T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/139
KARAR NO: 2025/355
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 27/10/2021
NUMARASI: 2019/370 Esas - 2021/819 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen pazarlama ve satış sözleşmesi ile müvekkili ile davalının müşteri portföyündeki firmaların koleksiyonundaki modellerin ve pazarlamacı tarafından bu koleksiyonlara dair alınan siparişlerin, müvekkilince sipariş formunda belirtilen şartlarda üretilmesi koşullarının düzenlendiğini, ancak davalının kendisini müvekkili şirketin ortağı ve yetkilisi olarak tanıtarak, müvekkilinin iş yaptırdığı ...'in atölyede bulunan müvekkiline ait 850 metre boyalı polyester 10 top 300 metre kapiton kumaş ve 11 top 528 metre kürk peluşu aldığını, alınan malzemelerin iadesi için keşide edilen Beyoğlu ... Noterliğinin 10.05.2018 tarihli ihtarına rağmen ürünlerin iade edilmediğini, alacağın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında malzeme bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında düzenlenen 17.10.2017 tarihli ürün pazarlama ve satış sözleşmesi ile müvekkilinin portföyündeki firmaların koleksiyonlarındaki modellerin, davalı tarafından koleksiyonlara dair alınan siparişlerin, davacı tarafından üretilmesine ilişkin esasların belirlendiğini, tarafların sözleşmeden önce 10.02.2017 tarihinden itibaren çalıştıklarını, müvekkilinin kendisine davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olarak tanıtmadığını, sözleşme kapsamında alınan bir siparişin gerçekleştirilmesi için iki yerden kumaş alındığını, alınan kumaşların fason üretim için ... firmasına teslim edildiğini, üretim sonrası da artan kumaşların alındığını, müvekkilinin sözleşme nedeniyle davacıdan 63.000 TL alacağı bulunduğundan kumaşlar üzerinde hapis hakkı kullanıldığını, sözleşme gereğince yapılması gereken hak ediş ödemelerinin yapılmadığını, müvekkilinin alacağının daha fazla olması nedeniyle öncelikle alacağın tespitinin gerektiğini savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden Örnek 7 bolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının müvekkili şirketin davalı ile pazarlama ve satış sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşmede müvekkili şirketin ve pazarlamacı davalının müşteri portföyündeki firmalardan davacının koleksiyonlarındaki modellerin pazarlamacı davalı tarafından alınan siparişlerin davacı tarafından sipariş formunda belirtilen şartlarla üretilmesi koşulları düzenlendiğini, ancak davalının kendisini davacı şirketin ortağı ve yetkilisi gibi tanıttığının bilgisine sonradan ulaşıldığını, müvekkilin iş yaptırdığı ... isimli kişiye ait atölyede bulunan müvekkili şirkete ait 850 metre boyalı polyester 10 top 300 metre kapiton kumaş ve 11 top 528 metre kürk peluşun davalı tarafından alındığını, söz konusu malzemelerin Beyoğlu ... Noterliği'nin 10.05.2018 tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile iadesinin istendiğini, ancak davalının malları iade etmediğini, bu nedenle İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile malzeme bedellerinin tahsili için davalı aleyhine icra takibi yapıldığını iddia ettiği, davalının ise cevap dilekçesinde söz konusu malzemeleri aldığını hapis hakkını kullandıklarından dolayı iade etmediklerini beyan ettiği, alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişkiye dair kayıt olmadığının tespit edildiği, ancak davalı tarafın aşamalarda malları teslim aldığını ikrar ettiği, davacının düzenlediği 15.02.2018 tarihli ... seri numaralı sevk irsaliyesi ve davacının tedarik faturalarının incelenmesi sonucu söz konusu malzemelerin toplam bedelinin 14.905,82 TL olduğu, dolayısı ile davacının 16.06.2018 takip tarihi itibarıyla 14.905,82 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının hapis hakkını kullandığını iddia ettiği ancak hapis hakkına ilişkin alacağına dair delil göstermediği ve bu yönde açılmış bir davasının da bulunmadığı...." gerekçesiyle davalının İstanbul ... İcra Müdürülüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan raporda sadece davacının alacağının incelendiğini, talebe rağmen davalının alacağının ticari defterlerden tespit edilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin alacağının bulunduğunun tanıklarca belirtildiğini, tanık beyanlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin sözleşme kapsamında davacı için komisyon karşılığında sipariş aldığını, satılan malların karşılığı ödenmesi gereken komisyonun defterlerden anlaşılabileceğini mahkemece itirazların dikkate alınmadan karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında düzenlenen pazarlama ve satım sözleşmesine aykırı eylemden kaynaklanan zararın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 17.10.2017 tarihli pazarlama ve satış sözleşmesiyle, davacı şirketin ve davalı pazarlamacının müşteri portföyündeki firmaların koleksiyonlarındaki modellerin pazarlamacı tarafından bu anılan koleksiyonlara dair alınan, siparişlerin, sipariş formunda belirtilen şartlarla davacı şirket veya fason çalıştıracağı veya direkt mal temin edeceği firmalar tarafından üretilmesine dair esaslar belirlenmiştir. Davacının iş yaptırdığı ... isimli kişiye ait atölyede bulunan davacı şirkete ait 850 metre boyalı polyester 10 top 300 metre kapiton kumaş ve 11 top 528 metre kürk peluşun davalı tarafından alındığı sabittir. Davalı, ticari ilişkideki alacağı karşılığı kumaşları aldığını ve hapis hakkını kullandığını savunmaktadır. Davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliğinin 10.05.2018 tarihli ihtarı ile davalının aldığı kumaşların iadesi istenmiştir. Davalının ihtara rağmen kumaşları iade etmemesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile malzeme bedellerinin tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Davalı savunmasında, ticari ilişkiden kaynaklı alacağı için hapis hakkı kullandığını belirterek alacağının belirlenmesini istemiştir. Davalı, alacağı nedeniyle hapis hakkını kullanmıştır. Bu nedenle takas ve mahsubu gereken bir alacağının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davasında savunma olarak ileri sürülen bir husus için de geçerlidir. Davalı, icra takibine konu bedel olan 14.905,82 TL değerindeki emtiayı teslim aldığını ikrar etmiştir. Dosyada bulunan teslim tutanağında söz konusu malların davalı tarafından teslim alındığı belirlenmiştir. 15.02.2018 tarihli ... seri numaralı sevk irsaliyesine göre dava konusu malzemelerin bedeli 14.905,82 TL'dir. Dosya kapsamındaki deliller ve davalının beyanına göre davacının 14.905,82 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Davalı, yukarıda belirtilen şekilde, mahsubu gereken bir alacağı bulunduğunu kanıtlamamıştır, Pazarlamacı, pazarlamacılık sözleşmesinden doğan muaccel alacaklarını ve işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi şartıyla müeccel alacaklarını güvence altına almak üzere zilyedi bulunduğu taşınırlar, kıymetli evrak ve tahsil yetkisi kapsamında (TBK m. 452/2) yedinde bulunan paralar üzerinde hapis hakkına sahiptir. Dosyada bulunan bilirkişi raporunda davacı şirketin 2017-2018 yılına ticari defterleri incelenmiş ve davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkide davalının alacaklı olduğuna ilişkin bir tespit yapılmadığından davalının alacağını ispatlayamadığı sonucuna varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 763,65 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 06.03.2025
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.