T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/518
KARAR NO:2025/804
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/01/2022
NUMARASI:2021/503 E. - 2022/51 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için ... sayılı dosya ile takibe başlandığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini, 14/06/2019, 04/07/2019, 13/07/2019, 20/07/2019, 27/07/2019, 02/08/2019, 02/09/2019, 10/09/2019 tarihli faturalardan kaynaklı cari hesap bakiye alacağının 11.660,35 TL miktarlı fatura olmak üzere toplam 8 adet fatura mevcut olduğunu, bu faturaların borçlu şirketin de muhasebe defterinde kayıtlı bulunduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle;müvekkili ile davacı arasında elbise, yaka v.b alım-satım ve dikiminden kaynaklanan ticari bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının bu ilişkiden kaynaklı olarak, 26.09.2019 tarihli ... nolu fatura ile sabit olduğu üzere, 27.588 TL bedelle 2.299 adet... elbise satın aldığını, ancak bu elbiselerden 8 adet beyaz ve 9 adet mavi elbisenin eksik gönderildiğini, bu eksiklik bildiriminin davacıya yapıldığını, bu eksiklikten ötürü davacı tarafa iptal faturası düzenlenmemiş olsa da bu durumun kendilerine şifahen bildirildiğini, onayları alınmak suretiyle bu elbiselerin bedelinin ödenmediğini, 13.07.2019 tarihli ve ... nolu fatura ile sabit olduğu üzere, 14.512,5 TL bedelle, 1075 adet ... model elbise satın alındığını, ancak davacı şirket tarafından 24 adet elbise eksik gönderildiğini, bu eksiklik bildiriminin davacı şirkete yapıldığını, bu eksiklikten ötürü davacı tarafla sözlü olarak görüşmeler yapıldığını, onayları alınmak suretiyle bu elbiselerin bedelinin ödenmediğini, 04.07.19 tarihli ... nolu fatura ile 16.065 TL bedelle, 1071 adet ... model elbise satın alındığını, ancak yine davacı şirket tarafından, 20 adet elbisenin eksik gönderildiğini, bu eksiklik bildiriminin davacı şirkete yapıldığını, davacı ile yapılan şifahi görüşmeler neticesinde 20 adet elbise ve 2 adet elbisenin dikim bedelinin davacıya yapılan ödemelerden düşüldüğünü, 14.06.2019 tarihli, ... nolu fatura ile 5.824 TL bedelle, 364 adet elbise satın alındığını,364 adet elbisenin kesilmiş, 310 adet elbisenin asorti olarak, 27 adet elbisenin ikinci kalite olarak,10 adet elbisenin A kalite olarak, 8 adet elbisenin numune olarak müvekkiline teslim edildiğini, görüldüğü üzere davacının faturada gösterdiği miktardan 9 adet elbiseyi eksik gönderdiğini, bu eksiklik bildiriminin davacı şirkete yapıldığını, davacının onayı alınarak 9 adet elbisenin tutarının eksik ödendiğini, davalının davacı tarafla olan samimi iş ve cari hesap ilişkilerine güvenerek düşük meblağlı iade faturaları düzenlemediğini, ancak, son gelinen noktada davacının, davalının iyi niyetini suistimal ederek huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu itibarla haklı savunmalarının ispatı için davacı şirket yetkilisine yemin teklif edileceğini savunarak, davanın reddi ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan toplam (talebe bağlı kalınarak) 11.660,35 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, davalının hazırladığı iade faturanın davacı yana tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla alacağın faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstahak bulunduğu anlaşılmakla 11.660,35 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Davacının takipteki asıl alacağa işletilen temerrüd faizine ilişkin olarak davacının davalıya takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğünü ispatlayamaması karşısında faize ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davada reddedilen miktarın 2022 yılı kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir.Zira İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 47. Hukuk Dairesi'nin 2021/1989 esas ve 2021/1585 karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ...karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır." şeklinde karar verildiği görülmüştür. "gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından...sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 11.660,35 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 11.660,35 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında elbise, yaka vb alım-satım ve dikiminden kaynaklanan ticari bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu,davalının bu ilişkiden kaynaklı olarak, 26.09.2019 tarihli ... nolu fatura ile sabit olduğu üzere, 27.588 TL bedelle 2.299 adet ...elbise satın aldığını, ancak bu elbiselerden 8 adet beyaz ve 9 adet mavi elbisenin eksik gönderildiğini, bu eksiklik bildiriminin davacıya yapıldığını, bu eksiklikten ötürü davacı tarafa iptal faturası düzenlenmemiş olsa da bu durumun kendilerine şifahen bildirildiğini, onayları alınmak suretiyle bu elbiselerin bedelinin ödenmediğini, 13.07.2019 tarihli ve ... nolu fatura ile sabit olduğu üzere, 14.512,5 TL bedelle, 1075 adet ... model elbise satın alındığını, ancak davacı şirket tarafından 24 adet elbise eksik gönderildiğini, bu eksiklik bildiriminin davacı şirkete yapıldığını, bu eksiklikten ötürü davacı tarafla sözlü olarak görüşmeler yapıldığını, onayları alınmak suretiyle bu elbiselerin bedelinin ödenmediğini, 04.07.19 tarihli ... nolu fatura ile 16.065 TL bedelle, 1071 adet ... model elbise satın alındığını, ancak yine davacı şirket tarafından, 20 adet elbisenin eksik gönderildiğini, bu eksiklik bildiriminin davacı şirkete yapıldığını, davacı ile yapılan şifahi görüşmeler neticesinde 20 adet elbise ve 2 adet elbisenin dikim bedelinin davacıya yapılan ödemelerden düşüldüğünü, 14.06.2019 tarihli, .. nolu fatura ile 5.824 TL bedelle, 364 adet elbise satın alındığını, 364 adet elbisenin kesilmiş, 310 adet elbisenin asorti olarak, 27 adet elbisenin ikinci kalite olarak,10 adet elbisenin A kalite olarak, 8 adet elbisenin numune olarak müvekkiline teslim edildiğini, görüldüğü üzere davacının faturada gösterdiği miktardan 9 adet elbiseyi eksik gönderdiğini,bu eksiklik bildiriminin davacı şirkete yapıldığını, davacının onayı alınarak 9 adet elbisenin tutarının eksik ödendiğini, davalının davacı tarafla olan samimi iş ve cari hesap ilişkilerine güvenerek düşük meblağlı iade faturaları düzenlemediğini, ancak, son gelinen noktada davacının, davalının iyi niyetini suistimal ederek huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu itibarla haklı savunmalarının ispatı için davacı şirket yetkilisine yemin teklif edileceğini, davalının, davacıya diktirdiği ürünleri ... Giyim üzerinden... markasına teslim ettiğini, davalının her bir teslim edilen ürünlerdeki hataları ve eksiklikleri ortaya koyan Inspection Raporları düzenlediğini, ... Ölçü Tablousu Raporu düzenlediğini, bunu da davacı ile paylaştığını, ... Giyim ile davacının teslim ettiği ürünlere ilişkin ürünlerin kalitesiz çıktığına dair yazışmalar yapıldığını, tüm bu belgelerin bilirkişinin talebi üzerine bilirkişiye gönderildiğini, bilirkişinin de raporunun ekinde bunu mahkemeye sunduğunu, ancak bilirkişi raporunun ekinde mahkemeye bu belgeler sunulduğu halde raporunda bu belgelerden hiç bahsetmediğini, bilirkişinin raporuna itiraz ettikleri halde mahkemece bu itirazlarının nazara alınmadan müvekkili aleyhine karar verildiğini, davalının haklı savunmalarının ispatı için davacı şirket yetkilisine yemin teklif edileceğinin cevap dilekçesinde belirtilmesine rağmen açıkça yemin deliline dayanmalarına rağmen mahkemece davalıya yemin delili hatırlatılmadan karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satıma ilişkin fatura ve açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya mal satıp teslim ettiğini, açık hesaptan davalının davacıya borcu bulunduğunu ileri sürmüş; davalı vekili ise, davacının faturalara konu teslim ettiği tekstil ürünlerinin bir kısmının eksik teslim edildiğini, bir kısmının da talep edilen ölçülerde olmadığını, davacıya duyulan güven sebebiyle düşük bu miktarlar için iade faturası düzenlenmediğini savunmuş, ayrıca davalı yetkilisine yemin teklif edileceğini belirtmiştir.Dosya kapsamında bulunan... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 11.660,35 TL alacak, 3.304,03 TL faiz olmak üzere toplam 14.964,38 TL alacak yönünden 10.03.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 14.06.2019, 04.07.2019, 13.07.2019, 20.07.2019, 27.07.2019, 02.08.2019, 02.09.2019, 10.09.2019 tarihli faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının gösterildiği, ödeme emrinin 29.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 31.03.2021 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu,TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Mahkemece,taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak Mali Müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır.Dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, taraf ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının davalıya mal satışı yaptığının, tarafların vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davalının ticari defter ve kayıtlarında davacıya 9.799,32 TL borçlu göründüğü, davacının ticari defter ve kayıtlarında ise davacının 12.593,28 TL alacaklı göründüğü, aradaki farkın davalının 2.793,96 TL'lik iade faturasından kaynaklandığı, söz konusu iade faturasının davacı şirkete tebliğ edildiğini, ürünlerin eksik ve talep edilen ölçülerde olmadığını, bir diğer deyişle ayıplı olduğunu ve bu onudaki ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat yükü davalı taraftadır.Mahkemece de ispat yükünün davalı tarafta olduğu doğru şekilde tespit edilmiş ise de davalı vekilince gerek cevap dilekçesinde gerekse sunulan delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmasına ve istinaf dilekçesinde de bunun belirtilmesine rağmen davalı tarafa yemin hakkı hatırlatılmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur.Bu durumda mahkemece, davalının yemin deliline dayandığı ve ispat yükünün davalıda olduğu nazara alınarak, davalıya yemin hakkının hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacının esasa ilişkin delillerinin tam olarak toplanmaması nedeniyle esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.05.2025