporlarının somut gerçekliği ortaya çıkarmaktan uzak, yalnızca ticari defterde yer alan miktarın aynen yazılması ile tanzim edilmesinden oluştuğunu, bilirkişi tarafından faturaya konu hizmetin yerine getirildiğine ilişkin hiçbir tespit yapılmadığını, ancak davacı şirketin edimlerini eksik olarak yerine getirdiğine ilişkin iki adet ihtarnamenin dosyaya sunulmasına rağmen davacı tarafından davalıya hizmetin gereği gibi yerine getirildiğine ilişkin hiçbir belge dosyaya sunulamadığını, blirkişi tarafından; faturaya konu hizmetin yerine getirilip getirilmediği, müvekkili şirkete ait teknoloji ürünlerinin müvekkil şirketin bayilerine teslim edilip edilmediği, edildi ise hangi ürünlerin teslim edildiğinin, mükerrer işlemlere konu faturaların davacı şirket tarafından tanzim edilip edilmediğinin tespiti gerekirken bilirkişi tarafından hiçbir araştırma yapılmadığını, 2019 yılı Nisan ve Mayıs aylarında teslim edilmeyen mallar için birçok taşıma işlemi gerçekleştirildiğini, ancak bu yapılan taşıma işlemlerinin sayısının fazla olmasının nedeni davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin bayilerine birkaç defa taşıma yapmak zorunda kaldığını, bu sebeple mükerrer fatura düzenlediğini, davacının kusurlu hareketleri sebebiyle yaptığı işlemler için aynı ürünlerin teslimine ilişkin mükerrer faturalar düzenlediğini, bunu da davalıdan talep ettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı tarafından davalıya verilen taşıma hizmeti nedeniyle oluşan fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davacının, davalıya taşıma hizmeti verdiğini, edimini yerine getirmesine rağmen davacının düzenlediği fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürmüş; davalı vekili ise, davacının alacağının hangi sebepten kaynaklandığının anlaşılamadığını, davalının borcu bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 118.470,85 TL asıl alacak yönünden 01.08.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak cari hesap ve faturaların gösterildiği, ödeme emrinin 05.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı, davalı borcu para borcu olduğundan davacının yerleşim yeri olan Bakırköy icra dairesinin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifetiyle incelenmiş olup Dairemizce de hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunan bu raporlara göre; davacının takip ve dava konusu alacağının dayanağı faturalarının gerek davacı gerekse davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ve davalı defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, buna göre davacının fatura konusu hizmeti davalıya verdiğinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır.Davalı taraf cevap dilekçesinde borcu olmadığını belirtip daha sonra sunduğu beyanlarında davacının hizmeti gereği gibi ifa etmediğini savunmuştur. HMK'nın 357/1. maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinafta ileri sürülemeyeceği, yeni delile dayanılamayacağı gerekçesiyle davalının bu konudaki istinafı yerinde değildir. Kaldı ki sunulan ihtarnameler tek başına bu iddianın ispatını sağlamaz. Bu nedenlerle ve davalının, davacı yanca düzenlenen faturaları itiraz etmeksizin kendi ticari defterlerine kaydettiği, taraf defterlerinin uyumlu olduğu nazara alındığında davalı vekilinin davalı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 6.068,74 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 18.09.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.