T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2254
KARAR NO: 2025/417
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/03/2021
NUMARASI: 2016/187 E. - 2021/200 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Eşya taşımadan kaynaklanan)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/311 Esas sayılı dosyasında sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacının yurtiçi ve yurt dışı lojistik, taşımacılık ve aracılık hizmetleri vermek üzere kurulmuş bir şirket olduğunu, müvekkili ile dava dışı ... Sanayi-... firması arasında 28.11.2012 tarihli taşıma sözleşmesi imzalanarak toplam 26 konteynerin 40 (dc ve 20 dc) Ambarlı Marport Limanı'ndan Erzurum Organize Sanayi Bölgesi'ndeki ... Sanayi ... firmasına yurtiçi nakliyesinin üstenildiğini, müvekkili tarafından bu taşıma işine ilişkin olarak dava dışı ... Hiz. Ve Tic. AŞ ile aynı tarihli alt taşıma sözleşmesi akdedilerek bu 26 adet (dc ve 20 dc) konteynerin taşınması işinin alt taşımacı olarak ...AŞ'ne verildiğini, müvekkili tarafından dava dışı alt taşımayı üstlenen ...AŞ lehine düzenlenen 7 adet çek ile bu taşıma işi karşılığı ödeme yapıldığını, ancak dava dışı ... AŞ.tarafından taşımanın yapılmadığının öğrenildiğini, çeklerin iade edilmesinin istendiğini, dava dışı şirket yetkilisince iade taahhüdünde bulunulmasına rağmen iade edilmediğini, çeklerin dava dışı ... AŞ tarafından davalıya ciro edildiğini verilen bu 7 çekten 4 tanesinin davalı yanca İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, söz konusu çeklerin 06.03.2013 günlü, ... seri no'lu, 35.000.000 TL bedelli, 13.03.2013 günlü, ... seri no'lu 35.000.000 TL bedelli, 20.03.2013 günlü, ... seri no'lu 35.000.000-TL bedelli ve 27.03.2013 günlü, ... seri no'lu ve 34.851,20 TL bedelli çekler olduğunu, müvekkilince lehdar ... şirketi hakkında Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/25 Esas (İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas) sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, 7 çek için ödeme yasağı kararı alındığını, davalının ödeme yasağı olmasına rağmen dava konusu çekleri teslim aldığını, kötüniyetli ve ağır kusurlu olarak çekleri iktisap ettiğini, zira davalının dava dışı ... şirketi ile ticari ilişkisi olmadığını, avalının aldığı bu çekleri de factoring firmalarına verdiğini, dava dışı lehdar şirketi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, davacının icra takibi ve çekler sebebiyle davalıya borcu nulunmadığını ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra veznesindeki paranın davacıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının çeklerde keşideci olduğunu, çeklerin lehtarı olan ... şirketi tarafından davalıya ciro edildiğini, davalının çeklerin ciro edildiği üçüncü kişi durumunda olduğunu, çeklerin davalı tarafından aralarındaki ticari ilişki kapsamında ... şirketinden alındığını, davalının iyi niyetli ve meşru hamil üçüncü kişi konumunda olduğunu, lehtar ... AŞ tarafından müvekkiline ciro edildiğini, müvekkilinin bu takipte kendisine çek ciro edilen 3.kişi olduğunu, çekin aralarındaki ticari ilişki gereği müvekkili şirkete borçlu olan ... ... AŞ tarafından borç kapatmak üzere verildiğini, müvekkkili şirketin TTK'nın 599.maddesi uyarınca iyi niyetli meşru hamil konumunda olduğunu, takibin kambiyo takibi olduğunu, davacı yanın lehtara karşı açtığı dava ve sebeplerinin 3.kişi durumunda olan müvekkili için bir sonuç doğurmayacağını, davacının kötü niyet iddialarını ispatlaması gerektiğini, müvekkili ile dava dışı ... AŞ arasında bir ticari ilişki bulunduğunu, bu durumun ticari defter ve kayıtlarla sabit olduğunu, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, dava dışı ... tarafından davaya konu çeklerin 04.12.2012 ve 05.12.2012 tarihinde çek teslim bordrosu ile müvekkiline teslim edildiğini, davacının iddialarının aksine davaya konu çekin müvekkili tarafından faktoring firmasına ya da 3.kişilere ciro edilmesinin onun kötü niyetli olduğunu ispatlamayacağını, bu durumun müvekkilinin ödeme yasağından haberdar olmadığını gösterdiğini, çeklerin factoring firmasına teslim tarihinin sorulmasını ve kayıtların celbine müteakip bu hususun ortaya çıkacağını, 3.kişi ciranta konumunda bulunan müvekkilinin yasal takip başlatmasına engel bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tüm dosya kapsamı taraf iddia ve savunmaları toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda; davacı şirket tarafından dava dışı ... Sanayi şirketine ait malların taşınmasına ilişkin olarak dava dışı... şirketi ile alt taşımacılık sözleşmesi kurulduğu, ... şirketi tarafından tanzim edilen bir kısım irsaliyeli taşıma işi bedelinin çek ile ödendiği, dava konusu çeklerin de bu ödeme amacıyla keşide edildiği, ancak söz konusu ödemenin rücuen taşıtan ... Sanayi şirketine fatura edilmesi akabinde bu firma tarafından böyle bir taşımanın söz konusu olmadığı,çeklerin bu nedenle dava dışı ... 'tan iadesinin talep edildiği, her ne kadar dava dışı ... firması yetkilisi tarafından söz konusu çeklerin iade edileceği taahhüt edilmiş ise de iadelerin yapılmadığı söz konusu sıralı çeklerin dörtünün mahkememiz dava dosyasının konusunu oluşturduğu, bu çeklerin dava dışı firmalar tarafından davalıya ciro edildiği, huzurdaki davanın da sahte düzenlenen faturalara istinaden bedelsiz kaldığı belirtilen bu çekten dolayı borçlu olmadığını tespiti istemine ilişkin olduğu, davalının söz konusu çeklerde hamil olduğu TTK 687. maddesine göre davacının davalının söz konusu çeki iktisabında bile bile davacının zararına hareket ettiğini ispat etmesi gerektiği, yapılan tahkikat icrası sonucunda dosyaya sunulan deliller arasında bu hususu ispat eder bir delilin yer almadığı, yapılan ceza yargılamasında dahi davalı veya yetkililerine yönelen bir suç isnadının bulunmadığı gibi davalı tarafından sunulan 04/12/2012 tarihli bordro ve çekin keşide edilme tarihi birlikte değerlendirildiğinde davalının söz konusu çeki iktisabında ticari teamüllere dair bir aykırılık da tespit edilmediği bunun yanında incelenen ticari defterlerinde de söz konusu çeke dair kayıtların yer aldığı, davacı iddiaları kapsamında dava dışı alt taşıyan firma yetkilisinin 19/12/2012 tarihli taaahhütname de söz konusu çeki iade edeceğini belirtmiş ise de bunun davacı ile dava dışı şirket arasında geçerli bir sözleşme olduğu, diğer taraftan davalı şirketin bir kısım hizmetleri dava dışı şirketten aldığı dosya arasına alınan Bilanço alım formu ile de ayrıca anlaşıldığı gibi davacı tarafından davalının elinde bulunan çeklere ilişkin mali tespit ile ticari deftere yansıdığı, sonrasında çeklerin davalıya devredildiği anlaşıldığından davalının kötü niyetli veya meşru hamil olmadığı hususu davacı tarafından ispat edilememiştir. Yine dava dışı ... A.Ş. tarafından dava konusu çeklerin b çek teslim bordrosu uyarınca davalıya, 04.12.2012 ve 05.12.2012 tarihlerinde teslim edildiği, çek teslim bordrolarının, davalının çekleri, ödeme yasağmı bile bile aldığı yönündeki davacı iddiasını, tarih olarak da doğrulamadığı yine faktoring şirketlerinin beyanlarının davacı iddialarını tevsik etmemesi de gözetilerek davacı tarafın iddialarının bu yön itibari ile de davalıya karşı ispatlanamadığı anlaşılmış ve davacı vekili tarafından 04/03/2021 tarihli beyan dilekçesinde 1,2,3,4 deki delillerin toparlanması yönündeki talebin mevcut dosya kapsamı itibari ile dosyanın geldiği aşamaya göre sonuca etkili bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.Diğer taraftan Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir kararı verilmesi için teminat alınması şart bulunduğundan ve mahkememizce evvelde teminat mukabilinde icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğinden,bilahare de menfi tespit davasının reddine karar verilmiş olması nedeni ile İİİK 72/4 gereğince karar ile tesis edilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ve davacı/borçlu tarafın davanın reddine karar verilmesi nedeni ile davalı/alacaklı lehine inkar tazminata hükmedilmesinin yasal zorunluluk arz eylemesi nedeni ile mahkememizce davalı vekilinin talebinin de bulunmasına göre uyuşmazlık konusu çeklerin %20 si inkar tazminatının davacı borçludan tahsili ile davalıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesiyle davanın reddine, 24/04/2013 tarihli ihtiyati tedbir kararının İİK'nın 72/4 maddesi gereğince kaldırılmasına, İİK'nın 74. maddesi gereğince uyuşmazlık konusu çeklerin toplam bedeli olan 139.851,20 TL'nin %20'si oranındaki inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının, çeklerin ... Ticaret AŞ tarafından aralarındaki ticari ilişki gereği kendilerine ciro edildiğini, iyiniyetli hamil olduklarını, çek teslim bordrolarının bunu ispatladığını iddia etmekte ise de, davalın ile ... arasındaki 04.12.2012 ve 05.12.2012 tarihli çek teslim bordrolarının davalının iyiniyetli hamil olduğunu göstermediğini, zira dava konusu çeklerin lehdarı olan dava dışı ... AŞ'nin ortakları sanıklar ..., ... ve şirket denetçisi ...aleyhine İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinde ''Özel Belgede Sahtecilik, Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı'' suçu ile 2015/29 Esas nolu dosya ile açılmış olan dava ...,... ve şirket denetçisi ... yönünden kesinleştiğini, dava konusu çeklerin ne sebeple davalıya ciro edildiğinin davalı tarafından açıklanması, davalının ... Hizmetleri ve Ticaret AŞ'ne verdiği hizmeti izah ve ispat etmesi, bu bağlamda, davalının ticari defter kayıtlarını ve defter dayanaklarını ibraz etmesi gerektiğinin belirtildiğini, bilirkişi raporunda 03.12.2012 tarihinde davalı tarafından ... no.lu fatura ile 70.817,95-TL, 342506 no.lu fatura ile 70.469,66-TL ve ... no.lu fatura ile 35.031,00-TL olmak üzere dava dışı ...’ye 3 adet toplam 176.318,61-TL fatura kesildiğinin belirtildiğini, ancak bu faturalardan davalının cevap dilekçesinde faturalardan hiç bahsedilmediğini, bilirkişilerin bu faturaların dayanaklarını araması, dava konusu çeklerin davalıya bu üç fatura karşılığında mı verildiğini tetkik etmesi gerekirken bunun yapılmadığını, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, bu faturalara binaen sevk ve taşıma irsaliyelerinin, malını taşıdığı firma ile ilgili sözleşmenin ibraz edilmesi gerekirken bunun ispat edilmediğini, dava dışı ... AŞ'nin defterlerinin incelenmesi için ara karar oluşturulmasına rağmen bu defterlerin inceleme günü hazır bulunmadığını, dolayısıyla davalı ile ... kayıtlarının örtüşüp örtüşmediğinin bilirkişilerce belirlenmediğini, dolaysısıyla davalı ile dava dışı ... arasında “muteber” ticari ilişki olduğu, bu ticari ilişkinin defter ve kayıtlarla sabit olduğu, davalının TTK.md.687 uyarınca müvekkil şirket zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği şeklinde bildirilen kanaat ve görüşün kabulünün hukuken mümkün olmadığını, BA formu sorgulama kayıtlarında ... tarafından sadece ... Sosyal Hizmetler ünvanlı firmadan alınmış hizmet ve bedeli görüldüğünü, davalının dosyaya sunduğu çek çıkış bordrolarından görüldüğü üzere dava konusu ...’nin kesmiş olduğu 2013 vadeli çeklerin dayanağı olmadığını, BA sorgulama kayıtlarının dava dışı ... firmasının davalıdan hizmet alımı yapmadığını tespit ve tevsik ettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, icra takibine konu olan çeklerin taşıma ilişkisi kapsamında verildiği, taşımanın gerçekleşmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Eldeki dava ilk olarak 22.04.2013 tarihinde İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/311 Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış, daha sonra İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1655 Esas sayılı dosyası ile bileştirilmiş, ardından birleştirilen dosyada verilen 04.02.2016 tarihli ara karar ile bu kez tefrik edilerek İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/187 Esas sayılı dosyası ile yargılamaya devam edilerek istinaf konusu karar verilmiştir. Davacı taraf, dava ve takip konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığını, çekin bedelsiz kaldığını iddia ederek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece, dava ve takip konusu çeklerde ciranta olan davalının, çeki davacının zararına iktisap ettiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu çeklerin ... Bankası AŞ Acıbadem/İstanbul Şubesine ait, 06.03.2013 günlü, ... seri no'lu, 35.000,00 TL bedelli, 13.03.2013 günlü, ... seri no'lu 35.000,00 TL bedelli, 20.03.2013 günlü, ... seri no'lu 35.000,00-TL bedelli ve 27.03.2013 günlü, ... seri no'lu ve 34.851,20 TL bedelli çekler olduğu, davacı ... Hiz. Ltd. Şti.'nin keşideci, dava dışı ... AŞ'nin lehdar olduğu, çekin lehdar tarafından davalı şirkete ciro edildiği, davalının bu çekleri dava dışı factoring şirketine ciroladığı ancak daha sonra bu ciroların iptal edildiği, davalı tarafından süresinde bankaya ibraz edilen çeklerin Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/25 Esas sayılı dosyasından konulan ödeme yasağı sebebiyle ödenmediği, bunun üzerine davalı tarafından davacı ve dava dışı ... Taşımacılık Hizmetleri ve Tic. AŞ aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 10.04.2013 tarihinde çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Kambiyo senetlerinde kural olarak bedelsizlik iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Davacı, dava konusu çeki keşide ederek dava dışı lehtar ... AŞ'ye vermiş, davalı ise dava dışı ... AŞ'den bu çeki ciro suretiyle devralmış olup davalı çekte hamil, davacı keşideci konumundadır. Dava konusu çekin lehtar ... ... AŞ tarafından davalıya ciro yoluyla verildiği, dosya içerisindeki çek arka yüzlerinin suretinden görülmektedir. Çek sebepten mücerret kıymetli evrak olup davalı ciranta temel borç ilişkisinin tarafı olmadığından, TTK'nın 818/1.e maddesi atfıyla, aynı kanunun 687. maddesi uyarınca, temel ilişkideki defiler hamile karşı ileri sürülemez. Meğer ki hamil, senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Bu durumda hamilin, somut olayda davalının kötü niyetini ispat yükü davacıya aittir. Somut olayda, davalının takip konusu çekleri lehtar ... ... AŞ şirketinden ciro yoluyla aldığı, davalının sunduğu 04.12.2012 tarihli ve 05.12.2012 tarihli çek tevdi bordrolarında da bu çeklerin davalı tarafından teslim alındığının belirtildiği, davalının ticari defter kayıtlarına göre dava dışı ... ...AŞ'den alacaklı olduğu görülmektedir. Bu bilgilere ve dosya kapsamına göre somut olayda, davacının, hamil konumunda olan davalının, çeki devralırken çekin karşılıksız- bedelsiz olduğunu bildiği ve bu hususu bile bile kendisi (borçlu davacı) zararına olarak devraldığını ispat edemediği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Her ne kadar davacı vekili, davalının ...... AŞ'den alacaklı olduğunu ispatlayamadığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, esasında yukarıda da belirtildiği üzere eldeki davada ispatın konusu davalı son hamilin dava dışı lehdardan alacaklı olup olmadığı değildir. Yani davalı, lehdar ile arasında çekin verilmesini gerektirecek ticari ilişkiyi ispatla yükümlü olmayıp, davacı, iyiniyetli olduğu kural olarak kabul edilen davalı hamilin bile bile kendisi aleyhine çeki iktisap ettiğini ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle davalının lehdardan alacaklı olduğunun ispatı gerekmediği gibi dava dışı ... ... AŞ yetkilileri hakkındaki İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/29 Esas, 2016/148 Karar sayılı kararının da sonuca bir etkisi bulunmamaktadır Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.13.03.2025