T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/713
KARAR NO:2025/1278
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/12/2021
NUMARASI:2015/900 E. - 2021/936 K.
DAVANIN KONUSU:Alacak- Teminat senedinin iadesi (Acentelik)
Taraflar arasındaki alacak ve teminat senedinin iadesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle alacak talebinin reddine, teminat senediyle ilgili davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı ile imzalamış olduğu Ankara Bölge Müdürlüğüne bağlı ... Acentesinin işletilmesine yönelik 29/01/2010 tarihli Acentelik Sözleşmesini, aynı tarihli Ek Protokolü, aynı tarihli Ek Protokol niteliğindeki Cari Hesap Sözleşmesi ve Alt Kira Sözleşmesini 04/09/2014 tarihi itibariyle feshettiğini, feshin haksız olduğunu, zira ihtarnamede bahsedilen fesih sebeplerinin davalının fesih ihtarında bahsettiği gibi "güven sarsıcı, '... Kargo'ya kısmen dahi olsa zarar verebilecek eylem ve işlemler" olmadığını, 04/09/2014 ihtarnamenin tebliğ tarihinde devir işlemlerine başlandığını ve devam ettiğini, fesih sebeplerinin davacının acenteliğine son vermek için üretilen bahaneler olduğunu, ticari hayatın olağan akışında olabilecek şeyler olduğunu, davacının kastı bulunmadığını, müvekkilinin fesihten kaynaklanan 43.669,49 TL'lik asıl alacağını davalıdan almak için... sayılı esas dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak 04/09/2014 tarihinden alacağın icraya konduğu tarihe kadar (11/02/2015) ve dahi dava tarihine kadar davacının alacakları konusunda davalı ile bir türlü mutabakata varamadığını, nihayetinde davalının takip konusu alacağın sadece 17.238,63-TL'sini kabul ettiğini ve ödediğini, kalan asıl alacak olan 26.430,86 TL için de kısmi itirazda bulunduğunu ve icra takibini durdurduğunu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/228 esası ile itirazın iptali davası açılmasına sebep olduğunu, eldeki dava konusunun davacının ödemiş olduğu yatırım katkı payının iadesi istemine ilişkin olduğunu, acentelik sözleşmesinin 13. sayfasında isim hakkı başlığı altında 37. maddede düzenlenen bedelin 31/03/2011 tarihinden 31/05/2014 tarihine kadar aylık taksitler halinde davacıdan tahsil edildiğini, sözleşmeyi haksız olarak fesheden davalının bedeli iade etmesi gerektiğini, ayrıca davacının sözleşmenin imza aşamasında 5. madde uyarınca davalıya 50.000 USD bedelli teminat senedi verdiğini, davalının senedi iade etmediğini iddia ederek, davacıdan yatırım katkı payı adı altında kesilen 83.621,71 TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte tahsiline, davalının uhdesinde tuttuğu 50.000,00 (Elli bin) ABD doları tutarlı teminat senedinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 29.01.2010 tarihinde imzalanmış olan Acentelik Sözleşmesi, Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü, Cari Hesap Sözleşmesi niteliğindeki Ek Protokol ve Alt Kira Sözleşmeleri ile davalı şirketin ... (...) ... (Şubesi)'nin acente olarak davacıya devredildiğini ve davacının işletmesine bırakıldığını, Türk Ticaret Kanununda açıkça tarif edildiği üzere, acentelik ilişkisinin güvene dayalı bir ilişki iken davacı acentenin faaliyet göstermiş olduğu bu dönem içerisinde müvekkili şirket yetkilileri tarafından yapılan denetimlerde suistimaller yaptığının tespit edildiğini, tüm uyarılara rağmen kurumsal yapıya ve imzalanan Acentelik Sözleşmesine uygun hale getirilmeyerek sulistimallere devam edildiğinin tespit edildiğini, buna istinaden davacı acentenin yapılan kasa kontrollerinde muhatabın cari çalıştığı ..., ..., ..., ... firmalarına ait süspanda bekleyen faturaları 13.08.2014 - 20.08.2014 - 27.08.2014 tarihlerinde müşterilerinden tahsil edilmemesine rağmen sistemden tahsil düşüşlerinin yapıldığını, Yönetmelik, Genel Müdürlük ve Bölge Müdürlüğünden gelen talimat yazıları gereği birimin tüm faaliyetlerini kapsayacak şekilde hazırlanması gereken aylık çalışma programının Eylül, Kasım, Aralık 2013 ve Mart 2014 aylarının hazırlanmadığını, Ağustos, Ekim 2013, Ocak, Şubat 2014 aylarının da hazırlanıp iletilmediğini, devir kargoları açıklamalarının mevcut durumu yansıtacak şekilde sisteme işlenmediğini, devir kargo kontrollerinin sağlıklı bir şekilde yapılmadığını, ... ve ... plakalı araçların şirket standartlarında logo ve giydirilmesinin yapılmamış olduğunu, acentelik süresince toplamda 10 uyarı/ihtar/yansıtma cezası alınması gibi pek çok işleyişe aykırı husus ve daha pek çok işleyiş hatası belirlenmiş olduğunu, böylece davacının gerek müvekkili şirket yönetmeliği gerekse de Acentelik Sözleşmesi hükümlerine açıkça aykırı hareket ettiğinin tespit edildiğini, söz konusu hususların tespit tutanağı ile tespit edildiğini, acente sahibi ve müdürü davacı tarafından da tespit tutanağının imza edilerek sübut bulduğunu, bunun üzerine, müvekkili şirket tarafından acenteye ihtarname gönderilmek ve ihtarnamede fesih gerekçeleri de açıkça belirtilmek suretiyle mezkur Acentelik Sözleşmesi ve eklerinin müvekkili şirket tarafından 29.08.2014 tarihinde haklı nedenle tek taraflı olarak feshedildiğini ve acentelik ilişkisine son verildiğini, buna karşın davacının müvekkili şirket aleyhine işbu (haksız) tazminat davasını ikame ettiğini ve 83.621,71.TL yatırım katkı payı bedelinin ve müvekkili şirketin uhdesinde tuttuğunu iddia ettiği 50.000.USD tutarlı teminat senedinin iadesini talep ettiğini, taraflar arasındaki delil sözleşmesi uyarınca davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının kesin delil olduğunu, tanık deliline başvurulmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin 37. maddesi uyarınca yatırım katkı payının davacıya iadesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirkete teminat senedi verdiği iddiasının gerçek olmadığını, iddiasını ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mezkur sözleşme hükümlerinde neticeten davalı şirket tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshi halinde davacı acentenin yatırım katkı payının iadesini talep edemeyeceği kararlaştırılmıştır. Tarafların karşılıklı imzalarını taşıyan tutanaklar ile belgeye bağlanan ve bilirkişi raporunda ayrıntısına yer verilen davacı eylemlerinin taraflar arasındaki güven ilişkisini önemli derecede sarsıcı ve sözleşmenin devamını çekilmez kılıcı nitelikte olması nedeniyle davalının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilmiş; bu bağlamda, davacı tarafından yatırım katkı payının iadesinin talep edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak , yatırım katkı payı adı altında tahsil edilen bedelin iadesi talebine ilişkin açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı yanca dava dilekçesinde yatırım katkı payının iadesiyle birlikte davalı şirkete verildiği iddia olunan 50.000 USD bedelli teminat senedinin iadesi de talep edilmişse de, bu talebe ilişkin harç ikmali yapılmadığından ve verilen kesin süreye rağmen harç eksikliği giderilmediğinden 07/10/10/2020 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile teminat senedinin iadesine ilişkin talep bakımından dosyanın Harçlar Kanunu'nun 32. ve HMK'nun 150. maddeleri uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal sürede harcı ikmal edilmek suretiyle dosya yenilenmediğinden..." gerekçesiyle yatırım katkı payı adı altında tahsil edilen bedelin iadesi talebine ilişkin açılan davanın reddine, teminat senedinin iadesi talepli davanın HMK' nun 150/1- 5. maddeleri uyarınca açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin karar verirken 19.03.2018 tarihli kök ve 08.01.2019 tarihli ek raporların feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı irdelenmeden hazırlandığından ve bu haliyle uyuşmazlığın aydınlatılması noktasında yeterli görülmediğinden yeniden rapor alınmasına karar verildiğini ve rapor ile ek rapor alındığını, 01.03.2021 tarihli heyet raporunda açıklamalara yer verildiğini, konunun devamı olarak davalının acentenin borcundan dolayı bloke uygulamasının taraflar arasındaki sözleşmelerde hüküm altına alınmadığı, sözleşmenin 20.maddesinde; faturaların tahsilatı ve tahsil edilen paranın ... Kargoya gönderilmesi başlığı altında gecikilen her gün için %0,5 oranında gecikme cezası uygulanacağının hükme bağlandığı, davalının davacıya bu hüküm gereğini uyguladığı, hem gecikme cezası uygulayıp hemde aynı sebebe dayanarak sözleşmeye aykırı iddiası ile haklı fesih ileri süremeyeceğinin ayrıca maddede ya da bir başka maddede bloke koyma müeyyidesinden bahsedilmeyerek davalının gecikme cezasından başka bir bloke koyma yaptırımı ile müvekkili acenteyi kasıtlı olarak zor ve aciz durumda bırakarak kendince haklı fesih sebebi oluşturma çabasının geçersiz ve hukuksuz bir uygulama olduğunu, kanun tarafından da acenteye karşı güçlü durumda olan davalının haksızlığınında korunmaması gerektiğini, fesih sebeplerinden bir diğerinin 2010 yılından bu yana kanunen alınması zorunlu olan G3 yetki belgesinin alınmadığına ilişkin olduğunu, davacının sözleşmeyi feshettiği tarihte 15'e yakın G3 belgesi olmayan acentesi olduğunu, 2006 tarihinden veya davalının acentesi olup hala fesih tarihi itibariyle G3 belgesi olmayan acentelerin bulunduğunu, davalı tarafından acenteler arasında farklı uygulamalar yapıldığını ve çifte standart uygulandığını, davalının keyfi ve kasıtlı fesih işlemindeki kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, ayrıca müvekkilinin G3 belgesi almak için 27.08.2012 tarihinde Bakanlığa başvurarak bu konudaki hassasiyetini gösterdiğini, davalının yönetmelik ve talimatlar gereğince aylık çalışma programlarının hazırlanmadığı ya da hazırlanıp iletilmediği hususunda ise davacı müvekkilinin bahsedilen aylık çalışma programlarını hazırlayıp gönderdiğini, hazırlanıp iletilmemek gibi bir hususun söz konusu olamayacağını, davalının iç işleyişindeki aksilik ya da kaybolma ihtimali için davacının müdahalesinin mevzu bahis olmayacağını, davalının bir diğer iddiasının ise zamanında çıkmayan havaleler konusunun ise müvekkilinin ... ve .... mobil dağıtımının 18:30'da bittiğini, ofise ancak dönüş gerçekleştiğini, ofis yakınında davalının çalıştığı banka olmadığı için ve PTT'de 16:30'da kapandığı için bazı havalelerin bir gün sonra çıkabildiğini, önemli olanın davalının niyeti olduğunu, bilirkişi raporlarında fesih haklı ya da haksız olduğunu gerekçeli kararda bahsedildiğinin aksine detaylı olarak incelenmediğinin davacının acentelik süresince verdiği savunma ve cevapların değerlendirilmediğini, raporlar arasında eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı çelişkilerin mevcut olduğunu, çelişkiler giderilmeden karar tesis edildiğini, acentelik/bayilik bu gibi sözleşmelerin aslında taraflardan birinin sırf acentelik alabilmek için imzaladığı, tarafların ticari çıkarlarınında ticari büyüklüklerininde acentelik başvurusunda bulunan müvekkili açısından aleyhe olarak dengesiz olduğu ve davalı şirket tarafından hazırlanarak müvekkili tarafından sırf acentelik alabilmek için kayıtsız ve şartsız imzalamak zorunda kalınan sözleşmeler olduğunu, sözleşmenin 37.maddesine gönderme yapan bilirkişi heyetinin bu tür sözleşmelerin zayıf tarafından mecburen ve değiştirme hakkı dahi olmadan imzaladığını göz ardı ederek rapor oluşturduğunu, oysa davacı acentenin tüm varını yoğunu bu işe koyarak haklı mı? haksız mı? yanlı mı? yansız mı? bakmadan sözleşmeyi imzaladığını, dava konusu yatırım katkı payını ödediğini, son taksite müteakip sözleşmenin feshedildiğini, hukukta iyi niyetin korunması gerektiğini, dosyanın tekrar dava özelinde değerlendirilmesi gerektiğini iddia ederek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle yatırım katkı payı altında kesilen bedelin tahsili ile 50.000,00 ABD doları tutarlı teminat senedinin iadesi istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, acentelik sözleşmesinin varlığı, sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği ve birden fazla hukuki uyuşmazlığın bulunduğu konusunda herhangi bir ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli olup olmadığı, raporlar arasında çelişki bulunup bulunmadığı, sözleşme feshinin haklı olup olmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.Dosya kapsamından, taraflara arasında 29.01.2010 tarihli acentelik sözleşmesinin imzalanmış olduğu, aynı tarihte acentelik sözleşmesi ek protokolünün, cari hesap sözleşmesinin, alt kira sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sözleşmenin süresinin 2.maddede; acentenin acentelik hizmeti vermeye başladığı tarihte başlayacağı ve süresiz olduğu, süresiz olarak imzalanan sözleşmenin tarafların sözleşmeyle tanınmış haklı nedenle fesih haklarını kullanmalarına dayalı olarak sona erdirilmiş olmadıkça geçerli olduğunun belirtildiği, sözleşme kapsamının 3.maddesinde; sözleşmeyle ... Kargo'nun acenteyi kara yolu ile şehirler arası kargo taşımacılığı konusunda yerel acente olarak tayin ettiğinin belirtildiği, acentenin faaliyet ve sorumlulukları ile sınırlarının 4.maddede düzenlendiği, 5.maddede; acentenin uymakla yükümlü olduğu düzenlemelere yer verildiği, 20.maddede; faturaların tahsilatı ve tahsil edilen paranın ... Kargo'ya gönderilmesi başlığı ile (a) bendinde; acentenin ücreti alıcıdan ve peşin ödeme taşımalarına ilişkin taşıma ücretlerini ve tahsilatı yapılmak üzere kendisine gönderilen faturaları yönetmeliğe uygun olarak ... Kargo nam ve hesabına gününde tahsil edeceği ve ... Kargo tarafından belirlenip kendisine bildirilen banka hesabına en geç yönetmelikte belirtilen tahsilat gününde yatırılacağı, bu sürenin kesin vade olduğu, bu aşamada meydana gelen gecikmelerde sayısına bakılmaksızın ... Kargo'nun haklı nedenle fesih hakkının doğacağını ve haklı nedenle fesih hakkı kullanılsın veya kullanılmasın gecikilen her gün için söz konusu geciken bedelin % 0,5 oranında gecikme cezası uygulanarak acentenin hak edişinden kesileceğinin belirtildiği, acentenin her haftanın cuma akşamı günlük kasa bültenlerinin dışında bir kasa açıklaması düzenleyeceği, bu açıklamada tahsil edilmeyen faturaları ve gecikme nedenlerini de belirteceği, acentenin ... Kargo'nun onayı dışında kendiliğinden tahsilatları geciktiremeyeceği, yersiz gecikmenin her günü için acentenin geciken faturanın her biri için % 0,5 oranında gecikme cezasının hak edişinden kesilmesini kabul ve taahhüt ettiği hususunun 5.bentte düzenlendiği, (c) bendinde; ancak gecikme süresinin cezalı süre dahil 15 günü geçemeyeceği, bu sürenin aşılması halinde ... Kargo'nun geciken miktarın tümünü ve gecikme cezasını defaten acentenin hak edişinden keserek tahsil edeceği, bu hususun aynı zamanda ... Kargo lehine haklı nedenle fesih hakkını doğuracağı hususlarına yer verildiği, sözleşmenin 37.maddesinde; isim hakkı üst başlığı ile yatırım katkı payı bedeli ve ödenmesi adı altında, acentenin ... Kargo'ya yatırım katkı payı bedeli olarak ekli cari hesap sözleşmesinde belirtilen tutardaki peşin bedeli ve kalan ödemeyi 36 ayda ve cari hesap sözleşmesindeki formüle uygun olarak ödeyeceği, buna ilişkin hükümlerin ek protokolde yer alacağı, iş bu bedelin bir defaya mahsus olarak alınacağı, sözleşme süresi boyunca bir daha talep edilemeyeceği, iş bu bedelin acentenin haklı feshi hariç hiçbir hal ve şartta iade edilmeyeceği, bu hususun acentenin açık ve seçik gayri kabili rucü kabulünde olduğu, acentenin haklı feshine dayalı olarak iadenin gerekmesi durumunda faiz, cezai şart ve vs niteliğinde hiçbir feri ödeme yapılmayacağı, isim hakkı olarak alınan bedelin iade tarihinde aynen EURO cinsinden acenteye iade edileceğinin belirtildiği, taahhütlerin yerine getirilmesinin 39.maddede hakediş tespiti ve ödemelerinin 40.maddede, fesih koşullarının 41.maddede düzenlendiği, söz konusu maddede, sözleşmenin tarafların haklı nedenle fesih haklarını kullanacakları özel hallerde fesih iradesini karşı tarafa tebliğini takip eden gün sona ereceği, bunun dışında tarafların sözleşmeyi feshedemeyecekleri, 3.bentte, ... Kargonun iş bu sözleşmedeki yükümlülüklerinden herhangi birisini mücbir sebebe dayananlar hariç 30 gün süreli ihtara rağmen yerine getirmemesi durumunda acente açısından haklı nedenle fesih imkanının oluşacağı hususuna yer verildiği, acentelik sözleşmesi ek protokolünün düzenlenmiş olduğu, protokol süresinin 3.maddede düzenlendiği söz konusu maddede acentelik sözleşmesi ile aynı süre içerisinde geçerli olacağının belirtildiği, ek protokolün 2.maddesinde konu başlığı ile protokolün taraflar arasında 29.01.2010 tarihinde imzalanmış olan Ankara ili ... Şubesi, acentelik sözleşmesinin eki ve mütemmim cüzü olduğunun ifade edildiği, protokolün 9.maddesinde fesih hallerinin düzenlendiği, (a) bendinde; acentelik sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshi durumunda kendiliğinden feshedilmiş sayılacağının belirtildiği, (b) bendinde; protokol gereği acentenin yerine getirmesi gereken yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde ... Kargo'nun sözleşme ve dolayısıyla ek protokolü feshedebileceğinin belirtildiği, acentelik sözleşmesi ek protokolü cari hesap sözleşmesinin ayrıca düzenlendiği, 2.maddesinde konusunun taraflar arasında imzalanmış olan 29.01.2010 tarihli sözleşmenin tamamlayıcı parçası niteliğinde olduğu, acentenin ... Kargoya sözleşmeye istinaden acentelik hizmeti karşılığında elde edeceği hak edişin hesaplanması ve ödenmesi esaslarının düzenlediğinin belirtildiği, acente tarafından yapılacak ödemelerin 7.maddede; hak edişlerin ödenmesinin ise 5.maddede düzenlendiği, 7.maddenin ilk bendinde; acentenin şubeyi devir aldığı tarihten itibaren 12 ay süre ile ... Kargo'ya herhangi bir bedel ödemeyeceği, 12 ay geçtikten sonra aylık hak ediş tutarındaki miktarın hesaplamış olan tutar 11.460,00 TL hariç olmak üzere 3.000,00 TL'yi aştığı aydan başlamak üzere acentenin ilgili aya ait hakediş tutarını aşan kısmının % 50'sini takip eden 30 ay süre ile yatırım katkı payı ve isim hakkı bedeli olarak ödeyeceğine yer verildiği, 01.05.2010 tarihli alt kira sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sözleşmede davalının kiralayan, davacının kiracı olarak yer aldığı, sözleşmenin konusunun 2.maddede asıl kira sözleşmesine dayalı olarak kiralayanın kullanımında olan Kazan/Ankara adresinde bulunan taşınmazın ... Kargo acentelik ofisi olarak ticari gaye ile kullanılmak üzere kiracıya kiralanmasına ilişkin usul ve esasların konu olduğunun belirtildiği, davalı şirket tarafından sözleşme tarihinden sonra genel müdürlük tarafından davacıya 27.09.2011 tarihli yazı ile 10.07.2011 - 15.08.2011 tarihleri arasında gönderilen kargolar üzerinde yapılan kontroller esnasında tespit edilen standart dışı uygulamalara ilişkin listenin ekli olarak yer aldığı belirtilerek müşteri memnuniyetsizliği başta olmak üzere firmaya ciddi operasyonel ve mali yükler getiren benzer hataların tamamı ile önlenmesi gerektiği vb hususlara yer verilerek sonuç olarak yürütmekte olunan iş süreçlerinde başta yönetmelik olmak üzere sözleşme, talimat ve verilen onaylara uygun hareket edilmesi, personele gerekli eğitimlerin verilmesi, benzer hataların kesin önlenmesi tekrarı halinde yönetmelik ve sözleşmenin ilgili hükümlerinin uygulanacağının belirtildiğini, davalı şirket tarafından 05.03.2012 tarihinde davacı şirkete ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin konusunun imzalanan 29.01.2010 tarihli acentelik sözleşmesi, aynı tarihli ek protokol, cari hesap sözleşmesi ve ek kira sözleşmesindeki yükümlülüklere uyulması hususunda olduğu, davalı şirket tarafından davacı adına ... Acente Yatırım Katkı Payı olarak çok sayıda faturalar düzenlenmiş olduğu, davalı şirketin davacıya Beyoğlu 41. Noterliğinde düzenlenen 01.09.2014 tarihli ihtarnameyi keşide ederek, 29.01.2010 tarihli acentelik sözleşmesi ve eki sözleşmelerinin feshedildiği ve bir takım hususların belirtildiği, fesih ihbarında yapılan kasa kontrolünde muhatabın cari olarak çalıştığı, dava dışı şirketlere ait süspanda bekleyen faturalar 13.08.2014 - 20.08.2014 - 27.08.2014 tarihlerinde müşterilerinden tahsil edilmemesine rağmen sistemden tahsil düşüşlerinin yapıldığının tespit edildiği, denetimlerde bir takım genel işleyiş hatalarına sebebiyet verildiğinin tespit edildiği, 2010 yılından bu yana alınması kanunen zorunlu G3 yetki belgesinin alınmadığı, yönetmelik, genel müdürlük ve bölge müdürlüğünden gelen talimat yazıları gereği birimin tüm faaliyetlerini kapsayacak şekilde aylık çalışma programının Eylül, Kasım, Aralık 2013 ve Mart 2014 aylarının hazırlanmadığı, Ağustos 2013, Ocak Şubat 2014 aylarının ise hazırlanıp iletilmediği, devir kargolarının açıklamalarının mevcut durumu yansıtacak şekilde sisteme işlenmediği, kargo kontrollerinin sağlıklı şekilde yapılmadığı, bir takım araçların şirket standartlarında logo ve giydirilmesinin yapılmamış olduğu, acentelik süresince toplam 10 uyarı/ihtar yansıtma cezası alınması gibi pek çok işleyişe aykırı hususun tespit edildiği ve tutanak altına alındığı, 05.03.2012 tarihinde zamanında yapılmayan havalelerden dolayı ihtar edildiği vb hususlara yer verilerek sözleşmenin fesih ihbarının tebliğ edildiği tarih itibariyle haklı nedenle feshedilmiş sayılacağı, şube devir teslim işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiği, zararların talep ve tahsil edileceğinin belirtildiği, davacı tarafça davalı şirket hakkında başka bir dava dosyasında hak ediş alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalının itirazı üzerine itirazın iptali davasını açmış olduğu, iş bu dava dosyasında ise feshin haksız olduğu iddiası ile sözleşme kapsamında ödenen katkı payı adı altında kesilen bedelin tahsili ve teminat senedinin iadesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ve celbi gereken delillerin dosya içerisine celbi sonrasında bilirkişi raporları alınmıştır.19.03.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı şirketin yasal defterlerinin incelendiği, davacıya kesilen yatırım katkı paylarının yevmiye kayıtlarının yasal defterlerde görüldüğü, davalı ticari defterlerinin yerinde incelendiği, yatırım katkı payı faturalarının yevmiye kayıtlarının yasal defterlerde görüldüğü, taraflar arasında ticari ilişkinin 29.01.2010 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedilmesi ile kurulduğu, Kara Yolu Taşıma Yönetmeliği gereği Yetki Belgesi alma zorunluluğu olanların 5.maddede düzenlendiği, söz konusu maddede, yönetmelik kapsamına giren taşımacılık, acentelik, taşıma işleri komisyoncusu vb faaliyetlere uygun olan yetki belgesini/belgelerini bakanlıktan almalarının zorunlu olduğu, yetki belgesi türleri içinde kargo taşımacılığı yapacakların G3 yetki belgesinin yurt içi kargo taşımacılığı alanında acentelik yapacaklara belge alınma zorunluluğunun getirildiği, açıklandığı üzere; ... Kargo'nun sektördeki itibarı ve büyüklüğü göz önüne alınırsa 10 yılda bir markasını yenilediği, bu nedenle davalının davacıya kesmiş olduğu isim hakkı (Yatırım Katkı Payı) bedellerinin en az 15 yıl kullanım hakkı bulunduğu, davacı acentenin 2010-2014 yılları arasında isim hakkını kullandığı, geriye kalan 10 yıllık isim hakkı bedelini kullanmadığından bu bedelin davacıya ödenmesi gerektiği, davacıya 11.09.2015 dava tarihi itibariyle 55.747,80 anapara 13.730 faiz olmak üzere toplam 69.477,80.TL Yatırım Katkı Payı bedelinin geri ödenmesi gerektiği, davacının, davalıya acentelik sözleşmesinin 5.maddesinin 5. paragrafında yazılı olarak belirtilen 50.000 USD tutarlı teminat senedi verdiğini belirttiği, davacı bu senedin teminat senedi olması nedeniyle iadesini talep ettiği, davalı ... kargo firmasının dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere Acentelik sözleşmesi hükümlerini birebir uyguladığının görüldüğü, sözleşmeye istinaden çekilen ihtarların bunu gösterdiği, sözleşme gereği böyle bir teminat senedi alınmışsa senedin iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir.Davacı vekili rapora karşı itiraz ve beyan dilekçesinde; bilirkişilerin acentelik sözleşmesinin 5. ve 36.maddesi gereğince fesih hakkının haklı nedene dayandığına dair tespitinin haksız ve görevi aşan bir tespit olduğunu, ayrıca feshin haksız olmakla beraber haklı ya da haksız olmasının talep edilen yatırım katkı payı alacağının varlığı ya da yokluğu ile ilgili olmadığını, raporda davalı firmanın müvekkilinden markaya/isim hakkına ilişkin yatırım katkı payı bedelini müvekkilinden alacağından kesinti yapmasının haksızlığı ve dayanıksızlığının izah edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kullanım bedeli ve amortisman indirimi uygulanacak olsa bile aksi tutumun hakkaniyete ve sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek, aleyhe olan hususları kabul etmediklerini ifade etmişlerdir. Davalı vekili rapora beyan ve itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporunda acente ile gerçekleştirilen sözleşmenin ticari vekillik sözleşmesi olarak tespitlerinin son derece talihsiz olduğunu, yatırım katkı payının acentenin ... Kargo adını kullanarak kar elde etmesinden kaynaklı bir kullanım bedeli olduğunu, taraflar arasında bir marka devri sözleşmesinin kesinlikle söz konusu olmadığını, haklı nedenle sözleşmenin feshedildiğini tespitine rağmen ısrarla haksız tespitlere devam edildiğini, bilirkişilerin taraflarınca yapılan itirazlara yer vermediğini, sözleşmenin açık hükümlerinin göz ardı edildiğini belirterek, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir.08.01.2019 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; ... kargo'nun sektördeki itibarı ve büyüklüğü göz önüne alınırsa 10 yılda bir markasını yenilediği, bu nedenle davalının davacıya kesmiş olduğu isim hakkı (Yatırım Katkı Payı) bedellerinin en az 15 yıl kullanım hakkı bulunduğu, davacı acentenin 2010-2014 yılları arasında isim hakkını kullandığı, geriye kalan 10 yıllık isim hakkı bedelini kullanmadığından bu bedelin davacıya ödenmesi gerektiği, takdir mahkemeye ait olmak üzere, davacıya 11.09.2015 dava tarihi itibariyle 55.747,80 anapara 13.730 faiz olmak üzere toplam 69.477,80.TL Yatırım Katkı Payı bedelinin geri ödenmesi gerektiği, davacının, davalıya acentelik sözleşmesinin 5.maddesinin 5. paragrafında yazılı olarak belirtilen 50.000 USD tutarlı teminat senedi verdiğini belirttiği, davacı bu senedin teminat senedi olması nedeniyle iadesini talep ettiği, davalı ... Kargo firmasının dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere Acentelik sözleşmesi teminat hükümlerini birebir uyguladığının görüldüğü, bu nedenle davalının davacıdan sözleşme gereği teminat senedi alındıysa sözleşmenin feshi sonrasında bu senedin iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
01.03.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; taraflar arasındaki 29.01.2010 tarihli Acentelik Sözleşmesi'nin “XIII. KISIM İSİM HAKKI - Yatırım katkı payı bedeli ve ödenmesi" başlıklı 37. Maddesinin " Acente, ... Kargoya, Yatırım katkı pa) tutardaki peşin bedeli ve kalan ödemeyi olarak ödeyecektir. Buna ilişkin hükümler ek protokolde yer almıştır. bedeli olarak ekli cari hesap sözleşmesinde belirtilen 36 ayda ve cari hesap sözleşmesindeki formüle uygun İş bu bedel (bir) defaya mahsus olarak alınacak ve sözleşme süresi boyunca bir daha talep edilmeyecektir. İş bu bedel “acente”nin haklı feshi hariç, hiç bir hal ve şartta iade edilmeyecek olup bu husus “acente "nin açık ve seçik gayri kabili rücu kabulündedir. Acentenin haklı feshine dayalı olarak iadenin gerekmesi durumunda, faiz, cezai şart vs. Niteliğinde hiç bir fer'i ödeme yapılmayacak ve acenteden isim hakkı olarak alınan bedel, iade tarihinde aynen Euro cinsinden acenteye iade edilecektir.” Acentelik Sözleşmesinin Ek Protokolü madde 9-2/a'ya göre: "İş bu protokolün ve acentelik sözleşmesinin ... kargo tarafından haklı nedenle feshi durumunda veya acentenin kendi isteği ile acentelikten vazgeçmesi halinde acente kazanmış olduğu mülkiyet hakları dışında başkaca bir talepte bulunamayacak ve özellikle isim hakkı ve araç ve demirbaş malzeme bedeli olarak ödediği bedellerin, devirler henüz yapılmamış olsa bile, kısmen dahi iadesini isteyemeyecektir." Buna göre, sözleşmenin ... Kargo tarafından haklı sebeple feshi halinde Acente'nin yatırım katkı payının iadesini talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığının anlaşıldığı, davalının sözleşmeyi feshi haklı olduğundan davacı tarafından yatırım katkı payının iadesinin talep edilemeyeceği kanaatine varıldığı, davacının 50.000 ABD doları tutarlı teminat senedinin iadesini talep ettiği, davacının senedin iadesini talep edebilmek için öncelikle senedi teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, teslimin hukuki bir işlem olduğu senet miktarının Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 200. maddesinde belirtilen sınırları aştığından davacının senedin teslim edildiğini yazılı delille ispat etmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacının Acentelik sözleşmesindeki teminat senedinin verildiğini yazılı ve kesin delil oluşturduğunu ileri sürdüğü, Acentelik sözleşmesi 5. maddesindeki “Acente bu yükümlülüklere uyacağının garantisi olarak 50.000 (Ellibin) ABD Doları tutarında kefilli teminat senedi verecektir.” şeklindeki düzenlemenin teminat senedinin verildiğine değil, verme taahhüdü altına girildiğine ilişkin bir düzenleme olduğundan teslimin gerçekleştiğini ispat edecek nitelikte olmadığını, davalı ... kargo tarafından gerçekleştirilen feshin haklı olduğu, davacının yatırım katkı payının iadesini talep edemeyeceği, davacının davalıya verildiği ileri sürülen 50.000 (Ellibin) ABD doları tutarlı teminat senedinin iadesini talep edebilmek için senedi teslim ettiğini Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 200 gereği yazılı delille ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.19.08.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; haklı sebeple feshedilen acentelik sözleşmesi ve taraflar arası akdi ilişki gereği, davacının “isim hakkı kullanım katkı payı ödeme iadesi” taleplerinin somut olay ve dosya kapsamına uygun olmadığı kök rapor sonuç ve kanaatin devam ettiğini; yeni bir değerlendirme ve kanaatin hasıl olmadığı belirtilmiştir.Mahkemece, davacının taleplerinden biri olan 50.000,00 ABD Doları tutarlı teminat senedinin iadesine rağmen gerekli harcın dava açılırken karşılanmaması nedeniyle 12.02.2020 tarihli duruşmanın bir nolu ara kararında belirtilen oranda harcın karşılanmamış olması nedeniyle Harçlar Kanunu 32 ve HMK 150.maddesi gereğince teminat senedinin iadesi talebi 07.10.2020 tarihli celsede; işlemden kaldırılmıştır. Yargılama sonuna kadar teminat senedi ile ilgili harç ikmal edilmediğinden mahkeme tarafından teminat senedinin iadesine ilişkin davanın HMK 150.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair hüküm tesis edilmiştir. Davacı vekili tarafından bu konuda aksine bir iddia ve istinaf nedeni ileri sürülmemiştir.Davacının dava dilekçesindeki alacak kalemlerinden yatırım katkı payı bedelinin tahsili istemi ise hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda belirtildiği şekilde sözleşmenin feshinin haklı olduğu gerekçesiyle reddine dair yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden karar verilmiştir. Taraflar arasında, acentelik sözleşmesi ve eklerinin düzenlenmiş olduğu olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. 29.01.2010 tarihli acentelik sözleşmesi sonrasında acentenin 2011 yılından itibaren sözleşmedeki edimlerini eksik ve/veya gereği gibi yerine getirmemesi nedeni ile davalı şirket tarafından 10 defa ihtar ve ihbarda bulunulmuştur. Denetim gerçekleştirilerek buna ilişkin tespitler yapılmıştır. Acentelik sözleşmesi taraflar arasında süresiz şekilde kurulmuştur. 01.09.2014 tarihli sözleşmenin feshine dair ihtarname tarihine kadar ayakta kalmıştır. Acentelik sözleşmesine dayalı olarak fesih tarihinden sonra davacı şirket tarafından alacak istemine ilişkin davalı hakkında icra takibi başlatmış ve takip sonucunda başka bir dava dosyasının konusunu oluşturan itirazın iptali davası açılmıştır. İş bu davanın konusunu teşkil eden yatırım katkı payı bedeli ve ödenmesi acentelik sözleşmesinin 37. maddesinde düzenlenmiştir. Düzenleme kapsamında söz konusu bedelin sözleşmenin acentenin haklı feshi hariç hiçbir hal ve şartta iade edilmeyeceğine yer verilmiştir. Acentelik sözleşmesine ek protokolün 9- 2/a maddesinde ise protokol ve acentelik sözleşmesinin ... Kargo tarafından haklı nedenle feshi durumunda yatırım katkı payının iadesi de dâhil olmak üzere iade isteminde bulunamayacağı anlaşılmaktadır. Sözleşme iki taraflı ve karşılıklı borç ve edimler yüklemektedir. Davalı şirket eksik ve/veya aksaklık veya hatalı ,yanlış işleyişle ilgili birden fazla ihbar/ihtarda bulunmuştur. Davalı tarafça yapılan ihtar, uyarı ve ihtarnameler kapsamında, davacının acentelik sözleşmesi ve ekli sözleşme edimlerini yerine getirmediği, G3 belgesi gibi zorunlu belge eksikliğini gidermediği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça çekilmez hâle gelen bir sözleşmeye katlanması beklenemeyeceğinden, sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğu ve sözleşme kapsamında yatırım katkı payı alacağı talep hakkı olmadığından, ilk derece verilen red kararında ve ayrıca teminat senedine dair taleple ilgili gerekli harç karşılanmadığından davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Açıklanan bu gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.07.2025 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.