T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2
KARAR NO:2025/360
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/09/2021
NUMARASI:2020/580 E. - 2021/831 K.
DAVANIN KONUSU:Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracılık komisyon işleri yaptığını, davalınında imalat yapan bir firma olduğunu, taraflar arasında 06/05/2020 tarihli aracılık ve komisyon sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun davalı ile Kazakistan'da bulunan... isimli şirkete tek kullanımlık kimyasal koruyuculu tulum satışı sözleşmesi yapılmasına aracılık edilmesi olduğunu, davalının ...'ya ürün satışını yaptığını, müvekkilinin buna aracı olduğunu ve sözleşme gereği ilk sipariş bedeline göre ödeme yapıldığını, ancak bu faturadan bakiye 26.852,78 TL kaldığını, davalının daha sonra tekrar ...'ya 300.000 adet ürün göndermesine rağmen komisyon bedelini ödemediğini, davalıya gönderilen ihtara sözleşmenin feshedildiğinden bahisle cevap verildiğini, bu haliyle 300.000 adet siparişe ilişkin müvekkilinin 42.000 USD komisyon bedeli alacağının muaccel hale geldiğini, davalının rekabete aykırı eyleminden kaynaklı hakları ve sair fazlaya ilişkin hakların tespitine ve şimdilik saklı kalmasına, şimdilik komisyon alacağı 26.852,78 TL ve 42.000 USD'nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili ile Kazakistan'da bulunan ... şirketi arasında ticari ilişki olduğunu, bu ilişkinin dava dışı ... ile müvekkili arasında imzalanan 06/05/2020 tarihli sözleşme ile kurulduğunu, bu aracılık sözleşmesinin 03/06/2020 tarihinde mutabakat ile feshedildiğini, davacının yetkilisi ...'in, ... ile olan arkadaşlığı nedeniyle müvekkili tarafından istenmeden de olsa aynı tarihte 06/05/2020 tarihli aracılık ve komisyon sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşmenin ifa edildiğini, davacının sözleşmeyi ifa etmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını, davacı tarafından ...'ya satışı yapılacak ürünlerin, ürün başına 6,00 USD üzerinden satışa yönelik sözleşme yapılması kararlaştırılmışken davacı tarafça aracılık işlemleri ifa edilmediğinden ürün başına 5,30 USD fiyat üzerinden başka aracı vasıtasıyla 300.000 adet ürün satışının gerçekleştiğini ve müvekkilinin aracılık eden şirkete ayrıca komisyon ödemek zorunda kaldığını, davacının edimlerini ihlal ettiğinden müvekkilinin Beyoğlu ... Noterliği'nin 05/08/2020 tarihli ihtarı ile 06/05/2020 tarihli sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasında 06/05/2020 tarihli aracılık ve komisyon sözleşmesi imzalandığı hususunda ihtilaf bulunmayıp, sözleşmenin davacı aracı şirket ile davalı satıcı şirket arasında, davalı satıcı tarafından dava dışı ... şirketine malzeme ve ekipman temini kapsamında aracılık hizmetinin sunulacağı ve tek kullanımlık kimyasal koruyucu tulum temininin satıcı vasıtasıyla yapılmasına aracılık edileceği ve sözleşme konusu tulumların 6,00 USD birim fiyatla satışının yapılarak her bir tulum başına 0,14 USD komisyon ödeneceği, sözleşmenin 5.maddesinin, 2.fıkrasına göre her bir siparişin ön ödemesinin satıcının banka hesabına geçmesinin aracının komisyon bedeline hak kazanması için yeterli olacağı, satıcının, aracının hak kazandığı komisyonu alıcı ile yaşadığı herhangi bir sorunu gerekçe göstererek ödemekten kaçınılamayacağı hususlarında tarafların anlaşarak mutabık oldukları belirlenmiştir.Davalı tarafça, dava dışı şirkete yapılan satışlar nedeniyle davacı tarafından düzenlenen 12/05/2020 tarihli faturadan kaynaklı alacak davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olup, 26.852,78 TL yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının defter ve belgelerinden de anlaşılmakta olup, bu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.Hakedişi yapılmayan 42.000,00 USD'ye yönelik taleple ilgili yapılan incelemede, davalı cevap dilekçesinde yurtdışında bulunan müşterinin davacıyı tanımadığı ve davacının yurtdışındaki ... firmasının Türkiye temsilcisi ve aracısı olmadığını ve müvekkili tarafından ...'ya satılmak üzere üretilen malların aracılık sözleşmesi ve ilişkisi kapsamında kararlaştırılan sayı ve tutarda satışının gerçekleştirilmesine aracılık etmediğinden Beyoğlu ... Noterliği'nin 05/08/2020 tarihli ihtarnamesi ile taraflar arasındaki 06/05/2020 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği belirtilmiş olup, sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar davacı, sözleşme gereği komisyon alacağına hak kazanacağından fesih tarihine kadar davalı tarafça müşterisi ... firmasına yapılan ihracat kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının sözleşmeye haketmiş olduğu komisyon alacağı hesap ettirilmiş olup, itibar edilen 08/08/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının fesih tarihine kadarki diğer satımlardan 43.437,74 USD talep edebileceği bildirilmiş olup, davacı talebiyle bağlı kalınarak 42.000,00 USD alacağın kabulüne karar verilmiştir.Hükmedilen alacaklara davacı vekilinin talebi doğrultusunda fesih tarihi olan 05/08/2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek..." gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.852,78 TL ve 42.000,00 USD alacağın temerrüt tarihi olan 05/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından belirsiz alacak olarak görülmesi mümkün olmayan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, HMK'nın 107. maddede belirsiz alacak ve tespit davasının düzenlendiğini, davacı ve özellikle vekilin gerekli özeni göstermesi halinde alacağın belirleyecek durum ise belirsiz davadan bahsetmenin mümkün olamayacağını, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerinin hiçbirini yerine getirmediğini, dava dışı şirket ile ticari ilişki kurulması ve/veya yapılan satışlara hiçbir şekilde aracılık etmediğinden sözleşme konusu ücret alacağının doğmadığını, TBK'nın 521 - 525 maddelerinde simsarın ücret alacağı ve ücrete ne zaman hak kazanacağına ilişkin olduğunu, simsarın aracılık ettiği sözleşme neticesinde iş sahibi ile üçüncü kişi arasında ticari ilişkinin kurulması gerektiğini, Yargıtay uygulamalarına göre simsarlık ilişkisinde tarafların simsar ile iş sahibi olduğunu, iş sahibi için simsarın, konusu özel olarak belirlenmiş bir vekalet edimini üstlendiğini, davacının iddia ettiği üzere aracılık faaliyetlerini icra eden herhangi bir delili ibraz etmediğini, mahkeme tarafından bu hususlarda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, müvekkili ile dava dışı şirket arasındaki ilişki ve satış işlemlerinin tamamının davacı aracılığı ile gerçekleşmiş varsayılarak hüküm kurulduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı Kazakistan'daki yerleşik firma arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ilişkinin dava dışı ... Danışmanlık - ... ile müvekkili arasında imzalanan 06.05.2020 tarihli aracılık ve komisyon sözleşmesi ile kurulduğunu, davacı şirket yetkilisinin ... ile olan arkadaşlığı; ...'nun talep ve etkinlikleri sonucunda müvekkili şirket tarafından istenmeden de olsa aynı tarihte satılacak her bir tulum için 0,14 USD tutarında komisyon ödenmesi amacı ile 06.05.2020 tarihinde aracılık ve komisyon sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili tarafından tüm edimlerin ifa edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça edim ve yükümlülüklerin ifa edilmediğini, davacının dava dışı şirket ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin oluşmasında etkili olmadığını, ihracat kalemlerine bakıldığında dahi anlaşıldığını, diğer taraftan mahkeme kararında yabancı para alacağına avans faiz türüne göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince yabancı para borcunda faiz düzenlendiğini, mahkeme kararının yasal düzenlemeye aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, simsarlık (aracılık) sözleşmesi kapsamında TBK'nın 520 vd. maddeleri gereğince alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, aracılık ve komisyon sözleşmesinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. İstinaf incelemesi açısından uyuşmazlık, istinaf sebepleriyle ve resen gözetilecek nedenlerle sınırlıdır. Dosya kapsamından, taraflar arasında 06.05.2020 tarihinde "Aracılık ve Komisyon Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmede hizmet alanın (satıcı) davalı, hizmet verenin (aracı) davacı olduğu, sözleşmenin konusunun 2. maddesinde, aracı ile satıcı arasında yapılan iş bu sözleşmenin bir aracılık sözleşmesi olduğu, aracının satıcı ve alıcı firma arasında bağlantı kurması ve işlerin yürütülmesi esnasında da taraflar arasında koordinasyonu sağlaması karşılığında alacağı komisyonun belirlenmesi amacı ile düzenlendiği ifadesine yer verildiği, aracının yükümlülüklerinin 3. maddede belirtildiği, 3.1.bentte aracının Türkiye temsilcisi olduğu Kazakistan'daki mukim "..." şirketinin ihtiyaç ve malzeme ekipmanın teminini sağlayacak firmaları bulmak ve onlarla temsilcisi olduğu şirket arasında yürütülecek ticari iş ve işlemleri yürüteceği bu kapsamda aracının temsilcisi olduğu şirketin ihtiyaç duyduğu tek kullanımlık kimyasal koruyucu tulum temininin satıcı vasıtası ile yapılmasına aracılık edeceği, 3.2.bentte, aracının sözleşme konusu tulumların 6,00 USD birim fiyatı satışına yönelik olarak sözleşme yapılması ve malın belirlenen niteliklere uygun olarak üretilmesini, mal teslimi süresinde ve istenen koşullarla gerçekleştirilmesinin ve karşılığında da mal bedelinin sözleşmede belirlenen sürelerde ödenmesinin koordinasyonunu sağlayacağı, satıcının yükümlülüklerinin ise 4. maddede beş bent hâlinde düzenlendiği, 3. bentte, satıcının sözleşmeyi imzaladığı ve ilk ödemeyi aldığı gün aracının komisyonunu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği hususuna yer verildiği, 5. maddede, ücret üst başlığı ile 5.1.bentte, satıcı firma tarafından aracıya ürünlerin satışına aracılık edilmesine yönelik verilen hizmet bedeli olarak satılacak her bir tulum başına 0,14 USD komisyon bedeli ödeneceği, 2.bentte, her bir siparişin ön ödemesinin satıcının banka hesabına geçmesi aracının komisyon bedeline hak kazanması için yeterli olacağı, satıcının aracının hak kazandığı komisyonu alıcı ile yaşadığı herhangi bir sorunu gerekçe göstererek ödemekten kaçınamayacağı, ürünlerin satıcı tarafından teslim edilmemesi durumunda satıcının temerrüte düşmüş sayılacağı ve aracının iş bu sözleşme ile kaim komisyonunun her hal ve şekilde ödeneceği konusunda tarafların mutabık olduğu hususuna yer verildiği, ödeme şeklinin 4.maddede düzenlendiği, her bir parti mal siparişinin ön ödemesinin satıcının banka hesabına yatırıldığı gün aracının komisyon ödemesinin siparişin toplam tutarı üzerinden hesaplanacağı ve peşin olarak aracının belirttiği banka hesabına ve şahsen ödeneceği, alıcı ve satıcının her ne şartta olursa olsun aracının komisyon ödemesini ilk ödemede peşinen alacağı, satıcıdan tahsil edeceği, 3.bentte komisyon bedelinin USD olarak ya da ödeme tarihindeki TCMB döviz alış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek ödeneceği, 4.bentte yapılan ödemenin faturasının ödemeye müteakip 7 gün içerisinde aracı tarafından düzenleneceği, ayrıca KDV hesaplanarak satıcıdan tahsil edileceği hususlarına yer verildiği, 6.maddede, diğer hükümler başlığı ile sözleşme kapsamındaki ayrıntılara yer verildiği, delil sözleşmesi başlıklı 7.maddede taraflara ait bulunan faks numarası veya mail adresleri aracılığı ile gerçekleşecek olan yazışmaların taraflar arasında kesin delil teşkil edeceğine yer verildiği, ihtilaf halinde Türk Hukukunun uygulanacağının ve Bakırköy Mahkemelerinin, İcra Dairelerinin yetkili olduğunun 8.maddede düzenlendiği, davalı şirket tarafından dava dışı hizmet veren (aracı) ... arasında 06.05.2020 tarihinde aracılık ve komisyon sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin içeriğinin davacı ile yapılan sözleşme ile aynı olduğu, davacı aracı şirket tarafından davalı satıcı şirket adına 12.05.2020 tarihinde danışmanlık hizmet bedeli adı altında toplam 69.188,07 TL tutarında fatura düzenlendiği, 20.05.2020 tarihli fatura bedelinin ise 24.780,00 USD olduğu, fatura bedellerine KDV tutarının eklenmiş olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirkete Beyoğlu ... Noterliğinde 21.07.2020 tarihinde gönderilen ihtarnameyi düzenlediği, söz konusu ihtarnamede, aracılık ve komisyon sözleşmesine binaen cari hesap borcunun ödenmesi ve muaccel olan komisyon bedelinin ödenmesinin talep edildiği, ihtarname içeriğinde sözleşme ile ilgili açıklamalara yer verildikten sonra ilk satışlardan elde edilen bedelden sözleşmenin 5.maddesine uygun şekilde komisyon faturalarının şirkete kesildiği, bu faturalardan halen 26.852,78 TL borcun mevcut olduğu, ayrıca halen satışı gerçekleştirilmiş komisyon bedeli ödenmemiş 300.000 adet daha ürünün komisyon bedelinin muaccel olduğu bu adet sayısına göre 300.000 x 0,14 = 42.000,00 USD komisyon bedeli ödeme yükümlülüğünün olduğu, bu bedelin müvekkili şirketin hesabına 5 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, davalı şirket tarafından Beyoğlu ... Noterliğinde düzenlenen 05.08.2020 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, davalı tarafça ödemenin yerine getirilmemesi üzerine davacı şirket tarafından ihtarnamede belirtilen Türk Lirası cinsinden düzenlenen fatura bedeli ile USD cinsinden düzenlenen 42.000,00 USD olmak üzere toplam 339.500,78 TL harca esas değer gösterilmek üzere belirsiz alacak davası kapsamında karar verilmesini talep etmiş olduğu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi raporu alınmıştır. 01.04.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; tarafların ticari defterlerine göre, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen iki adet faturaya istinaden davacının bakiye 26,852,78 TL alacağının bulunduğu, bu alacak miktarının tarafların ticari defter kayıtlarına göre sabit olduğu, davacı tarafın ihtarname ile talep etmiş olduğu 42.000,00 USD komisyon bedelinin faturaya dayanmadığı, sözleşmeye dayalı olarak hakkedişi yapılmayan komisyon alacağına ilişkin olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafın yurtdışı ... şirketi ile olan ticari ilişkiye dair defter kayıtları incelendiğinde, sözleşmenin fesih edildiği 05.08.2020 tarihinden öncesinde toplam KDV dâhil 2.897.276 USD tutarında satışının olduğunun görüldüğü, hukuki tavsif mahkemeye ait olmak üzere, muhasebesel değerlendirme gümrük tatbikatına dayalı yorum ile, bu satışın KDV'siz tutarının 2.455.318,64 USD olduğu, sözleşme şartları dahilinde 6 USD birimde davacı komisyonu 0,14 USD olduğundan, komisyon oranının % 2,33 oranına tekabül ettiği, buna göre de, davacının sözleşme tarihinden 05.08.2020 tarihine kadar olan satıştan hak etmiş olduğu komisyon tutarının 57,208,92 USD olarak hesap ve tespit edildiği, iki adet fatura ile toplam 34.850,00 USD kısmı hakkedişi yapılarak defter kayıtlarına girdiğinde, bakiye tutar olan 22.628,92 USD'nin davacı tarafından talep konusu edilebileceği, buna göre, davacının iki adet faturadan kalan 26.852,78 TL ile fesih tarihine kadar hak edişi yapılmayan 22.628,92 USD'nin dava tarihindeki kura göre 169.228,15 TL olmak üzere toplam (26.852,78 TL+169,228,15 TL) 196.080,93 TL alacak talep edebileceğinin hesap ve tespit edildiği, mahkemenin ara kararı ve müzekkeresine rağmen Atatürk Havalimanı Gümrük Müdürlüğünce 06.05.2020- 08.09.2020 arasındaki davalının dava dışı ... şirketine olan satışlarının ve bu satışlara ilişkin belgelerin gönderilmediğinin, cevap verilmediğinin görüldüğü, dosyasına söz konusu Gümrük Müdürlüğü tarafından cevap verilmesi ve belgeler sunulması halinde, bu belgeler de tetkik edilerek, konu bu yönüyle değerlendirmeye alınacağı, tespitlerin de belirtileceği ifade edilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; aleyhe hususları kabul etmediklerini, bir kısım komisyon alacağı için dava açıldığını, bir kısım alacak ve rekabete aykırı tazminatlarının saklı tutulduğunu, müvekkilinin komisyon alacağını hesap edilebilmesi için ek rapor alınması gerektiğini, raporda anlaşıldığı üzere davalı şirketin dava dışı şirketle ticaretinin devam ettiğini ve ihracat işlemlerinin yapıldığını, davalı şirket tarafından müvekkili ile yapılan komisyon aracılık sözleşmesini sona erdirmekle simsarlık sözleşmesinin niteliği gereği müvekkilinin komisyon bedelinin tamamına hak kazanacağını, Gümrük Müdürlüğünün yazı cevabı için müzekkere yazılmasına ayrıca fatura kopyasının eklenerek gönderilmesini talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, cevap ve itirazlarının inceleme konusu yapılmadığını, raporun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişiler tarafından müvekkili ile dava dışı şirket arasındaki ilişkinin kurulup sürdürülmesinde davacının aracılık edip etmediği, hangi hizmetleri ifa ettiği ve diğer hususların ayrıca müvekkilinin uğradığı zararların tespitinin gerektiğini, müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu edimlerinin tam ve süresinde yerine getirmek amacı ile öz sermayesi ile şirket kaynaklarının tamamını kullanmak sureti lie 620.000 adet ürün ürettiğini ancak 220.000 ürünün satışının sorunsuz gerçekleşmiş olmasına rağmen geriye kalan 400.000 adet ürünün satış ve ödemelerine ilişkin dava dışı şirket ile yapılması gereken zorunlu ve gerekli olan organizasyon, aracılık işlemleri bağlantılarının davacı tarafından ifa edilmediğini, dava tarihi itibari ile 100.000,00 adet ürünün halen müvekkili şirketin deposunda olduğunu bu nedenle 600.000,00 USD zararının olduğunu iddia ederek, yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. 18.08.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; fesih tarihi 05.08.2020 öncesinde yurtdışı “...” firmasına yapılan ihracatların toplam tutarının görüldüğü üzere; davalı ... Şti. şirketinin, ... şirketine yapmış olduğu ihracat toplam tutarının 3.348.401,00 USD olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede, davacının komisyon bedeli tanesi 6,00 USD'den satılacak tulum için 0,14 USD şeklinde belirlenmiş ise de, faturalar incelendiğinde tulumların bu birim fiyat üzerinden satılmadığının görülmüş olduğu buna göre, fesih tarihine kadar satışı yapılan malların tutarı; 3.348.401,00 USD olduğu, davacının tüm satıştan komisyon talep edebileceği mahkemece kabul edilmesi durumunda, davacının doğmuş komisyon alacağının 3.348.401,00 x 2,33 = 78.017,74 USD olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki sözleşmede, davacının komisyon bedeli tanesi 6,00 USD'den satılacak tulum için 0,14 USD olduğu, yine sözleşmede diğer satışlarda bu şartların gözetileceğinin belirtildiği, buna göre sözleşmede 6,00 USD birim satış bedeli için 0,14 USD komisyon bedeli belirlenmiş olduğundan, 6,00 USD'de tutarlı bir satışta davacının alacağının 0,14 USD oran olarak (0,14 USD x 100)/6 USD = % 2,33) oranına tekabül ettiği, sonuca göre ihracata dayalı her fatura bedelinden davacının sözleşme uyarınca %2,33 komisyon ücretini hak ettiği, bu orana göre de davacının satışlardan hak etmiş olduğu komisyon ücretinin 78.017,74 USD” olarak hesaplandığı, davacı tarafından iki adet fatura ile 9.800 USD ve 24.780 USD olmak üzere toplam 34.850 USD'lik kısım fatura edilmiş olduğundan, sektörel ve muhasebesel inceleme itibariyle konuya bakıldığında, fesih tarihine kadar doğan bakiye komisyon alacağı (iki adet faturadan kaynaklı bakiye hariç) 78.017,74 USD - 34.580 USD - 43.437,74 USD olarak hesap ve tespit edildiği, buna göre, davacının fesih tarihine kadar yapılan satışlardan komisyon bedeli hak ettiği, mahkemece kabul edilmesi durumunda davacının iki adet faturadan kaynaklı bakiye 26.852,78 TL, fesih tarihine kadar olan diğer satımlardan da 43.437,74 USD talep edebileceği sonucunun ortaya çıktığı, dava tarihindeki kura göre 324.844,74 TL olduğu, buna göre toplam harca esas değerin 351.697,57 TL olduğu, talebin ise 339.500,78 TL olduğu belirtilmiştir.Davalı vekili ek rapora karşı itiraz ederek, aracılık sözleşmesinin ifa edilip edilmediğinin değerlendirilmeden ihraç kalemleri üzerinden farazi şekilde komisyon hesabı yapıldığını, davacının aracılık hizmetini yerine getirmediğini belirterek, itirazları çerçevesinde yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.Davalı vekili l27.09.2021 tarihli dilekçesinde ise; davacı firmanın iddia ettiği hususların aksine aracılık hizmetini gerçekleştirmediğini, dava dışı firma ile müvekkili arasında gerçekleştirilen fatura evraklarının tercüme edildiğini ve dekont evraklarının ekte sunulduğunu, davacının sözleşme ile taahhüt ettiği aracılık iş ve işlemlerinin hiçbirisini yapmadığı için müvekkili şirketin yurt dışındaki aracılık firmasından destek aldığını ve 62.000,00 USD tutarında komisyon ödemek zorunda kaldığını belirterek, söz konusu ödendiği iddia edilen komisyon bedeline dair satış komisyonu fatura örneğini dosyaya ibraz etmiştir.Mahkemece, bilirkişi rapor ve ek rapora göreve taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak, davacının fesih tarihine kadar olan satımlardan dolayı talep edebileceği alacağın tahsiline karar verilmiştir. Hükümde kabul edilen alacak miktarının bir kısmı Türk Lirası ve USD döviz cinsinden olmasına rağmen her iki alacak türüne de avans faizi işletilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde, döviz cinci alacağı için 3095 sayılı Yasa kapsamında davalıdan alınmasına dair talepte bulunmuş olmasına rağmen bu talebinin gözden kaçırılmış olduğu anlaşılmıştır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde belirsiz alacak davası tanımlanmıştır.Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir.Belirleyememe hâli, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa dayanmalıdır.Madde gerekçesinde de alacağın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi için bazı kıstaslar açıklanmıştır. Bu yasal düzenleme ve ilkeler kapsamında, somut davada davacının alacak miktarını önceden bilmesi kendisinden beklenemeyeceğinden, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Kaldı ki dava dilekçesinde, belirtilen dava değeri mahkeme tarafından kabul edilmiştir.Yargılama aşamasında davacı vekili tarafından dava değerinin artırılmasına yönelik bir talepte bulunulmamıştır.Taraflar arasında imzalanan arabuluculuk ve komisyon sözleşmesinin simsarlık sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasında imzalandığı ihtilafsı olan simsarlık sözleşmesi geçerli olup davacının ücrete hak kazanıp kazanmadığının tespiti gerekir.TBK'nın 521/1. maddesi uyarınca simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Tellallık sözleşmesi, tellal ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşmedir.Davalı, şartların gerçekleşmesi hâlinde, davacıya karşı sözleşme ile yükümlendiği ücretten sorumludur.Somut olayda, davacı satıcı ile dava dışı alıcı arasında ticari satıma dair ilişkinin kurulduğu, sözleşmede belirtilen tek kullanımlık kimyasal koruyucu tulum satışının yapıldığı anlaşılmaktadır.Taraflara ait ticari defter ve kayıtlarda davacı tarafın ihtarname ve dava dilekçesinde talep etmiş olduğu komisyon alacağına ilişkin bakiye alacak miktarı her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer almaktadır. Bu husus bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Söz konusu alacağın davacının düzenlemiş olduğu iki adet faturaya istinaden bakiye alacak olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme tarihi 06.05.2020'dir. Yukarıda yer verildiği üzere davacı şirket tarafından hizmet bedelinin ödenmesine dair ihtarname tebliği sonrasında davalı şirket Beyoğlu ... Noterliğinde düzenlenen 05.08.2020 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini bildirmiştir.Tarafların talebi üzerine yurt dışındaki alıcı firmaya ihraç edilen sözleşme konusu ürünlerle ilgili tüm bilgi ve belgeler dosya içerisine celp edildikten sonra bilirkişiler tarafından sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar davacı simsarın hak etmiş olduğu hizmet bedeli hesaplanmıştır. Bu nedenle davalının aksine iddiaları yerinde görülmemiştir.Diğer taraftan, davalı, davacının sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiş ise de buna ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmemiştir. Her ne kadar dava dışı danışman ile imzalanan sözleşme örneği ve yine dava dışı aracı firma olduğu iddia edilen yabancı firma adına düzenlenen fatura örneği ibraz edilmiş ise de söz konusu ibraz edilen belgeler davacı tarafın sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediğini göstermeye yeterli olmadığı gibi, tek taraflı olarak düzenlenen belgelerin ispat için yereli olmayacağı da açıktır. Davalı şirket tarafından 05.08.2020 tarihli ihtarnameye cevap ve fesih talepli ihtarnamede, Kazakistan'da yerleşik firmanın temsilcisi olan davacının veya aracılık yetkisine sahip olunan herhangi bir belge, mail vs. yazışmanın müvekkili şirkete ibraz edilmediği, müvekkili şirketin ... ile arasında imzaladığı sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar ki tüm organizasyonu diğer aracı ... tarafından verildiği, komisyon alacağı iddiasının kabulünün mümkün olmadığı, sözleşme edimlerinin yerine getirilmediği ve zarara uğradığı iddialarında bulunulmuştur. Ne var ki iddia edilen hususlarda ilgili dosyaya yeterli delil ibraz edilmemiştir. Davalının defter ve kayıtlarında yer alan bakiye hizmet alacağının kabulü ile sözleşmenin fesih tarihine kadar sözleşme şartlarına göre Gümrük İdaresinin verdiği cevabı yazılar dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde davanın kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde alacak taleplerinin bir kısmı TL bir kısmı ise döviz cinsi bazında USD olarak talep edilmiş olup dilekçede, döviz alacağı için 3095 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması istenmiştir. İlk derce mahkemesince, kabul edilen döviz alacağı yönünden de avans faizi işletilmesi, yasal düzenlemeye açık bir aykırılık olmuştur. Çünkü, 3095 sayılı kanunun 4/a maddesinde, döviz alacakları hakkında uygulanacak temerrüt faizi ayrıca düzenlenmiştir. Bu açık düzenleme dikkate alınmaksızın, döviz alacağına da TL alacaklarına uygulanması gereken avansfaizinin uygulanması isabetsiz olmuştur. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile 353/1.b.2 maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının faiz yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile döviz alacağına uygulanan faizin türü bakımından düzeltilmek üzere ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın kabulü ile; a) 26.852,78 TL alacağın, temerrüt tarihi olan 05.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2.maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte, davalıdan alınıp davacıya verilmesine, b) 42.000,00 USD alacağın, temerrüt tarihi olan 05.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gerekli 23.191,29 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 5.797,83 TL harcın mahsubuyla bakiye 17.393,46 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 5.797,83 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.852,23 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafça harç dışında yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı toplam 3.059,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 32.215,05 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kamudan karşılanan arabuluculuk ücreti gideri olan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansı bakiyelerinin, yatıran taraflara iadesine,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından sarf edilen 162,10 TL istinaf başvuru harç gideri ile 74,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 236,10 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,10-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 06.03.2025