T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/837
KARAR NO : 2025/1542
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/09/2021
NUMARASI : 2017/71 E. - 2021/636 K.
DAVANIN KONUSU: Rücuen tazminat (Nakliyat sigortasından kaynaklı)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; sigortalısı ... firmasının taşınan emtialarının nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigorta güvencesine alındığını, sigortalının 11.07.2016 tarihli fatura ile Irak’lı müşterisine sattığı emtianın İskenderun’dan Irak’a taşımasının davalılardan ... firması tarafından üstlenildiğini, 13.07.2016 tarihinde yükün davalı ... tarafından temin edilen 11 adet tıra yüklendiği ve bu 11 tırdan birinin ... plakalı davalılardan ... firmasına ait tır olduğunu, dava konusu tırın 14.07.2016 tarihinde yolculuk sırasında Midyat’ta meydana gelen tek taraflı trafik kazasına uğradığını, sürücünün tedbirsiz ve dikkatsizliğinin kazaya sebebiyet verdiğini, davalılardan Ramazan ...’in sürücü olduğunu ve asli kusurlu olduğunu, taşınan 24.750 kg yükün tamamının hasarlandığını, bir kısmının zayi olduğunu, hasar zararının 24.007,50 USD tespit edildiğini, sigorta ekspertiz çalışmaları sonucunda 71.030,99 TL tazminatın ödendiğini, davalı sigortacının da ... sorumluluk sigortacısı olduğunu, her dört davalının da müteselsilen rücuen sorumlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ödenen 71.030,99 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Dış Tic. vekili, savunmasında özetle; Davanın mesnetsiz ve yersiz olduğunu, davalının araç maliki olmadığını, uluslararası taşıma yetkisi kullanması için taşıtın davalı listesinde gözüktüğünü, Ramazan ...’in davalı şirket sigortalı çalışanı da olmadığını, davalı şirketin olayın oluşmasında etki ve katkısının bulunmadığını, davanın haksız fiile dayandığını ve davalı şirketin burada araç maliki olmadığı gibi işleten de sayılmayacağını, davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, zararın meydana geldiği ve davalıların bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekmekte iken davanın İstanbul ilinde açılmasının yer yönünden yetkili olmayan mahkemenin davanın yetki yönünden reddedilmesinin gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta vekili, savunmasında özetle; Davalının sorumluluğunun 04.04.2016-07.04.2016 dönemi taşımaları için düzenlenen ... numaralı ... sorumluluk sigorta poliçesi hükümleri ile sınırlı olduğunu, davalının ... sorumluluk hükümlerine göre sorumlu tutulamayacağını, alt taşıyıcı kullanıldığında bu taşıyıcıların da ... sorumluluk sigortasının olmasının poliçe şartı olduğunu, davanın sorumluluk sigortacısı açısından reddi gerektiğini, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, temerrüdünün de söz konusu olmadığını, dava tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Huzurdaki davada uyuşmazlığın; nakliyat sigorta emtia poliçesi ile sigortalanan emtiada uluslararası karayolu ile taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeni ile dava dışı sigortalı şirkete ödenen tazminatın alt taşıyıcı, üst taşıyıcı, üst taşıyıcının sigortacısı ve sürücüden rücuen tahsili isteminin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında (...) Konvansiyonun uygulama alanı başlıklı 1. maddesinde, taşıma sözleşmesinde yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin, ... az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında karayolundan yapılacak taşımalarda Konvansiyon hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmekle somut olaydaki uyuşmazlığın Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyon (...) hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.Davacı sigorta şirketi huzurdaki iş bu davayı dava dışı sigortalısının kanuni halefi sıfatıyla açmış olup TTK'nın 1472. maddesi düzenlemesine göre sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçmekte ve sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak da tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal etmektedir. Bu düzenleme çerçevesinde sigortacının kanuni halef sıfatını kazanabilmesi için, öncelikli olarak geçerli bir sigorta ilişkisi çerçevesinde sigortalısına sigorta tazminatı ödemiş olması gerekmektedir. Dosya kapsamındaki EFT işlem dekontuna göre de sigorta tazminatı 25/08/2016 tarihinde 24.007,50 USD olarak dava dışı sigortalıya ödenmiş olup dosyada mübrez Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi, sigortalıya yapılan ödeme belgesi ve ibraname dikkate alındığında, hasarın sigorta poliçesi kapsamında ve süresinde olduğu anlaşılmıştır. ... hükümlerine tabi taşımalarda (17, 18, 34 vd maddeleri ışığında) taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumlu olacağı anlaşılmaktadır. Somut olayda davalı ... İthalat Ltd şirketinin üst taşıyıcı, davalı ... Dış Ticaret şirketinin alt taşıyıcı, davalı asilin sürücü, davalı sigorta şirketinin üst taşıyıcı şirketin sigortacısı olduğu, üst taşıyıcının ... 3. maddesi gereğince alt taşıyıcı ve onun adamlarının kusurlarından kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 14/07/2016 tarihli trafik kazası tespit tutanağı içeriği ve aksi ispatlanamadığı saptanmakla davalı sürücü Ramazan ...'in haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğu, her ne kadar anılı sürücünün davalı şirket (... Dış Ticaret şirketi) sigortalı çalışanı olmadığı savunulmuş ise de ... taşıma belgesi kapsamında davalı ... Dış Ticaret şirketi ile davalı sürücü ve araç bilgilerinin kaza tespit tutanağı ile örtüştüğü görülmekle aksi yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir. Bu kapsamda somut olay üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; davalı sürücünün tek taraflı gerçekleşen trafik kazası neticesinde %100 kusuru ile dava dışı sigortalı tarafından gönderilen emtiada meydana gelen hasardan davalıların anılı düzenlemeler gereğince sorumlu olduğu, teknik bilirkişiler marifeti ile ... Konvansiyonu ve mübrez belgeler ışığında rücuya tabi tazminat miktarının 22.187,50-USD olarak hesaplandığı, ödeme tarihindeki itiraza uğramayan kur ( 2.9487-TL ) kapsamında rapordaki hesaplama hatası resen düzeltilmek sureti ile neticeten 65.424,28-TL yönünden rücuen tahsil isteminin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Son olarak faiz istemi yönünden yapılan inceleme kapsamında rücuen tazminat istemi yönünden mal varlığında eksilme ödeme tarihinde gerçekleşmekle ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır. (Emsal ilam: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2056 esas, 2021/3603 karar sayılı ilamı) Ayrıca ... Konvansiyonu'nun 27/1. maddesi uyarınca yabancı para üzerinden hüküm kurulması hallerinde hak sahibine ödenecek tazminat miktarı için yıllık %5 oranı üzerinden temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekle birlikte somut olayda davacı yanın isteminin Türk parası üzerinden ileri sürülmesi kapsamında avans faize hükmedilmesinin gerektiği..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 65.424,28 TL'nin ödeme tarihi olan 25/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı vekilleri lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın 65.424,28 TL yönünden kabulüne, 5.606,71 TL yönünden ise reddine karar verildiğini, mahkemece her iki davalı tarafa ayrı ayrı maktu vekalet ücreti hükmedildiğini ancak davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına ve kısmi ret sebebi aynı olmasına rağmen ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yürürlükte bulunan 24.11.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanan 2021 yılı AAÜT'nın 3/2 fıkrası gereğince ret sebebi ortak olan davalılara ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, tek avukatlık ücretine hükmolunması gerektiğini iddia ederek, hükmün 6 ve 7 no'lu maddeleri yönünden kaldırılmasını ve kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, sigorta poliçesinin varlığı, davalı şirketlerin akdî taşıyıcı ve fiili taşıyıcı ile araç sürücü ve araç sigorta şirketi olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, müştereken ve müteselsilen sorumlu davalılar yönünden kısmen ret kararında AAÜT gereğince davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... Pet...AŞ arasında nakliyat sigorta abonman poliçesi olduğu, ... sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalı şirkete ait emtianın Irak'ta yerleşik şirkete 11.07.2016 tarihli fatura ile satıldığı, emtianın İskenderun/Assan limanından Irak'a nakliyesinde davalılardan ... İthalat...Şirket'in akdi taşıyıcı, davalı ...'in araç sürücüsü olduğu, 14.07.2016 günü İdil/Midyat karayolunda tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği ve römorkta yer alan polietilen emtiasının bir kısmının hasarlandığı, davalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edildiği, hasar miktarının 24.007,50 USD olarak tespit edildiği, söz konusu bedelin sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödendiği ve söz konusu bedelin karşılığı olan 71.030,99 TL'nin tahsili için işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosya ibrazı ile birlikte mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kısmen kabulüne, kabul edilen bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair karar verilmiştir. Kendisini vekille temsil eden davalılardan ... Sigorta Kooperatifi ve davalı ......Ltd.Şirketi yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3.maddesinde, Avukatlık ücretinin aidiyeti, sınırları ve ortak veya değişik sebeple davanın reddinde davalıların avukatlık ücreti düzenlenmiştir. Maddede;"(1) Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, bu Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur.(2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, müteselsil sorumlu olan davalılar hakkında kısmen kabul kararı verilmiştir. Ret sebebi aynıdır. Mahkemece davalı ... Ltd. Şirketi ve ... Sigorta'ya ayrı ayrı 4.080'er TL maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir. Yer verilen tarife hükmüne göre ret sebebi aynı olan davalılar lehine tek bir vekalet ücreti takdiri gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri isabetli olmamıştır. Davacı vekilinin istinaf nedeni yalnızca davalılara takdir edilen vekalet ücretine ilişkin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü il hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi gerekmiştir. İstinaf başvurusu sadece ilk derece mahkemesinin vekalet ücretine dair verdiği karara yönelik olup davanın esasına yönelik istinaf nedeni bulunmadığından, ilk derece karar tarihinde yürürlükte olan Tarife esas alınarak hüküm düzeltilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kısmen kabulü ile 65.424,28 TL'nin 25.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 4.469,13 TL ilam harcından, peşin alınan 1.213,04 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.256,09 TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.213,04 TL peşin harç ve 31,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.244,44 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.305,16 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalılar ......Ltd. Şirketi ve davalı ... Sigorta Kooperatifi yararına hüküm tarihinde yürürlülükte bulunan AAÜT 3/2 fıkrası gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara eşit miktarlarda verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 2.703,35 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 2.489,97 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince, hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafça yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 113,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 333,70 TL kanun yolu giderinin davalı şirketlerden ......Ltd.Şirketi ve davalı ... Sigorta Kooperatifi'nden tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,11-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy çokluğuyla ve kesin olarak karar verildi. 02.10.2025
KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.