T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/199
KARAR NO:2025/986
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:27.10.2021
NUMARASI:2018/30 Esas - 2021/739 Karar
DAVA:Tazminat
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalılardan... AŞ'nin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun ilgili maddelerinde düzenlenen tekel hakkına aykırı faaliyetlerde bulunarak, çeşitli firmalara ait posta tekeline tabi gönderileri kabul ederek taşıdığının, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/122 sayılı delil tespiti dosyasında belirlendiğini, anılan Kanun'un tanımlar başlıklı 3. Maddesinde evrensel posta hizmet sağlayıcısının tanımlandığını, bu çerçevede müvekkili ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu arasında 23.072013 tarihinde posta hizmetlerinin yürütülmesi için görev sözleşmesi düzenlendiğini ve müvekkilinin evrensel posta hizmetleri yükümlüsü olarak belirlendiğini, 6475 sayılı Kanun'unun 6. maddesinde posta tekiline tabi hizmetlerin düzenlendiğini, müvekkiline tanınan posta tekeli hakkı uyarınca açılan bir çok davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, davalı şirketlerin posta tekelini ihlal niteliğindeki faaliyetleri nedeniyle müvekkili şirketin zararının belirlenmesi gerektiğini, BTK Posta Sektöründeki İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin yetkilendirmeye ilişkin ihlaller başlıklı 5/3-a maddesinde “Hizmet sağlayıcısı tarafından, evrensel posta yükümlüsüne tahsis edilen posta tekelinin ihlal edildiğinin kurum tarafından veya mahkeme kararıyla tespit edilmesi“ denilmek suretiyle, tekel ihlalinin mahkeme kararı ile tespit edilebileceğinin düzenlendiğini,...Şirketinin gönderilerin ayrım ve işlenmesinin yapıldığı bölümün incelenmesi ve gönderilerin sayımına çeşitli bahanelerle izin verilmediğinden gönderi sayısının tespit edilemediğini, diğer davalıların tekel hakkını ihlal eder şekilde davalı ... Şirketi ile sözleşmeler düzenlediğini, davalı şirketler ile başka şirketlerin ... aracılığıyla yaptığı usulsüz işlemlerin belirlenmesi gerektiğinden belirsiz alacak davası açıldığını ileri sürerek, davalı ... AŞ tarafından davalı ve dava dışı şirketlere verdiği posta tekeline tabi gönderilerin kabulü, taşınması, dağıtımı ve işlenmesi hizmetleri nedeniyle her bir gönderi için müvekkiline ait tarifenin on katı tutarında ücret belirlenerek şimdilik 100.000,00 TL'nin tamamının ... AŞ'den ve sorumluluk oranında diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davalıların ... firmasına yaptırdıkları gönderilerin bilirkişi aracılığıyla belirlenerek on katı tazminatın tahsiline, davalı ... Şirketince tespit edilmeyen kullanıcılar için yaptığı ihlalli işlemlerin belirlenerek on katı tutarının bu şirketten tahsiline, muarazanın ve müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... AŞ. vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin yetki ve izni bulunan bir şirketle çalışmaya özen gösterdiğini ve müvekkilinin evrensel posta hizmet yükümlülüğü tekeline aykırı bir işlem yapmadığını, ... tarafından müvekkiline böyle bir hizmet verilmediğini, ... Lojistikten posta tekeli hariç olmak üzere etiketleme, zarflama, katlama, tasnifleme ve benzeri organizasyonel hizmetler ile birlikte yetki belgesi kapsamında posta hizmeti aldığını, BTK tarafından evrensel hizmet sağlayıcısı sıfatı ile verilen belgeli yan hizmetler ile birlikte ... tarafından müvekkiline sadece fatura gönderilerinin katlanıp zarflanarak dağıtım hizmeti sağlandığını, 6475 sayılı Kanun'unun “Posta hizmetleri” başlıklı 5. maddesinde, posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimini kapsayan posta hizmetleri, bu Kanun hükümlerine göre faaliyet gösteren hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirileceğine ilişkin düzenleme getirildiğini, davacının İstanbul 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/122 Değişik iş dosyası üzerinden yaptığı tespitte, gönderi evraklarının tanzim edildiği ve hazırlandığının belirtildiğini, bahse konu gönderilerin ... bünyesinde zarflama, katlama, etiketleme ve tasnifleme gibi bir çok yan hizmet verildiğini, posta tekeli olduğu tespit edilen gönderilerin davacı aracılığıyla gönderildiğini, müvekkili şirketin müşterilerine gönderdiği faturaların kuryeye teslim edildiğini, kurye tarafından poşetlenip, zarflanıp etiketlenerek dağıtıldığını bu hizmetin PTT tarafından verilmeyen ayrı bir hizmet olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamından; 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanununun Posta Tekeli başlıklı 6.Maddesindeki düzenlemede: Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir: a) Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. b)4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 7201 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dâhil her türlü tebligatın kabulü, toplanması işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. c) Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin posta hizmetleri. ç) Postada alınacak ücretleri gösteren posta pulları, kişisel pul, anma pulları, posta kartları ve ilk gün zarflarının bastırılıp satışa çıkarılması. (2) Birinci fıkranın (a) bendine göre belirlenmiş olan ağırlık ve ücret limiti gönderi içerisindeki haberleşme mahiyetindeki maddeye ilişkindir. Reklam, tanıtım, broşür gibi maddelerin ilavesi suretiyle ağırlığın aşılması veya değişik promosyon ve iskonto usulleri uygulanarak ücret limitinin dışına çıkılması posta tekelinin ihlali sayılacağını, (3) Posta tekelini ihlal edenlerin, bu ihlal kapsamındaki gönderiler için evrensel posta hizmet yükümlüsünce belirlenen posta ücretinin on katı tutarında meblağı evrensel posta hizmet yükümlüsüne tazminat olarak ödemekle yükümlüdür.Davacı Posta ve Telgraf Teşkilatı, yurt içi ve yurt dışında posta hizmetlerini yürütmeye ve gerekli altyapıyı kurmaya yetkili olup, Kurumun; her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, pul basımı ve satımı, bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmeti sunma, adres bilgi kayıt sistemi ve elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, tebligat ve telgraf hizmeti yürütmektedir. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu:MADDE 5 (1) Posta gönderilerinin kabulü, toplanması işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimini kapsayan posta hizmetleri, bu Kanun hükümlerine göre faaliyet gösteren hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilir... Posta hizmetlerinin Posta Hizmet Sağlayıcıları tarafından yerine getirileceği hüküm altına alınmıştır.Yine aynı kanunun MADDE 9 - (1) Posta hizmeti verilebilmesi veya bunun için gerekli alt yapının kurulup işletilebilmesi için Kurum tarafından bu hususta yetilendirilmiş olmak gerekir.(2) Yetkilendirme, yetki belgesi verilmesi yoluyla yapılır. Yetki belgesi almak isteyen şirketler faaliyete başlamadan önce Kurum düzenlemeleri çerçevesinde Kuruma başvuruda bulunur...03/06/2014 tarihli 29019 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Posta Sektörüne ilişkin Yetkilendirme yönetmeliğine göre: Hizmet Sağlayıcı :.. Şirketini ve Kanun hükümlerine göre posta sektöründe faaliyet göstermek üzere yetkilendirilmiş 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK nun 124. Maddesinin ikinci fıkrasında sayılan sermaye şirketlerini, Posta Hizmeti: Posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki dağıtımı ve teslimini, Yetki Belgesi :Posta hizmetlerinin tamamının veya bir kısmının sunulması veya yürütülmesi için gerekli olan altyapının sağlanması ve işletilmesine yetki tanıyan posta hizmetlerine özel belirli hak ve yükümlülükleri içeren ve Kurul tarafından belirlenen bedel karşılığında verilen belgeyi, ifade etmektedir.Dava dışı davalının hizmet aldığı ... A.Ş. ... tarafından PHS-ULS-019 sayılı Ulusal kapsamlı 27.05.2015 tarihinden itibaren 26/05/2030 tarihine kadar Posta Hizmet Sağlayıcısı olarak yetkilendirilmiştir.29/02/2016 tarih 29639 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Evrensel Posta Hizmetleri Yönetmeliği'nin Evrensel Posta Hizmet Gelirleri ve Tahsil Esasları başlıklı 10.maddesine göre : '1-a)Hizmet sağlayıcılarınca; cari yılda üçer aylık dönemlerde geçici kurumlar vergisi kapsamında vermiş oldukları beyanname ekinde yer alan ve gelir tablosunun net satışlar kısmında belirtilen tutardan şirketin posta hizmetlerinden elde ettiği net satış hasılatına isabet eden miktarın %2 si geçici kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayı takip eden ayın sonuna kadar, 1-b)Kurumca, Kanun uyarınca posta hizmetlerine ilişkin verilen idari para cezalarının %20 si tahsil edildiği ayı takip eden ayın sonuna kadar, Bakanlığa bildirildiği bu meblağlar aynı süre içinde, Bakanlığın Merkez Muhasebe birimi hesabına aktarılır ve Bütçeye ... posta hizmetleri gelirleri adı altında gelir olarak kaydedildiği ...' posta hizmeti gelirleri ve tahsil esasları belirtilmiştir.Davalının hizmet aldığı dava dışı ... A.Ş.'nin 3'er dönemlik periyotlarda geçici kurumlar vergisi beyannamesi verdiği ve 6475 sayılı kanunun 15. Maddesine göre posta hizmetlerinden elde etmiş oldukları net satış hasılatları üzerinden Evrensel Posta Hizmeti Katkı Payı ödediği,Mevzuat hükümleri uyarınca ağırlığın aşılması veya ücret limitinin dışına çıkılması hallerinin, posta tekelinin ihlali sayıldığı gözönünde tutularak; davalının hizmet aldığı dava dışı ... ... A.Ş'nin yaptığı hizmet ile, 6475 sayılı yasanın 6. Maddesi ile ... A.Ş” ne tanınan “Posta Tekeli” hakkını ihlal etmediği, davalı şirketin de yetki belgeli dava dışı şirketten kanuni sınırlar çerçevesinde hizmet aldığı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dışı ... ... AŞ'nin 6475 sayılı Kanun'da düzenlenen posta tekel hakkına ilişkin hükümlere aykırı şekilde, çeşitli firmalara ait posta tekeline tabi gönderilerini kabul ederek bunları taşıyıp dağıttığının, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/122 D.İş sayılı dosyasında tespit edildiğini, bu nedenle ...şirketi ile bu firmaya posta tekeli kapsamında gönderi verdiği tespit edilen ve aralarında davalı...AŞ'nin de bulunduğu 15 şirket hakkında İstranbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/68 Esas sayılı dosyasında tazminat ile muarazanın ve müdahalenin önlenmesi talepli dava açıldığını, mahkemece ... firmasına gönderi veren diğer davalılar hakkında tefrik kararı verilmesi üzerine davalı ...A.Ş. aleyhine açılan davaya mahkemenin 2018/30 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilerek, uyuşmazlık konusunda ihtisas sahibi olmayan bilirkişilerce düzenlenen ve itiraza uğrayan rapor esas alınarak karar verildiğini,Hükme esas alınan 28.01.2021 tarihli bilirkişi raporunun da önceki rapor gibi, subjektif inceleme ve değerlendirmeye dayandığını, posta tekeli kavramına ilişkin olarak kanuni dayanaktan yoksun değerlendirmeler içerdiğini, posta tekeline tabi gönderiler ile posta tekeline tabi olmayan gönderiler arasındaki ayrımın dikkate alınmadığı, BTK tarafından yetki belgesi verilen tüm dağıtım şirketlerinin her türlü gönderiyi taşıma hakkı varmış gibi hukuka aykırı tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğunu,Davalının hizmet aldığı Zip Dağıtım şirketinin BTK tarafından verilen yetki belgesine sahip olduğu, üçer dönemlik periyotlarda geçici kurumsal vergisi beyannamesi verdiği, 6475 sayılı Kanun'un 15. maddesine göre posta hizmetlerinden elde etmiş olduğu net satış hasılatı üzerinden evrensel posta hizmeti katkı payı ödediği gerekçesiyle tekel hakkının ihlal edilmediğinin kabul edildiğini, ancak kararın "posta tekeli" kavramının düzenleniş amacına aykırı olduğunu, müvekkilinin 6475 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca; BTK ile imzalanan 23.07.2013 tarihli “Posta Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Görev Sözleşmesi” ile evrensel posta hizmetleri yükümlüsü olarak belirlendiğini, müvekkilinin bu görevine bağlı hizmet alanının aynı Kanun'un 6. maddesinde "Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi..'' şeklinde posta tekeli kapsamında kabul edildiğini, bu kapsamdaki gönderilerin PTT haricinde kabul, taşıma, dağıtımı faaliyetlerinin yapılması ve yaptırılmasının posta tekeli hakkının ihlali olduğunu, bu nedenle davalının hizmet aldığı ... firmasının yetki belgesine sahip olmasının bu dava bakımından bir öneminin bulunmadığını, BTK tarafından yetki belgesi verilmesinin, yetkilendirilen firmaya her türlü gönderiyi kabul, sevk, işleme, dağıtım vs. hakkı tanındığı anlamına gelse idi, ayrıca kanun koyucunun 6475 sayılı Kanun'da ''posta tekeli hakkının'' düzenlenmesine ihtiyaç duyulmayacağını, Mahkemece, mevzuat hükümleri uyarınca ağırlığın aşılması veya ücret limitinin dışına çıkılması hallerinin, posta tekelinin ihlali sayıldığı kabul edilerek verilen hükmün hatalı olduğunu, 6475 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesinde; "6'ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre Bakanlar Kurulu tarafından yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." denilmek suretiyle, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar 5584 sayılı Posta Kanunu'nun ilgili hükümlerinin yürürlükte olacağının düzenlendiğini, bu Kanun'un "Posta Tekeli" başlıklı 2.maddesinde; açık ve kapalı mektuplar ile üzerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartların PTT idaresinin tekeli kapsamında sayıldığını, davalı şirketçe dava dışı ... firması aracılığıyla müşterilerine gönderilen katalog, gazete görseli gibi ürünleri kapalı zarf içerisinde gönderilmesi nedeniyle tekel hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, posta tekeline tabi gönderilerin dağıtımının yanı sıra kabul, işleme, sevk ve her türlü işleminin de münhasıran PTT tarafından yapılabileceğini, bir mektup zarfının içine fotokopi belge, mektup, gizli evrak veya bir fotoğrafın bulunması kapsamı itibari ile bu gönderinin mektup niteliğini bozmayacağını ve böyle bir gönderinin mektup olduğunu, posta tekeline aykırı gönderilerinin, kabulü, taşınması, dağıtımı işlemlerin dava dışı ... Loj. Şti'ne yaptıran davalının, her bir gönderi için müvekkiline belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminat ödemesi gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu Kapsamında posta tekel hakkının ihlali nedeniyle oluşan zararın tespiti ve tahsili ve muarazanın meni istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde, ... AŞ'nin yanı sıra 14 davalı aleyhine aynı dilekçe ile tazminat ve muarazanın giderilmesi davası açmıştır. Dava dilekçesinde anılan şirket ile diğer davalılar arasında düzenlenen kurye taşıma sözleşmeleri kapsamında davacı şirketin tekel hakkının hilal edildiği ileri sürülmüştür. Dilekçenin sonuç kısmında ... yönünden, bu dosyadaki davalılar ile dava dışı firmalara ilişkin posta tekeline tabi gönderilerin kabul, taşıma, dağıtım gibi işlemlerinin yapılması nedeniyle her bir gönderi için belirlenecek tazminatın tamamının ... Şirketi'nden ve diğer davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline, muarazanın ve müdahalenin menine, ... Şirketi'nin davalılar ve dava dışı kişilerce yapılan posta tekelini ihlal eder nitelikteki hizmetlerin tespiti ile tazminatın ... Şirketi ve sorumlulukları oranında davalılardan tahsilini istemiştir.İlk derece mahkemesince her bir davalıya yönelik davalar ayrılarak, ayrı esaslara kayıt edilmiştir. Dairemizce yapılan incelemede ... A.Ş.aleyhine İstanbul 4. ATM'nin 2017/68 Esas - 2021/738 Karar sayılı ilamıyla verilen ret kararının davacının istinafı üzerine Dairemizin 2022/700 Esas sayılı dosyasından istinaf incelemesini beklediği, davalılardan ... A.Ş. aleyhine İstanbul 4. ATM'nin 2018/35 Esas, 2021/743 Karar sayılı ilamıyla verilen ret kararının davacının istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2022/434 Esas, 2024/1158 Karar sayılı ilamıyla eksik inceleme nedeniyle kaldırıldığı görülmüştür.Davacı vekili, müvekkilinin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ile bu Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu'nda sayılan ve tekel hakkına sahip olunan gönderilerin, dosyası tefrik edilen ... ... A.Ş. ile düzenlenen kurye alım hizmet sözleşmesi uyarınca taşıttırıldığı hususunun İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/122 Değişik İş dosyası ile tespit edildiğini, tekel hakkının ihlali sebebiyle muarazanın men'ine ve müdahalenin önlenmesi ile Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, husumetin ... şirketine yöneltilmesi gerektiğini, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/122 D.iş sayılı dosyasında rapor düzenlendiği, 15.09.2016 tarihinden önceki defterlerin incelenemeyeceğini, müvekkili ile davası ayrılan ... ... A.Ş. arasında düzenlenen kurye alım hizmet sözleşmesinin konusunun, davacının tekel hakkına sahip olduğu gönderiler olmadığını, kaldı ki dava dışı şirketin BTK tarafından verilmiş posta hizmetleri yetki belgesi bulunduğunu, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/122 D. iş dosyasında alınan rapora itibar edilmeyeceğini, raporda kapalı zarf içerisinde gönderiden söz edilmesine rağmen gönderinin niteliğinin tespit edilmediğini, davalının tekel hakkının ihlaline sebebiyet verecek haksız bir fiili bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf sebebi olarak; mahkemece posta tekeli kavramının ortaya koymayan, posta tekeline tabi gönderiler ile posta tekeline tabi olmayan gönderiler arasındaki ayrımı dikkate almayan, BTK tarafından yetki belgesi verilen tüm dağıtım şirketlerinin her türlü gönderiyi taşıma hakkı varmış gibi hukuka aykırı tespit ve değerlendirmelerde bulunan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığı, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu hükümlerinin doğru değerlendirilmediği, söz konusu mevzuat hükümlerinde sayılan gönderiler hususunda davacının tekel hakkına sahip olduğu ve tekel hakkının davalılar tarafından ihlal edildiği ve mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme karar verildiği ileri sürmüştür. Mahkemece dava dışı ... ... AŞ'nin BTK tarafından Posta Hizmet Sağlayıcısı olarak yetkilendirildiği, üçer aylık dönemlik periyotlarda geçici kurumlar vergisi beyannamesi verdiği ve 6475 sayılı Kanun'un 15. maddesine göre posta hizmetlerinden elde etmiş oldukları net satış hasılatları üzerinden evrensel posta hizmeti katkı payı ödediği ve mevzuat hükümleri uyarınca ağırlığın aşılması veya ücret limitinin dışına çıkılması hallerinin posta tekelinin ihlali sayıldığı, davalı şirketin yasal sınırlar çerçevesinde aldığı hizmet ile davacının posta tekel hakkını ihlal etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkeme kararı genel itibariyle bilirkişi raporunun kopyalanmasından ibaret olup tarafların ileri sürdüğü her bir iddia ve savunma HMK'nın 297. maddesinde belirtilen şekilde değerlendirilerek gerekçelendirilmemiştir. Mahkemece 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve bu Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu hükümleri uyarınca davacının posta tekeline sahip olduğu gönderilerin açıkça tespit edilmediği, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesindeki "6. maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre Cumhurbaşkanı tarafından yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü ve bu hususta Cumhurbaşkanlığı tarafından henüz bir belirleme yapılmadığı dikkate alındığında ve bilirkişi raporlarında bu hususta bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığı gözetildiğinde, mahkemece ağırlığın aşılmadığı veya ücret limitinin dışına çıkılmadığı hususunun nasıl tespit edildiğinin anlaşılamamaktadır.Davacı tarafından delil olarak dayanılmasına ve talep edilmesine rağmen davalı şirket ile dava dışı ...,... AŞ'nin defter ve kayıtları, taraflarca dayanılan ve sunulan deliller ve dosya üzerinde dava konusu alanda uzman sektör bilirkişisi ve mali müşavir bilirkişisinden oluşan heyet aracılığı ile inceleme yaptırılarak, dava konusu gönderilerin tekel hakkının ihlali niteliğinde olup olmadığı, olması hâlinde mevzuat hükümleri uyarınca davacının talep edebileceği zarar miktarının tespiti hususunda rapor alınmalıdır.Davalının pasif husumet itirazı hakkında bir değerlendirme yapılarak, davacının bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınmadan ve gerekçeli kararda da itirazların değerlendirilmeden verilen karar istinaf denetimine uygun değildir. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde davacının iddiası ile davalının savunmalarının doğruluğu denetlenememektedir. Bu nedenle tespit raporu da dikkate alınarak, konusunda uzman bir bilirkişi kurulundan davalı ve davası tefrik edilen ... AŞ'nin kayıtları da incelenmek suretiyle, davacının tekel hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının ve davalının, tekel hakkının ihlal edilmediği, bu hak dışındaki zarflama, ayırma, tasnif gibi işlerin ... Lojiştik Şirketine yaptırıldığına ilişkin savunmalarının doğruluğu araştırılmadan, eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 03.06.2025