T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/617
KARAR NO : 2025/1425
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/11/2021
NUMARASI : 2014/781 E. - 2021/1205 K.
DAVANIN KONUSU: Çek İstirdadı
Taraflar arasındaki çek istirdadı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı çalışanı ...'in tahsilattan dönerken şirketin aracından 02.11.2013 günü hırsızlık olduğunu, araçta bulunan üç adet çekin de çalındığını, bunlardan birinin de ..., ...Çiftliği Şubesine ait ... no'lu, 21.02.2014 tarihli, 12,00,00 TL bedelli çek olduğunu, bunun da çalındığını, 07/11/2013 tarihinde İstanbul Anadolu 14.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2013/866 Esas sayı ile çeklerin iptali davası açıldığını, mahkemenin 18/03/2014 tarihli duruşmasında çekin davalı şirket tarafından ... ...Şubesine ibraz edildiğinin belirtildiğini, istirdat davası açmaları gerektiğini ileri sürerek, ..., ...Çiftliği Şubesine ait ... no'lu, 21.02.2014 tarihli, 12,00,00 TL bedelli çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili, 01.11.2016 tarihli dilekçesinde ise; ... AŞ'nin ...şubesinin İstanbul Anadolu 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/866 Esas sayılı çek iptali dava dosyasına verdiği cevapta çekin ... Ltd. Şti. tarafından ibraz edildiğinin beyan edildiğini, mahkemece de bu şirkete karşı istirdat davası açmak için taraflarına mehil verildiğini, bu sebeple eldeki davalı ... şirketine karşı açtıklarını, ancak dava açıldıktan sonra ... müvekkili davacıya karşı Anadolu 24. İcra Dairesinin ... Esas kayıtlı takibini yaptığını, bu durumda çeki elinde bulunduranın ... AŞ olduğunu, dava konusunun bu şekilde temlik edildiğini, bu sebeple HMK 'nın 125/1.a uyarınca ... şirketi çeki elinde bulundurmadığı için bu şirket hakkındaki davalarından vazgeçtiklerini, çekin meşru hamilinin davacı olduğunu, keşideci ile davacının arasında ticari ilişki bulunduğunu, mal satımına dair faturaların bulunduğunu, davayı çeki elinde bulunduran ... AŞ'ye yöneltiklerini belirterek çekin ... AŞ'den alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.Davalı T.... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı borçlu ... ...Ltd. Şti.'ne kullandırmış olduğu krediden dolayı alacaklı olduğunu, dava konusu çek tahsilinde de çek bedelinin kredi borcuna mahsup edilmek üzere iyiniyetli meşru hamil müvekkili bankaya ciro yolu ile geçtiğini, çekin teminat çeki olmadığını, şahsi defilerin iyiniyetli üçüncü kişi müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak, davanın reddini %20 tazminata hükmolunmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava; Hukuki niteliği itibariyle çekin istirdına ilişkin bulunmaktadır.Davacı tarafça dava öncelikle ... ... ÜrünleriSan.ve DışTic.Ltd.Şti. aleyhine açılmış, davacı şirket yetkilisince verilen 01.11.2016 tarihli Dilekçe ile; İstanbul Anadolu 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin (kapatılan) 2013/866 Esas sayılı dosyasından ... ... Ürünleri San.ve DışTic.Ltd.Şti. aleyhine dava açılması için süre verildiği, bu sebeple de bu şirket hakkında dava açıldığı, ancak dava konusu çekin ... ... Şubesi tarafından icraya konduğu belirtilerek davalı şirket hakkında açtıkları davalarından vazgeçtiklerini davaya ... yönünden devam edilmesini talep etmiş ilerleyen duruşmalarda da bu beyanlarını tekrar etmiştir. İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/596 (eski İst.And.14.ATM 2013/866) Esas sayılı dosyasının incelenmesinde mahkemece çekin ibraz bilgilerinin sorulması üzerine ... ... çiftliği Şubesi tarafından cevabi yazıda, çekin ... ... Ürünleri San.ve DışTic.Ltd.Şti. tarafından 85000275 nolu hesaba teminat amaçlı olarak verildiğinin belirtildiği görülmüştür. Mahkemece 18.03.2014 tarihli ara kararla; davacı şirkete ... ... Ürünleri San.ve DışTic.Ltd.Şti. aleyhine istirdat davası açması için iki haftalık kesin süre verilerek davacının yanlış yönlendirildiği görülmektedir. Dava konusu itibariyle rıza dışında elden çıkan çekin istirdadına ilişkin bulunduğundan davacı tarafın talep sonu ile erişmek istediği amacı bakımından davanın çeki elinde bulunduran Halk Bankasına karşı açması gerekli bulunmaktadır. Belirtilen sebeplerle Mahkemenin 01.10.2020 tarihli ara kararı ile; Davacı şirket yetkilisinin davaya Halkbankası yönünden devam edilmesi yönündeki talebinin dosya kapsamında bulunan, yukarıda anılan dosyada bankanın cevabi yazısı, Halkbankasının yazılı beyanı ve icra takip dosyası dikkate alınarak davanın açılması aşamasında davacı tarafça, dava konusu çekin, Halkbankası elinde bulunduğu bilinemeyeceğinden davacı şirket yetkilisinin talebinin HMK 124/4 uyarınca kabulüne, Mahkememizce verilen 19/12/2019 tarihli ara karardan dönülmesine, ... davalı olarak kabulüne, davalı ... ... Ürünleri San.ve DışTic.Ltd.Şti.nin davalı konumundan çıkartılmasına karar verilmiştir. Dosya bankacı bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda; Dava konusu ... ... Şubesi, çek no: ..., 21.02.2014 Tarih, 12.000 TL. tutarlı çekin 21.02,2014 tarihinde ... A.Ş.'ye ibraz edildiği, çek hakkında T.C. İstanbul Anadolu 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.11.2013 tarih 2013/866 Esas sayılı ( Dava sürecinde kapanan mahkeme nedeniyle dosya İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/596 Esas olarak değişmiştir) ödeme yasağı kararı nedeni ile banka tarafından işlem yapılmadığı, dosyaya sunulan belgelerden ... A.Ş. tarafından 18.06.2015 tarihinde açılan ...2.İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile çek aslının Tekirdağ 2.İcra Dairesine teslim edildiği, davacı ... San. Tic. Ltd. Şti ile davalı ... İnşaat Ağaç ürünleri San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti arasında istirdat konusu edilecek çek bulunmadığı, dava dosyasına sunulan herhangi bir ödeme, masraf dekontu olmadığı için finansal hesaplama yapılmadığı, şeklinde raporunu sunmuştur.İstanbul Anadolu C.Başsavcılığının 2013/158721 nolu soruşturma dosyası getirtilmiş olup dosyanın incelenmesinde; dosyanın faili meçhul suçlar bürosuna tevzi edildiği, zamanaşımı süresinin dolacağı 02.11.2021 tarihine kadar şüphelilerin aranmasına karar verildiği bu hususta kolluk birimine yazı yazıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında uyuşmazlık konusu davacı şirketin elinden rızası dışında çıktığı iddia olunan ... ... Şubesine ait keşidecisinin ... ... San.Tic.Ltd.Şti. olduğu, davacı şirketin lehtarı olduğu ... çek seri nolu 21.02.2014 tarihli ve 12.000 TL. tutarlı çekin istirdadına ilişkidir. Çek, Türk Ticaret Kanununun 780 ila 823 maddeleri ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. Türk Ticaret Kanununun 818. maddesinin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin çek hakkında da uygulanması kabul edilmiştir. Çek bir kıymetli evraktır. Her kıymetli evrak gibi çek te bir hak içerir ve bu hak çeklerde bir alacak hakkıdır. Çeke bağlanmış olan alacak hakkının istenebilmesi için çekin ibrazı şarttır. Başka bir kişiye devri de ancak çekin devri yoluyla sağlanabilir. Çek, Kambiyo senetlerinden olup tek başına bir alt ilişkiye bağlı olmaksızın hak ve borç doğuran belgelerdendir. TTK’nın 790. maddesi uyarınca; Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Aynı Kanunun 792. maddesi uyarınca; Çek, her hangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı, ister ciro suretiyle devredilebilen bir çek sözkonusu olsun, hamil hakkını 790 nci maddeye göre ispat ettiği takdirde, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü bulunmaktadır.Anılan düzenleme ile çekin hamilin elinden herhangi bir surette çıkması hâlinde çeki elinde bulunduran hamile, ancak çeki kötü niyetle iktisap etmesi ya da iktisapta ağır kusuru bulunması hâllerinde geri verme mükellefiyeti getirilmiştir. Bu haller dışında çeki elinde bulunduran hamil geri verme mükellefiyetinde olmadığı gibi çeki elinde bulundurmasından kaynaklanan yasal haklarını kullanma olanağına da sahiptir. Çek, üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Somut olayda dava konusu çekin lehtarının davacı şirket olduğu, çek üzerinden şeklen davacının beyaz ciro ile çeki ciroladığı, akabinde .....Ltd.Şti ve ... ... Ürünleri San.ve Dış Tic.Ltd.Şti.nin cirolarının bulunduğu en son olarak çekin davalı bankaya verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tarafça takip edilmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilen İstanbul Anadolu 3.icra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından çek arkasındaki ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş ise de dava konusu çekteki ciro zinciri görünüşüne göre muntazam olup davalı bankanın ciro üzerindeki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığını bilebilmesi mümkün bulunmamaktadır. Davalı taraf iyiniyetli hamil konumunda bulunmakta olup davacı taraf davalının çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu ispat edebilmiş değildir. Davacı taraf bu hususta çeklerin çalındığına dair ihbar evraklarına dayanmış ise de savcılığa intikal eden dosyada aşama kaydedilmediği, dosyanın faili meçhul suçlar bürosuna intikal ettirildiği ve zamanaşımı süresinin dolacağı 02.11.2021 tarihine kadar şüphelilerin aranması için ilgili kolluk birimine müzekkere yazıldığı görülmektedir. Belirtilen sebeple davacı tarafça davalının dava konusu çeki iktisapta kötüniyetle hareket ettiği veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu bulunduğu ispatlanamadığından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı bankanın mahkemeye göndermiş olduğu yazıda dava konusu çekin 21.02.2014 tarihinde bankaya ibraz edildiği, çek hakkında ödeme yasağı nedeniyle herhangi bir işlem yapılmadığı bilgisinin verildiğini, çek fotokopisinin arka yüzü incelendiğinde davalı bankanın ''... ...Şubesi 21.02.2014 tarihinde ibraz edilen işbu çek hakkında T.C. İstanbul Anadolu 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.11.2013 tarih, 2013/866 Esas sayılı ödeme yasağı kararı bulunduğundan işlem yapılmamıştır.'' şerhi bulunduğunu, bu şerhten bankanın herhangi bir işlem yapmayıp çeki kendisine ibraz eden ... Ltd. Şti.'ne iade ettiğini, bu yazı ve çek suretinin arka yüzünün bu şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle mahkemece ... Ltd. Şti.'ye karşı istirdat davası açmak için müvekkiline süre verildiğini, bu sebeple istirdat davasının ... şirketine açıldığını, çekin çalınması, zayi nedeniyle iptal davası açılması ve daha sonra huzurda görülen işbu davanın 16.09.2014 tarihinde açılmasından 1 yıl sonra ... alacaklı sıfatıyla İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla müvekkili ile diğer borçlular aleyhine takip başlattığını, bankanın kötüniyetli olduğunu, çekin çalındığını ve çek için ödeme yasağı olduğunu bildiğini, İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınmış olan bilirkişi raporunda çekin ön ve arka yüzünün rapora dercedildiğini, bankanın beyanının da net olarak orada görüldüğünü, Bankanın takip yapmakla ve mahkemeye gönderdiği yazıda çekin teminat amaçlı bankaya verildiği yönündeki beyanları ile çekin arka yüzündeki beyanlarının çeliştiğini, Bankanın delil ürettiğini, doğrusu ve hukuken geçerli olan beyanın çekin arka yüzündeki beyan olduğunu, Bankanın çeki iade ettikten sonra her nasılsa 1 yıl sonra çeki tekrar ... Ltd. Şti.'den vermiş olduğu kredilere teminat olarak aldığını, icra takibi yaptığını, bunun üzerine müvekkil şirketin yetkilisi imza itirazında bulunduğunu, İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nde alınan bilirkişi raporunda imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiğini, bir unutkanlık nedeniyle davanın işlemden kaldırıldığını, ayrıca çekin artık ...'nda olduğu ortaya çıkınca davadan sonra müddeabihin ...'na temlik edildiği anlaşılınca müddeabihin temliki kurumu işletilerek davanın ...'na yöneltildiğini, ciro silsilesinin düzgün olmadığını, imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bu çekin mahkemeye iade edilmesi gerektiğini, imzaların istiklali prensibinden hareketle bankanın eline geçirdiği bu çekle ilgili takip yapacaksa takibi ... ve ... İnşaat Ltd. Şti.'ye de yapması gerektiğini, davacı şirket yetkilisinin imzasının sahte olduğu anlaşıldığına göre müvekkiline ve keşideci ... Ltd. Şti.'ye karşı takip yapılmaması veya çekin müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini, davalı bankanın en azından ağır kusurlu olarak bu çeki iktisap ettiğini, bu sebeple davanın kabulü gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava konusu çekin incelenmesinde; ... Şubesine ait, 21.02.2014 tarihli ve 12.000,00 TL bedelli çekin dava dışı ... ... San. Tic. Ltd. Şti.tarafından keşide edildiği, lehtarın davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.olduğu, çekin davacı lehtarın cirosuyla dava dışı ... Oto Yedek Parça San.ve Tic. Ltd. Şti.'ne, bu şirketin imzası ile ... ... İnşaat Ağaç Ürünleri San.ve Dış Tic. Ltd.Şti.'ne ciro edildiği, bu şirketin de çekin bankaya tahsil amacıyla beyaz ciro ile davalı bankaya devredildiği, çekin 21.02.2014 tarihinde Halkbankası ...Şubesine ibraz edildiği, İstanbul Anadolu 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.112013 tarihli ödemeden men kararı şeklindeki tedbir kararı sebebiyle işlem yapılamadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu çekin davalı banka tarafından 17.06.2015 tarihinde davacı ile keşideci ve diğer ciranta ... .. Ltd. Şti.aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı Bankanın dosya kapsamında bulunan 16.02.2016 tarihli müzekkere cevabında; dava konu çekin ...şubesine ibraz edildiği, çekin müşteri ... ... Ltd. Şti.tarafından ...Şubesindeki kredi teminat hesabına verildiği bildirilmiştir.Öncelikle belirtmek gerekir ki, Mahkemece HMK'nın 124/4 maddesi uyarınca davalı ... şirketinin davalı olmaktan çıkarılmasına karar verilerek davanın Bankaya yönetilmesi bu yönde ara karar kurulması yerinde olmuştur. Zira davalı Bankanın çek iptali dava dosyasına gönderdiği 06.12.2013 tarihli müzekkere cevabında; çekin müşteri ... tarafından ... no'lu hesaba teminat verildiği, tedbir kararının ekrana işlendiği, müşteriye çek aslı ile mahkemeye başvurmasının bildirildiği belirtilmiş olup bu ifadeden çekin ... ... Ltd. Şti.'nde olduğu sonucu çıktığı ancak daha sonraki yazışmalarda çekin davalı bankaya tahsil için verilmiş olduğu, bu nedenle davacının davayı ... ... Ltd. Şti.'ne yöneltmesinin maddi hata niteliğinde olduğu görülmektedir. TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle hükümlüdür." aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çekin iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı). Bu bilgilere göre somut olayda davacı, dava konusu olan, keşidecisi tarafından düzenlenip kendisine verilen çekin hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Çekin tahsilat makbuzu ile teslim alındığı, davacının keşideciye düzenlediği faturaların dosyada bulunduğu, çekin zayi olmasından sonra, davacının şikayetçi olduğu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/158721 Soruşturma sayılı dosyasında davacının müşteki olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle çekin hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ispatlamıştır. Ancak davacının çekte lehtar olarak yer aldığı, çekin ciro silsilesinde kopukluk olmadığı, davalının çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu gösteren herhangi bir delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı, çekin mücerret nitelikte olduğu, bu haliyle davacının, davalının iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, icra hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olmadığının belirtildiğini ileri sürmüş ise de, söz konusu icra hukuk mahkemesi dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği gibi bu yönde bir karar verilmeyip imzanın sahteliği sabit olsa dahi TTK'nın 677. maddesindeki düzenlemeye göre, imzaların istiklali prensibi benimsenmiş olup, ciro imzalarından biri sahte bile olsa, düzgün ciro silsilesine göre çeki iktisap edenin, çeki iktisapta ağır kusurunun bulunduğunun ayrıca kanıtlanması gerekir. Ancan somut olayda bu yönde bir delilin de bulunmadığı görülmektedir. Bu açıklamalara göre davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 18.09.2025
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.