T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/370
KARAR NO:2025/1112
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/06/2021
NUMARASI:2018/317 2021/294
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ..., ..., ...nolu konşimentolar ile... Limanına taşınan emtianın boşaltma limanından teslim alınması, gümrük işlemlerinin tamamlanması ve karayolu ile taşımasının gerçekleştirilerek müvekkiline teslim edilmesi için anlaşma yaptıklarını, emtianın boşaltma sürecinde tarihler hususunda hassasiyet gösterilmesinin operasyonun başında davalıya bildirildiğini, sevkiyat tarihlerinin belirlendiğini ve bu tarihten itibaren müvekkiline süresterya ücreti işletileceği gibi, ürünün süresinde gelmemesi nedeniyle fabrikadaki üretimin aksayacağını, bu durumun da satış ve siparişleri aksatarak zarara neden olacağını, ancak davalı tarafından gerekli önlemler alınmadığından gecikme sebebiyle deniz yolu ile taşıma yapan firma tarafından müvekkiline 27.108,04 USD demuraj faturası düzenlendiğini, bu faturanın davalıya rücu edilmesine rağmen ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının takibe yönelik itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin davacıya ait, deniz taşıma ile gelen ve gümrük işlemleri biten malların Türkiye'deki iç taşıması işin yaptığını, davacının iddia ettiği gibi deniz taşıma ve gümrük işlemlerinin müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, müvekkili şirketin davacının beyanlarının aksine malın teslim alınacağı tarihe ilişkin davacıya teslimat süresi garantisi vermediğini, hiçbir yazılı yada sözlü tahahhüt olmamasına rağmen davacının müvekkiline yansıtma faturası göndermesinin hukuka aykırı olduğunu, faturaya itiraz edilerek iade edildiğini, müvekkilinin demuraj faturasından kaynaklı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında, davacı adına düzenlenen demuraj bedelinin rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın, davacı tarafından ödendiği belirtilen demuraj bedelinin rücuen davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği, mahkememizin görevli olup olmadığı, davalının demuraj alacağının oluşmasında kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve buna göre varsa davacı tarafça talep edilebilecek miktarın tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. ...sayılı dosyası incelendiğinde; Alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine 14/11/2017 tarihinde toplam 27.422,00..USD (106.025,19TL)'nin tahsili için ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, borçluya ödeme emrinin 27/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 29/11/2017 tarihli itirazı ile takibin durduğu, iş bu davanın 10/09/2018 tarihinde İİK md 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler... ve ... tarafından tanzim edilen 08/01/2020 tarihli raporda, İncelenen davacı şirkete ait 2017 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2017 yılı ticari defterlerinin TTK, Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, İncelenen davalı şirkete ait 2017 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defler Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2017 yılı ticari defterlerinin TTK. HUkümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Konteynerlerin iadesindeki gecikmenin davalının sebep olduğu bir nedenden kaynaklanmaması nedeni ile davacının talebinin uygun olmadığı değerlendirilmekle birlikte, Sayın mahkemenin aksi kanaate ulaşması ve davacının demuraj alacağına hükmetmesi durumunda davacının fiili taşıyana ödediği 27.108,04 USD tutarında demuraj ücretinden sorumlu olacağı hususunun tamamen sayın mahkemenizin takdirinde olduğuna ilişkin görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir.Tarafların beyan ve itirazları üzerine bilirkişi kuruluna ...'da eklenmek suretiyle dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 16/03/2020 tarihli ek raporda; Kök raporumuzdaki görüşlerini aynen muhafaza ettiklerini, İncelenen davacı şirkete ait 2017 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Gemi Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2017 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, İncelenen davalı şirkete ait 2017 yılı ticarî defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2017 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Konteynerlerin iadesindeki gecikmenin davalının sebep olduğu bir nedenden kaynaklanmaması nedeni ile davacının talebinin uygun olmadığı değerlendirilmekle birlikte,Sayın mahkemenin aksi kanaate ulaşması ve davacının demuraj alacağına hükmetmesi durumunda davacının fiili taşıyana ödediği 27.108,04 USD tutarında demuraj ücretinden sorumlu olacağı hususunun tamamen sayın mahkemenizin takdirinde olduğuna ilişkin görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen 25/02/2021 tarihli raporda, Davaya konu demuraj faturaları nedeniyle taraflar arasındaki anlaşma ve mail yazışmalarına göre davalının demuraj oluşumunda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, Davalının kusur ve sorumluluğu bulunmadığı için konteyner gecikmesinden kaynaklı, davacının demuraj alacaklısı olamayacağına ilişkin görüş ve tespitlerine yer vermişlerdir. Dünya deniz ticareti ve hukukuna girmiş bulunan, konteyner demurajı özünde, konteyner işgaliye bedeli olmakla; konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişi, gönderilenin belli bir süre içinde konteyneri iade etmesini ister, çünkü konteyner başka taşımalarda kullanacaktır.Bu sebeple konteynerin gönderilen tarafından iadesi için genellikle belli serbest süreler ve bunun aşılması halinde aşamalı olarak yeni süreler kararlaştırılmakta, bu süreler için, artan oranlara göre ödemelerin yapılması istenmektedir.Söz konusu ücret dolu olarak gelen konteynerlerin gemiden tahliye edildiği gün ile içerisindeki eşyanın konteynerden boşaltılıp, taşıyanın deposuna iade edildiği güne kadar geçen süre, belirlenmiş gün sayısından fazla ise taşıyana ödenen bir ücrettir. Bu ödemelere de, gemilerin gecikmesi hâlinde ödenen demuraj teriminden türetilmiş olarak konteyner demurajı denilmektedir. Konteyner demuraj taleplerinde, talep edenin, iddiasını somut delillere dayandırması gereken ve bu şekilde hukuki olarak eksik olarak değerlendirilebilecek yönlerini miııimalize eden bir yaklaşım sergilemesi gerekir. Konteyner demuraj taleplerinde somutlaştırılması gereken yönler aşağıdadır; taşıma sözleşmesi, demuraj tarifesi ve varış ihbarıdır. Bu kapsamda taşıma sözleşmesi, taşıtan ile gönderilen arasında yapılması gereken ve navlun, demuraj gibi somut verilerin yer aldığı bir sözleşme olabileceği gibi konteyner taşımasının doğası gereği elektronik ortamda yapılan slot/konteyner tahsisi ile, hat işleticisi firmanın gemisine yükleme yapılabilmesi sağlanmaktadır. Buna göre eldeki uyuşmazlıkta esasen deniz taşıma ilişkisi dava dışı ... ile davacı arasında kurulmuş ve dava dışı taşıyan tarafından davacı adına düzenlenen toplam 27.108,00 USD bedelinde '...' açıklamalı faturaların davacı şirket unvanına düzenlenmiş olduğu, davacı yanın da tarafına düzenlenen işbu faturaları ticari defterlerinde kayıt altına aldığı akabinde de ... Bankası aracılığı ile dava dışı ... A.Ş ye davaya konu edilen bedellerin ödendiği muhasip bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık ise esasen ödenen demuraj bedellerinin davalıdan rücuen tahsilinin mümkün olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. ...nolu konşimento muhteviyatı konteynerlerin 14/06/2017 günü Limanda Gemiden tahliye edildiği Konteynerlerinin boş dönüşünün ise 05/07/2017 günü gerçekleştiği; -... nolu konşimento muhteviyatı konteynerlerin 21/06/2017 günü Limanda Gemiden tahliye edildiği Konteynerlerinin boş dönüşünün ise 8-20-21-22-24 Temmuz 2017 günü gerçekleştiği; -... nolu konşimento muhteviyatı konteynerlcrin 04/07/2017 günü Limanda Gemiden tahliye edildiği Konteynerlerinin boş dönüşünün ise 24-25-26 Temmuz 2017 günü gerçekleştiği, mahkemece dava dışı ... firmasına yazılan müzekkere cevabından anlaşılmaktadır. İlk partide ... nolu konşimento tahtında 14/06/2017 günü limana gelen konteynerlerin serbest süresi 21/06/2017 günü dolmuş ve aynı gün davalı yetkilisi ... tarafından davacı yetkilisine; '.... merhaba, bayram öncesi yoğunluğundan dolayı 24/06 tarihinden önce limandan konteynerleri çıkaramıyoruz, Çalıştığımız, taşeronların yoğunluğu mevcut ve depolar doludur. Gecikmeden dolayı oluşacak demurajı maalesef kabul edemeyeceğimizi bildirmek islerim. Bu süreç içinde farklı alternatifiniz varsa değerlendirmenizi öneririm, iyi çalışmalar dilerim. Saygılarımla ...' içerikli e posta gönderdiği tespit olunmuştur.21/06/2017 ve 04/07/2017 tarihlerinde gelen yükler için davacının davalı ile çalışmaya devam ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Bir diğer anlatımla henüz demuraj bedeli işlemeye başlamadan önce davalı tarafça araç sıkıntısı bulunduğu davacı tarafa bildirilmesine ve farkı alternatiflerin değerlendirilmesi hususunun davacıya bildirilmesine karşı, davacı tarafça davalı ile çalışılmaya devam edilmiştir.Bu kapsamda, davacının konteynerlerin taşıma süresi ile alakalı olarak davacıya bir taahhütünün bulunmadığı anlaşılmaktadır.Dosyaya sunulan belgelere göre Gümrük işlemlerinin davacı temsilcileri tarafından yapıldığı kanaati bilirkişilerce dosyaya sunulmuştur. Bu hususta davacı vekilinin de aksi yönde beyanı bulunmamaktadır. Davacının konteynerlerin Gümrük işlemlerini tamamlayarak davalının taşımasına ne zaman hazır ettiği de dosyaya sunulan belgelere göre tam olarak tespit edilememektedir.Bunun yanında 19 Temmuz 2017 Çarşamba günü saat 11:36 da davacı yetkilisi ...yüksek önem dereccsi ile davalı şirket yetkililerine gönderdiği mailinde '..Maliyet çalışmasına göre ilk hedeflenen liman yükleme seklinde olması ki bu bizim maliyetimizi düşüren bir süreçken yine firmanızdan gelen araç sıkıntısı ve liman şikayetleri sebebi ve aynı zaman da bizim de liman aksiyonlarında ki sıkıntıları gözlemlememiz sonucu liman çıkışları geçici kabul yapıp ... deposunda elleçleme sureti ile fabrika sevklerimizi gerçekleştirdik.' demektedir. ... ödemesinin davalıdan rücuen tahsili talebi bakımından, konteynerden yoksun kalınmasına davalının kusuru ile sebebiyet vermesi gerektiği gözetildiğinde, dosya kapsamı delillere göre davalının kusuru ile veya akdi olarak sorumluluğu kabul ederek demuraj ödeme üstlenmesinin söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı yan limandan davacı deposuna karayolu taşıması üstlendiği, ancak henüz karayolu taşıtlarına yükleme yapılmadan, karayolu aktarma için taşıtları tedarikinde güçlükler sebebi ile liman aşamasından yükleme-taşımaya alma sürecinde aksama olduğu dosyaya sunulan e posta mesajlarından anlaşılmakla, davalı karayolu taşıyıcısının sorumluluğunun başlayabilmesi için taşıma sürecinin "taşıyıcıya teslimle" başlamış olması gerekmektedir.Oysa, taraflar arası yazışmalarda da gözlendiği gibi, davalı yükü taşıma için almakta gecikmekte, zira taşıt tedarik edememekte ve bunu da davacıya sürecin başında belirtmektedir. Davalı TTK 875/1 maddesi gereği henüz taşıma sürecine girmemiş yük ve konteyner gecikmesinden ancak açık sözleşmeye aykırılık şeklinde temerrütü sabit olursa sorumlu tutulabilir. Davalını böyle bir şekilde yükün teslim alınmasında temerrüdü yahut taşıma süreci bakımından bir taahhüdü bulunduğu dosya kapsamında sabit değildir. Bu çerçevede davacının ödediği demurajı davalıya yansıtma hususunda davalının kusuru dosyada ispat olunamadığından ve dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporları da hükme..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu taşımanın İskenderun Limanından, müvekkilinin Diyarbakır'daki fabrikasına yapıldığını, taşıma içeriği ve teslimat adresinin uyuşmazlık konusu olmamasına rağmen ekte yer alan e-mail yazışmalarında görüleceği üzere, müvekkilinin Diyarbakır'daki fabrikasına teslimat yapılmak üzere anlaşıldığını, taraflar arasındaki toplantılarda, fabrika ve operasyon içerik bilgisinin detaylıca davalıya verildiğini, malların İskenderun gümrüğüne geleceği, gümrükleme işleminin müvekkilince ... Müşavirliği vasıtasıyla yapılacağı bilgisinin en başından davalıya verildiğini,Konteynerların boş dönüşünün davalının sorumluluğunda olduğunu, dava konusu 3 konşimentoya ait varış, süreç bilgi ve tarihlerini gösteren tabloya davalı şirketin araç laka ve sürücü bilgilerinin eklendiğini, 3 konteynerin davalı tarafından boş döndürüldüğünü, taşıyıcının boş konteyner ile dönüş yapması halinde boş dönüşün taşıyıcının sorumluluğunda olduğunu, üç konşimentoya bağlı taşımanın, ...'daki ... Limanında işlem yapılıp, davalı tarafından ... deposuna iadesi sağlandığını, davalının edimini layıkıyla yerine getirmeyerek davacıya zarara uğrattığını, davalının sorumluluğunun, gümrük işlemleri tamamlanmış olan malları gümrükten alınarak, müvekkilinin fabrikasına teslim etmek olduğunu, gümrük işlemlerinin müvekkilince zamanında tamamlandığını, ... nolu konşimentoya bağlı yükün 21.06.2017 tarihinde limana geldiğini, yükün gümrükten çekilmesi için 21 gün serbest zaman bulunduğunu ve serbest zamanın 11.07.2017 tarihinde bittiğini, yükün gümrükleme işlemlerinin müvekkil tarafından 29.06.2017 tarihinde tamamlandığını, davalı tarafından 05.07, 07.07, 08.07 ve 10.07 tarihlerinde kısmi nakliyeler yapıldığını, kalan kısmının ise 20.07, 21.07, 22.07 ve 24.07 tarihlerinde taşındığını ve serbest zamanın 10 gün sonrasında taşımaya başlandığını ve müvekkilinin bu konşimento nedeniyle 22.414,50 USD demuraj ücreti ödemek zorunda kaldığını, ...nolu konşimentoya bağlı yükün 04.07.2017 tarihinde limana geldiğini, yükün gümrükten çekilmesi için 14 gün serbest zaman bulunduğunu ve serbest zamanın 17.07.2017 tarihinde bittiğini, gümrük işlemlerinin müvekkilince 06.07.2017 tarihinde tamamlanmasına rağmen, davalının bu yükü 24.07 ve 26.07 tarihlerinde aldığını serbest zamanın 7 ve 9 gün aşılması ile müvekkilinin bu konşimentoda 4.513,50 USD demuraj ücreti ödemek zorunda kaldığını, demuraj ücretlerinin tamamının, davalı şirketin gümrük işlemleri tamamlanmış malları gümrük sahasından zamanında alarak müvekkilinin fabrikasına getirip, boş konteynerları zamanında iade etmemesinden kaynaklandığını,Mahkemece davalı şirket yetkilisinin taşıma işlemlerinden birkaç gün önce müvekkiline gönderdiği "... Hanım merhaba, bayram öncesi yoğunluğundan dolayı 24/06 tarihinden önce limandan konteynerleri çıkaramıyoruz, Çalıştığımız, taşeronların yoğunluğu mevcut ve depolar doludur. Gecikmeden dolayı oluşacak demurajı maalesef kabul edemeyeceğimizi bildirmek islerim. Bu süreç içinde farklı alternatifiniz varsa değerlendirmenizi öneririm, iyi çalışmalar dilerim. Saygılarımla..." içerikli elektronik postayı, davalının sorumluluğunu üzerinden attığına bir delil olarak kabul ettiğini, oysa bu mailin başka bir taşımaya konu olan 12 adet konteynere ilişkin olduğunu, dava konusu konusu taşıma veya demurajla hiçbir ilgisi bulunmadığını, emailin tamamı okunduğunda, bilirkişinin bahsettiği kısmın, yazışmaya kadar ki bir süreci kapsadığı ve o sürecin sonuçlandığı ancak, devam eden taşımalara ilişkin demurajın da halen yürüdüğünün anlaşılacağını, e-postanın geçerli ve konuya ilişkin olduğu değerlendirildiğinde ise, asıl işi yük taşıyıcılığı olan davalının araç bulamaması ve bunu taşımaya birkaç gün kala bildirmesi gibi bir durumun mazeret olarak kabul edilemeyeceğini, zira müvekkilinin aylar öncesinden anlaşma yapıp, yükünün taşınmasını beklerken bu sıkışık dönemde müvekkilinin aleyhine yorum yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, tacir olan davalının araç bulamaması gibi bir mazeretinin kabul edilemeyeceğini, davalının zamanında planlama yapmaması nedeniyle taşımanın zamanında yapılamadığını, sözlemenin Mersin'den Diyarbakır'a karayolu ile yük taşınmasına ilişkin olduğunu, buna rağmen gemi ve deniz taşımacılığı alanında uzman olan uzak yol kaptanı bilirkişiden rapor aldığını, itiraz üzerine bu kez lojistik hukuku bilirkişisinden rapor alındığını, mahkemenin alakasız kişileri atayarak rapor almasının anlaşılamadığını, uzmanlık alanı dışında sunulan rapor ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında davalı taşımacının edimini geç ifa etmesi nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı konteyner demuraj bedelinin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının yurt dışından ithal ettiği ve gemi ile ... limanına taşınan konteyner izindeki emtiasının limandan alınarak Diyarbakır'a taşınması işini davalı üstlenmiştir. Taraflar arasında TTK'nın 850 ve devamı maddelerine göre bir taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. HMK'nın 266. maddesine göre çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Mahkemece içinde deniz taşıma işlemini ve bu kapsamda konteyner demuraj ücretini de barındıran uyuşmazlıkta konusunda uzman olan bilirkişinin görevlendirilmesi yerindedir. Zira uyuşmazlıkta ön sorun, deniz taşımacısının davacıya düzenlediği konteyner demuraj ücreti faturasının ve dolaysıyla davacının, davalıya yansıttığı faturanın yerinde olup olmadığı noktasında olduğundan, mahkemenin görevli olduğu gibi, bilirkişi seçimi ve incelemesi yerinde olduğundan davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davalının, davacıya ait konteynerlerin... Diyarbakır arasında taşımayı üstlendiği tarafların kabulündedir.Yurt içi taşımada taşımacının sorumluluğunu düzenleyen TTK'nın 875/1.maddesinde taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre, taşımacının sorumluluğunun belirlenmesi için öncelikli şart emtianın taşınmak üzere taşımacıya teslim edilmesidir. Taşıma konusu emtiaların gümrükleme işlemi davalının sorumluluğunda değildir. Davalının sorumluluğunun başlaması emtianın gümrükleme işleminin yapılarak taşınmak üzere davalı taşımacıya teslimi gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, gümrükleme evrakları da incelenmiş ve emtiaların tam olarak davalıya ne zaman teslim edildiğinin belirlenememesi nedeniyle davalı taşımacının gecikmeden kaynaklanan sorumluluğu bulunup bulunmadığının değerlendirilemediği belirtilmiştir. Davalının sorumlu tutulması için, taşınacak konteynerlerin gümrükleme işlemlerinin tamamlanarak davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.Taraflar arasındaki taşımada davalının, teslim alacağı emtiayı belirli bir sürede teslim edeceğine ilişkin bir taahhüt bulunmamaktadır.TTK'nın 873. maddesine göre, taşıyıcı, eşyayı, kararlaştırılan sürede, bir süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içinde, teslim etmekle yükümlüdür. Taşımacının kendisine teslim edilen emtiayı makul sürede teslim edilmediği hususun ise usulüne uygun delillerle davacı tarafından kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır Dosya kapsamında, emtianın davalıya teslim edildiği ve gecikmenin davalıdan kaynaklandığına ilişkin bir kanıt bulunmadığından mahkemenin kabul ve gerekçesi yerindedir. Diğer yandan taraflar arasındaki taşıma ilişkisinde yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.Taraflar karşılıklı elektronik posta yazışmaları ile yürütülmüştür. İlk derece mahkemesince değerlendirilen ve davalı tarafından davacıya gönderilen 21.06.2017 tarihli elektronik postada, bayram öncesi yoğunluk nedeniyle 24/06 tarihinden önce limandan konteyner çıkarılmayacağı, taşeronların yoğunluğu ve depoların doluluğu nedeniyle taşınacak emtia nedeniyle demuraj ücretinin kabul edilmeyeceği bildirilmiştir.Dosya kapsamındaki belgelere göre ilk konteynerlerin 14.06.2017 tarihinde limana geldiği ve 7 günlük serbest sürenin dolduğu tarihte anılan elektronik postanın davalı tarafından davacıya gönderilmesi nedeniyle elektronik postanın bu taşımaya ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafnıdan gönderilen aynı tarih ve saat 9.51 de gönderilen e-milde de yoğunluk nedeniyle gecikme yaşanacağı bildirilmiştir. Davalının sonraki tarihlerde ve taşıma aşamalarında da yoğunluk nedeniyle taşımada meydana gelen gecikmeler nedeniyle demuraj ödemesini kabul etmediğini bildirdiği görülmüştür. Davacı, anılan yazışmaların dava konusu taşımaya ilişkin olmadığı ve başka taşımalara ilişkin olduğunun bildirilmesine rağmen, gönderilen emailler ile taşıma tarihinin uyumlu olması ve davacının bu yazışmaların başka taşımalara ilişkin olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlamaması nedeniyle davacının bu yöne ilişkin istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir.Bu durumda ilk derece mahkemesince usulüne uygun yargılama yapılarak delillerin toplandığı, taraflara hukuki dinlenilme hakkı sağladığı, bilirkişi incelemesi yapılması gereken hususlarda konusunda uzman bilirkişilerden rapor alındığı, olaya uygulanması gereken hukuk normlarının isabetle tespit edilerek somut uyuşmazlığa uygulandığı, davalı taşımacının sorumluluğunun TTK'nın 873 ve 875. maddelerindeki düzenlemelere uygun şekilde belirlendiği, davalının gecikme yaşanacağı ve demuraj ücretinden davalının sorumlu tutulamayacağına ilişkin bildirime rağmen, davacının çekince ileri sürmeksizin davalının edimin ifasını kabul ettiği, ifanın elektronik postadaki şartlarla kabul edilerek sözleşme ilişkisinin yürütülmesinden sonra, teslim ve taşımada gecikme bulunduğu gerekçesiyle, deniz taşımacısı tarafından davacıdan istenilen demurajın, davalı taşımacıya yansıtılmasının sözleşme ile bağlılık ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL maktu istinaf harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın, karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair,HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.06.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.