T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1526
KARAR NO:2025/322
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:25.03.2021
NUMARASI:2020/167 Esas - 2021/243 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Bayilik sözleşmesinden kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu ... ile müvekkili şirket arasındaki bayilik sözleşmesi müvekkili şirket tarafından Kartal ...Noterliği’nin 27.02.2013 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedildiğini, davalı-borçlunun bayilik sözleşmesinden doğan 30.909,18 TL cari borcunu ne sözleşmesi devam ederken ne de sözleşme müvekkil şirket tarafından haklı sebeple feshedildikten sonra ödemediğini, bunun üzerine davalı-borçlu ...’nin babası ..'nin ... Sayılı dosyasından İpoteğin Paraya Çevrilmesi yoluyla İcra takibine geçtiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi müvekkil şirketçe takipsiz bırakıldıktan sonra davalı borçlu ... aleyhine ... Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olup davalı borçlu haksız ve kötüniyetli olarak işbu icra dosyasına da itiraz ederek takibin durdurulduğunu, davalı-borçlunun haksız itirazının reddini, ... Sayılı dosyası ile açılan takibin devamını, alacağının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, tüm yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi davalı tarafa süresinde tebliğ edilmiş olup davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamından; Dava, bayilik sözleşmesi uyarınca davalının cari hesap borcunun tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın, İİK 67. Maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Davaya konu yapılan 06.10.2010 tarihli Tüplü Bayilik Sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsilini sağlamak amacıyla, davacı tarafça daha önce ... sayılı takip dosyası ve ... sayılı takip dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipler başlatılmış olup yapılan takiplere davalılar tarafınca itirazda bulunulması üzerine, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/535 Esas sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/805 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali için davacı tarafça davalar açılmış olup, açılan davalarda davanın kabulüne karar verilmiştir. Bahsedilen davalarda davacının, davamıza da konu cari hesap alacağı için mali müşavir bilirkişilere inceleme yaptırılmış olduğundan , usul ekonomisi gereğince davaya dayanak olan takibe konu cari hesap alacağı için tekrar bilirkişi incelemesi mahkememizce yaptırılmamıştır.Dosyamız içerisine alınan İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/535 Esas 2014/545 Karar sayılı kesinleşen kararının iş bu dava bakımından kesin delil niteliğinde bulunulduğu ve davacının, bayilik sözleşmesi kapsamında oluşan cari hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 30.909,18 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, alacak likit olmakla hüküm altına alınan 30.909,18 TL nin %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı , istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Şahsı ile davacı şirket arasındaki hukuki ilişki nedeniyle bu açık olan miktarın doğduğunu, ancak bu açık çıkan miktarın davacı şirket ile şahsı arasında yapılan sözleşme ve protokoller gereği alacaklarımın mahsup edilmesi gereken kısmına denk geldiğini, bu mahsubun davacı şirket tarafından gerçekleştirilmiş olsaydı herhangi bir açık hesap olmayacağını, bu sebeple İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/23 Esas numaralı dosyasıyla bu mahsup edilmesi gereken hususlara ilişkin davanın devam ettiğini, haricen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/805 Esas 2017/662 Karar sayılı dosyasıyla da bu konuya ilişkin bir karar verildiğini, her ne kadar davacı şirketin, şahsına bu kadar miktar alacağı gözükse de şirketten alması gereken sözleşme ve protokole dayanan alacakları alamaması sebebiyle bu açıklık meydana geldiğini,Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/28 Talimat dosyasıyla alınan bilirkişi raporu incelendiğinde şahsımın 10 (on) ton ... alımı yapacağı yönünde bir taahhüt verildiği beyan edilmiştir. Genel olarak ta tespitler bu açıdan yapılmıştır. Şahsım hiç bir zaman davacı şirkete böyle bir taahhütte bulunulmamıştır. Söz konusu sözleşmede tahrifat yapılarak -10- ibaresi eklenmiştir. YANİ BURADA ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU İŞLENEREK sayın mahkemeyi yanıltma yoluna gidilmiştir. Bu konuyla alakalı İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/23 Esas numaralı dosyasıyla ayrıntılı olarak beyanda bulunulmuştur. Söz konusu dosyanın sonucunun davamızın sonucunu etkileyeceği nedeniyle sonucunun beklenmesi gerekmektedir.İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/23 sayılı dosyada şahsına ait kayıtların incelemesiyle davacıya 5.000 TL ödeme daha yapıldığı görülmesine rağmen bu ödenen miktar dahi cari hesaptan düşülmediğini, Açıklanan gerekçelerle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/23 Esas sayılı dosyasının sonucunun dosyaya etki ettiğini, öncelikle bu dosyanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, dosyaya bilirkişi tarafından belirlenen ve davacı alacaklı olduğu yönündeki belirlemenin bu dava sonucunda şahsımın davacı şirketten alacaklı olduğu tespit edilmesiyle açıklığa kavuşacağını,Mahkeme bu hususları hiç araştırmadan ve eksik incelemeyle hüküm tesisi yoluna gittiğini, bunun ise usul ve yasaya aykırı olup verilen hükmün bozulması gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, bayilik sözleşmesinin feshine dayalı olarak açık hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve inkâr tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalı asil tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, davalı ile aralarındaki bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davalıdan cari hesaba dayalı olarak 30.909,18 TL alacaklı olunduğunu, alacağın tahsili için davalı ... ipotek veren dava dışı ... aleyhine ... sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe vaki borçlular itirazının giderilmesi için İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/535 Esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasının kabul ile sonuçlandığı, kararın davalılarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2016/10458 Esas,2017/4071 Karar sayılı 23.05.2017 tarihli kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, ancak süresi içinde satış talebinde bulunulamadığı için takibin düşmesine karar verildiğini, bunun üzerine davalılar aleyhine yeniden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibe vaki davalılar itirazı nedeniyle İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/805 Esas sayılı davsının açıldığını, mahkemenin davanını kabulüne karar verdiğini, kararın davalılarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 43 HD 2020/83 E 2020/265 K sayılı 05.11.2020 tarihli kararı ile davalılar istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddedilerek kararın kesinleştiğini, icra takibinde taşınmaza ilişkin yapılan kıymet takdir raporundaki taşınmaz değerine göre satış istemeye deyemeyecek kadar düşük olduğunun anlaşılması üzerine, bu kez cari hesap alacağı dayanak gösterilerek davalı aleyhine eldeki dava konusu takibin başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, oysa yukarıda söz edilen dava dosyaları kapsamında yapılan yargılamalar sonucu verilen ve yasal denetimden geçerek kesinleşen kararları kapsamında davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürmüştür.İlk derece mahkemesince yargılama aşamasında davacı vekilinin delil olarak dayandığı icra takip dosyaları ile dava dosyaları celp edilerek incelenmiş, davacı tarafça daha önce ... sayılı takip dosyası ve ... sayılı takip dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takiplere davalılar tarafından yöneltilen itirazların iptali için açılan İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/535 Esas sayılı dava dosyası ile İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/805 Esas sayılı dava dosyalarında verilen kararların yasal denetimden geçerek kesinleştiği, söz konusu davalarda da cari hesap alacağının dayanak gösterilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takiplere ilişkin olduğu, iş bu davalarda da davacının eldeki davaya dayanak takibe konu ettiği cari hesap alacağının alınan bilirkişi roporları ile tespit edildiği, bilirkişilere inceleme yaptırılmış olduğundan , usul ekonomisi gereğince söz edilen dava dosyalarındaki kararların kesin delil niteliğinde olduğu gözetilerek, davaya dayanak olan takibe konu cari hesap alacağı için tekrar bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanını kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere, daha önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takiplere yöneltilen itirazlar üzerine açılan ve yasal denetimden geçerek kesinleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/535 E. 2014/545 K sayılı 02/12/2014 tarihli kararı ile yine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/805 E. 2017/662 K sayılı 19/09/2017 tarihli kararının , iş bu dava bakımından kesin delil niteliğinde bulunduğu ve davacının, bayilik sözleşmesi kapsamında oluşan cari hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunun saptanması karşısında ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmüştür.Davalı asil tarafından İstanbul Anadolu 6.ATM 2014/23 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de yargılamanın hiçbir aşamasında bu yönde savunmada bulunulmadığı anılan dosya ile ilgili bir bilgi veya açıklama dahi yapılmadığı, HMK'nın 357. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği gerekçeleriyle, davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.583,55 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.