T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2013
KARAR NO: 2025/66
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 01.06.2021
NUMARASI: 2019/218 Esas - 2021/410 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalıya satarak teslim ettiği emtia bedelinin ödenmemesi üzerine Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrine yönelik itirazın haksız olduğunu, cari hesap ekstresi ile tarafların ticari kayıtlarının incelenmesi halinde alacağın belirlenebileceğini, müvekkilinin alacağına TTK'nın 1530/7.maddesi uyarınca yıllık % 21,25 oranında faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin borcu bulunmadığını, takip konusu alacak yönünden taraflar arasında ihtilaf bulunduğundan ödeme emrine itiraz edildiğini, talep edilen faiz türü ve oranının yasal olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini ve muaccel bir alacak bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı kayıtlarında gözüken yukarıda açıklanan 70.000, 00 TL ödemenin, davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı ödemeler toplamı olan 191.621,48 TL düşülmesi ile davalı tarafından yapılan ödeme miktarının 121.621,48 TL olduğu ve bu miktarın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı ödemeler toplamı ile uyuştuğu tespit edilmiştir. Karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu değerlendirilen toplam 214.883,50 TL tutarındaki 84 adet fatura bedelinden davalı tarafından yapılan 121.621,48 TL ödemenin mahsubu ile 18/01/2019 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 93.262,02 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Tespit edilen bu miktarın takip talebinde talep edilen alacak ile uyumlu olduğu, davalı borçlu şirketin bu bedeli ödediğine ilişkin bir ispatının olmadığı anlaşılmakla, bu bedel yönüyle davalının icra takibine vaki itirazının yerinde olmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile 93.262,02 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi yoktur. Temerrüt takip tarihinde oluşmuştur. Tarafların tacir olduğu, alacağın ticari alacak olduğu göz önüne alındığında 93.262,02 TL alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi talep edilebileceği ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 93.262,02 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takipteki diğer koşullarla devamına, alacağın %20'si oranında 18.352,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece alacağa avans faizi uygulanmasına karar verildiğini, oysa TTK'nın 1530/7. maddesindeki temerrüt faizinin uygulanması gerektiğini, taraflar arasında geç ödemelerde uygulanacak faiz oranını belirleyen bir sözleşme hükmü bulunmadığından anılan yasa hükmü ile belirlenen ve ilan edilen faiz oranın uygulanması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın faiz türü yönünden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözlemesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve davacının satım konusu emtiayı davalıya teslim ederek edimini yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Satım sözlemesinde tarafların edimlerini, aksine bir sözleşme veya örf bulunmadığı takdirde aynı anda ifa etmesi gerektiği TBK'nın 207.maddesinde düzenlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir satım sözleşmesi bulunmadığından, satım sözleşmesine ilişkin genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Bu arada tarafların tacir olması ve işin ticari iş olması nedeniyle taraflarca uygulanacak temerrüt faiz oranı TTK'nın 8. maddesine göre serbestçe kararlaştırılabilir. Ancak taraflar arasında yazılı bir satım sözleşmesi ve uygulanacak temerrüt faiz oranına ilişkin bir anlaşma bulunmadığı davacının kabulündedir. Bu nedenle takip konusu alacağa uygulanacak faiz oranında da yasalardaki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince yapılan inceleme ve alacağın belirlenmesine ilişkin araştırmalar yeterli olup, emtianın teslimi, ayıp ve ihbar süreleri, satım bedelinin kısmen ödenmediğine ilişkin tespitler yerinde olup, esasen bu yönlere ilişkin tarafların bir itiraz veya istinaf başvuruları bulunmamaktadır. İstinaf başvurusu sadece takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren uygulanacak faizin türü ve oranına ilişkindir. Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı şirket tarafından borçlu şirket aleyhine 93.262,02 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla 18.01.2019 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatılmıştır. Borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine, alacaklı vekilinin yetki itirazını kabul ettiği ve dosyanın gönderildiği Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin 29.03.2019 tarihinde tebliği üzerine, borçlu vekilinin 01.04.2019 tarihinde borca, faize ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, bir yıllık yasal sürede itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Takip talebinde cari hesap alacağının TTK'nın 1530/7 maddesine göre belirlenen yıllık %21.25 oranındaki faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece avans faizi uygulanması kabul edilmiş ve hükmün uygulanan faiz oranı ve türü yönünden hatalı olduğu gereççesiyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklinde olup somut olayda taraflar arasında ticari ilişki satım sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, somut olayda TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Yani TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Davacı tarafça, taraflar arasında mal tedarik sözleşmesi olduğu ve kendisinin de tedarikçi olduğu ileri sürülmediği gibi, dosya kapsamında da bu yönde bir belgeye de rastlanmıştır. Somut olayda TTK'nın 1530/7 madde hükmünün uygulanmasının mümkün değildir. Tarafların tacir olması nedeniyle 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanması yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.01.2025
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.