T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2341
KARAR NO: 2025/427
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/09/2021
NUMARASI: 2019/1089 E. - 2021/731 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı ile olan satış mutabakatı gereği, kendisine gönderilen proforma kapsamında davalıdan 23.000-TL bedelli Amerikan menşeli ... marka manyetik kaldıraç (mıknatıs) satın aldığını, bedelin banka havalesi ile nakden ödediğini, teslimat aşamasında satın alınan Amerikan menşeli GMS-M1 yerine ucuz Çin malı ... model magnet (mıknatıs) gönderildiğini, yapılan araştırma neticesinde teslim olunan Çin malı mıknatısın piyasa satış fiyatının 10.000-TL civarında olduğunun öğrenildiğini, proformanın, banka dekontunun, teslim olunan ... makineye ilişkin 01.10.2019 tarihli ... Tic. AŞ'den alınan derhal teslim şartlı fiyat teklif formunun bulunduğunu, davacının TTK'nın 23.maddesi gereği iki günlük yasal sürede Büyükçekmece ... Noterliğinin 02.10.2019 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ve ekinde 02.10.2019 tarih, ... sıra nolu ve 23.000-TL bedelli iade faturası ile durumu derhal davalı şirkete bildirdiğini, davalı şirket Üsküdar ... Noterliği'nin 11.10.2019 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile durumu kabul etmediği yönünde cevap verdiğini, Amerikan malı mıknatıs satış vaadi ile 23.000 TL ödeme yapmış olan davacıya ayıplı teslimat kapsamında 10.000 TL'lik Çin malı mıknatısı teslim edilmiş olduğundan, davalının haksız olarak fazla tahsil edilmiş 13.000-TL'nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte iadesini istemek için, öncelikle arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile, davacı tarafından ödenen 23.000-TL'den ayıp sebebi ile oluşan ve haksız tahsil edilmiş 13.000-TL'nin ihtarname tarihinden/ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının ürünleri teslim aldıktan sonra TTK md.23 gereği 2 iş günü içerisinde durumu davalıya ihbar etmediğini, bildirimin ürün tesliminden 5 gün sonra yapıldığını, irsaliyeli faturaya bakılacak olursa ürünün teslim tarihinin 28.09.2019, davacı ihbarının ise 02.10.2019 tarihi olduğunu, davacının iddiasının satın aldığı üründen farklı bir ürün gönderildiği ve bunun da daha ucuz bir ürün olduğu şeklinde olduğunu, buna göre gizli bir ayıptan da söz edilemeyeceğini ve ihbarın süresinde olmadığını, davacının taraf ürünün niteliği konusunda fahiş bir yanılgı içerisinde olduğunu, davacının dava dilekçesinde, satın alınan ürünün "proforma faturada yazılı ... marka amerikan menşeili" bir ürün olduğunu ancak bunun yerine ... marka bir ürün gönderildiğini iddia etmiş ise de, "..." bir marka olmayıp müvekkilinin ürünlerini tasnif etmek için kullandığı şirket içi bir kod olduğunu, zaten açılımının da davalının baş harflerinden ibaret olduğunu, bu sebeple davacının ... marka bir ürün satın aldığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının, proforma faturada belirtilen üründen farklı bir marka ürün satıldığı iddiasının tamamen davacının bilgi eksikliğinden kaynaklı, gerçeğe uygun olamayan bir iddia olduğunu, davalının mevcut stok durumunda göre 5 ton kapasiteli ... ya da ... marka manyetik kaldırma sistemi satmayı taahhüt ettiğini, taahhüdüne uygun olarak ... marka 5 ton kapasiteli manyetik kaldırma sistemi teslim etiğini, ... ve ... marka ürünlerin, aynı fabrikanın aynı vasıflarda iki ürünü olduğunu, her iki ürünün de ABD firması tarafından Çin'de üretildiğini, her iki ürünün de Amerikan menşeili ve Çin üretimi ürünler olduğunu, ... ile ... marka ürünler arasında ne fiyat ne de kalite farkı bulunmadığını, iki üründen birinin Çin malı diğerinin ABD malı olduğunu iddia eden davacının bu hususta da yanılgı içinde olduğunu, üstelik davalı tarafından davacı şirkete yapılan bildirimle, şayet ... isteniyorsa 3 gün sonra geleceği, yollanan ... marka ürünün kullanılmayarak iade edilmesi durumunda ücretsiz olarak ... marka ürünle değiştirilebileceğinin açıkça ifade edildiğini, ancak buna rağmen yollanan ürün iade edilmediği gibi davacı şirket tarafından kullanılmaya da devam edildiğini, teslim olunan ürünün piyasa değerinin 23.000-TL olduğunu, davacının ise bu ürünün daha ucuz olduğunu iddia ederek 13.000-TL'nin iadesini talep ettiğini, yani yollanan ürün davacının kabulünde olduğunu, itirazının bu ürünün fiyatına olduğunu, dava dilekçesine bakıldığında ortada ayıplı/kusurlu/eksik bir ürün olmadığı, sadece piyasa fiyatının üzerinde bir fiyatla satın alınan ürün olduğunun davacının kabulünde olduğunu, kaldı ki ürünün zaten teslim alındığı 28.09.2019 tarihinden itibaren davacı firma tarafından kullanılmaya başlandığını, halen de kullanıldığını, o zaman davacı yanca tacirler arası bir satışla ilgili satım bedelinin indirilmesinin talep olunduğunu, davacının "ben bu ürünü aldım ama biraz yüksek fiyatla almışım, mahkeme bu fiyatı indirsin" talebinde bulunduğunu, bu talebin de hukuki bir yönünün bulunmadığını, ayrıca, davalının, davacıya satılan ürünü kendisinin zaten KDV hariç 16.800-TL'ye (KDV dahil 19.824-TLye) aldığını, davacıya da KDV dahil 23.000-TL'ye sattığını, bu durumda fahiş bir karla satılan bir üründen de söz edilemeyeceğini, kaldı ki ürün gerçekten yüksek bir karla satılmış olsa dahi buna mahkemenin müdale etmesinin de düşünülemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava hukuki niteliği itibariyle, Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasıdır. Uyuşmazlık; davalının belirlenen ürünlere siparişe ve sözleşmeye uygun olarak teslim edip etmediği, teslim edilen malların arasında kalite farkı yahut ayıp bulunup bulunmadığı, eğer varsa bu hususlar nedeniyle davacı tarafın zarara uğrayıp uğramadığı zarar var ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplanmıştır, ... Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullananMahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, iddia ve beyanlar , bilirkişi raporu ve tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu Manyetik Mıknatıs Kaldıraç Sistemlerinden ... ve ... marka makinelerden her ikisininde Çin de üretilmiş olduğu, ... marka ürünün menşeinin Amerika olduğu ve Amerika'nın Çinde bulunan fabrikasında üretim yapıldığı, ... marka ürünün ise menşeinin komple Çin olduğu, Bu kapsamda ... ve ... marka kaldıraç sistemlerinin islevsel olarak aynı amaca hizmet ettikleri ve birbirinden çalışma sistemi ve görüntü olarak farklılıkların bulunmadığı, ... marka ürünün Amerikan menşeili olması nedeni ile piyasa şartlarında ... marka ürüne göre fiyatının daha yüksek olduğu,davalı tarafından satın alınan ... marka ürünün piyasa rayiçlerine uygun olarak davalı tarafça satın alındığı ürüne ait fiyattan dolayı ayıp yada kusurunun bulunmadığı bilirkişi raporu ile sabit olmuştur. Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak satın alınan ürünün fiyatının piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar tacir olup, aralarındaki icap kabul ilişkisi çerçevesinde davalının 23.000 TL karşılığı, ... marka Amerikan malı magneti (mıknatıs) müvekkiline satarak teslim etmeyi taahhüt ettiğini, bedelin ödendiğini ancak davalının piyasa değeri 10.000 TL olan Çin malı ... model magnet (mıknatıs) teslim ettiğini, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, "Ya taahhüt ettiğiniz ürünü gönderin, ya da fazladan aldığınız 13.000 TL'yi iade edin" dendiğini, bu durumda davanın kabulünü beklerken, yerel mahkemece sürpriz bir şekilde gerekçeli kararında mealen "Ne var canım ikisinin de görüntüsü benzer ve teslim edilen ürün de aynı işi görüyor" denilerek davanın reddedildiğini, bu kararı esas alan bir dolandırıcının da söz gelimi, 10.000 USD'lik saati satmayı vaat edip, parasını alarak 10 USD lik taklidini yahut muadilini teslim ettiğinde: "Ne var canım iki saat de birbiri ile aynı görüntüde ve tamamen aynı işi görüyorlar." demek hakkını kendinde bulacağını, davalının akde aykırı davrandığını, bir markanın orijinalini satmayı taahhüt edip (ve parasını da alıp) sahtesinin ya da ucuz muadilinin gönderilmesini meşrulaştıran bu kararın hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma konu emtianın taahhüt edilenden farklı bir modelinin, piyasa fiyatının üstünde satılarak teslim edildiğinden bahisle fazla tahsil edilen bedelin iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, tarafların Amerikan menşeli ... manyetik kaldıraç (mıknatıs) satışı konusunda anlaşma sağlamasına ve davacının bunun karşılığında 23.0000 TL ödemesine rağmen davalının bunun yerine 10.000 TL'lik ucuz Çin malı ... model magnet (mıknatıs) gönderdiğini, davalının 13.000 TL fazla tahsilat yaptığını ileri sürerek, fazla ödenen bu bedelin faizi ile tahsilini talep etmiş; davalı vekili ise, davalının, mevcut stok durumuna göre 5 ton kapasiteli ... ya da ... marka manyetik kaldırma sistemi satmayı taahhüt ettiğini, taahhüdüne uygun olarak ... marka 5 ton kapasiteli manyetik kaldırma sistemi teslim etiğini, fiyatın da piyasada geçerli fiyat olduğu, fazla tahsil edilen bir fiyat olmadığını savunmuştur. Taraflar arasında manyetik kaldıraç (mıknatıs) satışı konusunda anlaşma bulunduğu, davalının davacıya ... marka 5 ton kapasiteli manyetik kaldıraç teslim ettiği, davacının karşılığında 23.000 TL ödeme yaptığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, davalının Amerikan menşeli ... marka kaldıraç teslim etmeyi taahhüt etmesine rağmen Çin menşeli ... marka kaldıraç teslim ettiğini, teslim edilen bu kaldıracın piyasa fiyatının 10.000 TL olmasına rağmen kendisinden fazladan tahsilat yaptığını ileri sürmekte olup esasında davacı taahhüt edilen ve üzerinde anlaşma sağlanan ürün yerine farklı ürünün teslimini kabul etmektedir. Zira netice-i talebinde teslim edilen ... marka kaldıracın piyasa fiyatının üzerinde satılıp kendisinden fazla bedel tahsil edildiğini iddia ederek fazla tahsil edilen miktarın iadesini talep etmiş, taraf beyanlarına ve dosya kapsamına göre de bu kaldıracı kullanmaya devam etmektedir. Hal böyle olunca taraflar arasındaki anlaşmanın ... marka mı yoksa ... marka kaldıraca mı ilişkin olduğunun tespitinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu noktada uyuşmazlık davacının iddia ettiği üzere davalının davacıdan kaldıracın piyasa fiyatı üzerinde tahsilat yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bunun iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece mali müşavir ve makine mühendisi bilirkişilerden alınan 10.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya teslim edilen ... marka kaldıracın satım bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu tespit edilmiş olup, alınan rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişlidir. Bu kapsamda davacının satın aldığı ürünün fiyatının piyasa rayicinin üstünde olduğu yönündeki iddiasını ispatlayamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.13.03.2025