T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1943
KARAR NO: 2025/50
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/06/2021
NUMARASI: 2020/605 E. - 2021/507 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacılardan ... TİC.VE SAN. LTD. ŞTİ.'nin nakit para ihtiyacına binaen, davalı kurumun hesabından ticari kredi kullandığını, davacı ... ve ...' in bu ticari krediye müşterek borçlu ve müteselsil kefil koşulu ile kefil olduklarını, diğer davacı ..."in de malik olduğu gayrimenkulü bu krediye karşılık ipotek ettirdiğini, kredinin aksaması üzerine ilk aşamada bir yeniden yapılandırmaya gidildiğini, bu yapılandırmanın da aksaması üzerine davalı tarafça kredinin kat edilerek yasal takibe alındığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında verilen satış talimatı neticesi, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Tal. dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile satıldığını, kredinin yeniden yapılandırılması, sözleşme tarihi itibarı ile yeniden yapılandırılacak bakiye kredi borcu miktarının tespitine, kredi hesap kat tarihi itibarı ile bakiye kredi borcu tutarının tespitine, bu alacağa uygulanacak temerrüt faizi oranının tespitine, tespit edilen asıl alacak ve tespit edilen temerrüt faizi uygulanmak sureti ile satış bedelinin icra kasasına girdiği tarih itibarı ile toplam borç tutarının tespitine, fazladan ödenen bir bedel varsa bu bedelin davacı taraflara müştereken geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya davacının iddiaları değerlendirilmek üzere bankacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilmiş, düzenlenen raporda davacı şirket ile davalı banka arasında imzalana GKS kapsamında davalı bankanın kredileri kat etme hakkı olduğu, %39 akdi faiz uygulanmasının tarafların kabulünde olduğu, davalı bankanın işlettiği faiz oranının yasal sınırlar içinde olduğu, davacı şirketin davalı bankaya 44.003,62 TL borçlu olduğu, davacıların makul olmayan süre temerrüt faizi altında bırakıldığı şikayetinin Mahkememizin takdirinde olduğu hususları belirtilmiştir. 27/02/2019 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmeis yoluyla takip başlatılmış yine aynı gün kıymet takdiri raporu istenmiştir, 12/04/2019'da kıymet takdiri raporu dosyaya sunulmuş, 18/04/2019'da raporun taraflara tebliği istenmiş, 13/05/2019'da taşınmazın satışı talep edilmiş, 03/07/2019'da ise taşınmazın ihalesi yapılmıştır. Takibin başlamasından itibaren yaklaşık 2,5 aylık bir süreçte taşınmazın ihalesinin yapılarak takibin tamamlandığı anlaşılmıştır. Bu haliyle davalı bankanın bilinçli bir şekilde takibi sürüncemede bırakarak davacıların borç yükünü artırdığı iddiasının mesnetsiz olduğu değerledirilmiştir.Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu Mahkememizce denetime elverişli ve hukuka uygun olduğu kabul edilerek hükme esas alınmış ve düzenlene rapor doğrultusunda davalı bankanın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre hareket ettiği, basiretli bir tacir olan davacı şirketin GKS sözleşmesinin tüm hükümleri ile bağlı olduğu ve sözleşme hükümlerine yönelik itirazlarının dinlenmesinin mümkün olamayacağı kanaatiyle..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, eksik incelemeye dayalı ve maddi hata yapılarak düzenlenen rapora dayanarak davanın reddine karar verildiğini, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, rapora karşı vermiş oldukları itiraz dilekçesinde yeniden yapılandırma sonrasında akdi faiz oranının aylık %2.3, temerrüt faiz oranın ise yıllık %28.6 olarak tespit edildiğini, bilirkişi tarafından dava konusu olmayan ilk kredinin temerrüt faiz oranı olan %39 üzerinden yapılan hesaplamanın doğru kabul edilerek rapor düzenlendiğini, hesap kat ihtarnamesinde bir takım faiz dışı kalemlerinde eklenmesi sonrasında alacağın 177.632,02 TL olarak gösterildiğini, davanın itiraz davası olmayıp menfi tespit davası olduğunu, bilirkişiden dosyayı menfi tespit dava dosyası olarak değerlendirmesi ve raporunu da bu yönde oluşturmasını talep edildiğini, ek rapor talebinde bulunulduğunu ancak mahkeme tarafından itirazlarının değerlendirilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine, neticede davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari kredinin yeniden yapılandırılmasına dair sözleşme tarihi itibari ile bakiye kredi borç miktarının, kredi hesap kat tarihi itibari ile kredi borç tutarının , faiz oranının ve toplam borç tutarının tespiti ile fazladan ödenen bedelin tahsili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacıların müştereken ve müteselsilen kefil olduğu, genel kredi sözleşmesinin varlığı, kredi sözleşmesi kapsamında davalı banka tarafından davalılar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatılmış olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, bilirkişi raporunun davanın niteliğine ve dosya kapsamına uygun olup olmadığı, mahkeme tarafından davacıların rapora itirazlarının değerlendirilip değerlendirilmediği ile kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacılardan kredi müşterisi ... Ltd Şirketi ile davalı bankanın İstanbul ... Caddesi Şubesi arasında 03.10.2018 tarihinde kredi sözleşmesinin gerçekleştirildiği, taraflar arasında 13.11.2011 tarihinde gerçekleştirilen kredi genel sözleşmesi tutarınında 750.000,00 TL olduğu, söz konusu kredi sözleşmesinde davacı gerçek kişilerin kredi tutarı oranında müştereken ve müteselsilen kefil oldukları, 13.11.2015 tarihli kefil kabul beyanlarının yer aldığı, davalı banka tarafından davacılara Beşiktaş ... Noterliğinde düzenlenen 11.01.2019 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, söz konusu ihtarnamede banka şubesi ile şirket arasında imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca davacı ... Şirketine kredi tesis edildiği ve kullandırıldığı, diğer muhatapların ise sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatını taşıdıkları, ...'in aynı zamanda gayrimenkulünü bankaya ipotek etmek suretiyle borcun sorumluluğunu yüklendiği, kredilerinin geri ödemelerinin yapılmasının bugüne kadar yapılan uyarılara rağmen mümkün olmadığı, mevcut borcun 11.01.2019 tarihi itibariyle 193.945,27 TL olduğu belirtilerek hesap özeti gösterilmek suretiyle bir gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleştirilmemesi sonucunda, davalı banka tarafından davacı şirket ve ipotek veren davacı ... hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 194.766,44 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 204.173,03 TL alacağın tahsili amacıyla 27.02.2019 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığı, takip neticesinde gayrimenkulün satıldığı, davacıların gayrimenkul satışı sonrasında bankaya başvurularında, taşınmazın 245.000,00 TL'ye satıldığı halen ödenmesi gereken 43.676,00 TL Kredi borcu bakiyesinin bulunduğu ve %39 oranında kredi temerrüt faizinin uygulandığını belirtmeleri üzerine davacılar tarafından iş bu tespite ilişkin davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacılar vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz ederek, faize itirazla birlikte , haciz sonrası tahsil olunan harcın mahsup edilmesi gerektiğini belirterek, ek rapor alınmasını veya yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, davacıların ek rapor talebinin reddine karar verilerek bilirkişi raporu doğrultusunda yukarıda yer verilen gerekçeye istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Ayrıntısı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı banka ile davacılardan ... San. Ltd. Şti. arasında 13.11.2015 tarihinde 750.000,00 TL Kredi Genel sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye diğer davalılardan ... ve ...’in müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imza attıkları, diğer davacı ...’in ise maliki olduğu taşınmazı ipotek ettirerek dahil olduğu, davacılardan ... ile davalı banka arasında düzenlenen ipotek anlaşmasında yer alan Tapu Müdürlüklerince düzenlenen resmi senette; “Borçlu ... Sanayi Limîted Şirketi ’nın ... Bankası T.A.O. Merkez ve Şubeleri ile yapmış olduğu ya da ileride yapacağı: kambiyo senetlerinin iskonto veya İştirasından namına açılmış ve açılacak bilcümle borçlu ve alacaklı cari hesaplardan veya lehine verilmiş ve verilecek teminat ve kefalet mektuplarından ve Bankanın Merkez ve Şubelerinin borçlu, keşideci, muhatap, ciranta, aval, kefil, müşterek borçlu, yed'i emin ve sair sıfatlarla imzasını havi olarak işleme kabul ettiği kambiyo senedi, mukavele, sözleşme, taahhütname ve saire ile ithalat, ihracat ve bilumum kambiyo ve kısa, orta ve uzun vadeli kredi işlemlerinden ve sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, kanun gibi diğer her türlü sebepten doğmuş ve doğacak borçlarım; a-) Anapara olan 490,000.00 TL (dörtyüzdoksanbîn TL) ve buna ek olarak, b-) Yıllık %39.00 oranında (değişkendir) akdi filiz uygulanacağını, ayrıca temerrüt halinde akdi faiz oranına bu oranın %50’sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanacağım ve komisyonlann uygulanmasını kabul ettiği, …” şeklinde düzenlemenin yer aldığı, bu kapsamda, davalı bankanın ihtarname tarihinden takip tarihine kadar geçen sürede taraflar arasında yapılan GKS kapsamında değişken olarak belirlenen %39 akdi faiz oranını, davacıların temerrüte düşmesine rağmen %50 oranında artırmayıp, %39 olarak uyguladığı, dosya içerisinde 11.01.2019 tarihli ilk ihtarnamede borç miktarı olarak belirtilen 193.945,27 TL’ye karşı tarafça yapılan herhangi bir itiraza dair belge tespit edilemediği, bu sebeple ihtarnamede belirtilen tutarın davacı borçluların kabulünde olduğu kanaatine varıldığı, bu kapsamda 11.01.2019 tarihli ilk ihtarnamede borç olarak bildirilen 193.945,27 TL’nin, 11.02.2019 tarihindeki ikinci ihtarnamede 200.756,24 TL (507,53-TL's masraf olmak üzere) tutarın teyit edildiği, uygulanan %39 akdî faiz oranının tarafların kabulünde olduğu, akabinde 27.02.2019 tarihinde girişilen icra takibinde yer alan alacak kalemlerinin de uygulanan %39 faiz oranı ve 11.02.2019 tarihli 2. ihtarnamedeki tutarla örtüştüğü, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün, taşınmazın satış tarihi olan 03.07.2019 tarihi için çıkarttığı kapak hesabında davalı banka ile davacı şirket arasında imzalanan GKS kapsamında, davalı bankanın kredileri kat etme hakkı olduğu, %39 akdi faizin tarafların kabulünde olduğu, davacı bankanın bu oranda faiz işletmesinin yasal sınırlar içinde olduğu, işletilen yasal süreç sonucunda davacı şirketin davalı bankaya 44.003,62 TL borçlu olduğunun hesaplandığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun yeterli ve gerekçelidir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri ile gerçekleştirilen ödemeler dikkate alınarak rapor düzenlenmiştir. Raporda faizle ilgili gerekçeye ayrıntılı şekilde yer verilmiştir. İpotek haricinde kalan alacak yönünden davalı bankanın alacağının talep hakkı mevcut olduğundan davacıların aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 28.01.2025 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.