T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/647
KARAR NO: 2025/1017
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/12/2021
NUMARASI: 2021/170 E. - 2021/77 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...-... isimli şahıs şirketinin sahibi olduğunu, davalının da ...-... isimli şahsı şirketinin sahibi olduğunu, müvekkilinin sahip olduğu şahıs şirketi ile davalının şahıs şirketi arasında uzun zamandan beri ticari mal alım satımından kaynaklı cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkili tarafından en son 2019 Ekim ayında düzenlenmiş olan fatura ile davalı şirkete mal satışı yapıldığını, davalı şirket tarafından cari hesap bakiyesinin ödenmemesi üzerine Çerkezköy İcra Müdürlüğünün 2020/4484 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı taraça dosya borcuna itiraz edilmekle takibin durduğunu, itirazı haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı ile davalı arasında hukuken cari hesap sözleşmesi olarak nitelendirilecek bir sözleşme bulunmadığını, ancak açık hesap ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkiye göre müvekkilinin aslında borçlu değil alacaklı konumunda olduğunu, çünkü müvekkilinin davacının rahmetli eşi tarafından getirilen ... plakalı araca toplam bedeli 14.030,00 TL olan bir onarım yaptığını, fakat ücretini davacıdan tahsil edemediğini, bunun sebebinin davacı yanla aralarında bulunan açık hesap olduğunu, müvekkilinin bu alacağını açık hesaba eklediğini beyan ettiğini ve bunu da davacı yana ilettiğini, bu konuda tanıklarının bulunduğunu savunarak, davanın reddine ve %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... tarafların davaya ilişkin tüm kayıt ve belgeleri, dayandıkları delilleri toplanmış, bilirkişiden davaya konu alacak bakımından rapor tanzimi istenmiş, bilirkişi dosyaya sunmuş olduğu raporu ile davaya ve takibe konu miktarda davacının alacaklı olduğunu tespit etmek ve belirlemekle dosya kapsamına, somut duruma uygun gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporunda belirlenmek ve sabit görülmekle, 31/05/ 2021 tarihli bilirkişi raporu ile davalının cari hesap mutabakatını kabul ettiği davalı tarafın kaşe ve imzasının bulunduğu mutabakat formunda mutabık kalındığı ile sabit olmakla, bu durumun borç ikrarı niteliğinde olduğu, borcun ödendiğine ilişkin ispat külfetinin davalı tarafa geçtiği ancak davalı yanın bu hususta dosyaya bir delil sunmadığı anlaşılmakla; davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, alacak faturaya bağlı ve likit bir alacak olarak kabul edildiğinden İİK md.67 gereğince icra inkar tazminatına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sine tekabül eden 1.344,40 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı müvekkili ile davacı arasında hukuken cari hesap sözleşmesi olarak nitelendirilebilecek yazılı bir sözleşme bulunmadığını, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 30.11.2015 tarih, 2015/5383 Esas ve 2015/12683Karar sayılı ilamının da emsal olduğunu, taraflar arasında esasında bir açık hesap ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkiye göre müvekkilinin aslında borçlu değil alacaklı olduğunu, davacının rahmetli eşi tarafından getirilen ... plakalı CHEVROLET AVEO 2008 markalı aracı bedeli toplam 14.030.00 TL olan bir onarım yaptığını, fakat ücretini davacıdan tahsil edemediğini, davacının haksız ve hukuki sebepten yoksun bir şekilde iş bu davayı ikame ettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle cari hesap alacağı bulunduğunu ileri sürmüş; davalı, cari hesap değil açık hesap ilişkisi bulunduğunu, kendisinin davacıdan araç onarımı sebebiyle alacaklı olduğunu savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 6.722,01 TL alacak yönünden 18.08.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak cari hesap alacağının gösterildiği, ödeme emrinin 05.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 09.09.2020 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. HMK'nın 190.maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Davacı dava dilekçesinde her ne kadar cari hesap ilişkisi bulunduğunu belirtmiş ise de, yasada yer aldığı üzere taraflar arasında yazılı şekilde ve teknik anlamda bir cari hesap ilişkisi bulunmayıp davalının da kabulünde olduğu üzere açık hesap ilişkisi bulunduğu alınan bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Davacı taraf ticari defterlerini sunmuş, davalı sunmamış olup alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı defterlerinde takip konusu miktar kadar alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça sunulan 05.02.2020 tarihli mutabakat formunda davacının davalıdan 6.722,01 TL alacaklı olduğunun belirtildiği, davalı yanca bu formun imzalandığı, bedele ve imzaya herhangi bir itirazının olmadığı görülmektedir. Hal böyle olunca davacının davalıdan takip tutarı kadar alacaklı olduğunu ispatladığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Her ne kadar davalı, davacının aracını onarması sebebiyle davacıdan alacağı bulunduğunu ileri sürmüş ise de bu konuda ispata yarar delil sunamadığı ve alacağı bulunduğunu ispatlayamadığı görülmekle, bu konudaki istinaf sebebi yerinde görülmemiş ve tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 344,38 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,4-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.06.2025