T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1944
KARAR NO: 2025/52
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/06/2021
NUMARASI: 2019/1306 E. - 2021/523 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı bankanın Beylikdüzü Şubesinin kredili müşterisi olduğunu, davalı banka ile akdedilen GKS istinaden taksitli kredi kullanıldığını, bunun dışında başkaca bir bankacılık hizmeti alınmadığını, 10.05.2019 tarihinde 5.250,00 TL, 28.06.2019 tarihinde 799,75 EURO ile 11.11.2019 tarihinde 913,00 USD olmak üzere 3 kalem halinde toplam 15.750,00 TL nin müvekkilinin talimatı ve rızası olmaksızın hesaptan çekildiğini, akabinde Kartal ... Noterliğinin 15.11.2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile 1 gün içinde hesaba iade edilmesi yönünde ihtarda bulunulduğunu, kesintinin haksız olduğunu iddia ederek, şimdilik,250,00 TL nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 10,75 EURO ve 11,00 USD nin ise 3095 sayılı Kanunun 4/a m. uyarınca işleyecek faizi birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 08.03.2021 tarihli dilekçesiyle 5.250,00 TL, 799,75 EURO ve 913 USD'nin hesabından tahsil tarihinden itibaren TL alacağı için işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi ile yabancı para alacakları için ise 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EURO ve USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; risk merkezi kayıt bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından verilen hizmetlerin, müşterinin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve risk modelleme çalışmalarına göre müşterinin kredi risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilmesi gibi vesaire maliyetler bakımından bu ücretin tahsil edildiğini, davacının tüzel kişiliğe haiz bir tacir olduğunu, taraflar arasında imzalanan GKS 8 m. göre müvekkili bankanın ücret ve masraf tahsil etmek yetkisinin bulunduğunu, TCMB 2002/1 sayılı tebliğin 3 m. göre değer menfaatlerin serbestçe belirleneceğini, davacının basiretli bir tacir olarak aldığı kredinin maliyetini bilebilecek bir seviyede olduğunu ve karşılıklı akit ile bağlı kalınarak kredi kullandırıldığını, müvekkili banka ile yapılan sözleşmenin genel işlem şartları dahilince değerlendirilme olanağı bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya davacının iddiaları ve davalının savunmaları değerlendirilmek üzere bankacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilmiş, düzenlenen raporda davalı bankanın 'periyodik hizmet komisyonu' adı altında tahsil etmiş olduğu komisyonun emsal banka ücret tarifelerinde karşılığı olmadığını, dolayısıyla tam olarak mahiyeti ölçülebilirlik veya denetlenebilirlik bakımından belli olmayan haksız şart dahilinde kabul edilebilecek nitelikteki 5.250,00 TL, 799,75 Euro ve 913,00 USD komisyon tahsilinin yerinde olmadığı, davacının işlem tarihleri itibariyle faizi ile birlikte davacıya ödenebileceği hususları belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda 08/03/2021 hakim havale tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunmuştur.Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu Mahkememizce denetime elverişli ve hukuka uygun olduğu kabul edilerek hükme esas alınmış ve düzenlene rapor doğrultusunda davacının iddiasını ispat ettiği kanaatiyle ıslah tarihi de gözetilerek... " gerekçesiyle davanın kabulü ile 250,00 TL’nin 10/05/2019 tarihinden itibaren, 5.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 10,75 Euro'nun 28/06/2019 tarihinden itibaren 789,00 Euro'nun ıslah tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca belirlenecek oranda faizi faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 11,00 USD'nin 28/06/2019 tarihinden itibaren 902,00 USD'nin ıslah tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca belirlenecek oranda faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin karar verirken sadece bilirkişi raporuna göre karar vermesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, itiraz dilekçesinin dikkate alınmadığını, davacı ile müvekkili banka arasında imza edilmiş olan genel kredi sözleşmesinin 8.maddesinde faiz, komisyon, vergi, fon ve masrafların hüküm altına alındığını, madde içeriğine göre müvekkili bankanın tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisinin bulunduğunu, bankanın hükme istinaden davacı firmaya yönelik kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden davacı taraftan komisyon tahsil ettiğini, TTK'nın 11.maddesine göre bankanın ücret/komisyon alma hakkının olduğunu, TCMB tebliği gereğince faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesinin öngörüldüğünü, bu düzenleme paralelinde davacı ile müvekkili banka arasında imza edilmiş olan genel kredi sözleşmesinin TBK hükümlerine tabi bir sözleşme olduğunu, davacının imzaladığı sözleşmenin muhteviyatını bilen, şartlarını tartışabilen bir tacir olduğunu, sözleşmenin 13.maddesinde yer alan ücret, masraf, komisyon, sigorta giderleri ve diğer yükümlülükler düzenlemesi ile 8.maddede yer alan ilgili düzenlemelerin mevcut olduğunu, ücret uygulamasından önce müşteri bilgilendirmesinin yapıldığını, davacıdan tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuat ve sözleşmelere uygun olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari krediden dolayı banka tarafından periyodik hizmet komisyonu adı altında kesilen bedelin geri tahsili istemiyle açılmış bir alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, genel kredi sözleşmesinin mevcudiyeti, davalı banka tarafından kesilen komisyon bedelleri konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalı bankanın kesmiş olduğu komisyon bedellerinin taraflar arasındaki sözleşme ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı ile bilirkişi raporuna göre verilen kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 19.04.2017 vd tarihinde genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, bankanın Beylikdüzü Ticari Şubesi ile imzalanan sözleşmenin 8.maddesinde, faiz, komisyon, vergi, fon ve masraflar başlığı ile bankanın sözleşmeye dayanarak açtığı ve/veya açacağı döviz kredisi, teminat mektubu ve aval-kabul kredisi, dövize endeksli TL kredi dahil her türlü krediyi yetkili merciler tarafından bildirilen veya ileride bildirilecek en yüksek oranları geçmemek üzere belirleyeceği oranlarda faiz ve her nevi komisyonları ve kaynak kullanımı destekleme fonu gibi banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri uygulayacağı ve bunları gider vergileri ve sair resim harçlar ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazacağı, bankanın bu sözleşme ile açtığı hesaplara bu maddeye faiz ve komisyon tahakkuk ettirmekte iken kredi maliyetlerini ve veya piyasa koşullarını dikkate alarak ve müşteriyi de bildirimde bulunarak faiz ve komisyon oranlarını değiştirmeye ve uygulamaya yetkili olduğu, müşterinin kendisine yapılan değişiklik bildirimini kabul etmeyerek bir ay içinde borcunu ödeyerek kredinin tasfiyesini talep etme hakkının saklı olduğu, 8.3.maddede, kredi ve hesaplara mürekkep faiz yürütüleceği, faizlerin müşteri hesap dönemlerinin aynı zamanda faiz ödeme tarihlerinin ifa günü olduğunu kabul ve beyan edeceği, ancak TC Merkez Bankasının veya diğer yetkili mercilerin kredilerin faizleri ve tahakkuk devreleri için alacakları yeni kararlarında yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağının müşteri tarafından kabul ve taahhüt edeceği hususlarına yer verildiği, söz konusu maddenin 8.11 bent halinde düzenlenmiş olduğu, davalı banka tarafından periyodik hizmet bedeli adı altında ve benzer niteliklerde kesintilerin gerçekleştirilmiş olduğu, davacı şirket tarafından davalı bankaya 15.11.2019 tarihinde Kartal ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin gönderildiği, söz konusu ihtarnamede Beylikdüzü Ticari Şubesinin kredili müşterisi olduğunu, banka tarafından bilgisi ve rızası dışında periyodik hizmet komisyonu adı altında 10.05.2019 tarihinde 5.250,00 TL ve 28.06.2019 tarihinde 799,75 EURO tutarında para tahsil edildiğini, paranın iade edilmesi için tüm yapılan taleplere rağmen talebin yerine getirilmediği belirtilerek şirket hesabından haksız ve hukuka aykırı şekilde tahsil edilen paranın ilgili hesaba iade edilmesinin talep edildiği, iade işleminin gerçekleştirilmemesi üzerine arabuluculuk aşaması sonrasında iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz ve ilgili delillerin dosya içerisine celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiş, 6.10.2020 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Davacı vekili rapor sonucuna göre dava değerini ıslah ederek artırmıştır. Davalı vekili rapora karşı itiraz ederek, davacıdan tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuat ve sözleşmelere uygun olduğunu , rapora itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden bilirkişi raporuna göre ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Ayrıntısı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere; davalı bankanın tahsil ettiği “periyodik hizmet komisyonu" kaleminin neye ve hangi kritere göre belirlendiği belli olmadığı gibi, somut olarak gerçek anlamda hangi hizmetin sunulduğu ya da bu hizmetin davacı bazında bankaya maliyetinin ne miktarda olduğu da belirsiz olduğu, davalı bankanın üç kalem halinde “periyodik hizmet komisyonu" açıklaması adı altında tahsil ettiği komisyonun emsal banka ücret tarifelerinde tam olarak bir karşılığının bulunmadığı ancak mevcut verilere göre taksitli kredi kullandırım komisyonunun peşinen tahsil edildiği, diğer rotatif kredinin ise üçer aylık devre sonlarında yüzde iki oranında komisyonu zaten tahsil edildiği, diğer yandan hesap işletim ücretinin zaten rutin olarak davacı hesabından tahsil edildiği, dolayısıyla tam olarak mahiyeti ölçülebilirlik ya da denetlenebilirlik bakımından belli olmayan haksız şart dahilinde kabul edilebilecek nitelikteki 5.750,00 TL, 799,75 EURO ve 913,00 USD komisyon tahsilinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Sonu olarak, bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olup taraflar arasında gerçekleştirilen genel kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri gereğince, davacı kredi müşterisinden kesilen komisyon bedelleri ve kesilecek tarihler belirli olmasına rağmen davalı banka tarafından hangi amaçla kesildiği belli olmayacak şekilde dava konusu kesintilerin gerçekleştirilmiş olduğu, bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere söz konusu gerçekleştirilen kesintilerin rastgele dönemlerde gerçekleştirildiği, bankanın hangi ölçeğe ya da kritere dayanarak kesinti yapmış olduğunu açıklayamadığı anlaşıldığından, davalı banka tarafından yapılan kesintilerin sözleşme ilişkisine ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğu kanaatine varılmış, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 935,65 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 28.01.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.