T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/59
KARAR NO: 2025/375
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/09/2021
NUMARASI: 2019/395 E. - 2021/606 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile müvekkil bankanın Sancaktepe şubesi arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerini ... ve ... birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ödemelerin aksaması üzerine, müvekkili banka kredi sözleşmesinin kendisine verdiği yetkiye dayanarak hesabı kat ettiğini, ve borçlulara Üsküdar ... Noterliği'nden 20.12.2018 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarname keşide ve tebliğ ederek borcun ödenmesini talep ettiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacaklarının tahsili için borçlular hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, müşterek borçlu ve müteselsil kefil konumundaki takip borçlusu davalılar vekilleri tarafından haklarında yapılan takibe, borca, faize ve fer'ilerine itiraz edildiğini, davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından yapılan icra takibine yönelik itirazlarının iptalini, takibin devamını, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, icra ve yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya davacının takip tarihi itibariyle davalılardan talep edebileceği bir alacağının olup olmadığı ve miktarının tespiti bakımından bilirkişiden rapor alınmış, alınan rapora karşı davalılarca herhangi bir beyanda bulunulmamış, davacı vekili beyan ve itirazlarını sunmuş, itiraza konu hususların kök raporda değerlendirilmiş olması nedeniyle ek rapor alınmamıştır. Bilirkişi tarafından yapılan tespit ve hesaplamalar gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğundan rapor hükme esas alınmış, her üç davalı yönünden de davanın kısmen kabulüne ve davalıların itirazında haksız alacağın likit olması göz önünde bulundurularak hükmedilen tutarın %20'si oranında inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesi ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin ve tüm yargılama giderlerinin davalıların arabuluculuk ilk toplantısına katılmamış olması sebebiyle tamamının davalılardan tahsiline karar verilmiştir... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazlarının kısmen iptali ile takibin; ticari KHM için 5.385,70 TL asıl alacak, 345,58 TL faiz + 17,28 TL BSMV = 5.748,56 TL üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve bunun %5'i oranında BSMV işletilmesine, bu krediye ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine, iskonto iştira çekleri için 65.434,21 TL asıl alacak, 7.267,56 TL temerrüt faizi + 363,38 TL BSMV = 73.065,15 TL üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %58,80 oranında temerrüt faizi ve bunun %5'i oranında BSMV işletilmesine, bu krediye ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine, kredi kartı için 14.006,58 TL asıl alacak, 898,76 TL temerrüt faizi, 44,94 TL BSMV = 14.950,28 TL üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve bunun %5'i oranında BSMV işletilmesine, bu krediye ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili bankanın Sancaktepe şubesi arasında imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmelerine davalı gerçek kişilerin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, ödemelerin aksaması üzerine müvekkili banka tarafından hesabın kat edildiğini ve takip başlatıldığını, banka defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda alacağın icra takibine konu edilen miktarda olduğunun ortaya çıkacağını, ayrıca borçlunun temerrüt faizine ilişkin itirazının geçersiz olduğunu, takipte hukuka aykırı bir işlemin olmadığını, 16.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda banka alacağının toplam 33.763,93 TL olduğunun hesaplandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek davanın yeniden görülmesini, hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalı borçlu şirket ile davacı bankanın Sancaktepe şubesi arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldıkları konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı bankanın Sancaktepe şubesi ile davalı şirket arasında 26.04.2018 tarihinde genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin imzalandığı, kredi miktarının 1.000.000,00 TL olduğu, davalı gerçek kişilerin sözleşmede kefil olarak yer aldıkları, davacı banka şubesi tarafından 20.12.2018 tarihinde üsküdar ... Noterliğinde düzenlenen kat ihtarnamesi ile davalılardan muaccel hale gelen ticari kredili mevduat, iskonto iştira kredisi, şirket kredi kartı ve taksitli kredi olmak üzere toplam 367.849,22 TL'nin ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleştirilmemesi neticesinde davacı banka tarafından davalılar hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 11.03.2019 tarihli ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket yönünden her bir kredi cinsi ve borcu gösterilmek suretiyle açıklamaya yer verildiği, 11.03.2019 tarihi itibari ile toplam 133.772,48 TL alacaklarının bulunduğunu belirterek davalıların kefil olduklarına yer verildikten sonra tahsil talebinde bulunulduğu, davalıların icra takibine karşı faiz ve ferileri de dahil olmak üzere itiraz ettikleri, davacı şirketin ise İİK 67.maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların delillerini dosyaya ibrazı sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 16.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; banka'nın asıl borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. ile Genel Nakdi ve Gayrinakdi Sözleşmesi (GNGKS) imzaladığı, ayrıca Kredi Kartı için ... Card Sözleşmesi imzalandığı, kefiller ... ve ...'in müteselsil kefil olarak GNGKS'ye imza attığı, kefaletlerin TBK'nın 583 ve 584'ncü maddesinde belirtilen hususlara uygun olduğu, yani kefaletlerin geçerli olduğu kanaatinin oluştuğu, TCMB duyurularında belirtilen azami faiz oranları geçilemeyeceğinden bu oranların uygulandığı, 01.10.2018 Tarihinden itibaren faiz oranları TCMB tarafından değiştirildiğinden, yeni faiz oranlarından hesap kat tarihine kadar hesaplamanın 2 numaralı satırda devam edildiği, hesap kat tarihinden temerrüt oluşuncaya kadar hesaplamanın gösterildiği, temerrüdün oluştuğu tarih ile takip tarihi arasındaki temerrüt faizin gösterildiği, faizler günlük olarak hesaplandığından formülün gösterildiğini, banka'nın tüm krediler için temerrüt tarihini 19.12.2018 kabul ederek hesaplama yaptığının anlaşıldığı, ancak temerrüt faizinin hesabın kat edilmesinden değil, ihtarnamenin tebliğ edilip, ödeme için verilen süre sonundan itibaren hesaplanması gerektiğinden, hesaplamaların bu şekilde yapıldığı, yani hesap kat tarihi ile temerrüdün oluştuğu tarih aralığı için hesaplanan akdi faizin banka tarafından talep edilmemiş olduğu, banka'nın krediyi %19 faiz oranı ile kullandırdığı bildirdiği, bu noktada banka'nın takip talebinde temerrüt faiz oranını %58,80 olarak belirttiği görüldüğü ancak bu oranın Hukuk Genel Kurulu'nun “HGK. 02.05.2019 T. E: 2017/19-1650, K: 507” Kararı gereği TCMB'ye bildirilen ancak uygulanmayan faiz oranlarının esas alınması nedeniyle uygun olmadığı kararının verildiği, uygulanması gereken faiz oranının, sözleşmede belirlenen BCH için uygulanan oranın iki katı" şeklinde olduğu, ancak müşteriye kullandırılan bir BCH olmadığı, bu defa da Müşteri'ye kullandırılan krediler içinde en yüksek olan Kredi Kartı ve KMH için kullandırılan kredi faiz oranının iki katı şeklinde uygulanması gerektiği kanaatinde olduğundan %66 olarak uygulanması gerektiği, fakat bankanın daha düşük talep yaptığı, bu nedenle % 58,80 oranının esas alınması gerektiğinin kanaati oluştuğu, çek vadelerine göre 1 ve 2 numaralı satırlarda çekler için ayrı ayrı hesap kat tarihine kadar hesaplama yapıldığı, hesabın kat edildiği tarihten sonra temerrüt oluşuncaya kadar akdi faizin yapıldığı, temerrüt oluştuktan sonra dava konusu olmayan bir tahsil çekinin takip tarihinden önce hesaba geçmesi, ancak bu tutarın kredilerden herhangi birinden düşülmemesi nedeniyle söz konusu tutar, asıl alacak tutarı (92.668,32 TL) ile bu tutara 26.300,00 TL'nin ödeme tarihine kadar oluşan faiz ve BSMV toplamı (934,11 TL) düşülmesi ile asıl alacak tutarının 65.434,21 TL'ye düştüğünün hesaplandığı, 65.434,21 TL'ye takip tarihine kadar temerrüt faizinin gösterildiği, takip talebinde banka tarafından farklı hesaplama yapıldığının görüldüğü, hangi meblağlar üzerinden hangi günler için ve hangi oranların kullanılarak hesaplama yapıldığının açık olmadığı, yapılan hesaplamalarda da farklılıklar bulunduğu, takip yapılan her bir kalem itibarı ile takipte talep edilen, incelemede tespit edilen tutarlar karşılaştırıldığında, tahsil edilmesi gereken tutarların gösterildiği, talebe bağlı kalarak, takip tarihi itibarı ile işlemiş faizler ve BSMV dâhil olmak üzere banka alacağının toplam 93.763,99 TL olduğu, takip tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar; KMH ve Kredi Kartı için kesinleşen oran olan yıllık % 33,00 oranından, iskonto - iştira kredisi için banka tarafından talep edilen yıllık % 58,80 oranından, temerrüt faizi uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; iskonto - iştira çekleri asıl alacak kısmında alacak tutarının 65.434,21 TL olarak hesaplandığını, ancak müşterinin tahsile verdiği 26.300,00 TL tutarındaki tahsil çekinin hesap kat edildikten ve krediler için temerrüt oluşturulduktan sonra ve takipten önce hesaba geçtiğinin görüldüğünü bu nedenle asıl alacak tutarının 65.434,21 TL'yi düştüğü ibaresine yer verilmiş ise de söz konusu ödenen çekin sadece temerrüt faizinin takibe dahil edildiğini, ödenen çek dışında karşılıksız kalan çeklerin bulunduğunu, iskonto- iştira kredisi yapılan hesaplamanın yanlış olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu gereğince davanın her bir kredi tutarı ayrı ayrı gösterilmek suretiyle kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Kabul edilen kredi türleri yönünden bilirkişi raporundaki açıklamalar dikkate alınarak farklı oranlarda faiz işletilmiştir. Bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere davacı alacaklı banka tarafından alacağın kat edildiği 19.12.2018 tarihi esas alınarak davalı borçlulara temerrüt faizinin işletildiği diğer taraftan takip öncesinde kredi alacakları için bankaya borçlular tarafından ibraz edilen çek bedellerinin mahsubu neticesinde davacının alacak miktarları ayrıntılı şekilde hesaplanmıştır. Alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya, elverişli, yeterli ve gerekçelidir. Davacı banka tarafından 20.12.2018 tarihli kat ihtarına dair noter ihtarnamesinde 7 gün içerisinde ödeme talebinde bulunulmasına rağmen TBK 117.maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde davalı borçluların temerrüt tarihlerinden önce faiz işletilmiş olması isabetli olmamıştır. Bu nedenle davacı bankanın aksine iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.06.03.2025
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.