T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2242
KARAR NO:2025/1029
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:26/05/2021
NUMARASI:2015/910 Esas - 2021/457 Karar
DAVA:Çek istirdadı
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesi ile .. Bankası ...Şubesine ait, keşidecisi ... A.Ş. olan 15.09.2015 keşide tarihli, ... çek numaralı, 100.000,00 TL bedelli çekin müvekkilinin işyerinde 01.06.2015 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu diğer 17 adet çekle birlikte çalındığını, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/262 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını ve tüm çekler için tedbir kararı alındığını, takip konusu çekin müvekkili tarafından ciro edilmediğini, elinden cirosuz olarak çıktığını, çalıntı çekin müvekkilinin ve çekteki diğer ciroların kaşesi ve imzasının taklit edilerek ciro zinciri oluşturulduğunu ve işleme konulduğunu, itiraza konu çek arkasındaki cironun müvekkiline ait olmadığını, davalıların çekin arkasında oluşturduğu sahte ciro zinciri ile iyi niyetli üçüncü kişi konumundan yararlanmak sureti ile çek keşidecisi müvekkili ve diğer sahte cirolar hakkında Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, ilk ciranta olan müvekkili ile çekin keşidecisi ... AŞ arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkili tarafından fatura ve makbuz karşılığında iş bu çekin alındığını, müvekkili ile diğer cirantalar arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, Davalı ... tarafından çekler ile ilgili olarak açılan Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında çek bedellerinin tahsili durumunda müvekkilinin telafisi olmayan zararlarının söz konusu olacağını, HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince teminatsız veya uygun bir teminat karşılığında davanın devamı süresince icra takibinin tedbiren durması ile dosyaya yatacak paraların alacaklıya ödenememesi yönünde tedbir kararı verilmesini, dava konusu çekin istirdatı ile müvekkilinin keşideci ...AŞ'den sonraki haklı hamil sıfatı ile alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesi ile; istirdat davasının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, takip kesinleşmeden yapılan ödemelerin istirdat davasına konu edilemeyeceğini, dava konusu çeklerin davalılardan ... tarafından, 08.06.2015 tarihli protokol gereği davalılardan ... Tekstil adına yetkili olarak ve kendi adına ciro edilerek ... Tekstil'e olan borçlarının karşılığı olarak verildiğini, ...Tekstil'in takibe konu çeklerin çalıntı olduğundan, çekleri 15.09.2015 ve 02.11.2015 tarihlerinde ... Bankası ... Şubesine ödenmesi için ibraz ettiğinde "ödeme yasağı kararı bulunduğundan işlem yapılmamıştır" ibaresi yazıldığında haberdar olduğunu, 100.000,00 TL tutarındaki çek bedelinin tahsili için çek keşidecisi ... AŞ ile ... Tekstil dışındaki diğer cirantalar hakkında ve 110.000,00 TL tutarındaki çek için çek keşidecisi ....Şti. hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararı işleme konulduktan sonra asıl takibe geçildiğini, 02.10.2015 tarihinde keşideciden ihtiyati haciz yapılarak 100.000,00 TL'nin ve 19.11.2015 tarihinde keşideciden ihtiyati haciz yapılarak 110.000,00 TL'nin tahsil edildiğini belirterek, davanın reddi ile haksız yere açılan dava nedeniyle uğranılan zararın tazmini için davacının %20 oranındaki tazminatın davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı ... Vekili cevap dilekçesi ile; ...'nin bu davada hasım olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu çekin davacının uhdesindeyken çalındığını, sahte imzalarla oluşturulan ciro silsilesi sonucunda davalılardan ... Tekstil firması tarafından icra takibine konu edildiğini, ...'nin çek üzerine sahte kaşesi basılarak sahte imzalarla ciranta gibi gösterildiğini, istirdat davasının çeki elinde bulunduran son hamile karşı olarak açılabildiğini, dava konusu olayda da çeki elinde bulunduranın ... Tekstil firması olduğunu, davaya konu çekin ...Tekstil tarafından hiçbir zaman iktisap edilmediğini ve hiçbir zaman... Tekstil uhdesinde bulunmadığını, davalılardan ...Tekstil'in sahte kaşe ve sahte imzaları taşıyan çeki takibe koymada kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekaleti ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... ile ....Şti. vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, davacının iddialarını dava dilekçesi ekinde göstermiş olduğu belgelerle ispat etmek zorunda olduğunu, sonradan delil listesi sunmasına muvafakat etmediklerini, istirdat davası açılmasının ilk şartının istenen paranın icra takibi sırasında ödenmesi olduğunu, takip kesinleşmeden yapılan ödemelerin istirdat davasına konu edilemeyeceğini, ihtiyati haciz altında ödenen miktarlar için de istirdat davası açılamayacağını, dava konusu çekin davalılardan ...ın yetkilisi ve ortağı olduğu davalı ... Şti. tarafından cirolanarak 08.06.2015 tarihli protokole istinaden diğer davalı ciranta ... Şti.'ne ciro edildiğini, müvekkillerinin ... Şti ile imzalanan protokolde yer alan çekleri ticari ilişkilerine istinaden teslim aldığını,müvekkili davalıların sorumluluğunun kendisinden önce gelen ciroyu kontrol etmek olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde dava konusu çekteki cirosunun sahte olduğunu iddia ettiğini, dava konusu çek incelendiğinde çek üzerinde davacının cirosunun mevcut olduğunun görüleceğini ve çekin ciro silsilesinin düzgün olduğunu, çekteki ciro davacıya ait değil ise müvekkilinin bu durumu bilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; takibe konu çekin davacı tarafından ciro edilmediğini, cirosuz olarak elinden çıktığını, çalıntı çekin davacı ve çekteki diğer ciroların kaşesi ve imzasının taklit edilerek ciro zinciri oluşturulduğunu ve işleme konulduğunu, itiraza konu çekin arkasındaki cironun müvekkile ait olmadığını, davalıların çekin arkasında oluşturduğu sahte ciro zinciri ile iyi niyetli üçüncü kişi konumundan yararlanmak sureti keşidecisinin müvekkil ve diğer sahte cirolar hakkında ... sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, ilk ciranta olan davacı ile çekin keşidecisi ... Şirketi arasında ticari ilişki olup davacı tarafından keşideci şirketten fatura ve makbuz karşılığında işbu çekin alındığını, davalı ile müvekkili ve aradaki diğer cirantalar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, dava konusu ... Bankası AŞ ... Şubesi'nden verilme, keşidecisi ... Şirketi olan, 31/10/2015 keşide tarihli, ... seri numaralı, 110.000 TL bedelli çekin istirdatı ile davacının keşideci şirketten sonraki haklı hamil sıfatı ile alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı .... Şti. vekili, savunmasında özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, takip konusu borcun keşideciden ihtiyati haciz aşamasında tahsil edildiğini, davacının yasal olarak istirdat davası açamayacağını, ... sayılı dosyasında takibe konu ...Bankası AŞ ... Şubesinden verilme, keşidecisi ...Şirketi olan, 31710:2015 keşide tarihli. ... seri numaralı, 110.000 TL bedelli çekin ... tarafından diğer beş adet çek ile birlikte 08/06/2015 tarihinde yapılan protokol ile birlikte ... Şirketi adıma yetkili olarak ve kendi adına ciro edilerek müvekkil şirkete borçlarının karşılığı olarak verildiğini, davacının haksız olarak yaptığı itirazın neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını belirterek, davanın reddine ve %20 oranında hesaplanacak tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"...Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; çek istirdadı davasında davacının öncelikle yetkili hamil olduğunu ve sonrasında davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.Elbetteki bu hususlardan da önce çeki elinde bulundurana karşı iş bu davanın açılması gerekmektedir. Davacı mahkememiz dosyasında ve birleşen dosyada menfi tespit isteminde bulunmamıştır. Mahkememizce 12.02.20121 tarihli bilirkişi incelmesi ile çek üzerinde yapılan imza incelemesi ile çekler üzerindeki imzanın davacının el ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de, bu husus menfi tespit davasında mutlak defi olarak ileri sürülebilir iken istirdat davasında çeklerin yetkili hamil iken çeklerin elinden çıktığı yönünde mahkememizde kanaat oluşturmuştur.Davacının talebinin menfi tespit olmaması istirdat olması karşısında davalının çekin iktisabında kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu da ispat etmesi gerekmektedir. Ancak dava konusu ve birleşen davaya konu çeklerde de mevcut ciro silsilesi içerisinde bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen lehtarın kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmediği..." gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin işyerinden çalınan asıl ve birleşen davaların konusu çeklerin müvekkilinin emrine düzenlendiğini, emre yazılı çeklerin devri için TTK'nın 559. maddesi gereğince, "senedin ciro edilmesi ve teslimi " gerektiğini, dava konusu çekte müvekkiline ait geçerli ve imzasını taşıyan bir ciro bulunmadığını, çekin rıza ile de teslim edilmediğini, rızası dışında elinden çıktığını,Dava konusu çeklerde müvekkili şirketten sonra cirosu görünen şirketlerle müvekkili şirketin ticari ilişkisi ve çek alış verişi olmadığını, bu hususun ispatı için taraf ve diğer cirontaların defterleri üzerinde inceleme yapılmasını talep ettiklerini, ancak ilk derece mahkemesince bu taleplerinin dikkate alınmadığını, eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu,Deliller arasında gösterilen ve incelenmesi ve sonucunun beklenilmesi istenilen Bakırköy 9. Asliye Ceza mahkemesinin 2016/169 E sayılı dosyasının sonucu beklenilmeden, o dosyadaki çalıntı çeklerin kötü niyetli insanlar tarafından düşük bedellerle para ile ciranta şirketlere satıldığı yöndeki ifadeler dikkate alınmadan karar verildiğini,Hüküm kurulurken sadece davalı şirketin iyi niyetli olduğu kıstasından hareket edildiğini, ancak davalı şirketin iyi niyetli olmadığını, çünkü Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesine yaptıkları başvuru üzerine 2015/242 E sayılı dosya ile 04.06.2015 tarihinde ödeme yasağı konulduğunu ve bu yasağın derhal bankaya tebliğ olduğunu, böyle bir mahkeme kararı olan çek hakkında bankanın çekte sorun yok şeklinde beyanda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle cirantanın iyi niyet iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini,Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına. Asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen davalar, TTK'nın 792. maddesi uyarınca, rıza hilafına elden çıktığı iddia edilen çeklerin istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, bu karara karşı, yasal süreleri içinde, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Öncelikle, eldeki dava TTK'nın 792. maddesi uyarınca çek istirdadı talebine ilişkin olup bu tür davalarda davalı sıfatı, sadece çekin son hamiline yani istirdat davasının açıldığı tarihte çeki elinde bulunduran kişiye aittir. Çekte cirosu bulunmakla birlikte çeki elinden çıkarmış olan diğer cirantalara husumet yöneltilemez (Yargıtay 11. HD'nin 2021/3506 E- 2022/6544 K sayılı, 03/10/2022 tarihli emsal kararı).Bu durumda ilk derece mahkemesince, dava tarihi itibariyle asıl ve birleşen davalara konu çeklerin hamili olan ve çekleri icra takipleri konu eden davalı ...Şirketi dışındaki davalılar aleyhindeki davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi usule yasaya aykırı olmuştur. Husumet konusu mahkemece resen gözetilecek hususlardan olduğundan, HMK'nın 33, 255 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca kararın resen düzeltilmesi gerekmiştir.Davalı .... Şirketi aleyhindeki asıl ve birleşen davalar bakımından işin esasının incelenmesinde: Asıl ve birleşen davalara konu çeklerin incelenmesinde; ciro silsilesinde görünürde herhangi bir kopukluk olmadığı anlaşılmaktadır.Mevcut ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı anlaşılmakla, imzaların istiklali prensibi, çekin sebepten mücerretliği ve hamilin kendisinden önceki ciroların sıhhatini kontrol etme yükümlülüğünün bulunmaması karşısında, davacı ile takip eden ciranta arasında yahut diğer cirantaların kendi aralarında ticari defterlerine göre herhangi bir ticari ilişki bulunmaması, davalı son hamilin çeki kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap etmiş olduğu anlamına gelmeyeceğinden, davacı vekilinin tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğu yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacının ciro imzasının sahte olduğu alınan bilirkişi raporu ile sabit ise de TTK'nın 677. maddesindeki düzenlemeye göre, imzaların istiklali prensibi benimsenmiş olup, ciro imzalarından biri sahte bile olsa, düzgün ciro silsilesine göre çeki iktisap edenin, çeki iktisapta ağır kusurunun bulunduğunun ayrıca kanıtlanması gerekir. Davalı son hamilin veya yetkilisinin, çekin çalınması olayına ilişkin Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/169 E sayılı dosyasının tarafı olmadığı gözetildiğinde, davacı vekilinin ceza davası sonucunun kesinleşmesinin beklenmeden hüküm kurulmasının yerinde olmadığı yönündeki istinaf nedeni de yerinde değildir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, dava konusu çeklerdeki ciro silsilesi düzgün olup, aksi ispatlanamadığı için davalı son hamil kural olarak iyi niyetli yetkili hamil konumundadır. Son hamilin çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiğini kanıtlama yükü davcı üzerindedir. Zira, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesine göre, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak kötüniyetle iktisap etmiş olması veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğunun davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Somut olayda davacının bu konudaki ispat yükünü yerine getiremediği, kötü niyetle iktisabı gösteren somut bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, çek istirdadına ilişkin işbu davanın çek hamili davalı .... Şirketi aleyhindeki davaların reddi yönünde verilen karar isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir (Emsal, Dairemizin 2018/1146 E- 2019/830 K sayılı, 13/06/2019 tarihli kararının onanmasına dair Yargıtay 11. HD'nin 2019/3669 E- 2020/1925 sayılı, 24/02/2020 tarihli kararı).İstinafa davacı tarafından gelinmiş olması ve kararın da resen düzeltilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararındaki vekalet ücretleri muhafaza edilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, asıl ve birleşen davalanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
A- ASIL DAVADA:1-Davalılar ..., ..., ..., .... Şti., ..., .... Şti. aleyhindeki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 2-Davalı .... Şirketi aleyhindeki davanın esas bakımından reddine, 3-Alınması gerekli 615,40 TL harcın, peşin alınan 1.707,75 TL'den mahsubu ile artan 1.092,35 TL harcın, karar kesinleştikten sonra ve talep hâlinde, davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 13.450,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak, kendilerini avukatla temsil ettiren davalılar .... Şirketi ile ...'a verilmesine, 6-Artan gider ve delil avanslarının, kararın kesinleşmesinden sonra, yatıran taraflara iadesine,
A- BİRLEŞEN DAVADA:1-Davalılar ..., ..., ..., .... Şti., ..., .... Şti. Aleyhindeki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 2-Davalı .... Şirketi aleyhindeki davanın esas bakımından reddine, 3-Alınması gerekli 615,40 TL harcın, peşin alınan 1.878,53 TL'den mahsubu ile artan 1.263,13 TL harcın, karar kesinleştikten sonra ve talep hâlinde, davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 14.400,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak, bu davada kendisini avukatla temsil ettiren davalı .... Şirketi'ne verilmesine,6-Artan gider ve delil avanslarının, kararın kesinleşmesinden sonra, yatıran taraflara iadesine,
C- İSTİNAF AŞAMASINDAKİ HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ BAKIMINDAN:1Davacı tarafından asıl ve birleşen davalar için yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulduğundan, davacı vekilinin asıl ve birleşen davalar için yatırdığı istinaf peşin karar harçlarının, karar kesinleştikten sonra ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davalarda davacıya iadesine, 2-Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,3-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.06.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.