T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/439
KARAR NO:2025/771
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/11/2021
NUMARASI:2021/436 E. - 2021/883 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... Şti. arasında Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeyi davalının müştereken ve müteselsilen kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmeden doğan nakit ve gayri nakdi alacakların müvekkili bankaya ödenmemesi üzerine Gebze ... Noterliğinin 09/09/2020 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla... sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının takibe yapmış olduğu itirazının haksız olduğunu iddia ederek, itirazının iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin davacı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, imzalanan sözleşmedeki kefaletinde müvekkilinin eşinin rızasının bulunmadığından geçerli bir kefaletin olmadığını, davacının müvekkilinden bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava dışı şirket (müflis) davacı Banka ile akdedilen ...’ne istinaden bakiye kredi borcunun ödememesi üzerine dava dışı borçlunun (şirket) kredi hesapları (esnek Ticari Hesap ve ... Kart) kat edilerek kefaleten borçlu ...’e 07.09.2020 tarihli ihtarname ile tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen sürede borcun ödenmediği ve bu bağlamda Banka alacağı muaccel hale geldiği, borçlunun müşterek borçlu ve müteselsil kefil davalı ... olduğu, icra takip tarihi itibariyle asıl alacak tutarı olarak toplam 40.108,00 TL üzerinden takibe geçildiği görülmüştür.İcra takip dosyasında 40.108 TL asıl alacak, 310,82 TL işlemiş faiz, 15,52 TL BSMV, 686,05 TL masraf bedeli olmak üzere toplam 41.120,39 TL talep edildiği görülmüştür.Mahkememizce alınan hükme elverişli bankacı bilirkişi raporuna göre, 40.104,10 TL asıl alacak, 310,82 TL işlemiş faiz, 15,52 TL BSMV, 686,05 TL masraf bedeli olmak davacı bankanın takip tarihi itibariyle toplam 41.116,49 TL olduğu tespit edilmiştir.Bilirkişi raporu ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek yapılan değerlendirmede, davacı bankanın 40.104,10 TL asıl alacak, 310,82 TL işlemiş faiz, 15,52 TL BSMV, 686,05 TL masraf bedeli olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam 41.116,49 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle kredi borçları yönünden; takibin 41.116,49 TL üzerinden devamına, asıl alacak 40.104,10 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %18,60 temerrüt faizi uygulanmasına, alacak likid ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 8.223,298 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildi. Davalı kefilin dava dışı asıl borçlu şirketin yetkilisi olması nedeniyle TBK 584 maddesi gereğince eş rızası gerekmeyeceğinden davalı ...’ün kefaleten borçlanmasına eşinin rızası olmadığına dair itiraza itibar edilmemiştir. Bankanın yasa gereği depo edilmesini talep ettiği gayri nakdi (çek) kredi toplamının 8.900,00 TL olduğu, ancak dosyaya ibraz edilmesi gereken çek yapraklarının, ibraz tarihleri, çek teslim alındı makbuzunun, çek yaprağı başına ödenen tutarları gösterir tediye/mahsup fişlerinin davacı banka tarafından rapordan sonra dosyaya sunulduğu, sonu 1780 ile biten çekin 30.09.2020 tarihinde 2.225 TL yasal yükümlülük bedelinin davacı banka tarafından ödenerek nakit alacağa dönüştüğü sunulan ödeme dekontundan anlaşılmıştır.İcra takip talebinde 8.900 TL gayri nakdi alacağın ödenmesi talep edildiğinden ve banka tarafından sonu 1780 ile biten çekin 30.09.2020 tarihinde 2.225 TL yasal yükümlülük bedelinin ödenmesi dikkate alındığında taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı bankanın 7.565 TL gayri nakdi alacağının ve taleple bağlı kalan 1.335 TL nakdi alacağının bulunduğu anlaşılmış olup bu bedellerin davalı kefil tarafından ödendiğine dair bir belgenin de dosyaya sunulmadığı görülmekle gayri nakdi alacak yönünden; 7.565,00 TL gayri nakdi alacağın davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, nakde dönüşen gayri nakdi alacak yönünden 1.335,00 TL bedelin davalıdan alınarak davacı bankaya ödenmesine karar verilmiştir... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne- kısmen reddine, kredi borçları yönünden; takibin 41.116,49 TL üzerinden devamına, asıl alacak 40.104,10 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %18,60 temerrüt faizi uygulanmasına, %20 oranındaki 8.223,298 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gayri nakdî alacak yönünden; 7.565,00 TL gayri nakdî alacağın davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, nakde dönüşen gayri nakdî alacak yönünden 1.335,00 TL bedelin davalıdan alınarak davacı bankaya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, görevin dava şartı olup her aşamada ileri sürülebileceğini, kefalet sözleşmesinin ise TTK'da değil, TBK'da düzenlendiğini, yargılama ve alınan bilirkişi raporunda savunmaları ve itirazlarının gözetilmediğini, davacı iddiaları doğrultusunda karar verildiğini, bilirkişi raporunda sözleşmenin geçerliliğine dair herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, gerekli şartları taşımadığını, raporda bu hususların gözetilmediğini, eksik ve hatalı inceleme ile hazırlanan raporun hükme esas alındığını, davacının ispat yükünü yerine getiremediğini, davanın reddi gerektiğini, müflis şirket kayıtları üzerinde de inceleme yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda çek yaprak bedelleri yönünden belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak davacı iddiasını ispat edemediğinin ortaya konulduğunu, mahkemenin tek rapor ile hüküm kurduğunu, raporun eksik ve hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, genel kredi ve teminat sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, genel kredi ve teminat sözleşmesinin dava dışı... Ltd Şirketi ile davacı banka arasında gerçekleştirildiği konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olup olmadığı, kefalet şartlarının yasal kapsamda oluşup oluşmadığı, dava dışı borçlu şirket defterlerinin incelemesinin gerekip gerekmediği ile bilirkişi raporu ve mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, 20.02.2019 tarihinde dava dışı... Ltd şirketi ile davacı bankanın ...Şubesi arasında genel kredi ve teminat sözleşmesinin imzalandığı, kredi limitinin 1.000.000,00 TL tutarında olduğu, davalının sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığı, el yazısı ile kefalet tutarı, müteselsil ifadelerinin ve diğer açıklamaların yazılı ve ayrıca imzalı olduğu, davalının dava dışı borçlu şirketin yetkilisi olduğu, davacı banka tarafından Gebze ... Noterliğinde düzenlenen 09.09.2020 tarihli kat ihtarı ile bankanın ... Şubesi nezdinde şirket lehine diğerlerinin müşterek ve müteselsil kefaleti ile genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden açılmış bulunan esnek ticari hesabının 07.09.2020 tarihi itibariyle kat edilmiş bulunduğu ve borç tutarının 22.282,99 TL olduğu, ... Kart hesabından dolayı borç tutarının 17.796,81 TL olduğu belirtilerek borcun 24 saat içerisinde ödenmesinin belirtildiği ve çek karnelerinde çek yasası gereğince ödemesi garanti edilen riskin bulunduğunun ifade edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalı gerçek kişi hakkında ... sayılı dosyasında toplam 41.120,39 TL nakit ile 8.900,00 TL gayri nakit toplamı (depo talep edilen olmak üzere) 50.020,39 TL alacağın tahsili amacıyla 29.09.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, davadan önce arabuluculuk başvurusunun gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmeleri ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.12.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı ... Şirketi ile davacı banka arasında davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, genel kredi ve teminat sözleşmesinin akdedildiği, 1.000.000,00 TL limitli olan sözleşmenin 9.6.maddesinde, esnek ticari hesap kredisi kullandırılması 10.13.maddede ,müteselsil kefalet karşılığı kullandırılması ve müteselsil kefillerin sorumluluğunun düzenlendiği, söz konusu maddede müteselsil kefilin el yazıları ile belirlemiş oldukları kefalet limitlerine kadar limit artırımı halinde ise limit artırım sayfalarında yazılı tutarlar dahil olmak üzere hesaplanan toplam tutara kadar müteselsil kefil sıfatı ile imza tarihinden itibaren 10 yıl süreli olarak sorumlu oldukları, sorumlu oldukları azami miktar ve kefalet tarihlerinin kendi el yazılarıyla belirtilmek suretiyle imzalamaları sonucunda TBK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak kabul ettikleri, temerrüt düzenlemesinin 11.maddede yer aldığı, ihtarnamenin 07.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, temerrüt tarihinin oluştuğu, asıl borçlu müflis şirketin ve müşterek borçlu müteselsil kefil davalının bankada kayıtlı adreslerine kat ihtarnamesinin tebliğ edildiği, bankanın yükümlülük gereği ödeme yaptığı çek yaprağı bedeli için talep edilen 8.900,00 TL ve gayri nakit risk çek yaprağı dahil talep edilen toplam alacak tutarının 50.020,39 TL olduğu, esnek ticari kredi ... olmak üzere icra takibine iki adet kredi türünün düştüğü, söz konusu kredilerin dava dışı müflis şirket tarafından kullanıldığı, bankanın yasa gereği depo edilmesini talep ettiği gayri nakdi "çek kredi toplamının" 8.900,00 TL olduğu ancak dosyasına ibraz edilmesi gereken çek yapraklarının ibraz tarihleri, çek teslim makbuz belgelerinin, çek yaprağı başına ödenen tutarları gösterir makbuz ve fişlerin görülemediği, bankaya depo edilmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilerek, hesaplanan banka alacağının toplam 41.419,19 TL olduğu, davacının talebinin ise 41.120,39 TL olduğu belirtilmiştir.Davacı vekili rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerinde ,çeklerin teslim edildiğine ilişkin evrakları ibraz ettiklerini, bankanın davalıdan 7.565,00 TL gayri nakit risk alacağının bulunduğunu, bu rakamı davalının icra dosyasına depo etmesi gerektiğini, banka aleyhine tüm hususlara itiraz ettiklerini, davalının dava dışı şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi olduğunu, TBK 584.maddesi gereğince ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ve yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili verilecek kefaletlerde eşin rızasının aranmayacağını belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir.Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanında; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle davanın ticari dava olmadığını, müflis şirketin ticari defterlerinde incelemesinin gerektiğini, çek yaprak bedellerine ilişkin talebin ispat edilemediğinin raporla tespit edildiğini belirterek ek rapor alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme tarafından bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Gerekçede, sözleşmenin 10.13.maddesinde yer verilen kredinin müteselsil kefalet karşılığı kullandırılması ve müteselsil kefillerin sorumluluğuna yer verilerek bankanın çekler yönünden gayri nakdi alacak istemi 7.565,00 TL olarak kabul edilmiştir. TTK'nın 4/1 maddesinin (f) bendi uyarınca, bankalara ve diğer kredi kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerden kaynaklanan davalar, mutlak ticari davalardandır. Kullandırılan kredinin tüketici kredisi olmadığı da sabit olduğundan, TTK'nın 5/1 maddesi uyarınca davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesinde usule aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Dava dışı borçlu şirket ile davacı banka şubesi arasında düzenlenen genel kredi ve teminat sözleşmesinin tamamı dosya içerisinde mevcut olmamakla birlikte taraflarca itiraz edilmeyen mahkemece hükme esas alınan ve bilirkişi raporunda aynen yer verildiği anlaşılan sözleşmenin 10.13 maddesi kapsamında, "Kredinin Müteselsil Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Müteselsil Kefillerin Sorumluluğu;"Müteselsil kefiller,Banka’nın merkez tüm şubelerinde Müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş veya doğacak füm borç ve taahhütlerinden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından (Çek kanunu uyarınca Bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya müteselsil kefil sıfatıyla krediler sebebiyle, doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, Bankaya karşı aşağıda her bir Müteselsil Kefilin el yazılar ile belirtmiş oldukları kefalet limitlerine kadar limit arttırımı halinde ise ilgili limit arttırım sayfalarında yazılı tutarlar dahil olmak üzere hesaplanacak tolam tutara kadar müteselsil kefil sıfatıyla imza tarihinden itibaren 10 yıl süreli olarak sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı ve kefalet tarihlerini kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir.Müteselsil kefiller, banka müşterilerine açılan kredilerden dolayı BANKA’nın riskini karşılamak üzere MÜŞTERİ tarafından verilecek ipotekler ile diğer ayni ve şahsi teminatların gerektirdiği bütün vergi, resim ve harçlar ile dava ve takip giderleri ve avukatlık ücretinin vesair masrafların da kefaletleri kapsamında olduğunu kabul, beyan ederler.Komisyonların gider vergilerini ve müteselsil kefiller, kefalet limitinin, anaparadan başka ayrıca akdi faizlerin komisyonlarını, gider vergilerini ve her türlü masraflarını, vekalet ücretlerini, temerrüt faizlerini de TBK’nun 589. Maddesinde belirtilen sürelerle sınırlı olmaksızın kapsadığını kabul ve beyan ederler." Akdi faiz ve temerrüt faizinin hesaplanma usulü, ilgili sözleşme maddelerinde kayıtlıdır." düzenlemenin yer aldığı anlaşılmaktadır. Kredi sözleşme tarihi, 19.02.2019'dur.Davacı banka ile dava dışı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerine davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak katılmıştır. Kefalet sözleşmesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan TTK'nın 583. maddesinde; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.Madde metninden anlaşılacağı üzere, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin, müteselsil kefil olma durumunun kefil tarafından kendi el yazısı ile yazılması gerekir. Dosya kapsamında yer alan sözleşmenin yasal geçerlilik koşullarını sağladığı anlaşılmış, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Ancak, ilk derece mahkemesince davalı, henüz nakdî alacağa dönüşmeyen gayri nakdî alacaktan da sorumlu tutulmuştur.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018/689 Esas, 2018/1624 Karar sayıl ve 06.11.2018 tarihli emsal ilamında da belirtildiği üzere, gayri nakdî alacaktan kefilin sorumluluğunun sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir. Somut olayda kefalet beyanında kefilin gayri nkdî alacaktan da sorumlu olacağına dair bir kayıt bulunmadığından, davalının bu alacak kalemi bakımından sorumluluğu yoktur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince, nakit alacağa dönüşmeyen gayri nakit alacak bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu kalem bakımından da kabul kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu bakımdan kabulü ile hükmün düzeltilmesi, gayri nakdî alacak olan 7.565,00 TL yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının, gayri nakit alacak bakımından düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1- İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca davanın kısmen kabulüne, ... sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafça yöneltilen itirazın kısmen iptali ile kredi borçları yönünden takibin 41.116,49 TL üzerinden devamına, asıl alacak 40.104,10 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %18,60 temerrüt faizi uygulanmasına,2-Nakit alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 8.223,298 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Nakde dönüşen gayri nakdî alacak olan 1.335,00 TL bedelin davalıdan alınarak davacı bankaya verilmesine, 4-Gayri nakdî alacak 7.565,00 TL yönünden depo talebinin reddine, 5-Harçlar tarifesi uyarınca nakdî alacak yönünden alınması gereken 2.899,86 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 648,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.251,23 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 648,63 TL peşin harcın davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 831,75 TL yargılama giderinin, davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 665,40 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, kabul edilen alacak tutarı üzerinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine,
9-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, reddedilen kısım bakımından AAÜT uyarınca belirlenen 7.565,00 TL TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Arabuluculuk ücreti olan 1.319,90 TL bedelin davanın kabul ve reddedilen kısmı dikkate alınarak takdiren 263,98 TL'lik kısmının davacıdan, bakiye 1.055,92 TL'lik kısmının ise davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-Bakiye gider ve delil avanslarının yatıran taraflara iadesine, 12-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf başvuru harç gideri ile 50,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 270,70 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,14-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 08.05.2025