T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/457
KARAR NO: 2025/778
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/12/2021
NUMARASI: 2018/895 E. - 2021/948 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı firma ile müvekkili şirket olan ... Ltd. Şti. İle arasındaki iş ilişkisinden kaynaklı olarak 5 adet fatura kesildiğini, davalı şirketin fatura bedellerini ödemediğini, davalı ... Tic. ve San. Ltd. Şti.ne borçlarını ödemeleri için Kadıköy ... Noterliği 13/04/2018 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ve ekinde fatura ve sevk irsaliyelerinin gönderildiğini, kendilerinden hiçbir şekilde cevap alınamadığını, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafın bu icra takibine haksız bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlunun itirazının hiçbir yasal dayanağının olmadığını, tamamen alacağın tahsilini geciktirme amacına yönelik olduğunu, davalı firmanın, müvekkiline fatura alacağından dolayı 38.461,08 TL'lik borcu bulunduğunu, davalı borçlunun tüm itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek, borçlunun itirazının iptali ile icra takibinin devamına, %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; takip dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde Tosya İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu, açılan işbu davada da Tosya Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ve İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisine ayrı ayrı olmak üzere itiraz ettiklerini, davacı şirketin, müvekkili şirkete karşı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden "faturaya dayanan cari hesap alacağı" adı altında adi ilamsız icra takibi başlattıktan sonra, işbu takip dosyasına itirazları üzerine aynı alacak için bu kez de ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden 31.10.2017 tarihli çeke dayalı olarak adi ilamsız icra takibi başlattığını, her iki icra dosyasında takip dayanağının farklı gösterildiğini fakat takibe konu edilen alacağın aynı olduğunu, davacının takip konusu faturaların içeriği malları davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının takip dayanağı yaptığı faturaların irsaliyeleri değerlendirilip, fatura içeriği malların davalıya teslim edilip edilmediğinin belirlenip, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekeceğini savunarak ,davanın reddi ile %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davanın, cari hesap alacağına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan bilirkişi incelemeleri ile tespit edildiği üzere, taraflar arasında 2016 yılından itibaren sürdürüldüğü görülen ticari ilişki kapsamında taraflar arasında yazılı bir C/H sözleşmesi bulunmamakla birlikte, ticari ilişki nedeniyle birbirlerinden olan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı olarak istemekten vazgeçip, artan tutarı isteyebilecekleri açık C/H şeklinde çalışmış oldukları, bu kapsamda davacı şirketçe davalı şirkete yapılan mal satışlarına istinaden muhtelif tarih ve tutarlarda olmak üzere 6 adet fatura karşılığında toplam tutarı KDV dahil 87.016,94 TL olan mal satışı yapılarak ticari defterlerde davalı şirket adına borç kaydedilmiş olduğu, düzenlenen ve davalı şirkete tebliğ edilen bu faturaların davacı şirketin yasal ticari defterlerinde davalı şirket adına borç kaydedilmiş oldukları, Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin talimatı üzerine davalı şirketin defterlerinin incelenmesi ile tanzim olunan ve davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenmiş tüm satış faturalarının yasal nitelikli bir itiraza konu edilmeksizin ve benimsenerek davacı şirket alacağı olarak kayıt altına alınmış oldukları, ancak faturaların açık fatura olarak kaydedilmiş olması nedeniyle davalının defterlerinde davacının herhangi bir alacağının görünmediği, tarafların ticari defter kayıtlarının alım/satım faturaları yönünden birbirlerini teyit ettiği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarından tespit edildiği üzere, davalı şirketin davacı şirkete olan 87.016,94 TL fatura borcuna karşılık, 08.05.2017 tarihinde o tarihteki borç bakiyesi olarak gözüken 49.688,63 TL borca karşılık gelecek şekilde ... bank/Tosya Şb.... seri nolu, 31.10.2017 ileri vadeli, 49.688,00 TL' lık çeki keşide etmiş olduğu, bunun dışında ise herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, ticari defter kayıtları itibarıyla, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibarıyla; (87.016,94 TL- 49.688,00 TL=) 37.328,94 TL asıl alacak bakiyesinin kaldığı, davalı şirketçe davacı şirkete keşide edilmiş bulunan ... bank/Tosya Şb.... seri nolu, 31.10.2017 ileri vadeli, 49.688,00 TL tutarlı çekin vadesinde ödenmeyerek karşılıksız kaldığı, akabinde davacı şirket tarafından Tosya İcra Md. ... E. sayılı dosyasından dayanak yapılan işbu karşılıksız çekin davalı aleyhine 04.05.2018 tarihinde ilamsız takip konusu yapıldığı ve itiraz üzerine duran takibin iptali için davacı şirketçe Tosya AHM 2018/252 E. sayılı itirazın iptali davasının ikame edildiği, dolayısıyla takip/dava konusu alacakların farklı olması nedeniyle davalı vekilinin derdestlik itirazının mahkememizce reddedildiği, davalı şirketin davacı şirketten 2017 yılında toplam tutarı KDV dahil 87.016,94 TL mal alımı yaptığı ve bu alıma konu 6 adet faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olduğu, davalı şirketçe davacı şirketten gerçekleştirilen mal alımına karşılık davacı şirkete sadece 49.688,00 TL bedelli ileri vadeli çek keşide edildiği, dolayısıyla davacının davalıdan (87.016,94 TL- 49.688,00 TL=) 37.328,94 TL bakiye açık C/H borcuna karşılık alacağının tespit edildiği, davacı şirkete borcu olmadığını iddia eden davalı şirketin bu iddiasını kanıtlamaya elverişli herhangi bir hukuki nitelikli tahsilat/tediye makbuzu, banka dekont veya ekstresi vb. dosyaya sunmadığı görülmekle, davalı şirketin ticari defterlerine kaydettiği ve münderecatı itibarıyla kesinleşmiş mal alış faturalarından kaynaklanan 37.328,94 TL bakiye borcunu ödediğini ve davacı şirkete borcu bulunmadığını ispatlayamadığı, davacı şirketin davalı şirketten, takip/dava tarihi itibarıyla 37.328,94 asıl alacak talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı yanca davalı yana Kadıköy ... Noterliği aracılığıyla keşide edilmiş 13.04.2018 T. ... yevmiye nolu ihtarname ile 37.328,79 TL alacaklarının vade tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği ve ihtarnamenin tebliğ şerhinden tespit edildiği üzere 18.04.2018 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği görülmüş olup, 21-22/nisan hafta sonu ve 23/nisan 2018 bayram tatilini takip eden ilk iş günü olan 24.04.2018 tarihinde temerrüt koşullarının oluştuğu, 37.328,79 TL asıl alacak için temerrüt tarihinden 04.05.2018 takip tarihine kadar talep edilen yasal faiz oranı üzerinden yapılan faiz hesaplamasında, davacı yanca 93,32 TL işlemiş faiz talep edilebileceği, alacak likit olmakla davacının icra inkar tazminatında haklı olduğu anlaşılmakla, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 37.328,94 TL asıl alacak ve 93,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.422,26 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz işletilmesine dair... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 37.328,94 TL asıl alacak ve 93,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.422,26 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, alacak likit olmakla, hüküm altına alınan 37.328,94 TL'nin % 20'si oranında inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İİK'nın 50. maddesi gereğince müvekkilinin ikamet adresinin Kastamonu Tosya ilçesinde olduğunu ve bu nedenle icra takibinin yetkisiz yerde başlatıldığını, Tosya İcra Daireleri ve Mahkemesinin yetkili olduğunu ayrıca davacı şirketin müvekkiline karşı icra dosyasında cari hesap alacağına dair takip başlattığını, itiraz üzerine Tosya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında çeke dayalı takip başlatıldığını, alacağın aynı olduğunu, Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/252 Esas sayılı dosyasındaki alacağın aynı olması nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, mahkeme tarafından bu itirazın kabul görmediğini, dava devam ederken müvekkil şirketin ticaret sicilden terkin edildiğini ve tüzel kişiliğini kaybettiğini, dava konusu alacağın kaynağının fatura olduğu belirtilmiş bulunduğundan malların teslim külfetinin davacı tarafta olduğunu, faturaları, cari hesabı ve sevk irsaliyelerini kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf dilekçesine ekli olarak 19.03.2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneğini ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, ticari satıma ilişkin faturaya dayanan açık hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takiine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı vekilinin istinaf dilekçesine ekli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 19.03.2020 tarihli 10040 sayılı nüshasının incelenmesinde; davalı şirketin 11.07.2019 tarihinde tasfiye kararı aldığı, söz konusu kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, tasfiye neticesinde şirketin 28.02.2020 tarihinde terkin edildiği ve söz konusu kararın 19.03.2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Hüküm tarihi ise 14.12.2021'dir. Buna göre, hüküm tarihi itibari ile davalı şirketin tüzel kişiliğinin mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı beyan dilekçesinde; söz konusu hususu kabul ederek Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/18 Esas sayılı dosyası ile ihya davası açıldığını, 02.02.2020 tarihinde davanın karara çıktığını ve davanın kabulü ile davalı şirketin ihyasına karar verildiğini belirterek, kısa karar suretini dosyaya eklemiştir. Davalı şirketin hüküm tarihinden önce tüzel kişiliğini sona ermiş olması dikkate alınarak, kararın bu yönden incelenmesi uygun görülmüştür. HMK'nın 50. maddesi uyarınca, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine sahiptir. Buna göre, taraf ehliyeti, bir davada taraf olarak bulunabilme ehliyeti olup, maddi hukuktaki hak ehliyeti kavramının medeni usul hukukundaki yansımasıdır. Bu nedenle, yaşayan her insanın (gerçek kişinin) taraf ve yasal olarak kişiliği devam eden tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır (Prof Dr. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara 2013, s. 508). Davanın taraflarından birinin tüzel kişiliğinin sona ermesi, onun taraf ehliyetini sona erdirir. HMK'nın 114/1-d maddesine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartıdır. Dava sırasında tasfiye sonucunda sicil terkin edilerek tüzel kişiliği sona eren şirketin, hak ve yükümlülükleri sona erdiğinden, davalı şirket hakkında ihya kararı alınarak tüzel kişiliğin kazanılması ve taraf teşkili sağlanması aşamasından sonra bir karar verilmesi gerekir. Aksi halde tüzel kişiliği bulunmayan bir şirket hakkında ve icrası mümkün olmayan bir karar verilmiş olur. Şirketin ticaret sicilinden terkini ile tüzel kişiliği sona erdiğinden, avukatlarının görevi de sicilden terkin ile sona erer. Bu durumda davalının ihya sonucu atanacak tasfiye memuru veya onun atayacağı vekil eliyle temsil edilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece taraf teşkilinin sağlanmasından sonra yargılamaya devam edilip bir karar verilmesi gerekirken, tüzel kişiliği sona eren şirket hakkında yargılamaya devam edilip karar verilmesi, dava şartlarına aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında taraf teşkili sağlanmak suretiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.08.05.2025