T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/68
KARAR NO:2025/488
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:02/06/2021
NUMARASI:2016/1005 E. - 2021/413 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali- AlacaK
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirket üstyapı ve altyapı projelerinde kullanılan endüstriyel kalıp sistemlerinin satış, kiralama, bakım ve onarımı işleri ile iştigal ettiğini, davalının siparişi üzerine davacı şirket tarafından temin edilen mallar davalıya satıldığını ve kiralandığını, teslim ve fatura edildiğini, taraflar arasında 23.01.2015 sipariş tarihli, frami eco panel kalıp cinsi malzemenin KDV dahil toplam 42.480,00 TL'ye alım satımı konulu, satılık malzeme sipariş teyit formu ve sözleşmesi, 27.02.2016 sipariş tarihli ..., ..., ..., ..., ... cinsi malzemenin KDV dahil toplam 48.734,00 TL'ye alım satımı konulu, satılık malzeme sipariş teyit formu ve sözleşmesi, 27.02.2015 tarihli frami panel kalıbı ... dikme ... iskele cinsi malzemenin 3 ay süresince aylık 13.373,33 TL aylık kira bedelinden KDV dahil toplam 40.120,00 bedele kiralanması konulu kiralama sözleşmesi akdedildiğini faturalar kesildiğini davacının davalı aleyhine Kadıköy ... Noterliği'nin 18.02.2016 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesini keşide ederek 31.01.2016 tarihi itibari ile ödenmeyen 243.718,38 TL alacağının ödenmesini talep ettiğini tüm sözlü ve yazılı taleplerine rağmen davalının borcunu ödememesi üzerine davacı... A.Ş. ... sayılı dosyası ile davalı ... Şii. aleyhine icra takibine geçtiğini, ... sayılı dosyası ile davalı borçlu; 30.04.2015 tarih ... sıra numaralı faturadan kalan bakiye alacağı 14.638,03 TL alacağı, 31.05.2015 tarih ... sıra numaralı fatura alacağı 30.06.2015 tarih ... sıra numaralı fatura alacağı 31.07.2015 tarih ... sıra numaralı fatura alacağı 31.08.2015 tarih ... sıra numaralı fatura alacağı, 30.09.2015 tarih ... sıra numaralı fatura alacağı, 159.890,01 TL, 30.09.2015 tarih ... sıra numaralı fatura alacağı, 30.11.2015 tarih ... sıra numaralı fatura alacağı 31.01.2016 tarih 026679 sıra numaralı fatura alacağı, 31.01.2016 tarih ... sıra numaralı fatura alacağı olmak üzere toplam 243.718,38 TL fatura alacağı taraflar arasındaki sözleşmeler faturalar ve cari hesaba dayanılarak ödenmeyen toplam 247.348,17 TL üzerinden icra takibine başlatıldığını, davalı borçlunun ... sayılı dosyasına konu borca kısmi itiraz ettiğni borcun 156.345,09 TL’lik kısmını kabul ettiğini borcun kabul ettiği kısmına denk düşen 11.443,21 TL vekalet ücreti, 7.113,70 TL tahsil harcı, 60,00 TL ilk takip masrafı ve 1.754,06 TL faizi de ekleyerek 176.706,96 TL’yi 18.04.2016 tarihinde icra Müdürlüğüne ödediğini, davalının kısmi itirazı nedeni ile itiraz edilen kısım yönünden icra takibinin durdurulduğunu, davalı icra takibinin dayanağı olan faturaları teslim aldığını, yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmayarak içeriklerini ve tutarlarını kabul ettiğini, davalının itirazının kötüniyetli olduğunu, şirketin alacağını sürüncemede bırakmak gayreti ile yapıldığını, kötü niyetin kanunen himaye görmeyeceğini, haksız ve yersiz itirazın reddi gerektiğini, kesin ve haklı alacağı karşı tarafça da bilinmesine rağmen icra dosyasına itiraz edilmesinin haksız ve kötü niyetli bir davranış olduğunu, bu haksız ve kötüniyetli davranış nedeni ile davalının itirazının iptali ve takibin devamı ile alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsili için iş bu davayı açmak zorunluluğu doğduğunu iddia ederek, şimdilik 10.000,00 TL lik alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına ve i %20‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafından davalıya karşı açılan iş bu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı firma ile davalı arasında endüstriyel kalıp sistemlerinin kiralanmasına ilişkin sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme çerçevesinde kullanılan kalıplara ait fatura bedellerinin karşılıklı tutulan cari hesap sözleşmeleri doğrultusunda ödendiğini, son olarak davacı yanın başlattığı... Sayılı takibine yaptığı kısmi itiraz ve kısmi ödeme yoluyla davalının bakiye borcu ödendiğini, ancak davacı yanın takibinde talep ettiği diğer kısımları haksız olduğundan bu alacak tutarına itiraz edildiğini, ihtarname ile içeriğine itiraz edilerek iade edildiğini, ihtarnamenin ve cari hesabın dayandığı kayıtların dışında kalan faturaların ne sebeple iş bu davaya konu edildiği tarafınca anlaşılmadığını, davacı yanın dilekçesinde ileri sürdüğü gibi davalı tarafından tebliğ alınıp itiraz edilmediğini, bir fatura bulunmadığını, verilen hizmetin gereği olarak tanzim ve tebliğ olunan fatura bedelleri gerek takip öncesi cari hesap ilişkisine dayalı olarak gerekse de icra takibi sonrasında yine cari hesap doğrultusunda ödenmiş olduğunu, davalının davacıya borcu kalmadığını, gerçekten de usule uygun tanzim ve tebliğ edilen fatura bedelleri ödendiğini, taraflar arasında alınmayan bir bedelin söz konusu olmadığını bu sebeple davacı yanın itiraz ettiği alacak talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmişlerdir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin üstyapı ve altyapı projelerinde kullanılan endüstriyel kalıp sistemlerinin satış, kiralama, bakım ve onarımı işleri ile iştigal ettiğini, davalının siparişi üzerine müvekkili şirket tarafından temin edilen malların davalıya satıldığını ve kiralandığını, teslim ve fatura edildiğini, taraflar arasında siparişe ilişkin 3 adet fatura kesildiğini, müvekkilinin davalı aleyhine Kadıköy ... Noterliği'nin 18/02/2016 tarih, ... yevmiyeli ihtarnamesini keşide ederk 31/01/2016 tarihi itibari ile ödenmeyen 243.718,38 TL alacağının ödendiğini, tüm sözlü ve yazılı taleplerimize rağmen davalının borcunu ödememesi üzerine, davacı ..., ... sayılı dosyası ile davalı ... Şti. aleyhine icra takibine geçtiğini, davalı-borçlunun, ... sayılı dosya borcuna yapmış olduğu itiraz üzerine, şimdilik 10.000,00 TL'lik alacak yönünden itirazın iptali için, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1005 esas sayılı dosyası ile 06/10/2016 tarihinde kısmi itirazın iptali davası açıldığını, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1005 Esas sayılı dosyasında düzenlenen ve davalının ticari defterlerini inceleyen 04/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre icra takibine konu faturaların davalının da ticari defterlerinde göründüğünü, bu nedenlerle davanın İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1005 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile davalıdan 80.907,43 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Talimat Mahkemesi aracılığıyla ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarından, taraf defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdıkları anlaşılmaktadır. Davalı defterlerine göre alınan talimat bilirkişi raporuna göre; İcra takibine konu edilen 10 adet faturadan, sonuç kısmında belirtilen 7 adet faturanın davalı kayıtlarında olmadığı, 3 adet faturaya dayalı 70.632,11-TL'lik alacağa ise rastlanmadığı belirlenmiştir. Davacı defterlerine göre alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre; Kök raporda davacının davalıdan 90.907,43-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, birinci ek raporda davacı defterlerinde kayıtlı olan ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar toplamı olarak aradaki farkın 87.373,28-TL olduğu, davacının davalıya düzenlediği 31/01/2016 tarihli ... nolu 472,85-TL bedelli ve ... nolu 6.750,00-TL bedelli iki adet faturanın davalı tarafça iade edildiği, İcra takibine konu edilen 10 adet faturadan ... nolu 472,85-TL bedelli ve ... nolu 6.750,00-TL bedelli iki adet faturanın iade edildiği, davacı defterlerinde olup davalı defterlerinde olmayan 8 adet faturanın toplamının 87.373,28-TL tutarında olduğu, bu 8 faturanın kiralama sözleşmesine istinaden ve haklı olarak düzenlendiği belirlenmiştir. Davacı ile davalı arasında kalıp ve iskele kiralama sözleşmesi akdedilmiş olup, faturaların sözleşme kapsamında davalıya kiralanan ürünlerin kira bedellerine ilişkin olduğu anlaşıldığından ve bilirkişi raporunda faturaların kiralama sözleşmesine istinaden düzenlendiği belirlendiğinden, bilirkişi raporunda yer alan, faturaların haklı olarak düzenlendiği hususundaki tespit yerinde görülmüştür.Taraf defterleri arasındaki farklılığın sebebinin, davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı defterlerinde yer almayan 8 adet toplam 87.373,28-TL bedelli faturalardan kaynaklandığı, bu faturalar yönünden davacının faturalarda belirtilen hizmeti verdiği (kalıp ve iskele ürünlerinin kiralandığı) kanaatine varıldığından bu miktar için davalıdan talepte bulunabileceği anlaşılmıştır. Asıl dava 10.000-TL tutarındaki kısım yönünden itirazın iptaline ilişkin olduğundan ve alınan faturaların takip öncesi davalıya tebliğine dair dosya kapsamında bilgi belge bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz istenemeyeceği anlaşılmakla, fatura bedellerine ilişkin takipte yer alan asıl alacak kalemlerine ilişkin taleple bağlı olarak 10.000,00-TL tutarındaki kısım yönünden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Birleşen davada; Takibe konu faturalara ilişkin kısmi olarak 10.000-TL yönünden açılan itirazın iptali davasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan takibe konu faturalar da dikkate alınarak cari hesap bakiyesi 90.907,43-TL alacağı tespit edildikten sonra davacı taraf alacak davası açarak itirazın iptali ile birleştirmiş, birleşen alacak davasında ise talep: halihazırda tespit edilen 90.907,43-TL alacağın, itirazın iptali davasına konu yapmadığı 80.907,43-TL'lik alacağın tahsili ve alacağa takip dosyasındaki ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında düzenlediği faturalar nedeniyle takip dosyası ile talepte bulunduğundan birleşen dosya yönünden ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davanın kabulüne, asıl dava yönünden davalının takibe itirazının taleple bağlı olarak 10.000,00-TL tutarındaki asıl alacak kısmı yönünden iptaline, birleşen dava yönünden ise 80.907,43-TL Cari hesap bakiye alacağının, takip dosyası da dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 11/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %10,50 ve değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile..." gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesinin ... saylı takip dosyasında davalının itirazının fatura asıl alacağına ilişkin taleple bağlı olarak 10.000,00 TL tutarındaki asıl alacak kısmı yönünden iptaline, takibin asıl alacağa yıllık %10,50 ve değişen oranlarda ticari faiz işletilmek suretiyle devamına, alacağın %20'si oranında 2.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; birleşen davanın kabulü ile 80.907,43 TL cari hesap bakiye alacağının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 11/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %10,50 ve değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davanın konusunun, davacının cari hesap alacağının kaynağını oluşturan faturaların 2015 ve 2016 yılına ait 8 adet toplam 87.373,28 TL fatura alacağına ilişkin olduğunu, mahkemece sadece davacının faturalarının ticari defterlerine usulüne uygun olarak işlenmiş olduğuna işaret eden rapora göre davacının alacaklı olduğu kanaatine vardığını, HMK'nın 22. maddesinin 2. fıkrasına göre davacı defterlerini usulüne uygun tutmasının ve faturaları kayıtlara işlemesinin düzenlendiği faturaların haklı ve hukuki dayanağı olduğunu göstermeye yeterli olmayacağı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, iki fatura dışındaki faturalara ilişkin herhangi bir tebliğin olmadığını, davacı tarafından ödenmemiş gibi kaydedilen 13.373,33 TL bedelli üç adet kira faturasının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, taraflar arasındaki ticari faaliyet çerçevesinde üç aylık kira sözleşmesinin imzalandığını, üç aylık kiralamaya ilişkin alacak iddiasının ihtilaf konusu olduğunu, üç aylık kira bedelinin 14.03.2015 tarihinde müvekkili tarafından verilen üç ayrı çek ile davacıya peşin olarak ödendiğini fakat bu ödemelerin davacı tarafından faturalandırılmadığını, yapılan ödemelerin müvekkilinin ticari defterlerini inceleyen bilirkişinin 04.09.2017 tarihli raporu ile sabit olduğunu, 472,85 TL ve 6.750,00 TL bedelli faturalar içeriklerinin hatalı olması sebebiyle iade edildiğini ancak davacı tarafından düzenlenip yeni faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, mahkeme tarafından itirazlarına yer verilmediğini, 9.472,85 TL bedelli ve 9.931,60 TL bedelli kira faturalarının dayanağının olmadığını, çünkü taraflar arasında kararlaştırılan kira bedelinin 13.373,33 TL olduğunu ve sözleşme süresinin üç aylık olduğunu, itirazların göz ardı edildiğini, raporlar arasındaki çelişkiye yer verilmediğini ve giderilmediğini, gerekçe ile faturayı kabul ettiklerinin taraflarınca anlaşılamadığını, fatura içeriklerinin gerçeği yansıttığına ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını, itirazları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl dava, ticari satıma ilişkin fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali, birleşen dava ise aynı ilişki kapsamında alacağın tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının asıl ve birleşen dava yönünden fatura ve diğer alacak iddialarını ispat edip edemediği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile önceki rapor arasında çelişki olup olmadığı ve kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, taraflar arasında sipariş tarihi 27.02.2015, öngörülen malzeme teslim tarihi 09.02.2015 olan satıcının davacı şirket, alıcının davalı şirket olarak yer aldığı, satılık malzeme sipariş teyit formu ve sözleşmesinin düzenlendiği, satılan malzemelerin açıkça ve ayrıntılı şekilde sözleşmede gösterildiği, satış şartlarının düzenlendiği,1.maddede malzemenin davacı deposundan yüklenmesi ile birlikte malda meydana gelecek her türlü hasar sorumluluğunun alıcıya ait olduğunun belirtildiği, 2.maddede, zamanında yapılmayan ödemelerde fatura bedeli üzerinden aylık %3 gecikme faizinin uygulanacağı, davacı tarafından ilan edilen detaylı malzeme ve fiyat listesi ile teklife dahil olmayan malzeme listesinin sözleşmenin ekleri niteliğinde olduğu, ekler bakımından aynen geçerli olacağının 4.maddede belirtildiği, 6.maddede, satışı yapılan malzemenin davacının kalıp çizimlerini teknik şartnamelerine ve süpervizörünün uyarılarına aykırı kullanılmasından doğacak her türlü hasarların sorumlusunun alıcı olduğunun belirtildiği, sözleşmede ödeme şeklinin hesaba havale ve şirket çeki olarak belirtildiği, satış bedelinin kambiyo senedine bağlı olarak ya da taksitler halinde vadeli olarak ödenmesi durumunda tayin edilen vadede borcun kısmen dahi ödenmemesi halinde bakiye alacağın tamamının muaccel hale geleceğinin belirtildiği, ödeme vadesinin %20'sinin siparişte peşin, bakiye tutar malzemenin sevke hazır olduğunda teslim edileceği, 60-90-120 günlük çekler ile ödeneceğinin belirtildiği, taraflar arasında ayrıca Doka Kalıp ve İskele Kiralama Sözleşmesi başlığı ile adi yazılı sözleşmenin düzenlenmiş olduğu, sözleşmede kiralayanın davacı şirket, kiracının ise davalı şirket olduğu, proje adının ... Limanı olarak gösterildiği, şantiye adresinin ... Kavşağı - Aliağa/ İzmir olduğu, kiralanan malzeme cinsinin ise frami panel kalıbı, ... Dikme ve... iskele olduğu, kira süresinin üç ay aylık kira bedelinin 13.373,33 TL toplam kira bedelinin 40.120,00 TL, kira başlangıcının 01.03.2015 olarak gösterildiği, kira süresinin üç ay olduğu, kiralama sözleşmesi özel koşulları adı altında 27.02.2015 tarihli sözleşmenin eklerinin yer aldığı, davacı şirket tarafından davalı şirket adına faturalandırılan dönemlere ait kira bedeli olarak 30.04.2015 tarihli toplam 18.157,62 TL KDV ve diğer vergilerle birlikte 21.425,99 TL tutarında fatura düzenlediği, yine 30.06.2015 tarihli 13.373,33 TL tutarlı fatura, aynı tutarda faturaların düzenlenmiş olduğu, davacının 30.09.2015 tarihli faturada ise malzemelere ilişkin olarak malzeme adetleri ve miktarları belirtilmek suretiyle toplam 159.890,01 TL tutarında fatura ve diğer faturaların benzer şekilde düzenlenmiş olduğu, davacı şirket tarafından davalı hakkında ... sayılı dosyasında toplam 247.348,17 TL fatura alacağının tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından icra takibine karşı kısmi itirazda bulunulduğu, itiraz dilekçesinde toplam 176.716,06 TL tutarındaki borcu kabul ettiklerini, miktarı aşan kısmı itiraz ettiklerini, takibe konu edilen 31.01.2016, 31.02.2016 tarihli faturaların 26.02.2016 tarihli ihtarname ile itiraz ve iade edildiğini belirttiği, davacı vekili tarafından kısmi itiraz üzerine itirazın kısmi olduğu belirtilmek suretiyle 10.000,00 TL üzerinden itirazın iptaline ilişkin İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde asıl dava dosyasındaki itirazı iptali davasını açtığı, mahkeme tarafından alınan 05.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacıdan davalıdan 31.12.2016 tarihi itibari ile alacaklı olduğu sonucuna varılması neticesinde davacının iş bu dava dosyasıyla birleştirilen alacak davasını açtığı ve davalıdan 80.907,43 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ettiği, alacak talebinde itirazın iptaline konu olan dava değerini mahsup etmiş olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ve celbi gereken delillerin celbi sonrasında bilirkişi raporları alınmıştır.04.09.2017 tarihli talimat bilirkişi raporunda; davalı...Şti.” nin davacı ... A.Ş. ile ilgili yevmiye hareketleri incelendiğinde; 26.01.2015 tarihinde... fiş numarası ile ... yevmiye maddeli 8.496,00 TL tutarında ...bankası üzerinden borcuna karşılık ödeme yaptığı, 28.01.2015 tarihinde ... fiş numarası ile ... yevmiye maddeli 42.480,00 TL tutarında ... seri numaralı satın alma faturasının kayıt altına alındığı, 05.02.2015 tarihinde ... fiş numarası ile ... yevmiye maddeli 741,742,743 numaralı her biri 11.328,00 TL'lik 3 adet çekin ... A.Ş. adına ödeme yapılarak kayıt altına alındığı, 24.02.2015 tarihinde ... fiş numarası ile ... yevmiye maddeli 3.879,60 TL tutarındaki ... seri numaralı satın alma faturasının kayıt altına alındığı, 06.03.2015 tarihinde ... fiş numrası ile ... yevmiye maddeli 57.735,46 TL tutarındaki ... seri numaralı satın alma faturasının kayıt altına alındığı, 4.03.2015 tarihinde ... fiş numarası ile ... yevmiye maddeli ......,... numaralı her biri 14.578,00 TL'lik 3 adet çek ve ...,...,... numaralı ner biri 13.373,33 TL'lik 3 adet çekin ... A.Ş. adına ödeme yapılarak kayıt altına alındığı, 01.04.2015 tarihinde ... fiş numarası ile ... yevmiye maddeli 15.450,96 TL tutarındaki ... seri numaralı satın alma faturasının kayıt altına alındığı, 31.05.2015 tarihinde ... fiş numarası ile ... yevmiye maddeli 3.243,05 TL tutarındaki ... seri numaralı satın alma faturasının kayıt altına alındığı, 01.12.2015 tarihinde ... fiş numarası ile ... yevmiye maddeli ... seri numaralı 30.09.2015 tarihli 159.890,01 TL'lik satın alma faturasının kayıt altına alındığı,31.12.2015 tarihi yıl sonu itibariyle ... A.Ş. firmasının cari hesabında 159.890,01 TL alacaklı olduğu ve 31.12.2015 tarih... yevmiye maddesi ile muhasebenin dönemsellik kavramı gereği kapanış kaydının yapıldığınin tespit edildiği, sonuç olarak davalı ...Şti.'nin yasal defter ve belgeleri incelendiğinde icra takibine konu olan; 30.06.2015 tarih ... sıra numaralı 13.373,33 TL'lik fatura, 31.07.2015 tarih ... sıra numaralı 13.373,33 TL'lik fatura, 31.08.2015 tarih ... sıra numaralı 13.373,33 TL'lik fatura, 30.09.2015 tarih ... sıra numaralı 9.472,85 TL'lik fatura, 30.11.2015 tarih 022182 sıra numaralı 9.131,60 TL'lik fatura, 30.01.2016 tarih ... sıra numaralı 472,85 TL'lik fatura, 31.01.2016 tarih...sıra numaralı 6.750,00 TL'lik faturaların kayıtlarda olmadığı dolayısıyla 3 adet faturaya dayalı 70.632,11 TL”lik davacı ... A.Ş. ait herhangi bir alacağa rastlanmadığı tespit edildiği belirtilmiştir.Davacı vekili rapora beyan dilekçesinde; dava konusu yapmış oldukları faturaların davalı defterlerine işlenmemiş olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin akdetmiş olduğu 23.01.2015 ve 27.02.2016 tarihli satış sözleşmesi ve 27.02.2015 tarihli kiralama sözleşmesinden doğan ve bu sözleşmeler gereğince kesilen faturalardan kaynaklanan borçlarını ticari defterlerine işlemediğini, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde alacağın ortaya çıkacağını belirtmiştir.Davalı vekili rapora beyan dilekçesinde; müvekkilinin borcu olmadığının tespit edildiğini, cevap dilekçesinde davacıya iade edilen malların listesinin davacı çalışanı ...'a teslim edildiğine dair tutanağın dosya içerisinde mevcut olduğunu, davacıya iade edilen faturalar haricinde icra takibinde tahsili istenen faturaların bir kısmının müvekkili defterlerinde kayıtlı iken bir kısmının hiç ibraz edilmediğini belirterek davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.30.06.2018 bilirkişi heyet raporunda; davacı yan vekili tarafından incelemeye sunulan 2015 - 2016 - 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, takibe konu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yandan 31.12.2015 tarihi itibariyle 236.495,53 TL, 31.12.2016 tarihi itibariyle 90.907,43 T cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davacı ticari defterlerinde kayıtlı, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar üzerinde teknik yönden yapılan incelemelerde; 31.01.2016 tarihli... nolu 475,85 TL tutarlı ve 31.01.2016 tarihli 6.750,00 TL tutarlı faturalar üzerinde yapılan incelemelerde; davalı yan tarafından dosyaya sunulan tutanak isimli belgede teslim alan ..., tutanağı “sayılmak ve hasar tespitleri yapılmak Üzere teslim alınmıştır" açıklaması İle teslim alındığı, yapılan sayım neticesinde eksik olduğu belirtilen malzemeler için iş bu faturaların düzenlendiği kanaatine varıldığı, 31.05.2015 tarih ... sıra numaralı, 30.06.2015 tarih sıra numaralı, 31.08.2015 tarih ... sıra numaralı, 30.09.2015 tarih...sıra numaralı, 30.11.2015 tarih ... sıra numaralı faturalar incelendiğinde; iş bu faturaların taraflar arasında akdedilen “27.02.2015 tarihli frami panel kalıbı ... dikme ...iskele cinsi malzemenin 3 ay süresince aylık 13.373,33 TL aylık kira bedelinden KDV dahil toplam 40.120,00 bedele kiralanması konulu" kiralama sözleşmesine istinaden düzenlendiği, davacı yanın davalı yandan 31.12.2016 tarihi itibariyle 90.907,43 T cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalının temerrüdüne dair bir belge ve iddia olmadığından bu nedenle işlemiş faiz hesaplaması yapılmadığı, davacı yan 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 10.03.2016 tarihinden itibaren alacaklarına 3095 sayılı kanuna (md.2) göre 10,50 avans faiz talep edebileceği belirtilmiştir.Davacı vekili tarafından bilirkişi raporu neticesinde bakiye alacak kapsamında ek dava açılmıştır. Bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarında ise raporda belirtilen aleyhe hususlara itiraz ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 30.12.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; huzurdaki davada kiralama sözleşmesi kapsamında 8 adet faturanın mahkemece kabul edilmesi veya edilmemesi doğrultusunda iki farklı sonuca ulaşıldığı, kira sözleşmesine uygun olarak düzenlendiği kabul edilirse davacının takip tarihi itibariyle 87.373,29 TL alacaklı olacağı, 8 adet faturanın kiralama sözlemesine uygun olarak düzenlenmediği kabul edilirse davacı tarafın davalı taraftan borcu veya alacağının olmayacağı belirtilmiştir. 08.12.2020 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki çekişmeye konu davacı tarafta kayıtlı olup, davalı tarafta kayıtlı olmayan 8 adet 87.373,28 TL tutarlı faturalar üzerinde teknik yönden yapılan incelemelerde faturaların haklı olarak düzenlendiği, ödenen miktarın toplam 243.718,38 TL tutardan mahsubu sonucunda kalan davalı borcunun 90.918,21 TL olduğu belirtilmiştir. 2.ek bilirkişi raporunda, tarafların rapora beyan ve itirazları ile birlikte ayrıca dosyaya sunulan tutanak i ve diğer bilgiler ve belgeler ayrı ayrı incelenmiştir.Tarafların rapora beyan ve itirazları sonucunda mahkemece asıl ve birleşen davanın rapor ve ek rapora göre kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde ve dosya üzerinde inceleme yaparak rapor ve ek rapor düzenleyen bilirkişi heyet raporu dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir.HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fatura tek başına alacağın varlığının kanıtı olamaz. Faturada yazılı malların teslim edildiğini ispat yükü, satıcı olan davacı taraftadır. Fatura konusu mal bedellerinden davalıyı sorumlu tutmak için faturaların tebliği ve malların tesliminin kanıtlanması gerekir.Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında satıcı ve kiraya veren konumundaki davacı şirketin sözleşmeler kapsamında davalı adına faturalar düzenlediği ve tebliğ ettiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket tarafından her ne kadar talimat yolu ile düzenlenen ve kendilerine ait ticari defter ve kayıtları inceleyen bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu iddia edilmiş ise de söz konusu iddianın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Şöyle ki talimat bilirkişi raporunda davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtların açılış ve kapanışlarına dair herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Aksine incelenen faturalar neticesinde davalı şirketin icra takip dosyasına yapmış olduğu kısmi itiraz dilekçesinde kabul edilen alacak miktarı yönünden de davalı tarafın borçlu olmadığına yönelik sonuç doğuracak şekilde rapor düzenlenmiştir. Davacı şirketin usul ve yasaya uygun olan ticari defter ve kayıtları ile taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşme hükümleri doğrultusunda inceleme ve araştırma neticesinde düzenlenen bilirkişi rapor ve ek raporları sonucunda davacının alacak talebini ispat etmiş olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Asıl dava bakımından davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 512,32 TL istinaf karar harcının asıl davada davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Birleşen davada davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 4.145,09 TL istinaf karar harcının birleşen davada davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Asıl ve birleşen davalarda davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.20.03.2025