T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/109
KARAR NO:2025/344
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/07/2021
NUMARASI:2020/354 Esas - 2021/552 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalının sözleşmenin kefili olduğunu, sözleşmeden doğan borcun ödenmemesi üzerine hesabın Gebze ... Noterliğinin 20.09.2019 tarihli ihtarı ile kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ...sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"...Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, ... takip sayılı dosyası, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya, bankacılık hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, 06.11.2020 havale tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge ve genel kredi sözleşmesi ışığında, davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı... nolu ve ... nolu krediler olmak üzere iki ayrı krediden kaynaklı davalıların borçtan sorumlu olduğu;-... nolu kredi için toplam 25.793,63 TL (23.020,00 TL asıl alacak, 2.638,16 TL işlemiş faiz, 135,47 TL BSMV olmak üzere) alacağın tespit edildiği, alacağa takip tarihinden itibaren %30,00 oranında yasal faiz ile %60,00 oranında temerrüt faizi uygulanabileceği,(takip tarihinden önce temerrüde düşürülmeyen davalı/kefil ... yönünden 23.020,00 TL asıl alacak, 1.975,88 TL işlemiş faiz, 98,79 TL BSMV olmak üzere toplam 25.094,68 TL ile sınırlı ve müştereken sorumlu tutulması gerektiği),-... nolu kredi için toplam 4.293,61 TL (4.060,00 TL asıl alacak, 225,87 TL işlemiş faiz, 7,74 TL BSMV olmak üzere) alacağın tespit edildiği, alacağa takip tarihinden itibaren %24,00 oranında yasal faiz ile %28,80 oranında temerrüt faizi uygulanabileceği, (takip tarihinden önce temerrüde düşürülmeyen davalı/kefil ... yönünden 4.060,00 TL asıl alacak, 92,71 TL işlemiş faiz, 4,64 TL BSMV olmak üzere toplam 4.157,34 TL ile sınırlı ve müştereken sorumlu tutulması gerektiği),Belirtilen miktarların toplamı olan 30.087,24 TL alacağın bilirkişice tespit edildiği, yapılan tespitte, taleple bağlılık ilkesi de göz önüne alınarak davalı şirket yönünden talep edilebilecek miktarın 27.080,00 TL asıl alacak, 2.864,03 TL işlemiş faiz ve 143,21 TL BSMV olmak üzere toplam 30.087,24 TL olduğu, davalı ... yönünden talep edilebilecek miktarın 27.080,00 TL asıl alacak, 2.068,59 TL işlemiş faiz ve 103,43 TL BSMV olmak üzere toplam 29.252,02 TL olduğu, iki ayrı kredi yönünden doğacak sorumluluk miktarlarının ayrı ayrı hesaplanmak suretiyle yukarıya da dercedildiği, her ne kadar davacı tarafça 40.470,65 TL üzerinden dava değeri gösterilmiş ve 30.416,94 TL üzerinden takip yapılmış ise de, banka tarafından gönderilen ihtarnamenin, davalı şirketin sözleşme adresi ile ihtarname adresi aynı olduğundan davalı şirket yönünden temerrüdün 25.09.2019 tarihinde gerçekleştiği, diğer davalı ...'ın sözleşme adresi ile ihtarname adresi aynı olmadığından ihtarnamenin tebliğ edilmiş sayılamayacağı, takipten önce temerrüde düşmediği ve kefilin temerrüdünün 05.11.2019 takip tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, 257,64 TL masraf talebine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve bulunmadığından masrafın talep edilemeyeceği, bilirkişice yapılan hesaplamaya ve mahkememizce de denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınmaya uygun bulunan bilirkişi raporuna göre az yukarıda ayrıntılı olarak her bir kredi ve her bir davalı için belirtilen miktarlarda ve faiz oranlarında davacının davalılardan alacağı olduğu tespitiyle beraber davanın kısmen kabulü ile ... sayılı takip dosyasında toplam 30.087,24 TL üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 27.080,00 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Ayrıca her ne kadar dava kısmen kabul edilmiş ise de, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak yapılan arabuluculuk görüşmelerine davalıların katılmadığı, mazeret de göndermedikleri anlaşıldığından Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 25/9 ve 26/2. Maddeleri gözetilerek yargılama giderlerinden davalılar sorumlu tutulmuş ve dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların ... sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, ... nolu kredi için toplam 23.020,00 TL asıl alacak, 2.638,16 TL işlemiş faiz, 135,47 TL BSMV olmak üzere toplam 25.793,63 TL üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %30,00 oranında yasal faiz ile %60,00 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, takip tarihinden önce temerrüde düşürülmeyen davalı ...'ın 23.020,00 TL asıl alacak, 1.975,88 TL işlemiş faiz, 98,79 TL BSMV olmak üzere toplam 25.094,68 TL yönünden müştereken sorumlu tutulmasına, ... nolu kredi için 4.060,00 TL asıl alacak, 225,87 TL işlemiş faiz, 7,74 TL BSMV olmak üzere toplam toplam 4.293,61 TL üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %24,00 oranında yasal faiz ile %28,80 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, takip tarihinden önce temerrüde düşürülmeyen davalı/kefil ...'ın 4.060,00 TL asıl alacak, 92,71 TL işlemiş faiz, 4,64 TL BSMV olmak üzere toplam 4.157,34 TL ile sınırlı ve müştereken sorumlu tutulmasına, İİK 67/2. maddesi gereğince toplam 27.080,00 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında 5.416,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili bankanın yaptığı 257,64 TL ihtarname masrafının dikkate alınmadan karar verildiğini, genel kredi sözleşmesine göre müşterinin, hesabın kat edilmesi veya kredi ya da teminat ilişkisinden dolayı bankanın göndereceği ihtarname veya belgeler için yapacağı her türlü masraftan sorumlu tutulduğunu, bilirkişi raporunda ihtarname masrafının, belge ibraz edilmemesi nedeniyle hesaplanmadığının belirtildiğini, dava dilekçesinin ekinde sunulan ihtarda 257,64 TL masraf bulunduğunun mahkemeye bildirildiğini,Mahkemenin...nolu kredi için toplam 4.293,61 TL yönünden itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren %24,00 oranında yasal faiz ile %28,80 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verildiğini, oysa bu kredi yönünden %24,75 akdi faiz ve temerrüt tarihinden itibaren %49,50 temerrüt faizi oranını üzerinden takip başlatıldığını, sözleşmenin temerrüt faizini düzenleyen 2.7.1. Maddesinde "Müşteri temerrüdün doğduğu tarihten itibaren borcun tamamen tasfiye edildiği tarihe kadar,Bankanın Müşteriye kullandırdığı nakdi kredi türlerine kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasındaki süre içinde Bankaca uygulanan (TL krediler için TL kredilere uygulanan, yabancı para krediler için ise o döviz cinsinden kredilere uygulanan) en yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında, temerrüt tarihi itibariyle temerrüt faizi hesaplanmasına; esas alınacak nakdi kredi riskinin bulunmaması halinde ise Bankanın kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasındaki süre içinde nakdi ticari kredilere uyguladığı (TL krediler için TL kredilere uygulanan, yabancı para krediler için ise o döviz cinsinden kredilere uygulanan) en yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında temerrüt faizi oranı uygulanmasını kabul eder." şeklindeki düzenlemeye göre, çek sorumluluk bedeli için ... tarafından hesabın kat edildiği tarihte kabul edilen azami akdi faiz oranına uygun şekilde %24,75 oranında akdi faiz ile bunun 2 katı tutarı olan %49,50 oranında temerrüt faizi işletildiğini, o tarihlerde bankalarca kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi faiz oranının %25,50 olduğunu, ancak bilirkişi raporunda akdi faiz oranı %24,00 olduğu değerlendirilerek temerrüt faizi oranının %28,80 olarak hesaplandığını, Alacağa hem yasal faiz hem hem ayrıca temerrüt faizi işletilmesinin hukuken mümkün olmadığını, takip başlatılırken akdi faizle işlemiş faizin istendiğini, takipten sonra isi temerrüt faizinin uygulandığını, takip sonrası asıl alacağa temerrüt faizine ek olarak akdi veya yasal faizin işletilmeyeceğini, bu hususun düzeltilmesi talebinin mahkemece reddedildiğini, Davalı ... bakımından temerrüt başlangıç tarihinin takip tarihi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, anılan davalının sözleşmede belirtilen adresinden farklı bir adrese ihtarname gönderilmesi nedeniyle, temerrüdün gerçekleşmediğinin kabul edildiğini, oysa davalı ...'ın adres kayıt sistemlerinde yer alan ve bilinen adresine ihtarname gönderildiğini ve bu adresin sözleşmede yer alan adres olması zorunluluğu bulunmadığını, ihtarnamenin tebliği ile davalıların temerrüde düşmeleri nedeniyle bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekirken davalı ... bakımından takip tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine, diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak katıldığı, 20.96.2017 tarihli sözleşmedeki kefalet beyanının TBK'nın 583. maddesinde belirlenen kefalet sözleşmesine ilişkin yazılılık, belirli bir kefalet limiti ve kefilin el yazısı ile kefalet türüne ilişkin şekil şartlarını sağladığı anlaşılmıştır.Sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine bankaca Gebze ... Noterliğinin 18.09.2019 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtar ile hesabın kat edildiği, toplam 28.098 TL borcun ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi istenmiştir. İhtarnamenin ikinci sayfasında 257.64 TL ihtarname masrafı bulunduğu belirtilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin faize ilişkin 2.7.1 maddesine göre, temerrüt halinde belirlenen faiz oranını iki katı oranında temerrüt faizi uygulanabilecektir. Dosyada bulunan bilirkişi raporunda, bankanın nakde dönen çek kredileri yönünden akdî faiz belirlemediği, bu krediler yönünden 2019 yılında bankaca uygulanan temerrüt faizinin %28 olduğu belirlenmiştir. Davacı bankanın, sözleşmenin anılan hükmü uyarınca belirlediği bir akdi faiz oranı bulunmaması nedeniyle mahkemece bu alacağa uygulanan yıllık %28.80 oranındaki temerrüt faizi yerinde görüldüğünden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir.Kat ihtarının, davalı kefilin MERNİS sistemindeki adresine gönderildiği ve ihtarın tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı vekili istinaf başvurusunda, ihtarın tebliğ edilmesine rağmen, kefilin takip öncesi temerrüde düştüğü ileri sürülmüştür.Kredi borçlusunun İİK'nın 68/b maddesi uyarınca, sözleşmede belirlenen adresine gönderilen ihtarla temerrüde düşürülmesi mümkün olmakla birlikte, kefilin temerrüde düşürülebilmesi için mutlaka kat ihtarının tebliği gerekmektedir. Kat ihtarı tebliğ edilmeyen kefilin takip öncesi temerrüde düşürülmesi söz konusu olamayacağından, ilk derece mahkemesince kefil yönünden, takip tarihinde temerrüt oluştuğunun kabul edilmesi yerinde görülerek, bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Davanın reddedilen kısmı itibariyle kesinlik sınırı içinde kalmaktadır. Ancak ilk derece mahkemesi hükmünde, hüküm altına alınan alacağa hem yasal faiz hem de temerrüt faizi uygulanması ve alacağın hangi kısmına faiz uygulanacağının açıklanmaması nedeniyle, bu hâli ile işlemiş faize de faiz işletilmesi söz konusu olduğundan, hükmün re'sen incelenmesi gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin işleyecek faiz ve diğer istinaf nedenleri de incelenmiştir.Açıklandığı üzere, mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun şekilde akdî faiz ve temerrüt faizi uygulanarak belirlenen takip konusu alacağın tahsiline karar verilirken, asıl alacağa temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekir. Ancak mahkemece hem oran gösterilerek yasal faiz hem de belirlenen temerrüt faizinin uygulanarak infazı kabil olmayan bir hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, faizin hangi alacağa uygulanacağı da belirtilmediğinden, işlemiş faize de faiz uygulanmasına olanak tanıyacak bir hüküm kurulduğu değerlendirilmiştir. Mahkemenin bu şekildeki uygulaması hatalı olduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın düzeltilmesi gerekmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, bankanın gönderdiği kat ihtarına ilişkin giderlerinin kredi borçlusu tarafından ödenmesi gerekmektedir. Bilirkişi, noter ihtarına ilişkin makbuz sunulmadığından bu gideri hesaplamamıştır. Oysa, gönderilen noter ihtarında da 257,64 TL ihtar masrafı bulunduğu belirtilmiştir. Anılan noterlik belgesi makbuz hükmünde olup, belgede yazılı tutarın da asıl alacağa eklenerek hüküm altına alınması gerektiğinden, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun da kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacının istinaf nedenleri ve Dairemizce HMK'nın 355 ve 33. maddelerine göre resen yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davacı tarafından ileri sürülen istinaf nedenlerinin kısmen kabulü ile ve Dairemizce re'sen yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın kısmen kabulü ile davalıların ... sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazların; a-... nolu kredi için 23.020,00 TL asıl alacak, 2.638,16 TL işlemiş faiz, 135,47 TL BSMV ve 257.64 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 26.051,27 TL üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %60,00 oranında temerrüt faizi uygulanarak takipteki diğer koşullarla devamına, davalı kefil ...'ın takip öncesi temerrüde düşürülmemesi nedeniyle bu davalının 23.020,00 TL asıl alacak, 1.975,88 TL işlemiş faiz, 98,79 TL BSMV ve 257,64 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 25.352,32 TL'sinden müteselsilen sorumlu tutulmasına, b-... nolu kredi için 4.060,00 TL asıl alacak, 225,87 TL işlemiş faiz, 7,74 TL BSMV olmak üzere toplam 4.293,61 TL üzerinden takibin devamına, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,80 oranında temerrüt faizi uygulanarak takipteki diğer koşullarla devamına, davalı kefil ...'ın takip öncesi temerrüde düşürülmemesi nedeniyle bu miktarın 4.060,00 TL asıl alacak, 92,71 TL işlemiş faiz, 4,64 TL BSMV olmak üzere toplam 4.157,34 TL'sinden müteselsilen sorumlu tutulmasına, 2-İİK'nın 67/2. maddesi gereğince hükmedilen 30.344 TL alacak üzerinden %20 oranında 6.068,97 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'ın bu miktarın 5.200,00 TL'sinden sorumlu tutulmasına, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.731,82 TL harçtan peşin alınan 691,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.040,68 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 691,14 TL harç giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 650,00 TL bilirkişi ücreti ve 163,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.504,14 TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranlarına göre takdiren 651,90 TL'lik bölümünün davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk Kanun'unun 18/A-13. maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.980,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 162,10 TL istinaf başvuru harç gideri ile 64,60 TL posta gideri olmak üzere 226,70 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,12-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1-2. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 06.03.2025