T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2185
KARAR NO:2025/1036
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:STANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:05/02/2021
NUMARASI:2018/1109 Esas - 2021/73 Karar
DAVA:Alacak (Ticari satımdan kaynaklı)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı ititazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirket tarafından oluklu mukavvadan üretilen kutuların 22.08.2017 tarihinde davalıya teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliğinin 23.03.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cari hesap borcunun ödenmesi talep edildiğini, açıklanan nedenlerle; davalıdan olan 21.573,80 TL alacağın ihtarname tarihi olan 23.03.2018 tarihinden başlamak üzere reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafından tanzim edilen 22.08.2017 tarih ... no.lu 21.525,58 TL tutarlı faturaya konu malın teslim alınmamış olması nedeniyle Fethiye ... Noterliğinin 09.10.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edilerek iade edildiğini, fatura ile ilgili olarak davacı firmanın ... isimli e-posta yazışmaları olduğunu, davacının icra takibini İstanbul adliyesinde açtığını ve yetkisiz yerde açılmış olan takip nedeni ile yapılan itiraz üzerine davayı itirazın iptali yerine alacak davası olarak İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığını, davacı taraf ile aralarında cari hesap sözleşmesi olmadığını, davacı tarafın teslim ettiğini iddia ettiği ürünleri yazılı delil ile tespit etmek zorunda olduğunu, davacı tarafından başkasına teslim edilmesi gereken faturaya konu ürünün iade edilmesine rağmen bedelinin talep edildiğini, bu sebeple; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı ile talimat raporunun ardından davacının ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırmalı olarak, sonradan celbedilen BA/BS formları ile birlikte inceleme yapılarak alınan 01/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda yer alan yukarıda yazılan tespit ve değerlendirmeler denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olup, 01/10/2020 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler mahkememizce de yerinde bulunduğundan, davacının alacak talebine konu; 22.08.2017 tarih ... no'lu 21.525,58-TL tutarlı ... açıklamalı fatura ve fatura konusu ürünün teslimine ilişkin; 23.08.2017 tarih ... no.lu Sevk İrsaliyesi üzerinde davalı şirket kaşe ve imzası bulunması, Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, davalı yanın davaya konu faturayı bağlı bulunduğu vergi dairesine BA formları ile beyan etmesi, faturaların davalı şirket kabulünde olduğu, fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 21.573,80 TL alacağın 26/11/2018 dava tarihinden itibaren % 19,50 ve değişen oranlarla işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece 11.06.2019 tarihli bilirkişi raporu ile 01/10/2020 tarihli raporun birbiriyle tamamı ile çelişkili olmasına, ilk raporda müvekkili şirketin borcunun bulunmadığının beyan edilmesine rağmen çelişkiler giderilmeksizin ikinci itibar edilerek hüküm kurulmuş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda ikinci rapora itibar edilmesinin gerekçesi de izah edilmediğini, ikinci bilirkişi raporu tek mali müşavir bilirkişi tarafından yazılmış olup ikinci bilirkişi raporuna üstünlük tanınmasını gerektirecek herhangi bir gerekçe de bulunmadığını, bu nedenle de mahkeme kararı usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu,Müvekkili tarafından Fethiye ... Noterliğinin 09.10.2017 tarih ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edilerek söz konusu faturadaki malların kendisine teslim edilmediğini davacı yana bildirdiğini,Dava konusu faturada belirtilen malın hiç bir suretle müvekkili şirkete teslim edilmediğini, müvekkilinin söz konusu olaydan sonra başka firmaya fatura edilmiş mallar bırakıldığını müvekkili şirketin söz konusu malların yanlış bırakıldığını beyan ederek, yanlış bırakılan malları iade ettiğini, cevap dilekçesinde bu hususun anlatılmasının nedeninin malların teslimi sırasında fatura sahibi dışındaki firmalara malların bırakılabildiğini ortaya koyduğunu, dava konusu faturaya ilişkin malların da örnekte olduğu gibi kendisi dışında başka bir firmaya gönderilmiş olma ihtimalinin bulunduğunu anlatmak olduğunu, ancak mahkemece müvekkilinin söz konusu anlatımını yanlış değerlendirilerek fatura konu malların bir kısmının iade edildiği şeklinde gerekçe yazılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Yine kararda ve son bilirkişi raporunda belirtilenin aksine fatura üzerinde müvekkili firma kaşesi ve imzası bulunmadığını, ancak dosya kapsamına açıkça aykırı şekilde fatura üzerinde müvekkili şirket kaşe ve imzasının bulunduğunun beyan edilmesi usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu,Dava sırasında irsaliye üzerinde olduğu bildirilen imzaya da açıkça itiraz edilmiş olmasına rağmen mahkemece hiç bir inceleme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, huzurdaki dosyada davacı tarafından dava konusu faturadaki malların müvekkili şirkete teslim edildiğine dair tanık beyanı dahil hiçbir delil sunulamadığını, müvekkili şirket muhasebecisinin faturanın vergi dairesi sisteminde açıkta görünmesi nedeniyle dava tarihinden sonra düzeltme beyanı vererek sisteme eklediği Ba formu nedeniyle müvekkilinin teslim almadığı mal bedelini ödemek zorunda bırakıldığını, bu hususun da usul yasa ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satıma ilişken faturaya bağlanmış alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, 22.08.2017 tarih ... no.lu 21.525,58-TL tutarlı fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise alacağa dayanak fatura nedeniyle borçlu olmadığını, fatura konusu malların davacı yanca tesliminin kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince sunulu deliller, fatura- irsaliye, celp edilen BA-BS formları ile taraf ticari defter ve kayıtlarında inceleme de yaptırılarak aldırılan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Fatura tek başına alacağın varlık ve miktarını kanıtlamaya yeterli değildir.Fatura konusu mal ve hizmetin davalıya tesliminin de kanıtlanması gerekir. İlk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere; faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı taraf kayıtlarında bulunduğu, celp edilen davalıya ait 2017 yılına ilişkin BA formları kapsamında fatura konusu borcun bildiriminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Tacir olan ve TTK'nın 18. maddesi uyarınca basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının faturayı muhasebecisinin sehven bildirdiği ve düzeltim beyanı verdiği beyanına değer verilemeyecektir. Faturanın tacir olan davalı yanca BA formu ile bildiriminin yapıldığının anlaşılması karşısında fatura konusu mal ve hizmetin davacı yanca davalıya teslim edildiğinin karine olarak kabulü gerekir. Bu açıklamalara göre davalı vekilinin aksi yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.HMK'nın 282. maddesi uyarınca bilirkişi raporları takdiri delil niteliğindedir.Yukarıda da belirtildiği üzere ilk derece mahkemesince sunulu deliller, taraf ticari defter ve kayıtlarında incelenerek yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlar ile taraflara ait BA-BS formları dikkate alınarak ve gerekçesi yazılmak suretiyle sonuca gidildiği ve hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davalı vekilinin yargılama aşamasında müvekkili defterleri inceletilerek alınan bilirkişi raporu ile diğer bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler bulunduğu, bu çelişkiler giderilmeden ve 01.10.2020 tarihli bilirkişi raporu içeriğindeki tespitlere göre hüküm kurulmasının doğru olmadığı yönündeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.107,00 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.12.06.2025