T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/356
KARAR NO:2025/791
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:14.06.2021
NUMARASI:2019/727 Esas - 2021/590 Karar
DAVA:Tazminat (Satım sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı/ yüklenici...AŞ arasında, Zeytinburnu ... ada ... parselde bulunan ... Konutları ... projesindeki ... blok ... nolu dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün satın alınmasına ilişkin 04.03.2017 tarihli taşınmaz satım vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilince satım bedelinin teslimden önce sözleşmeye uygun şekilde ödendiğini, yüklenicinin talimatı ile arsa sahibi olan diğer davalının tapuyu müvekkiline devir ettiğini, ancak davalılarca teslim edilen dükkanda eksiklikler bulunduğunu, dükkanın adeta dört duvar olarak teslim edildiğini, müvekkilince bir çak kez eksiklerin tamamlanmasının istenmesine rağmen, davalıların haksız olarak ek ücret talebinde bulunduklarını ve eksiklikleri tamamlamadıklarını, müvekkilinin dava konusu dükkanı, projeye, teknik şartnameye, maketlere, proje reklamlarına, broşür ve sunumlara göre aldığını, taşınmazın bunlarda belirtilen nitelikte olmadığını ve eksik olarak teslim edildiğini, taşınmazın dükkan özelliği taşımadığını, eksikliklerin dükkanın değerini azalttığını, dükkanın tamamlanacağına olan güvenle eksik taşınmazın teslim alındığını, taşınmazlardaki eksikliklerin mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini, taşınmazın bedelininden ayıp ve eksik işler oranında indirim yapılması gerekitğini ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle; davacının basiretli bir tacir olarak taşınmazdaki eksiklikleri tespit ederek süresinde ayıp ihbarında bulunması gerektiğini, TBK'nın 223. maddesinde alının süresinde satılanı gözden geçirerek ihbarda bulunmaması halinde satılana olduğu hali ile teslim aldığının düzenlendiğini, davalının Bakırköy 6.SHM'nin 2019/85 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti istemesine rağmen müvekkiline ihbarda bulunmadığını, davacının daha önce müvekkillerinden satın aldığı bir taşınmaz nedeniyle satım koşullarını bildiğini, her iki yerin ikiz projeler olduğunu, diğer yerin satın alınması sırasında yerin kaba haliyle satın alındığının belirtildiğini, satım sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcının bildiği ayıplardan satıcının sorumlu olmadığının TBK'nın 222.maddesinde düzenlendiğini, taraflar arasında ikiz projeden alınan yerlere ilişkin satım sözleşmesinin kaba teslim şeklinde düzenlenmesi karşısında, bu satımda yazılı bir sözleşme veya teknik şartname bulunmamasını nedeniyle dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını, teslim şartının ikiz projeler bakımından aynı olduğunu, dükkanın da kaba şekli ile sözleşmede belirtilen şartlarla teslim edildiğini, projedeki tüm dükkanların da ...şeklinde teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı ile davalı arsa sahibi ... Şirketi'ne ait ... Konutları ... projesi kapsamında ... Blok ... nolu dükkan niteliğindeki taşınmaza yönelik, diğer davalı ... arasında 04.03.2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yan tapu devri öncesinde taşınmazın bedelini davalı taraf ödediği anlaşılmıştır.Bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı yan davalı taraf ile ... (kaba teslim) gibi bir sözleşme akdetmediği davalının eksik ve ayıplı ifada bulunduğunu savunmuştur. Davacı yan projeye, teknik şartnameye, maketlere broşür, sunum, inşaattan beklenen faydaya göre taşınmazın bedelinden indirim yapılmasını talep etmektedir. Tapu kayıtları ,değişik iş dosyası,dükkan teslim tutanağı ,projeler dosya arasında yer almaktadır.Bakırköy 6.Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/85 Değişik İş sayılı dosyası dosyamız arasında yer almakla; inşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen tespit davasına konu taşınmaz üzerinde bulunan ... blok ... nolu bağımsız bölümün dükkanın) imar işlem dosyası ve Mahallinde yapılan inceleme ve ölçümler neticesinde ,söz konusu bağımsız bölümün kullanıma hazır duruma getirilebilmesi için na tamam kaba ve inşaat işlerinin tamamlanması için malzeme ve işçilik harcamaları için toplam toplam 216.481,66 TL ve iki aylık süreye ihtiyaç olduğuna yönelik rapor düzenlenmiştir.Davalı yan ikiz proje olan ... Konutları ... projesinden dosyaya ibraz edilen teslim tutanağından ve de tapuya şerh verilen hasılat paylaşımlı inşaat sözleşmesinden taşınmazın ... (kaba teslim) şekliyle teslim edileceğinin açık olduğunu ayrıca davacının ayıp iddiasına yönelik usulüne uygun ihbarının da bulunmadığını savunmuştur.Bakırköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/153 Değişik İş sayılı dosyası dosyamız arasında yer almakla; İnşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor incelendiğinde; ... Konutları ... projesindeki tüm dükkanların aynı şekilde düzenleme şeklinde hasılat paylaşımı ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında ... şeklinde ince işlerin yapılmadığına yönelik rapor tanzim edilmiştir.Dava konusu uyuşmazlık; ... blok ... nolu bağımsız bölüm dükkanın sözlşemeye ve projeye göre eksik ya da ayıplı yapılıp yapılmadığı ,ayıbın açık-gizli ayıp olup olmaıdğı ,ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı davalıların sorumlu olup olmadığı ,davalıların shell&core teslim anlaşması iddiasının yerinde olup olmadığı ,işin eksik -ayıplı ifası söz konusu ise % kaçının tamamlandığı,% kaçının tamamlanmadığı ,tamamlanan ve eksik işler bedelinin işçilik dahil dava tarihindeki değerinin tespiti olarak tespit edilmekle,Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen rapor doğrultusunda; davacı tarafın kendilerinin satın aldıkları ve teslim edilmesi gereken ... no’ lu Bağımsız Bölümde; dükkan içindeki yer seramiklerinin döşenmediği, duvar ve alçı boyalarının yapılmadığı, asma kat ol masına rağmenfasma kat yapılmadığı, bodrum depo iniş merdivenin yapılmadığı, dükkan dış cephe doğrama ve camlarının yapılmadığı, tuvalet olmasına karşın.tuvalet ve lavaboların yapılmadığı, kaba ve ince inşaat işlerinin tamamlanmadığının iddia edildiği, davalı tarafça, teknik şartnameye göre; dükkanların zemin kaplamasının yapılmayacağını (kiracı-... sahibine aittir), şap yapılacağını, duvarlara sıva yapılacağını, boya yapılmayacağını, ... gruplan için yer ayrılacağını,duvar imalatı yapılmayacağını, sıhhi tesisat aly yapısının hazırlanacağının belirtildiği, bilirkişi heyetimizce iki alternatifli bir değerlendirme yapıldığı, A - Keşif tarihinde ve mahallinde dava konusu 77 no’ lu bağımsız bölümü oluşturan iş yerinin kullanılabilir olması için mevcut eksikliklerin toplam maliyetinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Birim Fiyat Rayiçleri ve Piyasa fiyatları göz önüjne alındığında 167.629,40 TL olduğu; B-Taraflar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmamış olmasına karşı, aynı proje kapsamında diğer satışı yapılan iş yeri, ofis vc dükkanlar için yapılan ve dosyaya örnekleri sunulan sözleşmelerde görüldüğü gibi, tüm işyeri,ofis ve dükkanların kaba çekji ile teslim edildiğinin belirtildiği görüş ve kanaati ile rapor düzenlenmekle, itirazlar doğrultusunda dosya ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; a) ispat hükümleri uyarınca, davacı tarafından, eksik ve ayıp olarak nitelendirilen dava konusu işlerin davalılar tarafından yapılacağının taahhüt edildiğinin geçerli delillerle ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafından bu konuda herhangi bir somut delil sunulmadığı,b)yine, davacının eksik ve ayıplı ifaya İlişkin iddialarını, teslim sırasında veya derhal ya da iki günlük süre içinde karşı tarafa bildirmesi gerektiği, aııcak davacının bu yükümlülüğünü de yerine getirmediği herhangi bir itirazı kayıt ileri sürmeden de gayrimenkulun tapusunu devir aldığı, c) Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının iddia ettiği dava konusu işlerin yapılmasının davalıların yükümlülüğünde olduğuna ilişkin iddiasının ispata muhtaç olduğu kanaati ile rapor tanzim edilmekle, 09.11.2020 tarihli ek raporda ise, somut olayda davacı tarafından eksik ve ayıp olarak nitelendirilen dava konusu işlerin davalılar tarafından yapılacağının taahhüt edildiğinin geçerli delillerle ispat edilmesi gerektiği açıktır.Davacı tarafından bu konuda herhangi bir somut delil sunulmamıştır.bu bakımdan daavcının ayıp ve eksik ifa yönündeki iddiasının ispata muhtaç olduğu sonucuna varılmaktadır.Davacının hehangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden dava konusu dükkanı teslim alması da varılan sonucu desteklemektedir.sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının eksik ifa nedeni ile talep edebileceği tazminat tutarı kök raporda hesaplanmıştır kanaati ile rapor tanzim edilmekle; davacı ile davalı arasında 77 nolu dükkanın satım sözleşmesi akdedilmiş ancak dükkan vasfındaki taşınmazın hangi vasıflarda olması gerektiği sözleşmede detaylandırılmamıştır. Kaba inşaat halinde teslim edilen dükkanın bekenilen olması gereken şekilde olmadığı ,eksik -ayıplı olduğu davacı tarafından iddia edilmekle bu iddiasına yönelik sözleşme, protokol, ihbar, itirazı kayıt gibi herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır.İddiasını ispat etmek davacının yükümlülüğündedir. Bilindiği üzere ihtirazi kayıt kavramı, bir hakkın korunmasına yarayan yenilik doğuran bir hak olarak nitelendirilebilir ve kural olarak herhangi bir şekil şartına da bağlı değildir. Alacaklının borçluya yönelteceği, ulaşması gerekli bir irade beyanıyla kullanılabilir. İhtirazi kayıt konulan herhangi bir hukuki ilişkide aranacak husus, böyle bir kaydın ileri sürüldüğünün anlaşılabilir olmasıdır, yoksa bu kayıtta belirli bazı kelimelerin bulunması şart değildir. BK’nın 158/II. maddesinde tarif edilen ifaya ekli cezai şartın talep edilebilmesi için de aksi kararlaştırılmamışsa bu özellikte bir ihtirazi kaydın eserin kabulü sırasında veya en geç kabulden sonra hemen bildirilmesi gerekir.(Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 2009/246E 2009/3520 K) Anılan içtihat uyarınca eksik işler var ise davacının bunu ihtirazi kayıt ile ileri sürmesi gerekmekle; davacı yan teslimde 20 ay önce bedelini ödediği bağımsız bölümün 31/10/2018 tarihinde tapusunu teslim almış ve iş bu davayı 27/09/2019 tarihinde açmış olup ,tapu devrinden sonra davacı tarafından davalı tarafa gönderilen açık ayıp iddialarına yönelik herhangi bir ayıp ihtarı dosyada yer almamaktadır. Bakırköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/153 Değişik İş sayılı dosyası ile dükkan vasfındaki diğer taşınmazların da aynı durumunda olduğu na yönelik raporda davacının iddiasının aksine yönelik olup...." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Gerekçeli kararın sadece bilirkişilerin yanlı raporlarına dayandırıldığını, davacının iddialarının değerlendirilmediğini, satın alınan dükkanın dört duvar olarak teslim edildiğini, oysa tapu ve belediyeye sunulan tüm projelerde ve alınan iskan belgesinde davalı şirketin maket ve bilbordları ile reklamlarında bu dükkanın asma katlı olduğunun görüldüğünü, bu nedenle ayıptan değil eksik işten söz edilmesi gerektiğini, ancak bilirkişilerin eksik işi dikkate almadan ayıptan söz ederek uyumazlığı çarpıttıklarını, müvekkili ile davalı şirket arasında ... anlaşması bulunmamasına rağmen bilirkişilerin bu durumu çarpıttıklarını, böyle bir sözlemenin varlığı halinde sunulması gerektiğini, kurumsal bir şirketin yazılı sözleme ile belirlemeden eksik inşaatı teslim etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, satılan dükkan ile teslim edilen dükkanın ilgisiz olduğunu, yukarıda belirtilen projeler, satış reklamları ve ilanlar ile vasıfları taahhüt edilen aşınmaz ile keşifte görülen taşınmazın benzerliği bulunmadığını, Yargıtayın kararlılık kazanan görüşlerine göre yüklenicinin sorumluluğunda, ayıba karşı tekeffül borcunun, inşaatın fiilen ve tamamen tesliminin gerçekleşmesi ile doğacağı, sözleşmede kararlaştırılan işin teslim olgusu o işin tamamlanmasını gerektirdiğini, henüz tamamlanmamış bir işin veya işin mevcut olmayan kısımlarının tesliminden söz edilemeyeceğini, satılan taşınmazda bilirkişi raporu ile tespit edilen eksik işlerin bulunduğunu, imalatların yapılmayarak dükkanın eksik olarak teslim edildiğini, dükkanın bu şekliyle teslim edilmesi halinde müvekkili ile yazılı sözleşme yapılması gerektiğini, dükkanın projeye göre yapılarak teslimi gerektiğini, eksik ve yapılmayan iş nedeniyle ihbar yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, bilirkişilerin olayları ve hukuk kurallarını çarpıttığını Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesine konu taşınmazda bulunan ayıp ve eksiklerin bedelinin tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı şirketler arasında düzenlenen İstanbul ... Noterliğinin 08.08.2016 tarihli düzenleme şeklindeki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile davalı Tacirler Şirketine ait arsa üzerinde, diğer davalının yüklenici olarak konut ve dükkan inşaatı yapması kararlaştırılmıştır.Anılan sözleme uyarınca yapılan inşaatta bulunan ... blok ... nolu dükkan vasfındaki bağımsız bölüm ise 27.02.2018 tarihinde davalıya satılmış ve tapu devri yapılmıştır. Davacının, aynı davalılara ait başka bir projeden 16.06.2016 tarihinde 50 nolu konut niteliğindeki bağımsız bölümü ve dükkan nitelikli başka bir bölümü de satın aldığı anlaşılmaktadır.Tapu devri ile birlikte taşınmazın fiilen davacıya teslim edildiği tarafların kabulündedir.Davacı, teslim edilen dükkanın inşaat için resmi makamlara sunulan projelere, yapı kullanım izin belgesine, satım için yapılan ilan ve reklamlara aykırı ve eksik şekilde teslim edildiğini ileri sürmektedir. Dava konusu dükkanın bir kısım imalatlarının eksik olarak davacıya teslim edildiği açıktır.Davacı teslim tarihinden itibaren davalılara ayıp ihbarında bulunmamış, 13.05.2019 tarihinde Bakırköy 6. SHM'nin 2019 85 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti istemiş ve 27.09.2019 tarihinde bu davayı açmıştır.Davacı, bir kısım Yargıtay kararları sunarak, eksik işler bakımından ayıp ihbarına gerek bulunmadığını ileri sürmektedir. İstinaf başvurusunda sözü edilen kararlar Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin eser sözleşmeleri hakkında verdiği kararlardır.TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinde, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemesi gerekmektedir. Bu sözleşme türü satım sözleşmesinden farklı düzenlemeler içermektedir. Bu sözleşmede, yüklenicinin mesleki bilgisi ile bir eser ortaya çıkarıldığından, eserin sözleşme ve projesine uygun şekilde bitirilerek teslimi gerekmektedir. Eser sözleşmesi bakımından, işin sözleşme ile belirlenen şekilde bitirilmeden eksik bırakılması halinde bir teslimden söz edilemeyecektir.Ancak somut olayda eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasında bir adet dükkanın satımına ilişkin satım sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle satım sözleşmesine ilişkin TBK'nın 207 ve devamı maddeleri ile TTK'nın 23.maddesinin uygulanması gerekmektedir.Davacı ile davalılar arasında satılan taşınmazın niteliğine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalıların, taşınmazı belirli bir şekilde bitirerek davacıya teslim edeceklerine ilişkin somut bir taahhütlerinin bulunduğu kanıtlanmamıştır. Aksine, davacının aldığı başka bir taşınmaz hakkında yapılan sözleşmede kaba inşaat halinde teslim hükmü bulunduğu gibi, bilirkişi kurulu raporundan bu proje bakımından da diğer yapıların kaba inşaat halinde teslim edildiği anlaşılmıştır.Satım sözleşmesine konu bir eşyada ayıp ve eksik bulunması halinde izlenecek yol TTK'nın 23. maddesinde düzenlenmiştir. TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davalı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/8002 E. 2022/4625 K., 04/11/2020 tarihli ve 2020/3279 E., 2020/4723 K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/270 E., 20218/6287 K. Sayılı ilamı).TBK'nın 223/2.maddesi ise ''Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir.Somut olayda, taşınmazda bulunmayan özellikler açık ayıp niteliğinde olup, süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu kanıtlanmadığından, taşınmazın mevcut şekli ile satın alınarak kabul edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, olaya uygulama yeri bulunmayan eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanamayacağı, tarafların mevcut şekli ile bir taşınmazın satımı konusunda anlaştıkları, TBK'nın 207. maddesine göre satım bedelinin ödendiği ve taşınmazın da davacıya teslim edildiği, süresinde muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği gibi, teslim alındığı hâlinden farklı bir taşınmazın satıldığının da kesin delilerle kanıtlanmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi isabetli bulunmuş olup, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 556,10 TL maktu istinaf harcının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 08.05.2025