T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/180
KARAR NO: 2025/473
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/11/2021
NUMARASI: 2020/800 Esas - 2021/997 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, eksiksiz tamamlanan taşıma hizmeti nedeniyle düzenlenen 31.12.2019 tarihli faturadan kaynaklanan 34.332,00 TL borun 09.06.2020 tarihli Bakırköy ... Noterliğinin ... nolu ihtarına rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini, dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında sözleşme veya ticari ilişki bulunmadığını, faturanın tek başına borcun varlığına delil teşkil etmediği gibi, akdi ilişkinin varlığına da kanıt olmadığını, talep edilen alacağa ilişkin faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...30/09/2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davacının ticari defterlerine göre; Davacının incelenen ticari defterlerinde davalı ile olan hesap hareketlerini Türk Lirası cinsinden takip etmekte olduğu, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin 2019 yılında başladığı 01.01.2019 tarihi itibariyle geçmiş dönemden gelen devir alacağının bulunmadığı, davacı tarafın davalı adına düzenlediği ve takip konusu olan faturayı 2019 yılı yevmiye defterine kaydettiği, davalı tarafın faturalara karşılık ödeme yaptığına ilişkin kayda rastlanmadığı, davaya ve takibe konu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 31.12.2019 tarih, ... nolu, 34.332,00.-TL toplam tutarındaki faturanın davacı yanın defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca davacı tarafından davalıya düzenlenen 30.11.2019 tarih, ... nolu, 25.251,94.-TL toplam tutarındaki faturanın da defterlerde kayıtlı olduğu, faturalar karşılığında davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığına ilişkin kaydın olmadığı; davacının 31.12.2019 itibariyle davalıdan (25.251,94+59.583,95)= 59.583,95 TL alacaklı gözüktüğü, Davalının ticari defterlerine göre; davalı resmi defter kayıtlarında 31.12.2019 tarihi itibariyle davalının davacıya 25.251,94.-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği, Davacı ile davalı defterleri arasındaki cari hesap farklılığının sebebinin takibe konu olan 31.12.2019 tarih, ... nolu, 34.332,00.-TL toplam tutarındaki faturanın davacı yanın defterlerinde kayıtlı olamdığı,Neticeten takip tarihi itibariyle davacının defter kayıtlarına göre davalıdan 59.583,95 TL alacaklı olduğu, bu alacağın 34.332,01 TL’sinin takibe konu faturadan kaynaklandığı kanaati ile rapor düzenlenmiştir. Davalı yan takibe ve davaya konu fatura konusu hizmeti satın almadığını iddia etmiştir.Öyle ise anılan hizmeti ifa ettiğini davacı taraf ispat etmelidir.Davacı yan 2 adet fatura karşılığı BS bildiriminde bulunmuş, davalı yan dava dışı 1 adet fatura karşılığı BA bildiriminde buılunmuş ve dava konusuyu faturayı defterlerine kaydetmemiştir.Söz konusu faturanın teslim edildiğine dair tebliğ şerhi olmadığı gibi sevk irsaliyesi de dosyaya sunulmamıştır.Davacının faturayı defterlerine kaydetmiş olması salt hizmetin ifa edildiği ve de ücrete hak kazandığını ispata yeterli delil değildir. Davacı yan delil listesinde tanık deliline dayanmış ise de;teslimin hukuki işlem olduğu tanıkla ispat edilemeyeceği anlaşılmakla davacı yana yemin delili hatırlatılmış olup davacı yan yemin deliline dayanmayacaklarını bildirmiştir. Bu hali ile davacı taraf faturalara konu mal/ürün/hizmetin ifası teslim olgusunu ispat edememiştir ,ancak takibi başlatmakta kötüniyetli olduğuna dair de delil bulunmamaktadır.Bu hali ile davalının kötüniyet tazminatı talebi ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalının, üçüncü kişilere ait taşıma işlerini bir nevi ihale yöntemiyle üstlendiğini, üstlendiği bir kısım işleri ise üçüncü kişilere yaptırdığını, müvekkilinin de davalıdan iş alarak taşıma işlerini yaptığını, bu tür taşımalarda ücretin taşıtan olan davalı tarafından ödendiğini, müvekkilinin emtianın sahipleri ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, taşıma sonunda önceden anlaşılan bedel üzerinden fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, mahkemece taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı ve müvekkilin taşımacılık hizmetini ifa ettiğini ispatlamadığı kabul edilse de taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş mahiyetinde olduğunu, Taşıma alacağını bedelinin ödenmemesi üzerine gönderilen ihtarın 18.06.2020 tarihinde davalının annesine tebliğ edilmesine rağmen, mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak ihtarın tebliğ edilmediğinin belirtildiğini, bilirkişi tarafından tarafların Ba-Bs formlarının ilgili yıllar defter kayıtlarında yer alan durumu ile uyumlu ve ticari ilişkiyi doğrular nitelikte olduğunun belirlendiğini, bu nedenle müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olan 34.332,00 TL tutarındaki fatura bedelinin tahsili gerektiğini, taraflar arasında söz konusu faturaya ait hizmetten önce çok sayıda taşıma ilişkisi bulunduğunu, önceki verilen hizmetlerin ifasına dair fatura ve irsaliyelerin tarafların defterinde kayıtlı olduğunu, yapılan taşımalara ilişkin ödemelerin yapıldığını, ticari ilişki ve borcun varlığının bilirkişi tarafından tespit edildiğini ve faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğunun belirlendiğini, buna rağmen taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, anılan faturanın 09.06.2020 tarihinde Bakırköy ... Noterliğinin ihtarı ile gönderildiğini ve 18.06.2020 tarihinde davalının annesine tebliğ edildiğini, süresinde fatura borcuna itiraz edilmediğini, faturaya süresinde itiraz edilmeyerek içeriğinin benimsendiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Buna göre somut olayda, takip konusu faturadan dolayı alacaklı olduğunun ispat yükü, davacı alacaklıdadır. Davacı, takip talebinde 09.06.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtardan kaynaklanan 34.332 TL alacağı takip konusu etmiştir. Bakırköy ... Noterliğinin 09.06.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarının, 31.12.2019 tarih ve ... sayılı 34.332,00 TL bedelli faturanın tebliğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Takip konusu faturada, aylık kira bedeli, yakıt bedeli ve HGS bedellerine ilişkin kalemler bulunmaktadır. Bu durumda, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olması ilkesi gereğince, takip konusu edilen faturadan kaynakla alacağın bulunup, bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Takip konusu edilmeyen başka faturalardan kaynaklı alacak bu davada inceleme konusu yapılamayacaktır. İlk derece mahkemesince tarafların ticari defterlerinde ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Takip ve dava konusu alacağın dayanağı fatura davacı defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte, faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda fatura konusu taşıma hizmetinin de verildiğinin kanıtlanması gerekir. Tek başına fatura düzenlenmiş olması ve bunun davacı defterinde kayıtlı olması alacağı kanıtlamaya yeterli değildir. Davacı tarafından taşıma hizmetinin verildiğine ilişkin fatura dışında herhangi bir delil sunulamamıştır. Taraflar arasında bu fatura dışında ticari ilişki bulunduğu ve bunlara ilişkin bedellerin bir kısmının ödendiği tarafların beyanları ve istinaf başvurusundan anlaşılmaktadır. Yapılan bilirkişi incelemesinde, bu fatura dışında da cari hesap alacağının varlığı da belirlenmiştir. Ancak takip konusu edilmeyen bu alacağın eldeki itirazın iptali davasında incelenmesi imkanı bulunmamaktadır. Taraflar arasında başka taşıma ilişkilerinin bulunması, dava konusu faturaya ilişkin sözleşme ilişkisinin de bulunduğunu kanıtlamamaktadır. Davalı, usulüne uygun delillerle taşıma hizmetini verdiğini kanatlamalıdır. Taşınan emtianın, davalının müşterilerine teslim edildiği savunulduğuna göre, bunlara ilişkin teslim ve yol güzergah bilgileri ile kanıtlanmayan, davanın reddine ilişkin mahkeme karar ve gerekçesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 20.03.2025