T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/803
KARAR NO : 2025/1548
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 27.01.2022
NUMARASI : 2020/895 Esas - 2022/74 Karar
DAVA: Menfi Tespit ve İstirdat (Çekin İstirdadı)
Taraflar arasındaki menfi tespit ve çekin istirdadı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 16.12.2018 tarihinde müvekkili şirketin kasasından icra takiplerine konu çekler dahil bir çok çekin çalındığını, suç duyurusunda bulunduğu gibi çek iptali davası açılarak ödemeden men kararı alındığını, çeklerin davalılar tarafından bankaya ibraz edildiğini, davalının çek iptali davasından ve çekin çalıntı olduğundan haberleri olmasına rağmen icra takibine giriştiğini, Bakırköy 6 ATM'nin 2019/229 D.iş sayılı dosyasıyla ihtiyati tedbir kararı verildiğini, takiplerin başlatılmasından sonraki aşamada çek örneğinin incelendiğini ve müvekkili şirketin kaşesi olarak basılan kaşenin ve imzaların sahte olduğunun belirlendiğini, çeklerin sahte cirolarla davalılara ciro edildiğini, ...'a ait UYAP bilişim sisteminde kayıtlı çok sayıda hırsızlık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, sahte banka veya kredi kartı kullanma suretiyle yarar sağlama suçlarından soruşturma ve davalar bulunduğunu, benzer nitelikli davalarda mahkemelerce çeki iktisap edenin ağır kusurlu olarak kabul edildiğini, müvekkili şirkete atfen atılan imzanın müvekkili şirket yöneticilerinin eli ürünü olmadığnı, ciro silsilesinde arada görünen isim ve unvanların gerçek olmayan fiktif firmalar olduğunu, davalıların dava konusu çeklere uygun işlem yapabilecek ticari kapasitede olmadıklarını, davalıların kötüniyet olduklarını ileri sürerek, dava konusu iki adet çekin müvekkili şirkete iadesine, icra takibinin iptaline, çek bedellerinin ödenmesi halinde, bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesine, davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... - ... Yapı Malz. Toptan Tic. vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin davaya konu çekleri, çekler görüntü itibari ile çek vasfına sahip olması nedeniyle aldığını, müvekkilinin ticaretini çek, bono ve benzeri evraklarla yaptığını, çekleri yapılan ticari işler karşılığı iktisap ettiğini, müvekkilinin dava konusu çekleri iktisabında basiretli tacir gibi hareket ettiğini, kötü niyetli veya ağır kusuru bulunmadığını, keşidecisi ... Dokuma Kumaş Paz. San. ve Tic. AŞ olan 25.02.2019 tarihli ve ... nolu, 300.000,00 TL bedelli çekin İstanbul 2. İcra Dairesinin E.... Esas sayılı dosyasında keşidecisi ... Dış Ticaret AŞ olan 03.04.2019 tarihli ve 0025158 nolu olan 212.992,53 TL bedelli çekin ise İstanbul 2. İcra Dairesinin E.... Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, davacının Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/229 D. İş sayılı dosyası ile tedbir kararı aldığını, fakat bu tedbir kararında davacı olmayan ... Dokuma Kumaş Paz. San. ve Tic. AŞ, ve ... Dış Ticaret AŞ, için de verildiğini savunarak, iyi niyetli meşru hamile açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "..Somut olay bakımından asıl dava yönünden İncelenen çeklere göre davacı şirket yetkilisi 1.ciranta konumundadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda çekin arka yüzünde davacı adına atılan ciro imzasının davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. İmza sahteliği mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülmesi mümkündür. Dava konusu çekteki birinci ciranta konumunda olan davacı ciro imzasının sahteliği tespit edildiğinden davacının çekten dolayı borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır. Çek istirdatı istemi yönünden; Davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı ve yine yemin delilinin 6100 sayılı HMK'nun 225 vd maddelerinde düzenlenmiş olup, yemin edecek kimseyi ceza soruşturması veya kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yeminin konusu olamaz (m.226/1-c) hükmü de dikkate alınarak, yemin delili değerlendirilmemiştir...." gerekçesiyle davacının menfi tespit talebinin kabulü ile İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu... TAŞ.Esenyurt Hadımköy Yolu Şubesine ait, keşidecisi ... Dokuma Kumaş Paz. San. ve Tic. AŞ, lehtarı davacı şirket olan 25.02.2019 tarihli, ... nolu, 300.000,00 TL bedelli çek ile İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu keşidecisi ... Dış Ticaret AŞ olan 03.04.2019 tarihli, 0025158 nolu ve 212.992,53 TL bedelli çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacının çek istirdat talebinin reddine, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde, sonraki cirantalarla herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığının ve çeklerin keşidecilerden ticari ilişki çerçevesinde hukuka uygun olarak iktisap edildiğinin belirleneceğini, müvekkilinin çalınan çekler hakkında iptal davası açtığını, ödemeden men kararından sonra çeklerin ibraz edilmesi nedeniyle bu çekler yönünden iptal kararı verilemediğini, bu nedenle keşidecinin kime ödeme yapacağının belirlenmesi için müvekkilinin defterlerinin incelenmesi gerektiğini, ticari defterlerin incelenmesine delil olarak dayanılmasına karşın, bu delilin incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu,Davalı ...'ın iktisabında kötü niyetli olduğunu, ibraz edilerek icra takibine konu edilen çeklerin her birinde aynı ciro silsilesi bulunduğunu, ciro silsilesinde müvekkili şirkete ait olmayan kaşe ve imzadan sonra sırasıyla, keşidecisi ... Tekstil olduğu çekte, ...ve Madencilik Elektrik Üretim Proje Taah. İnş. Nak. San. ve Tic. AŞ., ... İnş. Taahhüt Bilişim Tekn. Tkn. Taş. Tem. Org. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı Malz. Toptan Tic.- (Yetkilisi ...), ve ...'a ciro edildiğini, keşideci ... Tekstil olan çekin de ...ve Madencilik Elektrik Üretim Proje Taah. İnş. Nak. San. ve Tic. AŞ., ... İnş. Taahhüt Bilişim Tekn. Tkn. Taş. Tem. Org. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., ...Amb. Ağa. Ve Süs Bitk. İth. ... İnş. ve Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı Malz. Toptan Tic. - (Yetkilisi ...) ve ...'a ciro edildiğini, dava konusu çekler dışında da bazı çeklerin çeşitli takip ve davalara konu edildiğini, keşidecisi farklı olan bu çekler bakımından lehtar olan müvekkili şirketten sonraki cirantaların, birebir aynı olduğunu, Bu kapsamda davalılardan ...'ın elinde bulundurduğu çeklerden keşidecisi ... Dokuma Kumaş Paz. San. Tic. Ltd. Şti.olan 25.02.2019 tarihli, ... seri numaralı, 300.000 TL bedelli çekin İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, keşidecisi ... Dış Ticaret AŞ. Olan 13.04.2019 tarihli, 0025158 seri numaralı ve 212.992 TL bedelli çekin İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, keşidecisi ... Pamuklu Kumaş Tic. AŞ., olan 02.02.2019 tarihli, ... seri numaralı, 200.000 TL bedelli çekin İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, ...'ın yetkilisi olduğu firmanın bu denli yüksek bedelli çekleri piyasada döndürecek kapasitesi bulunmadığını, şirketin çalışan kayıtları ile mali kayıtlarının incelenmesi halinde bu durumun anlaşılacağını, fiktif şirketler yapıldığını, kötü niyetli olan ...'ın bugüne kadar icra takiplerini sadece müvekkiline karşı ilerlettiğini ve diğer cirantalara karşı takibi ilerletecek işlemler yapmamasının da işlemlerin fiktif olduğunu gösterdiğini, UYAP entegrasyon kayıtlarına göre ...'ın İTO kayıtlarında sorumlusu yahut yetkilisi olduğu şirketler de dahil edilerek incelenecek olduğunda, yalnızca İstanbul'da değil Türkiye'nin pek çok yerinde aynı mahiyetteki pek çok davanın tarafı olduğunun rahatlıkla görüleceğini, davalı ... tarafından müvekkili aleyhine icra takibine konu edilen ve açılan davalara ilişkin bilgilerin 01.07.2021 tarihli beyan ekinde mahkemeye sunulduğunu, bunun haricinde davalının ve davalıya ait şirketin UYAP entegrasyon kayıtları incelendiğinde kolaylıkla görüleceği üzere kötü niyetli davalı ... müvekkilinin yanı sıra onlarca kişiyi aynı yolla mağdur ettiğinin anlaşılacağını, Davalı hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ayrıca davalı hakkında benzer suçlar dolayısıyla İstanbul Anadolu Ceza Mahkemeleri tarafından verilmiş olan yakalama kararı olduğu ve davalının kaçak olduğunun UYAP entegrasyon kayıtlarının incelenmesi ile anlaşılabileceğinden mahkemece bu hususun araştırılarak kötü niyet tazminatı ve istirdat taleplerinin kabulü gerektiğini, davalının bir çok çeki benzer fiktif cirolarla iktisap etmesi ve ciro silsilesindeki şirketlerin en basit tebligatların dahi yapılamayan şirketler olmasının davalı ...'ın bu durumu bildiği ve kötü niyetli olduğu şeklinde yorumlanması gerektiğini, Müvekkiline atfen atılan imzaların ve kaşelerin sahte olduğunun bir çok yargılamada belirlendiğini, bu davada da her iki çekteki imzanın da sahte olduğunu,Davalı kötü niyetli olmazsa dahi iktisabında ağır kusurlu olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, benzer bir olayda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 12.03.2020 tarih ve 2018/1227 E., 2020/321 K. Sayılı benzer bir kararında kötü niyeti ortaya koyacak ilkelerin belirlendiğini ve bunların davalı ...'ın eylemleri ile örtüştüğünü, sonuç olarak kötü niyetli davalı ... hakkında, hukuk mahkemelerinde tarafı olduğu kambiyo senetlerine ilişkin pek çok dava ile dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, çek ile karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme gibi pek çok suça yönelik soruşturma ve kovuşturma dosyasının bulunması, yalnızca davacının değil diğer kişilerin çalınan çeklerinin de benzer ciro silsilesi ile iktisap edilmesi, bu çeklere ilişkin pek çok menfi tespit, istirdat ve imza itirazı davasının tarafı olması nedeniyle çekin istirdadı gerektiğini,Tüm bu vakıalar birlikte değerlendirildiğinde kötü niyetli olan davalının çeki geri vermesi gerektiğini, ayrıca kötü niyet tazminatına da karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın ve kötü niyet tazminatı talibinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, çekteki lehdara atfen atılan imzanın sahte olduğu iddiasıyla nedeniyle menfi tespit ve TTK’nın 792. maddesi uyarınca çek istirdatı istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda menfi tespit isteminin kabulüne, istirdat isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, aralarındaki ticari ilişkiye bianen dava dışı ... Dokuma Kumaş Pazarlama Ticaret A.Ş.'den 25.02.2019 keşide tarihli, 300.000 TL... 'a ait çeki ile keşidecisi ... Dış Ticaret A.Ş.olan 03.04.2019 keşide tarihli, ...k'a ait 212.992,53 TL bedelli iki adet çekin iktisap edildiğini, çeklerin 16.12.2018 tarihinde şirket kasasından çalınması nedeniyle su duyurusunda bulunulduğunu, bu çeklerle birlikte çalınan çok sayıdaki çeklerin ve müvekkilinin çeki dışında piyasada çalınan çok sayıda çeklerin benzer ciro silsilesi ve fiktif işlemlerle davalı ... tarafından takibe konu edildiğini, davalıların sahte işlemlerinin kötü niyetli veya ağır kusur olarak değerlendirilebileceğini ileri sürerek her iki çekin sahte ciroyla iktisap edilmesi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin çeki düzgün ciro silsilesine güvenerek iktisap etiğini ve iktisabının korunması gerektiğini savunmuştur. Davacının iş yerinde yapılan hırsızlık sonucu çok sayıda çek çalındığı ve bu çeklerle ilgili şikayet üzerine hırsızlık ve sahtecilik-dolandırıcılık yönünden işlemler yapıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği iddiasıyla davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce bu karar kaldırılmıştır. Davacı 16.03.2021 tarihinde eksik harcı tamamlayarak nispi harç üzerinden davasını ikame etmiştir. Mahkemece imza incelemesi kararı verilmiş, ancak icra mahkemesince çekler hakkında yapılan imza incelemesi yeterli görülerek, çekteki cirantaya atfen atılan imzanın davacı şirketin eli ürünü olmadığı belirlenerek menfi tespit kararı verilmiş ve bu karara karşın davalı vekilince herhangi bir itiraz veya istinaf başvurusu yapılmamıştır. Mahkemece menfi tespit kararı verilmesine rağmen, hırsızlık suçundan yapılan soruşturmada ve kovuşturma dosyasında davalı ...'ın yer almaması nedeniyle istirdat isteminin reddine karar verilmiştir. TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir. Davacı çekte taraf olduğundan, yetkili hamil olduğunu ispat ettiğinin kabulü gerekmiş, ayrıca dosya kapsamında mevcut kargo firması görevlisinin kolluk beyanından ve kargo firmasının davacıya gönderdiği e-postadan 23.02.2017 tarihinde davacı çeklerinin rızası hilafına elinden çıktığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında mevcut delillerden aksi yönde bir bilgiye rastlanılmadığı gibi davalının da aksi yönde bir savunması olmamıştır. Bu durumda davacının, davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Ancak dosya kapsamı incelendiğinde, davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüştür. Dava dilekçesinde sunulan UYAP kaydı görüntülerinden de davalı ... hakkında çok sayıda benzer dosyalar nedeniyle hukuk ve ceza davası bulunduğu anlaşılmıştır. Dairemizce yapılan UYAP kaydı sorgulamasında, mahiyeti tam olarak görülmemekle birlikte 56 adet soruşturma ve 27 adet ceza dosyasının yanı sıra 202 adet hukuk dava dosyasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, dava dilekçesi ile dosyaya sunduğu diğer beyanlarında davalı ...'ın fiktif işlemler ve gerçekte var olmayan şirketler üzerinden ciro ettirdiği çekleri takibe konu ettiği ve bu şekilde yapılan işlemlerin davalının kötü niyetini veya en azından iktisabında ağır kusuru ortaya koyduğunu savunmuştur. Diğer yandan bu ve benzer çeklerle ilgili olarak davalı ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından, özellikle dava konusu çekler bakımından bir soruşturma açılıp açılmadığı veya açılmışsa soruşturmanın kamu davasına dönüp dönmediği dosya içerisinden anlaşılmamaktadır. Bu nedenle mahkemece belirtilen UYAP entegrasyon ekranındaki dosyaların incelenerek, çok sayıda benzer işlemlerin yapılmış olmasının davalı bakımından kötü niyet veya ağır kusur oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmediği ve davacının istirdada ilişkin talebinin bu yönüyle gerekçesiz bırakıldığı anlaşıldığından, belirtilen şekilde inceleme yapılması ve uyuşmazlığın esasına ilişkin deliller tam olarak toplanarak bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.10.2025
KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.