T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/627
KARAR NO: 2025/1245
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2021
NUMARASI: 2021/401 E. - 2021/957 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Eşya taşımadan kaynaklı)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı müvekkili ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.ve ... Las. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.unvanlı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına müvekkili tarafından itiraz edilemediğini, ancak diğer iki borçlu şirket tarafından süresi içerisinde itiraz edildiğini, bu iki şirlet için takbin durduğunu ve davalı sigorta şirketince İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/601Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, hali hazırda bu dava dosyasının derdest olduğunu, davacı müvekkilinin dava dışı ... Oto. Las. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nde sürücü olarak çalıştığını, davacının işvereni bu şirket ile dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin mallarının taşınması konusunda anlaşmaya vardığını, buna istinaden davacı tarafından taşımaya konu malların Mersin'de ... Tic. Ltd. Şti.'nin deposundan yüklenilerek, teslim edilmek üzere yine ... Tic. Ltd. Şti'nin belirtilen adreslerine İstanbul'a gelindiğini, davacın sürücünün 15:45 sularında İstanbul'a geldiğini, ancak davacıya malı teslim alacak ... Tic.Ltd. Şti.'nin yetkilileri/lojistik müdürü ... isimli şahsın talimatları doğrultusunda gündüz saati trafiğin çok olacağı, bu sebeple gece gelmesnin söylendiğini, sigortalının depo görevlisi ... isimli şahsın 21.50 sularında boşaltım yapılacağı gerekçesi ile araç şoförünü sigortalının boşaltım adresine çağırdığını, aracı karşılayarak aracın boşaltılması için sigortalının adresindeki boşaltma rampasına aracın yanaştırıldığını, ancak buna rağmen boşaltım yapılmayacağının ve sabahın beklenmesi gerektiğinin söylendiğini, sabahın beklendiği esnada Dem şirketinin sorumluluk sahasında ve boşaltım için bekleyen araçta hırsızlık gerçekleştiğini, araç içerisindeki malların bir kısmı kimliği belirsiz kişilerce çalındığını, meydana gelen zarar bedelinin sigortalısının haklarına halef olan davalı sigorta şirketince sigortalısına ödenerek dava konusu takibin başlatıldığını, ancak davacının bu taşımada kusuru bulunmadığını, bu hususların 08.02.2016 tarihli ekspertiz raporunda da yer aldığını, davacının İstanbul'a geldiği 15:45 sularında da ... Ticaret tarafından boşaltım için kabul edilmeyp gce vaktine kadar bekletildiğini, boşaltım için çağrıldığında da boşaltım yaptırılmadığını, fotoğraflar dikkatle incelendiğinde, aracın sigortalının emir ve talimatları doğrultusunda işyeri sınırları içerisinde boşaltım rampasına alındığının açıkça görüleceğini, araç dorsesinin tamamının sigortalıya ait üstü kapalı deponun içerisinde ve sorumluluk sahasında olduğunu, sigortalının emir ve talimatları gereği hareket edilmesi sebebiyle taşıyıcıların işbu zarardan TTK hükümleri gereği herhangi bir sorumluluğu olmadığını, taşıyıcının gönderilenin emir ve talimatlarına uymak zorunda olduğunu, taşıyana gece gelmesi talimatının gönderilenin her iki çalışanı tarafından verildiğini, araç gönderilenin işyerinin içine kadar girerek boşlatmanın başlamasını beklediğini, kusurun tamamen sigortalı (gönderilen)'nın emir ve talimatları doğrultusunda meydana geldiğini, boşaltma yapılacağı gerekçesi ile böyle bir talimat gelmemiş olsa idi müvekkilinin bulmuş olduğu güvenli park alanından çıkmayacağını, bu hadisenin de yaşanmayacağını, olay yerine ilişkin resimlerden de anlaşılacağı üzere araç dorsesi sigortalının deposunun içerisinde iken hırsızlık olayı yaşandığını, davalı sigorta şirketi ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında görülen ve ... Oto. Las. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin ihbar olunan sıfatı ile yer aldığı, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/601 Esas sayılı dosya ile aynı hasar konusu olaya ilişkin olarak ... no'lu nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesine istinaden, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/414Esas, 2017/505Karar sayılı dosyasından verilen kararın, ... Taşımacılık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması ile istinaf incelemesini yapan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2018/1684Esas, 2019/1379Karar sayılı kararı ile davanın kesin olarak reddine karar verildiğini, bu kararın davanın tarafları ve konusu aynı olması sebebi ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/601 Esas sayılı dosya için de HMK 303/1 gereği kesin hüküm teşkil ettiğini, hasara konu her iki olaydaki maddi vakıaların ve tarafların aynı olduğunu, aralarındaki tek farkın ise davalı ... Sigorta ile sigortalısı ... Tic. AŞ arasında iki ayrı abonman poliçesinin olması olduğunu, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/601 Esas sayılı davasına ... numaralı poliçenin konu olduğunu, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasına konu poliçenin ise ... numaralı poliçe olduğunu ileri sürerek, davacının davalıya icra dosyası ile borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; huzurdaki dava görevsiz mahkemede açıldığını, işbu davada görevli mahkeme ticaret mahkemelerinin olduğunu, davacı aleyhine başlatılan icra takibi, davacının süresinde borca itiraz etmemesi sebebiyle kesinleşmiş olduğunu, icra takibinin kesinleşmiş olması sebebiyle taraflarınca yapılan haciz işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, derdestlik itirazına konu davanın işbu dava delillerinden farklı bir poliçe ve ekspertiz raporuna dayalı zarar talebine ilişkin olduğunun tespit edildiğini, davacının, zararın dava dışı sigortalı sorumluluk alanında meydana geldiğini ve dolayısıyla sorumluluğu olmadığına ilişkin savunmalarının doğru olmadığını, taşıma hukuku ilkelerine de aykırı olduğunu, davacının, hasara neden olan olayın esas nedeninin, gönderici talimatları nedeniyle meydana geldiği iddialarının asılsız olduğunu, davacı işbu taşımada basiretli bir taşıyıcı olarak gerekli dikkat ve özeni göstermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, İİK 72 maddesine göre açılan ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir.Dosyanın, İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/502 Esas 2021/280 K. Sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, uyuşmazlığın davanın iik 72. Mad. Gereğince açılan menfi tespit davası olduğu, davacının davalı sigorta şirketinin sigortalısına emtia taşıması yaptığı, dava dışı sigortalıya ait emtianın çalındığı hususlarının sabit olduğu, taraflar arasındaki itilafın çalındığı sabit emtiaların bedelinin bunu ödeyen sigorta tarafından davacıya rücu edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mersin 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/414 esas 2017/505 karar sayılı dosyasındaki olay ile davamızın dayanağı olay tekdir. Belirttiğimiz dosyada bu dosyanın davalısı ve icra alacaklısı ... Sigorta A.Ş., dava dışı sigortalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin hırsızlıktan kaynaklı zararını ödemiş, taşıyıcı firma olan ... Las. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne rücu etmiştir. Davalı da dosyamızın davacısı olan sürücü ...'e dosyayı ihbar etmiştir. Ancak Adana BAM 9. Hukuk 2018/1684E. 2019/1379K. sayılı kesin olan kararı ile mahkeme hükmü kaldırılmış hüküm kurulmuş olup, açık açık ihbar olunan davacı sürücünün kusurlu olmadığı, hırsızlığın emtia davalı sigortalımızın talimatı ve onun gözetiminde rampada gerçekleştiği sebebiyle sigortalı kusurlu bulunmuştur. Bu maddi vakıadır. Mahkeme kesinleşmiş karar ile bağlıdır. Doğru olup olmadığını tartışamayız. Bu nedenle kusurlu sigortalıdır. Böyle olunca zararı ödeyen sigortalının halefiyete dayalı davacıdan isteyeceği alacağı yoktur. İcra takibi bu nedenle hatalıdır. Davacının borcu doğmamıştır. Davacı haksız takip tazminatı istemişse de alacak senaryo değildir. Maddi vakıa tartışılarak verilmiş red kararı olduğundan davalı kötü niyetli kabul edilemez. Bu nedenle davanın kabulüne; davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından aleyhe yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, her ne kadar davacı tarafından tazminat talep edilmiş ise de şartları bulunmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulüne; davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından aleyhe yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın kötü niyet takip tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin davayı kabul gerekçesinin, Adana BAM kararında o davada ihbar olunan sıfatındaki ...'in kusursuzluğunun tespit edilmiş olması olduğunu, ancak söz konusu dosyanın huzurdaki davaya konu icra takibi ile farklı hasar dosyası ve farklı poliçeye dayalı olduğunu, ayrıca davacı ...'in söz konusu davanın tarafı olmamasına rağmen onun adına kesin hüküm etkisi kabul edildiğini, bunun HMK'ya aykırı olduğunu, hükmün sadece davanın taraflarını etkilediğini, taraflar dışındaki üçüncü kişiler üzerinde kesin hüküm etkisi doğmayacağını, mahkemece bu hususu göz ardı edilerek huzurdaki davanın hasar dosyasından farklı bir dosyaya dayanan kararda ihbar olunan olarak kusursuz olduğu şeklindeki ifadenin doğruluğunu tartışamayacağını belirterek davanın kabulüne karar verildiğini, mahkeme tespitinin aksine, dava konusu hasar dosyasıyla ilgili ... Taşımacılık ve ... Toptan şirketlerine açılan davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/601 esas sayılı dosyasında ...'in kusurlu olduğunun tespit edildiğini, dosyada alınan bilirkişi raporunda "Davalı fiili taşıyıcının sürücüsü ...'in .../... plakalı çekici dorse ile malı eksiksiz olarak davalı asıl taşıyıcı ... Nakliyat'tan aldığı, 03.02.2016 tarihinde İstanbul Kağıthane ... Mah. ... Caddesi No:... adreste teslim adresinin önüne gece 00:25 sularında park ederek uyuduğu, bu esnada araçtan kapısı kırılarak bir kısım emtianın çalındığı polis tutanakları ve taraf ifadelerinden sabit olduğu, aracın park edilen alanın açık alan ve yol üzeri olduğu, emtianın dava dışı ... Ticaret'e teslim edilmediği, açık alan ve yol üstü olan caddenin dava dışı ... Ticaret'in sorumluluk alanı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, emtianın davalı fiili taşıyıcı ... Nakliyat sahipliğindeki kapalı dorsesi içinde kilit altında olduğu, çalındığı esnada halen asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcının sorumluluğunda olduğu kanaatine varılmıştır" denildiğini, raporun 10.sayfasında "Davalı ... Nakliyat çalışanı araç sürücüsü ...'in hiçbir güvenlik önlemi almadan, açık alanda, yol üzerinde aracını park ederek uyuduğu, dorsenin yük bölümünün kapısının kilitli olmasının taşıyıcının taşıma sırasındaki emtiayı gözetip, koruma borcunu ortadan kaldırmayacağı, gerekli önlemleri alması, özeni göstermesi gerektiği, TTK md 886 gereği davalıların TTK 882 maddede belirtilen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlarından yararlanamayacağı, TTK md 880, Taşıyıcı eşyanın tamamen veya kısmen teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır, hükmüne göre ekspertiz raporu ile belirlenen KDV hariç 45.178,71 TL tazminat tutarından sorumlu olacağı kanaatine varıldı" denildiğini, mahkemece, aynı konuya ilişkin olduğu bildirilmesine rağmen 2017/601 Esas sayılı dosya istenmeksizin yargılama yapıldığını, görülmekte olan davada ... için kusur tespiti yapılmaksızın, bu konuda bilirkişi raporu alınmaksızın karar verildiğini, kararın dayanağı olarak gösterilen BAM kararı, yukarıda açıklandığı üzere o davanın tarafı olmayan ... açısından kesin hüküm etkisi doğurmayacağını, bu nedenle yerel mahkemece verilen kararın herhangi bir dayanağı bulunmamaktadır ve kaldırılması gerektiğini, davacının işbu taşımada basiretli bir taşıyıcı olarak gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, çalınan emtialara ilişkin ayrıntılı açıklamaları içeren ekspertiz raporunda, yapılan incelemeler doğrultusunda, sigortalı emtiada meydana gelen söz konusu hasarın nakliye aracından çalınma sonucu oluştuğu tespiti yapıldığını, davacının uyuyakaldığı esnada emtialar araç dorsesinden çalındığını, bu nedenle emtianın davacı hakimiyetindeyken hasara uğradığı ve yeterli özenin gösterilmediğinin açık olduğunu, bir an için sigortalı yetkilisinin talimatları nedeniyle zararın meydana geldiği kabul edilse dahi, talimatların zarar meydana getireceği düşüncesinde olan ve bu iddiada bulunan taşıyıcının söz konusu talimatları yerine getirme zorunluluğu bulunmadığını, TTK'nın 868.maddesinin bu yönde olduğunu, emtianın davacı hakimiyetindeyken hasara uğradığını, davacı tarafın ispat etmesi gereken hususların sanki davalı tarafın ispatlaması gerekirmiş gibi bir ifade kullanıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat emtia sigorta alt poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin, davacı sürücüden rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı sigorta şirketi, sigortalısı ... Tic.AŞ'ye ... no'lu nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesine istinaden yaptığı ödemeyi, hasardan dava dışı taşıyıcı şirketler ... İnşaat Taah. San. Tic. Ltd. Şti.ve ... Las. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı sürücünün sorumlu olduğu iddiası ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile bu taşıyıcı şirketler ile davacı sürücünün aleyhine icra takibi başlatmış olup davacı taraf bu icra takibi kapsamında taşımada kusuru bulunmadığı ve dolayısı ile borcu bulunmadığı iddiasında bulunarak menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı sigorta şirketi ise davacı sürücünün taşımada kusurlu olduğunu, sigortalının taşıma konusu mallarının çalınmasından ve ödenen hasar bedelinden davacı sürücünün sorumlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup istinaf incelemesi yönünden uyuşmazlık, davacı sürücünün taşıma sırasında ve malların çalınmasında kusurlu olup olmadığı, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/601 Esas sayılı kararı ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2018/1684Esas, 2019/1379Karar sayılı kararlarının eldeki dava dosyasına etkisinin ne olduğu ve neticeten davacının icra takibinde borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre davacının borçlu olmadığını iddia ettiği İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu borcun davalı sigortacının, sigortalısı ... AŞ ile arasındaki ... no'lu nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesine dayalı olarak yaptığı ödemeye ilişkin olduğu, dava dışı sigortalının eksper raporu ve poliçeye göre 100 koli içki emtiasının dava dışı ... Nakliyat Şirketi tarafından ... plakalı çekici ve ... Plakalı dorse ile Mersin'den İstanbula taşındığı, taşıma irsaliyesinin dava dışı ... şirketince düzenlendiği, davacı ...'in ... şirketinde şoför olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.Dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından taşıyıcı şirketler ... San. Tic. Ltd. Şti.ve ... Oto. Las. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ... şirketinde şoför olarak çalıştığı anlaşılan davacı sürücünün aleyhine 18.05.2016 tarihinde icra takibi başlatılımış olup, davacı tarafından takibe itiraz edilmemiş, ancak diğer iki borçlu şirket tarafından süresindeki itiraz edilmiş, bunun üzerine davalı sigorta şirketi tarafından itiraz eden bu şirketler aleyhine İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/601 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmıştır. İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/601 Esas, 2020/437 Karar sayılı kararının incelenmesinde; dosyanın davalı sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki ... no'lu nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesine istinaden sigortalısına yaptığı öemeye ilişkin olduğu, mahkemece ''... davalı taşıyıcının emtiayı Mersin ilinden alarak aracına yüklemiş ve hasarsız bir şekilde İstanbul'a gündüz saatlerinde getirmiş, sigortalı şirket temsilcisi ve depo görevlilerinin talimatıyla gece saatlerinde sigortalı şirketin deposunun önüne getirmiş ve rampasına yanaştırmış ve üzerine düşen sorumluluğu tamamen yerine getirmiştir. Eğer emtia gündüz saatlerinde ya da sigortalı şirket lojistik müdürü ve depo görevlisinin talimatları sonucunda depoya geldikten sonra boşaltılması durumunda emtianın herhangi bir zarar görmesi söz konusu olmayacaktı. Olay alıcının emtiayı geç teslim alması ve deposunun önüne getirilmesine rağmen emtiayı depoya indirmeyen ve sabahı bekleyen sigortalı alıcının kusuru ile meydana gelmiştir. Soruşturma dosyası incelendiğinde davalı araç sürücüsüne atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, mahkememiz dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporundaki gerek hukuki nitelemenin gerek se kusur ile ilgili tespitlerin bu kapsamda olayın oluşuna ve soruşturma dosyası kapsamına uygun olmadığı ... '' gerekçesiyle, alınan bilirkişi raporunun aksine davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Bu karar, o davada davacı sigorta şirketi tarfından istinaf edilmiş olup Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 29.02.2024 tarih ve 2021/126 Esas, 2024 298 Karar sayılı karar ile ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir.Bu bilgi ve tespitlere göre somut olayın ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin değerlendirilmesinde; Her ne kadar davalı vekilince İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/601 Esas sayılı dosyasının getirtilip incelenmediği, bu dosyadaki bilirkişi raporunda davacının kusurlu olduğu tespitinin yer aldığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; eldeki dosya kapsamında söz konusu kararın bulunduğu, ayrıca UYAP üzerinden de dosyanın incelenmesinde, kararın Dairemizin istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Söz konusu mahkeme kararında açıkça davacı şoförün ve davacınınn şoför olarak çalıştığı taşıyıcı ... şirketi ile diğer taşıyıcı ... Ltd. Şti.'nin meydana gelen hırsızlık olayında kusurlarının olmadığı tespiti yapılmıştır. Ayrıca her ne kadar mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı sürücünün kusurlu olduğu tespiti yer almakta ise de, İstanbul 6.ATM'ce bu bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek yukarıda yer verilen, davacı sürücü ve diğer taşıyıcı şirketlerin kusurlu olmadığı gerekçesiyle ile sigorta şirketinin taşıyıcı şirketlere yönelttiği rücu talebinin sigortalının kusurlu olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, bu karar da istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olup bu şekilde maddi vakıa yönünden kesinleşen bir karar verilmiştir. Kaldı ki eldeki davada davacı sürücünün kusurlu olduğuna dair herhangi bir delile rastlanmamıştır. Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekili Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2018/1684 Esas, 2019/1379Karar sayılı kararının kesin hüküm teşkil eder gibi eldeki davada esas alındığını, ancak tarafları aynı olmayan davada kesin hüküm etkisinin olmayacağını isitnaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2018/1684 Esas, 2019/1379Karar sayılı kararının incelenmesinde; eldeki davada davalı sigorta şirketince yukarıda yer verilen aynı taşıma sırasında aynı sigortalıya ait ... no'lu nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi ile teminat altına alınan emtianın hasar görmesi sebebiyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyıcılardan ... Ltd. Şti.'nden tahsilinin talep edildiği, ilk derece mahkemesi olan Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/414 Esas, 2017/505Karar sayılı dosyasından verilen davanın kabulü kararının istinaf incelemesi sırasında Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2018/1684 Esas, 2019/1379 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı ve ''Olay alıcının emtiayı geç teslim alması ve deposunun önüne getirilmesine rağmen emtiayı depoya indirmeyen ve sabahı bekleyen sigortalı alıcının kusuru ile meydana gelmiştir. Soruşturma dosyası incelendiğinde davalı araç sürücüsüne atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki gerek hukuki nitelemenin gerek se kusur ile ilgili tespitlerin olayın oluşuna ve soruşturma dosyası kapsamına uygun olmadığı, buna göre CMR Konvansiyonunun 17/2 maddesi gereğince davalı taşıyıcı zayi ve hasarın kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtladığı, eş söyleyişle taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için olayda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtladığı, dolayısıyla davalı atfedilecek bir kusur bulunmadığından davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı davalıya rücu edemeyeceği ... '' gerekçesiyle davanın reddine dair kesin olarak karar verildiği görülmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, ilk derece mahkemesince Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2018/1684 Esas, 2019/1379Karar sayılı ilamındaki maddi vakıaya ilişkin davacı sürücünün kusurlu olmadığı hususu dikkate alınarak hüküm kurulmuş olması kesin hüküm sebebiyle davanın reddedildiği anlamına gelmememktedir. Zira eldeki davaya ve İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/601 Esas sayılı dosyasına konu poliçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2018/1684 Esas, 2019/1379Karar sayılı kararına konu poliçeler farklı olmakla birlikte söz konusu dava dosyalarındaki taşıma ve emtianın çalınması olayı aynı olaydır. Şöyle ki, her iki dava dosyasına konu olan poliçelerin konusu emtiaların, dava dışı ... Nakliyat Şirketi tarafından, sürücüsü davacı ... olan ... plakalı çekici ve ... Plakalı dorse ile Mersin'den İstanbula gerçekleştirilen taşıma sırasında hsarlandığı, sigortalının aynı şirket olduğu, taşıma irsaliyesinin dava dışı ... şirketince düzenlendiği, tek taşıma sırasında aynı sigortalının iki ayrı poliçe ile teminat altına alınan emtialarının hasarlandığı, dolayısı ile maddi vakıanın aynı olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu BAM kararında davalı taşıyıcı ve araç sürücüsünün kusuru olmadığı, olayın sigortalının kusuru ile meydana geldiği ve sigorta şirketinin ödediği bedeli rücu hakkı olmadığı açıkça tespit edilmiş olup maddi vakıanın aynı olduğu bu dosyada kesinleşen maddi vakıaların eldeki dava dosyasında esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Kaldı ki gerek Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2018/1684 Esas, 2019/1379Karar sayılı sayılı kararı gerekse İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/601 Esas, 2020/437 Karar sayılı kararlarının eldeki davada nazara alınamayacağı düşünülse dahi, eldeki davada somut olayda, dosya kapsamı, eksper raporu, kolluk ve savcılıkta alınan ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı sürücünün emtianın çalınmasına sebep olan hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, olayın, alıcı sigortalının emtiayı geç teslim alması, deposuna getirilmesine rağmen emtiayı depoya indirmeyip sabah indirmeyi beklemesi sebebiyle sigortalı alıcının kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kusursuzluğunu ispatlayan davacı sürücünün dava konusu icra dosyasında talep edilen alacak bakımında da sorumlu olmadığı kanaatine varıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 2.572,79 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 10.07.2025
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.