T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/446
KARAR NO:2025/784
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/11/2021
NUMARASI:2014/1336 E. - 2021/893 K.
DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davalı Müflis ... AŞ yönünden dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... Ltd. Şti. ve... yönünden davanın reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalılardan .... AŞ'nin dava konusu Balıkesir İli, Bandırma İlçesi, ..., .... Mevki, 1541 parsel sayılı taşınmazın maliki iken müvekkili ile imzalamış olduğu 01.07.2008 tarihli protokolün 2. maddesi gereği, söz konusu taşınmaz üzerinde 15 yıl süre için müvekkil şirket lehine intifa hakkı tesis ettirmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, intifa hakkının 30.06.2008 tarihinden başlayarak 15 yıl süreli olarak tapuya tescil edildiğini, aynı tarihli protokolün 6. maddesinde, müvekkili lehine tesis edilecek olan 15 yıllık intifa ivazı için 1.650.000 USD'nin müvekkili tarafından malike ödeneceğinin kararlaştırıldığını, akabinde davalı malik ... tarafından 28.07.2008 tarih-... seri nolu ve 1.650.000 USD karşılığı olan 2.372.614,20 TL meblağı havi fatura düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, müvekkili tarafından da 11.08.2008 tarihinde 1.348.901.20 TL, 12.01.2009 tarihinde de 1.005.345,00 TL intifa ivazının malike ödendiğini, söz konusu taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunda akaryakıt bayilik faaliyeti yapmak amacıyla müvekkili ile diğer davalı ... Şti. arasında 14.04.2008 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalılardan ...'un da, ... Şti. ve müvekkili arasında akdedilmiş olan veya akdedilecek her türlü protokoller veya sözleşmelerde kayıtlı her türlü yükümlülüğü ... Şti. ile birlikte müşterek ve müteselsilen üstlendiğini, anılan protokoller veya sözleşmelerin tatbiki nedeniyle müvekkilinin herhangi bir talebi hâlinde ....Şti ile birlikte ve ayrıca münferiden bu talebin karşılanacağını, ... Şti.'nin müvekkili şirkete karşı doğmuş veya doğacak her türlü borçlarının 1.000.000 dolarına müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak, ayrıca münferiden işlemiş ve işleyecek faizi, tazminatı ve sair ferileri ile birlikte müvekkilinin talebi hâlinde, herhangi bir ihtar ve hükme hacet olmaksızın nakden ve defaten ödeyeceğine gayrikabili rücu taahhüt ettiğini, bu sebeple işbu davanın, ...'a da yöneltildiğini, müvekkilinin üzerinde intifa hakkına sahip olduğu taşınmazın, maliki ... AŞ tarafından 30.06.2011 tarihinde, intifa hakkı ile yüklü olarak diğer davalı ... Şti.'ne devredildiğini, davalı bayi ...Şti. ile imzalanmış olan bayilik sözleşmesi, istasyonun kapanmış olması, ticari koşullarda anlaşma sağlanamaması ve finansal problemler nedeniyle Beyoğlu ... Noterliği 09.01.2014 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, davalılardan ... AŞ'nin müvekkili lehine intifa hakkı tesis edilmiş olan taşınmazın, intifa tesis tarihindeki maliki olduğunu, diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin de irtifa hakkı ile yüklü olan taşınmazı 30.06.2011 tarihinde iktisap etmiş olan halihazırdaki maliki olduğunu, yeni malik ... Şti.'nin taşınmazı intifa hakkı ile yüklü olarak iktisap ettiğini, dolayısıyla yeni malikin, eski malikin intifa konusu borç ve alacaklarına halef olduğunu, intifa ivazının eski malik ...AŞ'ye ödenmiş olduğunu, intifa hakkının terkin edilmiş olması sebebiyle yeni malik... Şti. terkin işleminden menfaat elde ettiğini, bu itibarla halefiyet ilkesi gereği yeni malike de davanın yöneltildiğini, müvekkili tarafından yukarıda bahsi geçen protokol gereğince intifa hakkının tesisi karşılığında, malike 11.08.2008 tarihinde 1.348.901,20 TL; 12.01.2009 tarihinde de 2.005.345,00 TL intifa ivazı ödendiğini ancak müvekkilinin, ivazı peşinen ödediği intifa süresinin tamamını kullanamadığını ve intifa hakkını süresinden önce tek taraflı işlemle terkin ettiğini, bu sebeple davalıların, gerçekleşmeyen intifa süresine ilişkin olarak peşinen sağladığı kazanımların faiz ve faizin KDV'si ile birlikte TBK'nın 79. ve 80. maddeleri kapsamında müvekkili şirkete iade edilmesi zarureti doğduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre sebepsiz zenginleşme hangi yolla gerçekleşirse gerçekleşsin sebepsiz zenginleşenin, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altında olduğunu, geçerli bir sebep olmadan ya da başta geçerli olup da sonradan geçersiz hâle gelen bir sebebe dayanarak ifa edilmiş edimlerin karşılıklı ve eksiksiz iadesinin, denkleştirici adalet düşüncesine dayandığını, denkleştirici adalet ilkesinin ise haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından istifade ederek kendi malvarlığını arttıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hâle getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade ettiğini, buna göre geçersiz sözleşmelerin haksız iktisap kurallarına göre tasfiye edilirken denkleştirici adalet kuralının hiçbir zaman göz ardı edilemeyeceğini, bu hususun hakkaniyet ve adaletin bir gereği olduğunu, bu bakımdan iadeye karar verilirken, verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerektiğini, aksi hâlde kısmi iade durumu oluşacağını, iade dışındaki zenginleşmenin iade borçlusu yedinde haksız zenginleşme olarak kalmaya devam edeceğini, iade borçlularının iadeye direnmelerine neden olacağını, davalıların, geçersiz kalması nedeniyle müvekkili şirketin kullanamadığı bakiye intifa süresine kıstelyevm usulü hesaplama sonucunda isabet eden 1.410.387,27 TL'yi iktisap ettiği tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV'si ile birlikte tüm davalılardan (davalı ...'dan taahhütnamede belirtilen 1.000.000 $ -birmilyon Amerikan doları-fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı ile sınırlı olarak) müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalı malik ... Şti. nam ve hesabına ödenmiş olan toplam 11.872,70 TL terkin masraflarının, dava tarihinden itibaren avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalı malik ... Şti. ve diğer davalı ...'dan (taahhütnamede belirtilen 1.000.000 $ -birmilyon Amerikan doları: fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı ile sınırlı olarak) müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; intifa sözleşmesinin Bandırma'da yapıldığını ve intifa konusu taşınmazın Bandırma Tapu Sicilinde kayıtlı olduğundan Bandırma'da ifa edildiğini, öte yandan intifa bedelinin Bandırma'da ödendiğini, kısaca tüm sözleşmelerin ve edimlerin ifa yerinin Bandırma olduğunu; 13.04.2013 tarihli bayilik sözleşmesinde yetkili mahkeme olarak Bandırma Mahkemelerinin kararlaştırıldığını, bu nedenle işbu dava yönünden yetkili mahkemenin Bandırma Mahkemeleri olduğunu; zamanaşımı itirazında bulunduklarını,... Sti. (... Petrol) ile ...hakkında husumet itirazında bulunduklarını, intifa hakkının geçersiz kaldığı iddiasının doğru olmadığını, fesih şartlarının gerçekleşmediğini, dava dayanağı protokolde belirtilen intifa ile tesis edilen intifanın farklı olduğunu, ...'un kefaletinin TBK'nın 583 ve 584. maddelerinde yazılı şekil şartlarını taşımadığı için geçersiz olduğunu,...Petrol'ün aradaki sözleşmeler gereğince vadettiği tonaj ve diğer taahhütlerini yerine getirdiğini, dava dayanağı bayilik sözleşmeleri ve protokolün vekil edenler aleyhine genel işlem şartları içermekte olduğunu, TBK'nın 21. maddesi gereğince bu şartların vekil edenlerle müzakere edilmediğini, bildirilmediğini ve onlara hüküm ve sonuçlarının açıklanmadığını belirterek, öncelikle yetki yönünden, olmadığı takdirde zamanaşımı yönünden davanın reddine, bu savunmalar yerinde görülmediği takdirde ...Petrol ve ...yönünden husumet, ... yönünden bakımlarından davanın reddine, bunun da benimsenmemesi hâlinde tüm müvekkilleri aleyhindeki davanın esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı taraf ile davalı ....Şti arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, verilen taahütname ile davalı ...'un ... Ltd.Şti ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve protokollerde müşterek borçlu/müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunun beyan edildiği, 01/07/2008 tarihli protokol ile davalılardan müflis ...A.Ş. 'nin maliki olduğu Balıkesir ili Bandırma ilçesi ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 15 yıl süreyle intifa hakkı tesis edildiği, taşınmazın 30/06/2011 tarihinde davalılardan ... Ltd.Şti 'ne devredildiği, davacı şirketin 09/01/2014 tarihinde istasyonun kapanmış olması, ticari koşullarda anlaşma sağlanamaması ve finansal problemler nedeniyle ihtarname keşide ederek sözleşmeyi feshettiği, 28/02/2014 tarihinde de intifa hakkının tamamından bedelsiz olarak çıplak mülkiyeti malikleri lehine terkin edildiği ve bu hususlarda niza olmadığı dosya kapsamı delillerden anlaşılmaktadır.Davacı taraf, işlememiş süreye tekabül eden 1.410.387,27-TL intifa ivazını ve 11.872,70-TL terkin masrafını talep etmektedir.Yargılama sırasında iflas eden davalı ... A.Ş.'nin ... sayılı dosyasındaki iflas masasınca davacı tarafça yapılan başvuru sonucu 1.410.387,27-TL alacağın tamamı kabul edilmiş olup dava bu davalı yönünden konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Diğer davalılar yönünden ise davanın esasına girilecek olursa intifa hakkı bedeli olarak davacı tarafça 11/08/2008 tarihinde 1.348.901,20-TL ve 12/01/2009 tarihinde 1.005.345,00-TL davalı müflis ... A.Ş.'ye ödeme yapıldığı, sözleşmenin 09/01/2014 tarihinde feshedilmesi nedeniyle intifa hakkı işlememiş süreye ilişkin intifa ivazının iadesinin talep edildiği, intifa bedeli ödemesinin ...A.Ş. 'nin malvarlığında artışa neden olduğu fakat yeni malik olan ... Ltd.Şti'nin malvarlığını etkilemediği, yeni malikin sadece taşınmazın tapu kaydındaki intifa hakkı şerhine katlanma yükümlülüğü altında olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bakiye intifa ivazı bedelinin davalı ... Petrol'den istenmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalı ...'da sadece davalı ... Petrol yönünden taahhütname vermiş olduğundan bu davalı yönünden de sorumluluğun mevcut olmadığı, terkin masrafı talebine gelince davacı şirketin 09/01/2014 tarihinde fesih ihtarnamesinde belirttiği "istasyonun kapalı olması, ticari şartlarda anlaşamama ve finansal problemler " nedenlerinin protokolün 11/b mad'deki koşullara uygun olmadığı, haklı gerekçe olarak yorumlanamayacağı gibi bu hususta belirtilen nedenlere ilişkin delil de ibraz edilmediği, fesih haklı nedene dayanmadığı ve terkin talebinin de davalıdan gelmediği dikkate alındığında ayrıca her ne kadar bilirkişi raporunda terkinin davalılar lehine olduğu, bu nedenle tapu masraflarından sorumlu oldukları açıklanmış ise de intifa ivazının talep edilebilir hale gelmesi için tapudan terkin işleminin yapılmış olması şart olduğundan yapılan terkinin esasen davacının lehine olduğu nedenleri hep birlikte gözönüne alındığında terkin masrafının da davalı ...Şti ve ...'dan talep edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla... " gerekçesiyle davalı ... AŞ yönünden dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı... Şti. ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İntifa terkin harcından, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davalılar ...Petrol ve ...'un sorumlu olduğunu, bilirkişi raporu ve 20.04.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere Harçlar Kanunu gereğince intifa terkin harcından lehine terkin olunan davalılar ve verilen taahhütname uyarınca 1.000,000,00 USD sorumluluğu kabul edilen...'un sorumlu olduğunu, feshin geçerli nedene dayalı olarak yapıldığını, müvekkilinin işlememiş süreye tekabül eden bakiye intifa ivazı alacağının bulunduğunu, intifa hakkının kullanılamadığı dönemdeki bakiye intifa süresi için müvekkili tarafından tesis sırasında peşinen ödenen intifa bedelinin fazladan ödenmiş olduğunu ve protokol, devir taahhütnamesi ve TBK'nın ilgili hükümleri uyarınca davalılarca iadesi gerektiğinin aşikar olduğunu, fesih sonrasında intifa hakkının kullanılamadığını daha sonra tapu kaydından terkin edildiğini, işlememiş süreye tekabül eden bakiye intifa ivazı alacağının sorumlularının tüm davalılar olduğunu, müflis ... ile akdedilen porotokolün 6. maddesi uyarınca 15 yıl intifa ivazı için 1.650.000,00 USD'nin müvekkili tarafından ...'e 11.08.2008 tarihinde ödendiğini, ... tarafından 30.06.2011 tarihinde intifa hakkı ile yüklü olarak davalı ...Petrol'e devredildiğini, her türlü yükümlülüğün davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ayrıca söz konusu davalıların 1.000.000,00 USD tutarında müşterek ve müteselsil kefil olarak ödeme taahhütlerinin bulunduğunu, bakiye intifa ivazı bedelinden tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, istasyonlu bayilik sözleşmesi kapsamında bakiye intifa süresine isabet eden bedelin, tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, terkin masraflarının ise davalılar... Ltd Şirketi ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı ... AŞ yönünden dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına; davalı ... Şti. Ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, bayilik sözleşmesinin mevcudiyeti, sözleşmenin feshi konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesi kapsamında ödenen intifa bedelinden bakiye intifa süresine isabet eden kısım bakımından tarafların birlikte sorumlu olup olmadığı ile intifa terkin masraflarından davalıların sorumlu olup olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.Dosya kapsamından, davalılardan... Ltd Şirketi ile davacı şirket arasında 14.04.2008 tarihinde istasyonlu bayilik sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin 2. maddesinde satış yerinin Balıkesir ile Bandırma ilçesi ...'ü 1541 parselde kayıtlı satış yerindeki akaryakıt müştakları ile makine yağları ve sair emtia satışının yapılacağının belirtildiği, sözleşmenin infisahının 29. maddede, feshin ise 31. maddede düzenlendiği, 34. maddede satış yerinin bulunduğu arazi ve bu arazi üzerindeki her nevi bina, tesis, reklam araç ve gereçleri, pompa, sair malların aynından doğan vergi, resim ve harçlar ile işletme faaliyeti nedeniyle doğabilecek her türlü vergi, resim, harç ve giderlerin bayi tarafından ödeneceğinin belirtildiği, sözleşmenin 3. maddesinde, sözleşmenin beş yıl süreli olduğunun belirtildiği, taraflarca mutabakat sağlandığı takdirde beş yıl daha uzatılacağının belirtildiği; davacı şirket ile davalı şirket arasında 13.04.2013 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin satış yerinin aynı yer olduğu, sözleşmenin bir yıl olarak düzenlenmiş olduğu, sözleşmeye ek olarak taahhütnamenin yer aldığı, taahhütnamenin davalı ... tarafından imzalanmış olduğu, söz konusu taahhütnamede taraflar arasında akdedilen veya akdedilecek sözleşme, protokollerde kayıtlı her türlü yükümlülüğü davalı ... Ltd Şirketi ile müştereken ve müteselsilen üstlendiği herhangi bir talep hâlinde birlikte ve ayrıca münferiden talebi karşılayacağı, doğmuş veya doğacak her türlü borçların 1.000.000,00 TL'lik kısmına müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ayrıca işlemiş ve işleyecek faiz ve ferilerinden dolayı ... AŞ'nin talebi hâlinde ihtar ve hükme hacet olmaksızın nakden ve defaten ödeyeceğinin belirtildiği, işletmenin yer aldığı Balıkesir ili Bandırma ilçesindeki ... parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın malikinin... AŞ olduğu, şirketin söz konusu taşınmazı 06.12.2004 tarihinde aldığı, 30.06.2011 tarihinde ise satmış olduğu, davalı ...Ltd. Şirketi tarafından satın alınmış olduğu, taşınmaz üzerinde birden fazla haciz ve tedbir bulunduğu, davalılardan ... AŞ aleyhine Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (ticaret mahkemesi sıfatıyla) 05.02.2013 tarihli 2013/41 sayılı müzekkere ile iflas ertelemesi davası nedeniyle tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir şerhinin işlenmiş olduğu, 04.07.2008 tarihli protokolün ... AŞ, ...Piliç ve davalı ...Petrol Şirketi arasında 01.07.2008 tarihinde imzalanmış olduğu, protokolde davalı ... Şirketinin bayi adayı, davalı ... AŞ'nin malik olarak yer aldığı, protokolün konusunun 2. maddede malikin mülkiyeti kendisine ait olan Bandırma ilçesi ... parselde kayıtlı inşa edilmiş ya da sonra inşa edilecek satış yeri üzerine ... lehine 15 yıl süre için intifa hakkı tesis ettirmeyi kabul ve taahhüt ettiği hususuna yer verildiği, 6. maddede; 15 yıllık süre için taşınmazı intifa ivazı olan 1.650.000 Amerikan Dolarının tapuda intifa tesis sonrası inşaat ruhsatının ibrazını müteakip %50 istasyon lisansı alındıktan sonra %50'sinin ... tarafından ödeneceği, ...'nun herhangi bir neden göstermeksizin ve/veya tarafların iradesi dışında herhangi bir resmî makamın emir, karar ve müdahalesi veya kamulaştırma gibi nedenlerle intifa hakkının devamı ve mezkur satış yerinde akaryakıt satış ve servis faaliyetinin yürütülmesini imkânsız hâle gelmesi durumunda intifa hakkını terkin etmek yetkisini haiz olduğu, maliki intifa müddetine ilave edilecek işlenmemiş süre için başkaca herhangi bir ivaz ödenmesini talep etmeyeceği, ...'nun terkin hakkını kullanması durumunda ...'nun kendisine ait olan ve bayi adayına verilmiş olan malzeme ve teçhizatı söküp alacağı hususlarına yer verildiği; feshin ise 11. maddede düzenlendiği, feshin sonuçlarına ise 12. maddede yer verildiği, 12. maddenin (b) bendinin (bb) alt bendinde, malikin işlememiş olan intifa süresine tekabül eden bakiye intifa ivazını geri ödeme tarihindeki Merkez Bankası satış kuru üzerinden Türk lirası olarak ...'ya iade etmeyi beyan ve kabul ile taahhüt ettiğine yer verildiği, intifa hakkının 30.06.2008 tarihinde tesis edilmiş olduğu, resmî senet düzenlendiği,... AŞ adına davalı ... AŞ tarafından 25.07.2008 tarihli intifa hakkı bedeli (15 yıl olarak) KDV dahil toplam 2.372.614,20 TL fatura düzenlediği, ödeme gününün aynı tarih olarak gösterildiği, davalı şirket hesabına... Petrol tarafından 12.01.2009 tarihinde 1.005.345,00 TL bedelin EFT ile gönderilmiş olduğu, 11.08.2008 tarihinde ise 1.348.901,20 TL EFT yapılmış olduğu, davacı şirketin 09.01.2014 tarihinde Beyoğlu ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnameyi... Ltd Şirketi adına düzenlediği söz konusu ihtarnamede, bayilik sözleşmesinin ticari koşullarda anlaşma sağlanamaması ve finansal problemler dolayısıyla feshedildiğinin bildirildiği, davalı... Ltd Şirketi tarafından davacı şirket adına Bandırma ... Noterliğinde düzenlenen 16.09.2014 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, söz konusu ihtarnamede 28.02.2014 tarihli fatura ile 2008 yılında ödenen ivaz bedelinin kıstelyevme göre Ocak 2014 sonu değeri açıklamalı 1.410.387,27 TL'lik faturanın şirkete ulaştığı, fatura düzenlemesi ve bedelin ödenmesini gerektirir herhangi bir sözleşme veya mutabakat veya teamülün bulunmadığının belirtildiğini, davalı ... AŞ tarafından 03.11.2014 tarihli ihtarname ile ihtarnameye cevap ve faturaya itiraz edildiği, söz konusu ihtarnamede 25.09.2014 tarihli istasyon nakdî yatırım bedeli iadesi açıklamalı 1.410.387,27 TL'lik faturaya olan itirazının ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı, şirketin kabul etmediği, fatura düzenlemesi ve bedelin ödenmesini gerektirir herhangi bir sözleşme mutabakat veya teamül bulunmadığı, her türlü yasal hakların saklı tutulduğunun ifade edildiği ve davacı şirket tarafından davalılar hakkında 15.10.2014 tarihinde iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.Davalılardan ... AŞ tarafından iş bu dava tarihiden önce 30.01.2013 tarihinde, Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2013/41 Esas sayılı dosyada; iflasın ertelenmesi talep edilmiştir. Mahkemenin 2015/44 Karar ve 06.02.2015 tarihli kararı ile davalı şirketin iflas erteleme talebinin reddine ve iflasına karar verilmiştir. Davacı şirket yargılama aşamasında Bandırma ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında alacak kayıt talebinde bulunmuş ve kayıt talebi masa tarafından kabul edilmiştir.Müflis... AŞ iflas masasını temsilen iflas idaresi vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 09.03.2020 tarihli açıklayıcı beyan ile; iflas kararının kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, davacının alacak kaydının iflas dosyasında kabul edilerek sıra cetvelinin düzenlendiği, alacak talebinin 1.410.387,27 TL olarak 4. sıraya kaydedildiği, sıra cetvelinin kesinleştiği, davanın iflastan önce açılmış olduğu ve iflas kararı verilmesi ile kayıt kabul davasına dönüştüğü, davanın konusuz kaldığı belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda 28.12.2020 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.Davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; intifa terkin harcından bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalılar ... ve ...'un sorumlu olduğu, feshin geçerli nedene dayalı olarak yapıldığını, davalının bayilik sözleşmesine aykırı davrandığını, müvekkiline teminat amacı ile vermiş olduğu banka teminat mektuplarının nakde çevrildiğini ikrar ettiğini, dolayısıyla davalının bayilik sözleşmesinin fesih olduğunu, sözleşmeler ile üstlendiği tonaj ve diğer taahhütlerinin yerine getirmediğinin aşikar olduğunu, müvekkili şirketin işlememiş süreye tekabül eden intifa ivazı alacağının bulunduğunu, sorumluların ise tüm davalılar olduğunu belirterek ,yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; nakde çevrilen teminat mektuplarının bedelinin mektupları veren müvekkili ... Petrol'e ödenmesi gerektiğinin rapor içeriği ile sabit olduğunu, müvekkili ... Petrol tarafından davacı şirkete verilmiş mektupların nakde dönüştürüldüğünü, hesapta bulunan 621.296,92 TL alacak bakiyesinin 27.01.2014 tarihinde alınan depozito ve teminatlar hesabına virman yapıldığının görüldüğünün belirtildiğini yine raporda iddia edildiği şekilde intifa bedelinin müflis şirkete ödendiğini ve bakiye intifa bedelinden ancak müflis şirketin sorumlu olacağını, davacının müvekkilinden intifa bedel alacağının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda müvekkili defterlerine göre davacının 94.430,09 TL alacaklı göründüğünü, buna göre nakde çevrilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesinden doğan müvekkilinin bakiye cari hesap alacağının 905.596,91 TL olduğunu, intifa işlemi ile ilgili bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının bedelsiz intifa terkini yapmış olduğundan intifa ivazını talep etmemesinin mümkün olmadığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/3497 Esas, 2020/522 Karar ve 18.02.2020 tari9hli emsal ilamında; davacının intifa hakkından bedelsiz olarak çıplak mülkiyet malikleri lehine terkin talep etmiş olduğu anlaşıldığından artık intifanın kullanılmayan kısmı için davacının hak talep edemeyeceğinin belirtildiğini, ayrıca yine aynı dairenin 2016/18300 Esas sayılı ilamında da intifanın bedelsiz kaydı ile terkin edilmesi durumunda davacının talebini reddine karar vermek gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilinin dava konusu bakiye intifa süresi ivazının iadesinden sorumlu tutulamayacağının ispatlandığını, müvekkili ...'un ise kefil olarak sorumluluğunun bulunmadığına yönelik tespitinin yerinde olmakla birlikte garanti sözleşmesi kapsamında sorumlu olabileceği yönündeki tespitin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini ve ek rapor alınmasını talep etmiştir. 20.04.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; tarafların kök bilirkişi raporuna yönelik itiraz ve beyanlarının, yapılan inceleme, tespit ve varılan sonucu değiştirecek nitelik taşımadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince, davalılardan müflis ... AŞ'nin açmış olduğu iflas erteleme davası, İİK'nın 194. maddesi gereğince iflas kararının kesinleşmesine kadar bekletilmiştir. İlgili mahkemenin ve iflas müdürlüğünün iflas kararının kesinleştiğine dair cevabı yazısı üzerine mahkeme tarafından iflas eden davalı şirket hakkında aynı dosya üzerinde diğer davalılarla birlikte yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden karar verilmiştir. Taraflar arasında, intifa hakkının müflis ... AŞ'ye ait olan taşınmaz üzerinde kurulduğu, intifa hakkının taraflarının müflis şirket ile birlikte davacı şirket olduğu, intifa hakkının kuruluşundan sonra söz konusu taşınmazın, davalılardan... Ltd Şirketi tarafından satış yolu ile devir almış olduğu, intifa bedelinin davacı tarafça taşınmazına intifa hakkı tesis edilen müflis... AŞ şirketine ödenmiş olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Yargılama aşamasında iflas kararı kesinleşen davalı şirkete davacının başvurusu üzerine iflas masası tarafından intifa hakkı alacağına dair fatura alacağı masaya kaydedilmiştir. Davacının masaya kayıt talebinde bulunduğu miktar 1.410.387,27 TL'dir. Söz konusu bedelin kabul edilerek 4. sıraya kaydedilmiş olduğu iflas idare vekilinin cevabı yazısından anlaşılmıştır. Davacı tarafça dava dilekçesindeki taleplerinden 1.410.387,27 TL alacağın masaya kaydı ile davanın konusuz kalması nedeniyle mahkemece esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmiştir.İstinaf yoluna sadece davacı vekili tarafından başvurulmuştur.Davalı Müflis ... AŞ aleyhindeki dava, yargılamanın devamı sırasında kayıt kabul davasına dönüşmüş, yine ilk derece yargılaması sırasında bu davalının iflas masasına davacı tarafından kayıt kabul talebinde bulunulmuş, davalı müflisin masasına davacı alacağı olarak dördüncü sıraya yazılması sonucunda, bu davalı aleyhindeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Davalı iflas idaresinin bir istinaf başvurusu bulunmadığı gibi, davacı vekilinin, davalı müflis ... AŞ hakkında verilen karara yönelik bir istinaf başvurusu yoktur. İstinaf başvurusu, diğer davalılar hakkında verilen karara yöneliktir. Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ve protokol kapsamında, davalı ... AŞ adına, Balıkesir ... parselde kayıtlı iken intifa hakkıyla yükümlü olarak davalı...Ltd. Şirketi'ne tapuda devredilen taşınmaz üzerinde davacı lehine 30.06.2008 tarihinde tesis edilen on beş yıllık intifa hakkının, intifa süresi dolmadan önce, davacının tapu siciline başvurusu üzerine, 28.02.2014 tarihinde terkin edildiği anlaşılmaktadır. İntifa hakkının süresinden önce terkini hâlinde, bu terkin sonucunda taşınmaz değerindeki artış nedeniyle tapu maliki zenginleşmiş olacağından, terkin anındaki tapu malikinin, bakiye intifa süresine isabet eden intifa bedelinden sorumlu olduğu kural olarak kabul edilir. Ancak intifa hakkı sahibinin bu hakkından vazgeçmesi elbette mümkündür. Bandırma Tapu Sicil Müdürlüğünden örneği celbedilen... Yevmiye numaralı- 28.02.2014 tarihli intifa terkin belgesinin yapılan incelemesinde: İntifa hakkı sahibi olan davacı ... AŞ'yi temsilen ... tarafından terkin talebinin yapıldığı, anılan temsilci tarafından, "Yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğumuz intifa hakkının tamamından bedelsiz olarak. Çıplak mülkiyet malikleri lehine terkinini talep ederim." şeklinde beyanda bulunulduğu, bu beyan üzerine intifa hakkının terkin edildiği anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere davacı, kendi lehine tescil edilmiş olan intifa hakkının, süresinden önce ve bedelsiz olarak terkinini istemiştir.Kendisine intifa bedeli ödenen davalı müflisin, davadan ve terkinden önce taşınmazın kuru mülkiyetini davalı...Ltd. Şirketi'ne devrettiği anlaşılmaktadır. Dosyada örneği bulunan 28.02.2014 tarihli tescil istem belgesinde, davacı temsilcisinin "Yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğumuz intifa hakkının tamamından bedelsiz olarak. Çıplak mülkiyet malikleri lehine terkinini talep ederim." şeklinde beyanı yer almaktadır. Davacı, bu beyanı ile intifaya yönelik haklarını saklı tutmamış olup, davalı çıplak mülkiyet sahibi lehine intifa hakkını terkin ettirmiştir. Bu beyanı uyarınca davacı, bedelsiz intifa terkininden sonra, kalan süre yönünden herhangi bir talepte bulunamaz (Yargıtay Yargıtay 11. HD'nin 2020/2981 E 2021/2546 K 17.03.2021 tarihli kararı; Yargıtay 19.HD'nin 15/05/2018 tarih, 2016/19995 E. 2018/2720 K sayılı kararı). Bu nedenle, davcının, intifa süresinden bakiye döneme isabet eden kısım için intifa bedelinin iadesi talebinin reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin intifa bedeli alacağı talebine yönelik istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Ancak, ilk derece mahkemesince, terkin sırasında tapu maliki olan davalı...Limited Şirketi ile onun garantörü ... aleyhindeki intifa bedeli talebinin yukarıda açıklanan gerekçeyle reddi gerekirken, farklı gerekçeyle ret kararı verilmesi isabetli olmamış, ilk derece mahkemesi karar gerekçesinin HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 hükümleri uyarınca yukarıdaki şekilde resen düzeltilmesi gerekmiştir.Davacının diğer talebi ise terkin sırasında ödenen tapu harç ve masraflarına ilişkindir. Somut olayda, önceki mâlik Müflis ... AŞ'nin tapu harçlarından sorumluluğu bulunmamaktadır.Zaten davacı da bu kalem alacağını, müflis davalıdan talep etmemiş, diğer iki davalıdan talep etmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 58/1.f hükmü uyarınca, intifa terkini ile ilgili tapu harçlarının sorumlusu, lehine işlem yapılmış olan tapu malikidir. Çıplak mülkiyet sahibi olan tapu maliki, intifa hakkının terkini ile tam mülkiyet sahibi olmaktadır. Bu durumda, harç ve masrafların sorumlusu da yasa gereği, tapu maliki olmalıdır (Emsal nitelikte bknz: Dairemizin 2018/810 E- 2019/517 K sayılı kararı ile bu kararın onanmasına dair Yargıtay 11. HD'nin 2020/2981 E- 2021/2546 K sayılı, 17.03.2021 tarihli kararı). Davacı tarafından, tapudaki işlem sırasında bakiye intifa hakkı süresine isabet eden intifa bedelinden vazgeçildiği anlaşılmakta ise de tapu harçlarını talep hakkından vazgeçtiğine dair bir beyan yoktur. Davalı tapu maliki ... tarafından ödenmesi gereken tapu harçlarını ödemiş olan davacının, sebepsiz zenginleşme yahut vekaletsiz iş görme hükümlerine göre bu tutarı davalı malik şirketten talep hakkının bulunduğunun kabulü ile bu davalı şirket aleyhindeki davanın bu kalem alacak yönünden kabulü gerekirken, davalı ...Limited Şerketi aleyhindeki davanın bu talep yönünden reddine kara verilmesi isabetsiz olmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu kaleme ilişkin alacak talebi yönünden kabulü gerekmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin intifa hakkının terkini ile ilgili olarak 11.872,70 TL masraf yaptığını belirterek, bu tutarın davalılar ...Petrol ve ...'dan, KDV'si ve ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Bandırma Tapu Sicil Müdürlüğünden celbedilen makbuz örneklerine göre, davacının, tapudaki işlemler sırasında 11.690,20 TL tapu harcı ödediği, ayrıca "KURUM TAHSİLATI" adı altında 182,50 TL ödeme yaptığı, böylece toplam terkin giderinin 11.872,70 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı...Ltd. Şirketi bu miktardan sorumlu tutulmuştur.Bu alacak kalemiyle ilgili olarak davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede ise; bu davalının imzaladığı "TAAHHÜTNAME" başlıklı belgede, davacı ile davalı ... Petrol arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ve protokoller kapsamında doğmuş veya doğacak borçlarından 1.000.000 USD'lik kısmına kefil olduğu anlaşılmaktadır. Bu davalının kefaletinin sözleşme ve protokol kapsamındaki borçlara ilişkin olup kefaletin, intifa hakkının terkini sırasında ödenen harçların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebini kapsamadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, intifa hakkının terkini sırasında ödenen tapu harç ve giderlerinden davalı ...'un sorumlu olmadığı gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki bu alacak talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yukarıdaki gerekçeyle Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davalı ... AŞ aleyhindeki dava konusuz kaldığından, bu davalı aleyhindeki davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalı ... aleyhindeki davanın reddine,3-Davalı ...Şirketi aleyhindeki davada: a-Bakiye intifa süresine isabet eden intifa bedelinin tahsili talebinin reddine, b-İntifa hakkının terkini sırasında davacı tarafından yapılan harç ve masrafın tahsili talebinin kabulü ile 11.872,70 TL alacağın, dava tarihi olan 15.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte, bu davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 810,98 TL harcın, dava açılırken peşin olarak yatırılmış olan 24.288,65 TL'den mahsubu ile artan 23.477,67 TL harcın, karar kesinleştikten sonra ve talebi hâlinde, davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından harcanan 25,20 TL başvuru harcı, 810,98 TL peşin harç gideri olmak üzere toplam 844,18 TL harç giderinin, davalı ... Şirketi'den alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından harç dışında harcanan 4.023,00 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 33,58 TL'lik bölümünün davalı ... Şirketi'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini avukatla temsil ettirdiğinden, hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca belirlenen 11.872,70 TL avukatlık ücretinin davalı ... Ltd. Şirketi'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca belirlenen 209.451,00 TL nispi avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Şirketi ile ...'a verilmesine, 9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden karar verildiğinden, davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davacı tarfından yapılan 220,70 TL başvuru harcı gideri ile 80,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 300,70 TL kanun yolu giderinin davalı ... Şirketi'nden alınıp davacıya verilmesine,10-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,11-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olarak karar verildi. 08.05.2025