T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2140
KARAR NO: 2025/838
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 01.07.2021
NUMARASI: 2018/1339 Esas - 2021/571 Karar
DAVA: Menfi Tespit- alacak (Ticari satımdan kaynaklı)
Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davalı ... boya şirketinin İzmir'de bulunan pazarlamacısı ... vasıtasıyla 15.000,00 TL tutarında boya ve sair emtialar almak üzere 08.01.2018 Tarihinde davalıya sipariş vermiş olduğunu, siparişlerin bedeli olarak davalıya her biri 2.500,00 TL meblağlı 6 adet seneti teslim etmiş olduğunu, satıcı sipariş edilen malların bir kısmını göndermiş davacı da senetleri vadesinde banka aracılığıyla ödemdiğini, Davalı ... A.Ş. 10.000,00 TL tahsil etmesine rağmen sadece 8.539,11 TL mal göndermiş olduğunu, ödenen toplam tutarları 10.000,00 TL olan senetlerin karşılığı eksik mal gönderildiği gibi henüz ödenmemiş bulunan son iki adet senet bedelsiz kaldığı halde müvekkile iade edilmediğini, davalıya bildirerek gönderilmeyen mallara ait bedelsiz kalan senetlerin iadesi istenmiş davalı yan senetleri iade etmemiş, ihtara verdiği cevapta; malların büyük bölümümün gönderilip teslim edildiğini ancak, bir yıl önce kendilerine davacı tarafından ciro edilerek verildiğini iddia ettiklerini 20.11.2017 tarihli 11.300,00 TL tutarındaki 3. Şahıs ... şirketine ait çekin zayi olması nedeniyle tahsil edilemediğini bu çek bedelinin cari hesaplarına alacak olarak işlendiğini ve zayi olan çekle ilgili mahkemeden iptal kararı aldıklarını belirterek, bu çekten dolayı 6.129,33 TL cari hesapta davacının kendilerine borçlu gözüktüğünden senetleri iade etmeyeceklerini ve mal da göndermeyeceklerini bildirdiklerini, davalının müvekkile ciranta sıfatıyla başvuru hakkı bulunmamakta olduğunu, davalı iptal kararı ile sadece çek keşideci ... Şirketine başvurabileceğini, davalı senet bedeli malların gönderilmediğini kabul ettiğini, müvekkilin davalıdan kalan senet bedelleri olan 5.000,00 TL borcu bulunmadığından bedelsiz kalan iki adet senet ile müvekkil 10.000,00 TL ödediğini sadece 8.538,11 TL lık mal almış bulunduğundan fazladan ödenen 1.461,89 TL iadesini, bedelsiz kalan senetler; Alacaklısı ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, keşidecisi ... - ... Ticaret ve düzenleme yeri İzmir, 08.01.2018 tanzim,22.09.2018 vade tarihli, 2.500,00 TL bedelli bir senet ve 08.01.2018 tanzim 20.10.2018 vade tarihli 2.500,00 TL bedelli bir adet senettir. İİK 72/2 maddesinde yer alan ;" icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerin alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibini durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir" tedbiren icranın durdurulması karar verilmesini beyan ederek muhtemel icra takibinin durdu rulmast için ihtiyati tedbir verilmesine, teslim alınan mallara karşılık davalıya fazladan ödenen 1.461,89 TL dava tarihinden itibaren ticari faiz ile birlikte davalı taraftan haksız icra takibine geçilmesi halinde %20 aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasını talep ve beyan ettiği görülmüştür. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının borcuna mukabil ciro edip müvekkil şirkete verdiği ... Bankası, Selçuk Şubesine ait 30.11.2017 Tarih, 11.300,00 TL bedelli ... seri numaralı keşideci ... San ve Tic. Ltd. Şti. olan çek zayi olduğunu , çekin iptali zamanında İstanbul Anadolu 8 Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmış ve mahkeme 2017/1301 E. 2018/580 K. 05.07.2018 tarihli ilamı ile çekin iptaline karar verilmiş olduğunu 17.09.2018 tarihinde kararın kesinleştiğini, 6102 Sayılı TTK 652/1 maddesi ile iptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak ileri sürebileceği gibi yeni senet de isteyebildiğim, iptal olan çek bedeli cari hesaba mahkeme ilamı doğrultusunda alacağı olduğunu işlenmiş ve davacı cari hesaptan 6.129,33 TL borcu kaldığını, çek iptal kararı ihbarı üzerine mezkur çekin muhatabına rücu etmesi gerektiğini" beyan ederek davanın reddine karar verilmesini 0talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava dilekçesi, Cevap dilekçesi, dosyaya sunulu evraklar, İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2017/1301 E. 2018/580 K. Sayılı ilamı 09/03/2021 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; Davacı ile davalı arasında mal alım satımına yönelik cari hesap ilişkisi olduğu, davacının, davalıya 15.000,00 TL değerinde boya ve sair emtia ile ilgili sipariş verdiği ve buna ilişkin her biri 2.500 TL bedelli 6 adet senet teslim ettiği, davalının sipariş edilen malların bir kısmını gönderdiği, davacı tarafça 4 adet senede ilişkin ödeme yapıldığı, fakat davalı tarafça yalnızca 8.538,11 TL karşılığı mal gönderildiği, davalıya fazladan ödenen 1.461,89 TL bedelin tahsili ile bedelsiz kalan 2 adet 5.000 TL değerinde senedin iadesi talebi ile mahkememizde dava açtığı, tarafların BA/BS formları da değerlendirilmek sureti ile ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafın davalı taraftan 6.344,61 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinde ise 11.897,07 TL davalı tarafın alacaklı gözüktüğü, taraflar arasındaki mutabakatsızlığın davalının zayi belgesi aldığı ...Bankası Selçuklu Şubesi'ne ait 30/11/2017 tarih 11.300,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekten kaynaklandığı, söz konusu çekin davacı tarafça cari hesap ilişkisine istinaden davalı tarafa verildiği, fakat çekin İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2017/1301 E. 2018/580 K. Sayılı ilamı ile zayiine karar verildiği, her ne kadar davacı taraf zayi olan işbu çek sebebiyle sorumlu olmadığını, zayi olan çek bedeli için cirantaya başvurulamayacağını beyan etmiş ise de, söz konusu beyana itibar edilemeyeceği, zira zayi olan çek ile ilgili yetkili hamilin hem keşideciye hem cirantaya başvurmasında yasal bir engel bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu çekten davacının da sorumlu olduğu dikkate alındığında ve taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının davaya konu takip ile ilgili davalıya borçlu olacağı kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece de tespit edildiği üzere, tarafların ticari defterlerindeki uyuşmazlığın sebebinin, hakkında zayi kararı verilen ...Bankası Selçuklu Şubesi'ne ait 30/11/2017 tarih 11.300,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin bedelinden ciranta olan müvekkilinin sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığını, söz konusu çek ile ilgili olarak görülen İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2017/1301 E. 2018/580 K. Sayılı çek zayi davasında müvekkilinin adı dahi geçmediğini, bu çekin keşidecisi ... San. Ve Tic. Ltd. Şti, olmakla, çekin zayi olmasına sebebiyet veren davalı şirket(son hamil) artık çek bedelini yalnızca çekin keşidecisinde talep edebileceğini, bu hususta Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/4671 E, 2017/2423 K., 25.04.2017 tarihli emsal nitelikli kararını eklediklerini, zayi olan çekin bedeline ilişkin cirantaya başvurulamayacağını, Bir an için müvekkilinin zayi davasının sonucunda böyle bir borcunun olduğu varsayılsa dahi, müvekkilinin verdiği mallara karşılık ... şirketinden bu çeki aldığı ve ciro ederek davalı şirkete verdiği, davalı şirket çeki kusuru neticesinde kaybettiği ve müvekkiline borç olarak yazdırmış olduğu düşünülse, bu borç ödendiğinde müvekkilden iki defa haksız yere para tahsil edilmiş olacağının açık olduğunu, kaldı ki bilirkişi raporunda da "çekin zayi olmasında davacının kusuruna ilişkin herhangi bir vesaikin dosya kapsamında olmadığı" da tespit edildiğini, dolayısıyla, zayi olan çek bedelinin ve çeke ilişkin masrafların, çekin zayi olmasında kusuru dahi bulunmayan müvekkiline borç olarak yansıtılmasının söz konusu olamayacağını, Zayi olan çekin bedelinden cirantanın sorumlu olmadığı ilkesi ile haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca bu kabul doğrultusunda, müvekkilinin karşı taraftan alacaklı olduğu tespit edildiği gibi, müvekkilinin takibe konu iki adet 2.500-TL'lik senet ve 462,35-TL'lik diğer masraflardan sorumlu olmadığı da 09.03.2021 tarihli bilirkişi raporuyla sübuta erdiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalıya verilen iki adet bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bono tutarları kapsamında gönderilmeyen mal bedeli tutarı 1.461,89 TL nin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı ile davalı arasında mal alım satımına yönelik cari hesap ilişkisi olduğu, davacının, davalıya 15.000,00 TL değerinde boya ve sair emtia ile ilgili sipariş verdiği ve buna ilişkin her biri 2.500 TL bedelli 6 adet senet teslim ettiği, davalının sipariş edilen malların bir kısmını gönderdiği, davacı tarafça 4 adet senede ilişkin ödeme yapıldığı, fakat davalı tarafça yalnızca 8.538,11 TL karşılığı mal gönderildiği, davalıya fazladan ödenen 1.461,89 TL bedelin tahsili ile bedelsiz kalan 2 adet 5.000 TL değerinde senet yönünden davalıya borçu olmadığının tespiti talebi ile dava açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesine sunulu deliller ile taraf ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında, davacının kendi defter ve kayıtlarında davalıdan 6.344,61 TL alacaklı görüldüğü, davalının ise ticari defterlerinde 11.897,07 TL davacıdan alacaklı görüldüğü, taraflar ticari defterlerindeki uyumsuzluğun, davacı tarafından cari hesap borcuna karşılık daha önce cirolanarak davalıya verdiği ve davalının zayi belgesi aldığı ...Bankası Selçuklu Şubesi'ne ait 30/11/2017 tarih 11.300,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekten kaynaklandığı, davalının da zaten savunmalarında zayi kararı alınan çek nedeniyle cirosu bulanan davacının da kendisine karşı sorumlu olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürdüğü, davacı vekilince de, zayi olan çekle ilgili olarak ciranta durumunda olan davacı müvekkiline başvurulamayacağının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalıya cari hesap borcu nedeniyle daha önce cirolanarak verildiği ihtilafsız olan, ...Bankası Selçuklu Şubesi'ne ait keşidecisi dava dışı ... Isıtma Şirketi olup 30/11/2017 tarih 11.300,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin zayi olduğu, davalı yanca açlan dava sonucu çekin İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2017/1301 E. 2018/580 K. Sayılı ilamı ile zayiine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 11. HD 2016/4671 E 2017/2423 K sayılı emsal ilam gerekçesi de dikkate alındığında; davacı şirketin cari hesap borcu nedeniyle satın aldığı mal karşılığı ...Bankası Selçuklu Şubesi'ne ait keşidecisi dava dışı ... Isıtma Şirketi olup 30/11/2017 tarih 11.300,00 TL bedelli, ... seri nolu çeki vermekle davalıya karşı önceki cari hesap borcunu yerine getirdiği, söz konusu çekin zayi olması dolayısıyla davacı şirketten tekrar bu çekle ödenen alacağı talep edemeyeceği, bu nedenle zayi olan çek nedeniyle davalının davacıdan alacaklı olduğu sonucu ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde bulunmuştur. Yukarıdaki açıklama ışığında davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakıkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Menfi tespit talebinin kabulü ile keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan; 08.01.2018 tanzim, 22.09.2018 ve 22.10.2018 vadi tarihli olup, her biri 2.500,00 TL tutarlı iki adet bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Alacak talebinin kabulü ile 1.461.89 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca avans esasına göre değişen oranlarda hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte, davalıdan alınıp davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan, dava açılırken peşin yatırılan 110,16 TL'nin mahsubu ile bakiye 505,24 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından ilk derece aşamasında sarf edilen ve ayrıntısı UYAP ortamında kayıtlı 2.895,6 TL yargılama gideri ile 151,46 TL harç gideri olmak üzere toplam 3.047,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, iş bu karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 6.461,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansları bakiyelerinin, yatıran taraflara iadesine, 6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harç gideri ile 64,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 226,70 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.05.2025