T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/490
KARAR NO:2025/801
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:10/11/2021
NUMARASI:2018/898 E. - 2021/885 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği elektrik kullanımında bulunan şirkete faturalar gönderildiğini, ekte yer alan faturaların zamanında ödenmemesi ve eksik ödenmesi üzerine borçlu aleyhine 14.06.2018 tarihinde ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye itirazı ile takibin durduğunu, ancak sözleşmenin 16. maddesinde İstanbul merkez mahkeme ve icra daireleri yetkilendirildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında bulunan elektrik sözleşmesi ilişkisi gereğince düzenlenen fatura borcunun tahsili için başlatılan icra takibine yapılmış itirazın iptali noktasında toplanmaktadır.Davalının taraflar arasındaki sözleşme gereği serbest tüketici olduğu, indirimli elektrik enerjisi satın alabilmek için tedarik şirketi olan davacı ile 06.04.2012 tarihinde ... numaralı Ticarethane tipi abonelik için %26,5 indirimli ikili anlaşma yaptığı, davacı şirket, Nisan’2018 dönemine ilişkin 25.05.2018 son ödeme tarihli, 18.323,12 TL bedelli elektrik faturasının ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattığı görülmektedir. Mahkememizce aldırılan kök ve ek bilirkişi raporunun usul v e yasaya uygun denetime elverişli olduğu kanaatine varılmakla takibe konu fatura bedelinin sözleşme gereği EPDK Ulusal Tarifelerinde Nisan’2018 dönemi aktif enerji birim fiyatından %26,5 indirim uygulanarak hesaplanması gerektiği halde davacı şirket fatura bedelini indirimsiz fiyattan hesaplamış olduğu, Nisan’2018 dönemi Ulusal Tarife aktif enerji birim fiyatından 0,2422906 TL/kWh %26,5 indirim uygulanarak 0,179882 TL/kWh birim fiyatından fatura bedeli hesaplanması gerektiği, sözleşmenin 5.5 maddesi uyarınca abonenin faturanın son ödeme tarihine kadar faturayı ödememesi durumunda gecikme zammı, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği 24. maddesindeki 6183 Kanunun 51. maddesine göre %16,8 üzerinden son ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar gecikme zammı işletilecek olup buna göre yapılan hesaplamalar doğrultusunda, Fatura alacağı 14.707,99 TL, Gecikme zammı 139,60 TL, Zammın KDV’si 25,13 TL olmak üzere toplam alacak bedelinin 14.872,72 TL olduğu anlaşıldığından davanın belirtilen bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.İşbu davada davalı mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile kısmen haklı görüldüğünden ve alacağın miktarı bilirkişi incelemesi ile netlik kazanmış olup likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatını reddetmek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile... sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 14.707,99 TL asıl alacak, 139,60 TL gecikme zammı, 25,13 TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere 14.872,72 TL toplam alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %16,80 oranında gecikme faizi ve faizin %18 oranında KDV'si yürütülmek suretiyle takip dosyasındaki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; reddedilen kısma ilişkin itirazları olduğunu, karara dayanak olan bilirkişi ek raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişi raporundaki iskonto oranlarında değişiklik yapılamayacağı yönündeki değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu, revize işlemler doğrultusunda davalıya herhangi bir hak kaybı yansıtılmadan iskontolar uygulandığını, aboneye yapılan ikili anlaşma gereğince ilgili dönemde fonlu tarife üzerinden iskonto oranı verildiğini, daha sonra EPDK tarafından yapılan değişikliklerle fonlu tarife kaldırıldığını, bu değişiklik esnasında müşterinin faturalarında her hangi bir hak kaybı olmadan iskonto oranının revize edildiğini, sözleşmelerde iskonto oranının revize edilebileceği durumların belirtildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.2. maddesinde ''Tüketicinin bağlı olduğu dağıtım müessesesinin aktif enerji satış fiyatında artış olması durumunda tüketiciye bu oran aynen yansıtılacaktır.'' yazdığını, bu nedenle indirim oranının revize edildiğini, nitekim sözleşmedeki ilgili maddeden de anlaşılacağı üzere, tüketiciye artış ve düşüşlerin aynen yansıtılması gerektiğini, aksi durum sözleşmeden kaynaklanan hükümlere aykırı davranılmasına neden olduğunu, ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşmede anlaşma koşuları belirgin, net ve anlaşılır olduğunu, sözleşme çok uzun, küçük harfli (okunması güç) veya karmaşık olmadığını, tarafı yanıltmak amacı taşımadığını, sözleşmenin iki tarafının da tacir olduğunu, tacir olmanın sorumluluğunu bilip, idrak edecek vasıf ve sıfatta olduğunu, ticari sözleşmelerde genel işlem koşullarının daha geniş yorumlandığını, bilirkişi raporunda ve ek raporunda taraflarının açıkça rızası ile imzalamış oldukları sözleşmeyi nerdeyse yok sayarak hazırlanan raporları kabul etmediklerini, bilirkişilerin hukukçu olmamalarına rağmen hukuki yorum yaptığını, buna rağmen itirazların ilk derece mahkemesince değerlendirilmeksizin dava dosyasının hukuki dayanaktan yoksun bilirkişi raporları doğrultusunda karara çıkarıldığını, tarafların sözleşme maddelerinden kaynaklı herhangi bir ihtilafları bulunmadığını, bu sebeple davanın kabulü gerekirken kısmen kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda,"Taraflar arasında yapılan ikili anlaşmanın hiçbir maddesinde doğalgaza gelen zam oranında faturalara yansıma yapılacağına ilişkin hüküm yoktur." denmekteyse de sözleşmede açıkça bu hükmün yer aldığını, sözleşmenin 9.2.3 maddesinde; ''Tedarikçi, doğalgaz fiyatlarına gelebilecek artışları tüketicinin elektrik fiyatına aynı oranda yansıtma hakkına sahiptir'' ibaresinin açıkça yer aldığını, mahkemenin taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi yok sayarak davayı karara çıkarmasının ticaret hukukunca korunan sözleşme serbestisi ilkesine açıkça aykırı olduğunu, davacının ticari defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğunu, sözleşmenin 16.maddesine göre; ''…Taraflar arasında, işbu sözleşme sebebi ile çıkabilecek her türlü anlaşmazlıkta tedarikçinin defter ve kayıtları kesin delil olarak kabul edilecektir…'' denildiğini, davacının kayıtlarının kesin delil teşkil ettiğini, davanın kısmen kabulü neticesinde alacağın likit olmadığı sonucunun da hatalı olduğunu, alacak miktarının likit olduğunu, icra inkar tazminatına da karar verilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının ileri gelen hastanelerden biri olduğunu, davalının icra takibine ilişkin hiç bir borcu bulunmadığını, davacıya ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını, olup üzerine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirdiğini, kaldı ki tanzim edilen faturaların hukuka aykırı olduğunu, davalının davacıya ne ticari olarak ne de cari olarak herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının davacıya herhangi bir borcu olduğu hususunu kabul etmemekle birlikte bilirkişinin bilirkişinin belirttiği üzere davacının sözleşmeye aykırı şekilde fatura tanzim ettiğini, haksız kazanç sağlama amacı güttüğünü, bilirkişi tarafından müvekkili davalı şirketin ve davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, dava konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığına ilişkin bir beyanda bulunulmadığını, raporun bu haliyle karara esas alınmasının mümkün olmayıp ticari defter ve kayıtların incelenmesi gerektiğini, kaldı ki dosya içeriği ile müvekkili şirketin kaç kwh elektrik kullandığının da sabit olmadığını, bilirkişinin yalnızca birim fiyatında sözleşme maddesi uyarınca indirim uygulandığını, müvekkil şirketin kaç kwh elektrik kullandığına dair bir beyan ya da tespitinin mevcut olmadığını, yapılması gerekenin öncelikle müvekkili şirketin dava konusu dönemde kaç kwh elektrik kullandığının tespiti, ayrıca ticari defter ve kayıtların incelenmesi, faturanın ticari defterlere kayıtlı olması durumunda bile davacı tarafından elektriğin müvekkili şirket tarafından kullanıldığının ispatlanması olduğunu, davacının, davalı ile aradaki akdi ticari ilişkiyi ve dava konusu elektrik miktarının tamamının müvekkili davalı tarafından kullanıldığını açıklayamadığını, bilirkişinin davalının kullandığı iddia edilen elektriğin teslim edildiği hususlarını ispatlanmamasına rağmen yalnızca faturaları dikkate alarak rapor tanzim ettiğini, bilirkişinin fatura içeriklerini dahi incelemediğini, faturaların yalnızca karine oluşturduğunu, davacının elektriğin kullanıldığını iddia etmekte olup bu hususu ispat etmesi gerektiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, sözleşmede belirlenen hususların genel işlem koşulu olup elektrik şirketlerinin tekel olması nedeni ile sözleşme özgürlüğünden bahsedilemeyeceğini,bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, elektrik enerjisi satış sözleşmesi uyarınca düzenlenen elektrik faturasına bağlanmış alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ve davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı taraf; davalı ile aralarında elektrik enerjisi satış sözleşmesi bulunduğunu, davalının, sözleşme kapsamında düzenlenen takip dayanağı faturayı ödemediğini ileri sürmüştür.Davalı, davaya cevap vermemiş olup bu durumda HMK'nın 128. maddesi gereğince davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 18.323,12 TL asıl alacak, 198,79 TL işlemiş faiz, 19,80 TL gecikme + KDV olmak üzere toplam 18.541,71 TL alacak yönünden 14.06.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak ... tesisat numaralı elektrik borcunun gösterildiği, ödeme emrinin 25.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 19.06.2018 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi sonucunda;Dava, elektrik satış sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili sitemine ilişkin olup dosya kapsamının incelenmesinden, taraflar arasında bila tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi bulunduğu, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi, istinaf dilekçesi ve duruşmalarda davalı yanca sözleşemeye ve imzaya bir itirazda bulunulmadığı, davacının 15.05.2016 tarihli ve 18.323,12 TL bedelli faturayı dosyaya sunduğu, faturanın ... müşteri numaralı davalıya hitaben kesildiği, fatura bedelinin takip konusu alacak olduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece, dosya elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiden kök ve ek rapor alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi ek ve kök raporunda da belirtildiği üzere; serbest tüketici olan davalı ile davacının ticarethane tipi abonelik için %26,5 indirimli anlaşma yaptıkları,ancak fatura bedelinin sözleşme gereği EPDK Ulusal Tarifelerinde Nisan 2018 dönemi için aktif enerji birim fiyatından %26,5 indirim uygulanarak hesaplanması gerekirken davacının indirimsiz fiyattan hesaplama yaptığı, ayrıca faturada gecikme zammına ve KDV'sine yer verildiği, mükerrer gecikme bedeli tahsiline sebebiyet vermemek için faturadaki gecikme bedeli hariç tutularak ve sözleşme gereği Nisan 2018 dönemi Ulusal Tarife aktif enerji birim fiyatından %26,5 indirim uygulanarak fatura bedelinin hesaplandığı, indirim oranının değiştirilmesinin ikili anlaşmaya aykırı olduğu, taraflar arasındaki anlaşmada doğal gaza gelen zam oranında faturalara yansıma yapılacağına dair hüküm olmadığı, bu durumun nazara alınması gerektiği, aksi kabulün sözleşmeye aykırı olduğu, bu nedenle bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın sözleşmeye uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dava konusu alacak her ne kadar faturadan kaynaklanmakta ise de bilirkişi raporlarında yer aldığı üzere, faturadaki hesaplama unsurlarına ilişkin olarak davacının sözleşmeye aykırı hesaplamaları bulunduğu ve bu hususun da bilirkişi incelemesi ile tespit edilebildiği nazara alındığında, icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi sonucunda; Davalı vekilince ne kadar elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilemediğini, bunun davacı yanca ispatlanamadığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de davalının faturada kullanıldığı belirtilen elektrik miktarına, sayacın hatalı ölçüm yaptığına ilişkin olarak davalının daha önce bir itiraz ileri sürmediği nazara alındığında, davalının faturadaki elektrik miktarınca kullanım yaptığı kanaatine varıldığından, bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Tarafların ticari defterlerinin incelenmediği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de bilirkişi raporunda, bilirkişinin ticari defterlerin incelenmesine gerek olmadığını belirttiği ve sözleşme hükümleri uyarınca hesaplama yapıldığı nazara alındığında, taraf ticari defterlerinin incelenmesinin sonuca bir etkisi olmayacağı kanaatine varıldığından bu konudaki davalı istinaf vekilinin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Taraflar tacir olup sözleşme hükümlerini imzalarken incelemek ve tedbirli davranmakla yükümlüdür.Sözleşme genel işlem koşulu şeklinde düzenlenmişse de dürüstlük kuralına aykırı haksız şart içermediğinden, davalı vekilinin aksı yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davacı tarafından düzenlenen fatura içeriğinin güncel mevzuat ve tarife hükümlerine uygun olduğu, bilirkişi tarafından düzeltilen husus dışında mevzuata ve sözleşme ilişkisine aykırı bir hesaplama bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin tüm istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 761,96 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.05.2025