T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/248
KARAR NO : 2025/1547
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/12/2021
NUMARASI : 2021/244 E. - 2021/1169 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin cari hesap ilişkisine istinaden davalıya verdiği taşıma hizmeti sonucu keşide edilen 19.10.2020 tarihli 26.541,81 TL tutarlı, 21.12.2020 tarihli 2.083,59 TL tutarlı, 28.12.2020 tarihli 303,72 TL tutarlı ve 28.12.2020 tarihli 1.865,22 TL tutarlı olmak üzere toplam 4 adet fatura bedelinin ödenmediğini, cari hesapta yer alan fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine faturalardaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, ancak müvekkilinin cari hesap ilişkisine istinaden davalıya verdiği uluslararası hava taşıma hizmeti nedeniyle alacaklı olduğunu, verilen hizmetlere ilişkin bedelin talep edildiğini ileri sürerek, itiraza uğrayan 30.794,34 TL asıl alacak ile 1.006,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.800,51 TL alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin Fas'da bulunan 4 kişiye tekstil ürünü göndermek için davacı şirkete başvurduğunu, gönderi alacak kişilerin adres, isim ve iletişim bilgilerini verdiğini, ancak davacı şirketin Okmeydanı şubesi çalışanının 4 kişiye ayrı ayrı kargo göndermenin zahmeti olacağını belirtmesi üzerine, müvekkilinin görevliye Fas'ta 100 kğ den fazla ürünün gümrükte takılacağı ve yüksek mali külfetler getireceği, daha önce Fas'a ürün göndermediğini, ilk defa ürün göndermesi nedeniyle sorunla karşılaşmak istemediğini beyan ettiğini, buna rağmen görevli personelin 300 kilograma kadar sorun olmayacağını, alıcıların akraba olması nedeniyle 2 kişiye gönderilmesinin yeterli olacağını söylediğini, müvekkilinin de bu durumu araştırmak istediğini ve araştırma sonucuna kadar kargonon bekletilmesini istediğini, yapılan araştırma sonucu bu durumun mümkün olamayacağı, gönderilecek ürünlerin miktar itibari ile Fas gümrüğüne takılacağını öğrenince, davacı şirketle iletişime geçilerek kargonun 4 kişiye gönderilmesini, aksi durumda gönderilmemesini, alıcı kişiler ve kendilerinin çok büyük bir mali külfetle karşılaşacaklarını belirterek işlemi iptal etmek istediğini beyan ettiğini, müvekkilinin 4 kişiye ayrı ayrı kargo gönderme isteğinin göz ardı edilerek, müvekkilinin istemediği işlemin yapılarak kargonun Fas'taki 2 kişi adına faturaları hatalı düzenlenerek ve kilogramı hatalı girilerek gönderildiğini, müvekkilinin rızası olmadan gönderilen kargoların kilogram ve üzerine yazılan fatura miktarlarından dolayı gümrüğe takıldığını, gönderilen malların bedeli 2.000-3.000 USD olmasına rağmen gümrükten çıkışının 8.000-9.000 USD'ye mal olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararları davalı şirketten talep etmeye hazırlanırken, davacı şirketin hızlı davranarak bu davayı açtığını, müvekkilinin bu taşıma sözleşmesinin mağdur tarafı olduğunu, davalı şirketin ... isimli çalışanının hatanın kendilerinden kaynaklandığını kabul ettiğini ve bunun da müvekkilinin haklılığını gösterdiğini, ürünlerinin gümrükte takılmasından sonra, gümrük memurlarının kilogram ile fatura değerinin olağan yaşam koşullarına aykırı olduğunu belirterek, emtianın hızlı şekilde alınılması için yeniden fatura düzenlenmesi gerektiğini belirttiklerini, davacının da yeniden fatura düzenlediğini, dosyaya sunulan faturalar ile sonradan düzenlenen faturaların farklı olduğunu, taşıma işleminin tüketici işlemi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ve tarafların beyan ve itirazları dikkate alındığında, davalının adına düzenlenen faturalara bir itirazının olmadığı ve davacı şirketten fatura konusu hizmeti almış olduğu anlaşılmaktadır. İhtilal davacı şirketin, fatura konusu hizmeti davalının talep ettiği şartlarda yerine getirip getirmediği, davacı şirket çalışanının davalının talimatlarına uyup uymadığı noktasında olup bu kapsamda davacı şirket çalışının kamu tanığı olarak dinlenip dinlenmeyeceği ve kamera ve ses kayıtlarının incelenebilip incelemeyeceğine ilişkindir. Ne var ki davalı tarafın talepleri ayrı bir yargılamanın konusunu oluşturacak olup iş bu dosyada davacı şirket çalışanının kamu tanığı olarak dinlenilmesi ve kamera ve ses kayıtlarının incelenmesi talepleri taraflarca getirilme ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Davalı tarafın adına düzenlenen faturalara itirazının olmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların incelenmesinde 28/12/2020 tarihli fatura haricinde diğer faturaların verilen hizmete ilişkin olduğu, 28/12/2020 tarihli faturanın noter masrafına ilişkin olduğu, noter masrafının talep edilebilmesi için davacı tarafın buna ilişkin sözleşme sunması gerektiği, ne var ki davacı tarafın buna ilişkin bir sözleşme veya delilin sunulamadığı, mevcut durum itibari ile davacının 30.490,62 TL fatura alacağı ve 724,19 TL işlemiş faiz talep edebileceği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 30.490,62 TL asıl alacak ve 724,19 TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20'si olan 6.098,124 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararda davanın hangi sebeple kabul edildiğinin belirtilmediğini, sunulan belgelerin kararda değerlendirilmediğini ve bu durumun Anayasada düzenlenen gerekçeli karar hakkına aykırı olduğunu, sunulan cevap dilekçesinde olayın ayrıntılarının ve Fas'ta bulunan 4 kişiye yapılacak ihracatın ayrıntılarının ve gümrükleme işlemlerinin anlatıldığını, bu sürece ilişkin yazışmalar ve ses kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, mahkemece bu kayıtların incelenmeden ve müvekkilinin kargonun gönderilmesini istememesine rağmen, davacının personelinin talimata aykırı bir şekilde emtiayı gönderdiğini, mahkemece olayın tanığı olan kişilerin gönderilmediğini, müvekkilinin rızasına aykırı şekilde gönderilen ürünlerin kilogram ve üzerine yazılan fatura miktarlarından dolayı gümrüğe takıldığını, gönderilen emtianın 2.000-3.000 USD olmasına rağmen emtianın gümrükten çıkarılmasının için 8.000-9.000 USD'ye mal olduğunu, bu durumun anlatıldığı davacı şirket çalışanlarının kendilerine hak verdiğini, müvekkilinin zarar tazmini için dava açacağı sırada bu davanın açıldığını, emtianın Fas gümrüğünde el konulduğunun öğrenilmesi üzerine davacı şirket yetkililerine başvurularak, emtianın geri getirilmesinin istendiğini, davacı şirket çalışanlarının talimata aykırı davranarak işlemi geri çekmediklerini, bunun ispatı için davacı şirketin Okmeydanı şubesinin kamera kayıtlarının incelenmesi ve ilgili şubede çalışan personelin kamu tanığı olarak dinlenmelerinin istenmesine rağmen, mahkemece bu talebin görmezden gelindiğini, bu delillerle müvekkilinin haklılığının ortaya çıkacağını, sadece davacının faturalarının esas alınarak karar verildiğini, müvekkilinin Fas'da bulunan 4 kişiye emtia göndermek istediğini, kimlik ve adres bilgilerinin verilmesine rağmen, davacının 1 ve 2 numaralı kişilere gönderim yapmayarak, tüm gönderileri 3 ve 4 numaralı kişilere yaparak, gönderilen ürünlerin gümrük tarafından el konulmasını sağladığını, Fas'da 100 kilogram üstünde gönderilere el konulduğunu, fazlasına ise gümrük tarafından el konulduğunu ve bekletilen ürünler için masraf yapılması gerektiğini, taşımacının müşterinin talebi ve talimatı dışında hareket edemeyeceğini,Davalının ... isimli çalışanının, müvekkiline gönderdiği mesajda zararın davalının çalışanlarının kusurundan kaynaklandığının belirtildiğini, faturaların hileli olduğunun cevap dilekçesinde belirtilmesine karşın bu hususun değerlendirilmediğini, emtianın gümrükte takılması sonrası, gümrük memurlarının kilogram ile fatura değerinin olağan yaşam koşullarına aykırı olduğunu belirterek, malların en hızlı şekilde alınılması isteniyorsa yeniden fatura düzenlenmesi gerektiğini belirttiklerini, davacı da müvekkilini memnun etmek için yeniden fatura düzenlediğini, dosyaya sunulan faturalar ile akabinde sonradan düzenlenen faturaların benzerlik göstermediğini, davada tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, davacının alacağı bulunmadığı gibi, bulunsa dahi bu alacakların zamanaşımına uğradığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya mahkememize uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 26.541,81 TL fatura alacağı, 2.083,59 TL fatura alacağı, 303,72 TL fatura alacağı, 1.865,22 TL fatura alacağı, 739,90 TL işlemiş faiz, 219,24 TL işlemiş faiz, 8,63 TL işlemiş faiz, 17,21 TL işlemiş faiz, 0,46 TL işlemiş faiz, 2,51 TL işlemiş faiz, 2,81 TL işlemiş faiz, 15,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.800,51 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı. Davacı, davalıya yurt dışı taşıma hizmeti verdiğini, taşıma faturalarının ödenmediğini ileri sürerek taşıma alacağının tahsilini istemiştir. Davalı ise taşıma ilişkisine karşı çıkmamış, taşıma konusu emtianın Türkiye'den Fas'a taşındığını kabul etmiş, ancak taşımacının yardımcılarının kendisinin emir ve talimatlarına aykırı hareket ederek zarara neden olduklarını, talimata aykırı şekilde dört kişiye gönderilmesi gereken ürünlerin iki kişiye gönderilmesi nedeniyle ürünlerin Fas Gümrüğünde beklenmesine ve ekstra masraf yapılmasına neden olduğunu, bu nedenle taşıma ücretinin hak edilmediğini savunmuştur. Öncelikle davacının yapmış olduğu işlem bir ihracat işlemi olup, tüketici işleminden söz edilemeyeceğinden, ticaret mahkemesi tarafından davaya bakılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Diğer yandan davalının cevap dilekçesinde ve süresinde ileri sürülmüş bir zamanaşımı def'isi bulunmamaktadır. Davalı zamanaşımını ilk kez bilirkişi raporuna yönelik 20.11.2021 tarihli itiraz dilekçesinde ileri sürmüştür. Davaya konu faturalar 2020 yılına ilişkin olup davacının 19.01.2021 tarihinde takip başlattığı, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak için geçerli olan zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı talebinin yerinde görülmemesinde usule aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirket çalışanlarının kamu tanığı olarak dinlenmesini istemiş ancak hangi çalışanın dinlenmesi gerektiği hususunda herhangi bir açıklama yapmamıştır. HMK'nın yargılamaya esas olan temel ilkeleri ile HMK'nın tüm sistematiğinde, hukuk davasının taraflarca hazırlanması ilkesi kabul edilmiştir. Bu kapsamda dava dilekçesine ilişkin HMK'nın 119. maddesinde belirtildiği gibi iddia edilen vakıanın hangi delillerle ispat edileceği ve hangi tanığın hangi sebeple dinleneceği, buna dayanan tarafça açıklanmalıdır. Cevap dilekçesinin içeriğine ilişkin HMK'nın 129/1-e maddesinde de benzer şekilde bir düzenleme bulunmaktadır. Hukuki fiiller konusunda tanık dinlenebilir. Ancak HMK'nın 240 vd. maddelerine göre, tanık gösteren taraf tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenmesini istenen tanıkları ad ve soyadıyla, tebliğe elverişli adreslerini içeren bir listeyi mahkemeye vermelidir. Belirtilen şekilde bir işlem yapıldığı davalı tarafından savunulmamıştır. Bu tür hukuk davalarında res'en tanık araştırılması yapılarak tanık dinlenmesi yukarıda belirtilen ilkelere aykırıdır. Diğer yandan davalı usulüne uygun bir delil dilekçesi ile hangi tarihli görüntü ve ses kayıtlarına dayandığını açıklamadığından, mahkemece davalı tarafın yerine geçilerek davacı şirketin Okmeydanı Şubesindeki kamera kayıtlarının getirtilerek incelenmesi mümkün değildir. Davacı, taşıma hizmeti verdiğini kanıtlamıştır. Davalı ise hizmetin ayıplı ifa edilmesi nedeniyle zarara uğradığı iddiasındadır. Ancak bu zarar kapsamında tazminat talepli karşı dava açılmadığı gibi, oluşan zararın bu davada belirlenmesine ilişkin bir talep de bulunmamaktadır. Bu durumda bu yargılamanın konusu davacının taşıma hizmeti verip vermediğidir. Mahkemece bu nedenle tarafların ticari defterleri üzerinde mali inceleme yaptırması yerindedir. Davalının talebi taşıma sırasındaki talimatlara aykırılıktan oluşan zarara ilişkindir. Bu zararın usulüne uygun bir şekilde talep edilmesi halinde, davalının ileri sürdüğü hususlarda araştırma yapılabilir. Herhangi bir dava veya takas mahsup talebi bulunmadan mahkemece davalının, davacı taşıyanın talimata aykırı bir davranışı bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa bundan bir zarar oluşup oluşmadığının değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Zira hukuk yargılaması dava konusu edilen ve uyuşmazlık bulunan vakıalara hasren yürütülür. Davalının sunduğu ve davacının çalışanına ait olduğu belirtilen sosyal medya yazışmasının, davacıyı temsil ve ilzama yetkili bir kişiye ait olduğu kanıtlanmadığı gibi, bu yazışmada da taşıma hizmetinin verilmediğine ilişkin bir ibare bulunmamaktadır. Taşımanın ayıplı ifası nedeniyle uğranılan zararların tespiti ve tahsili bu davanın konusu olmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.599,30 TL nispi istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 02.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava konusunun miktarı itibariyle karar kesindir.