T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1916
KARAR NO:2025/85
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/12/2020
NUMARASI:2013/99 E. - 2020/1106 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davalı .... Şti. yönünden usulden reddine, müflis ... Bankası AŞ yönünden davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... Bankası AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... arasında akdedilmiş olan 12/04/2012 tarihli sözleşme ile müvekkiline Gebze'de bulunan taş ocağından 135.000 ton mıcır satmayı kabul ettiğini, iş bu sözleşmenin 12/04/2012 tarihinde yürürlüğe gireceği konusunda tarafların mutabakata vardığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince sözleşme konusunu oluşturan ürünlerin davalı tarafından 01/07/2012 tarihinden itibaren teslim edilmeye başlanacağını, bu teslimatların 20/09/2012 tarihine kadar sözleşmedeki miktarın tamamının müvekkili şirkete teslim edileceğini, yapılan sözleşme gereğince teslim edilmesi gereken ürünlerin teminatı olarak davalıya çekler verildiğini, davalı tarafa çekler teslim edildiği halde davalı tarafça ürün tesliminin yapılmadığını, 19/10/2012 tarih ve 200.000,00 TL bedelli çekin ... Bankası A.Ş tarafından icra takibine konulduğunu, davalıların kötü niyetli olarak hareket ettiğini iddia ederek, davanın kabulüne, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Bankası vekili, savunmasında özetle; müvekkili bankanın ... şubesi ile diğer davalı ... Şti arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden yüksek montanlı krediler kullandırıldığını, ... Bankası A.Ş Kaynarca şubesine ait ... çek numaralı çeki ciranta olan diğer davalı tarafından müvekkili bankaya olan kredi borcunu ödeme amacıyla verildiğini ve temlik cirosu ile devir ve temlik edildiğini, davaya konu çek için Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı alındığını, banka personelince sehven tahsil cirosu atılmış olduğundan söz konusu cironun iptal edildiğini, dava konusu çek bedeli kredi borcundan mahsup edilmek üzere temlik cirosu ile müvekkili bankaya tevdi edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu çek hakkında davacı tarafından Gezbe 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/102 E. (2014/562 yeni esas) sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında yapılan yargılama sonucu, davacının davalı ...'ye dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Yapılan yargılama sırasında davalı banka tarafından her ne kadar, dava konusu çekin davalı ...'ye verilen kredilere mahsuben alındığı, arkasındaki tahsil içindir kaşesinin sehven basıldığı, davalı bankanın yetkili hamil olduğu iddia edilmişse de, davalı banka ile diğer davalı arasında imzalanan bir kredi sözleşmesi dosyaya sunulmamış, dava konusu çekin hangi krediye mahsuben teslim alındığı hususu açıklanmamış, davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta krediden bahsedilmemiş, dava konusu çekin diğer davalının ... no'lu hesabına alacak kaydedilmek üzere tahsile verildiği, çekin takas sistemi aracılığıyla ... Bankası A.Ş.'ne ibraz edildiği beyan edilmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu çekin, diğer davalı ...'ye kredi kullandırdığını ispat edemeyen davalı bankaya tahsil için verildiği, TTK. m. 688/2'de de belirtildiği üzere, davacının, diğer davalı olan cirantaya karşı ileri sürebileceği def'ileri davalı bankaya karşı da ileri sürebileceği sonucuna varılmış, davacının, dava konusu çek nedeniyle diğer davalıya borçlu olmadığı hususu kesinleşmiş mahkeme kararıyla tespit edildiğinden, davanın kabulüne, davacının .... sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, 200.000,00-TL bedelli, 19/10/2012 keşide tarihli, ...çek no'lu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş..." gerekçesiyle, davalı .... Şti. yönünden, dava açıldığı tarihte aynı konuda Gezbe 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/102 E. sayılı dosyası ile devam eden derdest bir dava olduğu anlaşıldığından davanın 114/1-ı ve 115/2 gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine, müflis ... Bankası AŞ yönünden davanın kabulüne, davacının ... Sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, 200.000,00 TL bedelli, 19/12/2012 keşide tarihli, ...çek no'lu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı Müflis ... Bankası AŞ'nin kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... Bankası AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul ve esas yönünden hatalı olduğunu, kaldırılması gerektiğini, dava konusu 19.10.2012 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli çekin ciranta diğer davalı şirket tarafından müvekkili bankaya temlik cirosu ile tevdi edildiğini, banka personelince çeke sehven tahsil cirosu atılmış olduğundan söz konusu cironun iptal edildiğini, çekin şirket tarafından müvekkiline temlik cirosu ile tevdi edildiğini, bankanın dava konusu çekin yetkili hamili olduğunu, müvekkili bankaya karşı cirantalar arasındaki ilişkilere dayanan defilerin ileri sürülemeyeceğini, TTK 687.maddesinde düzenlemenin mevcut olduğunu, bedelsizlik iddiasının 687.maddesi anlamında bir kişisel defi olduğunu, bu hususun Yargıtay uygulamaları ile istikrar kazandığını, kambiyo ilişkisi dışındaki temel borç ilişkisine dayanıldığını, bedelsizliğin bir kişisel defi olduğundan ve yalnızca keşideci ile lehtar arasında geçerli olduğunu, dolayısıyla gerek kamu düzenlemeleri, gerekse Yargıtay'ın farklı dairelerince yerleşik içtihat olarak benimsenen karar uyarınca çizilmiş ciroların yok hükmünde olduğundan somut olayda mahkemece çizilmiş bir ciro gerekçe gösterilerek müflis banka aleyhine hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, çekin bedelsizliği nedeni ile menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucundadavalı .... Şti. Yönünden usulden reddine, müflis ... Bankası A.Ş. yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... Bankası AŞ yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalılardan ... Ltd Şirketi ile davacı şirket arasında sözleşmenin varlığı, sözleşme kapsamında dava konusu çekin davalı şirkete teslim edilmiş olduğu, davalı şirket tarafından dava konusu 200.000,00 TL bedelli 19.10.2012 keşide tarihi çekin davalı bankaya ciro edildiği ve davalı... Ltd Şirketi aleyhine Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan menfi tespit davasının kabul ile sonuçlanarak kesinleşmiş olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davalıya ciro edilen çek nedeni ile davalının sorumlu olup olmadığı, tahsil cirosu şeklinde yapılan cironun sehven yapıldığı savunmasının usul ve yasaya uygun olup olmadığı ile kararın isabetli olup olmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirket ile davalılardan ... Ltd Şirketi arasında 12.04.2012 tarihinde agrega alım tedarik sözleşmesinin kurulduğu, davalı şirketin davacı şirketin tedarikçisi olduğu, hazır beton üretiminde kullanılan agreganın davacı şirkete zamanında ve evsafına uygun olarak teslim edilmediği, taahhütlerin aksatıldığı gerekçesiyle davacı şirket tarafından sözleşmenin 10.08.2012 tarihli ihtarname ile feshedildiği, söz konusu ihtarnamede sözleşmenin 6.maddesi gereğince davacı şirket tarafından davalı şirkete sıralı şekilde teslim edilen çeklerin iade edilmesinin talep edildiği, iade talebinde bulunulan çeklerin toplamının 6 adet olduğu, toplam bedelinin ise 1.000.000,00 TL olduğu, dava konusu 19.10.2012 keşide tarihli çekin teslim edilen çekler arasında bulunduğu, söz konusu çeklerin davacı şirketin ... Bankası ... Şubesindeki çek hesabından davacı şirket tarafından davalı şirket adına keşide edildiği, dava konusu çekin davalı şirket tarafından bankanın ... şubesine bedeli tahsildir şeklinde ciro edildiği, cironun iptal edildiği, banka tarafından çekin ibrazında çekin bağlı olduğu hesapta mahkemenin tedbir kararı bulunduğu gerekçesiyle bir işlem yapılamadığına dair 19.10.2012 tarihinde şerh düşüldüğü, davalı bankanın 04.01.2013 tarihinde dava konusu çekle ilgili olarak Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/17 Değişik İş 2013/17 Karar ve 07.01.2013 tarihli ihtiyati haciz kararı üzerine Kapatılan ... sayılı dosyasında 09.01.2013 tarihinde 200.000,00 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 227.908,33 TL tutarında alacağın tahsili amacı ile davacı şirket hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığı, takipte bankaya çeki ciro eden cirantanın yer almadığı, davacı şirket tarafından 31.08.2012 tarihinde davalı çek lehtarı... Ltd Şirketi aleyhinde Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/102 Esas sayılı dosyasında aynı gerekçelerle menfi tespit davasını açtığı, menfi tespit davasında, dava konusu çekinde yer aldığı, söz konusu davanın davalı bankaya karşı yöneltilmemiş olduğu, Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/102 Esas, 2013/408 Karar ve 15.03.2013 tarihli kararı ile davalı şirketin mal teslimini gerçekleştirmediği, davacının davalıya borçlu bulunmadığı çeklerin bedelsizliğine ilişkin kişisel defilerin 3.kişilere karşı ileri sürülebilmesi için çek hamili 3.kişinin kötü niyetli olması gerektiği, dava konusu çeklerden 28.09.2012 tarihli ve 200.000,00 TL bedelli çekin temlik cirosu ile elde eden ... Bank AŞ'nin müşterisine kredi verirken temlik cirosu ile aldığı kötü niyetli hamil olduğu yönünde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile çeki devir alan feri müdahilin kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması nedeni ile davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın davacı ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2013/9456 Esas, 2014/7197 Karar ve 14.04.2014 tarihli ilamı ile müdahilin yer aldığı asıl davada hükmün taraflar hakkında verileceği ... Bank'ın feri müdahil olduğu, hakkında hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın davacı yararına bozulduğu, yargılama aşamasında davalı... Ltd Şirketi tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı,Yargıtay bozma ilamı sonrasında Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/562 Esas, 2015/264 Karar ve 15.05.2015 tarihli kararı ile taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı şirketin teslim etmeyi taahhüt ettiği agrega adlı ürünü davacıya teslim etmediği, almış olduğu çekleri de ciro ettiği, çeklerin sebepten soyut olduğundan şahsi defilerinin 3.kişilere karşı ileri süremeyeceği ancak davalı şirkete karşı ileri sürebileceği, davalı şirketinde herhangi bir ürün teslim etmediğinden davacının davalıya borçlu olmadığı belirtilmek suretiyle dava konusu çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeyerek 01.12.2015 tarihinde kesinleştiği, davacı şirket tarafından istinafa konu davanın ise 22.01.2013 tarihli dava dilekçesi ile açıldığı, davada ileri sürülen hususların aynı olduğu, önceki davada yer alan 200.000,00 TL bedelli çekin iş bu davanın konusu olduğu, 200.000,00 TL bedelli çekin davalılardan bankaya ciro edilmesi nedeniyle ve banka tarafından davacı şirket hakkında icra takibi başlatılmış olması nedeni ile bankanında davalı gösterilerek iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kesinleşmesi ile birlikte davalılardan ... Ltd Şirketi yönünden açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davalı bankanın savunması doğrultusunda çekin ne şekilde ciro edildiğinin sorulması üzerine, banka tarafından 14.11.2018 tarihli cevabı yazı ile banka müşterisi ... Şirketinin hesabına alacak kaydedilmek üzere tahsile verilen çekin takas sistemi aracılığı ile ibraz edildiğine dair cevabı yazı ile birlikte çek görüntüsünün fotokopisi gönderilmiştir. Dava dışı ... Bankası AŞ ... Şubesinin 07.12.2017 tarihli cevabı yazısında ise çekin 19.10.2012 tarihinde ... Bankası AŞ'nin takas merkezince ibraz edildiği, hamil bilgilerinin ilgili bankada olduğu belirtilmiştir.Davacı vekili 07.11.2017 tarihli duruşma zaptına geçen beyanında; Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile şahsi ödemezlik definin haklı olduğunun anlaşıldığını, bankaya karşı da ileri sürebileceklerini düşündüklerini, bu durumun ispatlanması için davalı şirket ile davalı banka arasındaki kredi ilişkisinin ve kredi hesap ekstresinin incelenmesinin gerektiğini, davalı bankanın çeki aldığı zaman düşüm yapmış ise temlik cirosu ile devredildiği, aksi takdirde tahsil cirosu ile devredilmiş olacağını beyan etmiştir. Mahkeme tarafından, bankaya çekin kim tarafından ibraz edilmiş olduğu hususu sorulmuş ve banka tarafından çekin davalı şirket hesabına kaydedilmek üzere tahsile verildiği cevabı belirtilmiştir. Mahkemece müflis şirket yönünden 2.alacaklılar toplantısının yapılmasından 10 gün sonrasına kadar İİK 194.maddesi gereğince yargılamanın durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı banka hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi ve 2.alacaklılar toplantısının gerçekleşmesi aşamasından sonra mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden hüküm tesis edilmiştir.Davacı şirketin dava konusu çek nedeniyle sözleşmeden dolayı davalılardan... Şirketine karşı borçlu olmadığı kesinleşen mahkeme ilamı ile sübuta ermiştir. Uyuşmazlık, çeki tahsil cirosu ile ciro eden bankanın tahsil cirosunun sehven yapıldığı iddiasının yerinde olup olmadığı, davalı banka aleyhine verilen kararın isabetli olup olmadığına ilişkindir.Dava konusu çek emre yazılıdır. TTK'nın 788. maddesinin 1. fıkrası uyarınca emre yazılı çekler (tam veya beyaz) ciro ve teslim yoluyla üçüncü kişiye devredilebilir. Çekin cirosunda lehine ciro yapılan kimsenin gösterilmesi zorunlu olmayıp, ciro sadece cirantanın imzasından ibaret de olabilir. Bu tür ciroya TTK'nın 818. 1. fıkrasının (d) bendi atfıyla uygulanması gereken aynı Kanunun 683. maddesinin 2. fıkrası uyarınca beyaz ciro denmekte olup temlik cirosu hükmünde kabul edilir. Ciro şerhinde aksine bir kayıt yok ise ya da sadece "bedelini ödeyiniz" şeklinde bir kayıt bulunuyorsa yapılan ciro temlik cirosu hükmündedir.Temlik cirosunun temlik, teminat ve teşhis fonksiyonu vardır. TTK'nın 818. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi atfıyla uygulanması gereken aynı Kanunun 684. maddesinin 1. fıkrasına göre temlik cirosunun teminat fonksiyonu nedeniyle ciro ve teslim ile çekten doğan bütün haklar ciro edilen kişiye geçer. TTK'nın 688. maddesinde tahsil cirosu düzenlenmiş, maddenin 1.fıkrasında, cironun "bedeli tahsil içindir", "vekaleten" veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerh ya da vekil etmeyi ifade eden bir kayıt içerirse hamilin poliçeden doğan bütün hakları kullanabileceği fakat o poliçeyi ancak tahsil cirosu ile tekrar ciro edebileceği, poliçeden sorumlu olanların bu hâlde ancak cirantaya karşı ileri sürülebilecekleri defileri hamile karşı dermeyan edebilecekleri ifadelerine yer verilmiştir. Somut davada, dava konusu çekin temlik olarak değil bedeli tahsildir şeklinde tahsil cirosuyla devredildiği açıkça belirtilmiştir. Çek üzerindeki ciroda, davalı bankanın savunmasında belirtmiş olduğu üzere temlik cirosu olduğuna dair bir kayıt da yer almamaktadır. Davalı banka, çekin diğer davalının kullanmış olduğu kredilere istinaden temlik cirosu şeklinde devredildiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını ispat edememiştir. Ancak kambiyo senetlerinde temlik cirosu ile senede hamil olan bankaların kötü niyeti kanıtlanmadığı sürece bedelsiz iddiası hamil bankalara karşı ileri sürülemez. Tahsil cirosu senette oluşan alacağın onu ciro eden kimsenin nam ve hesabına tahsil edilmesi amacıyla yapılan cirodur. Bu şekilde yapılan ciro ile senetteki alacak temlik edilmesi amaçlanmaktadır. Uygulamada tahsil cirosu genellikle bankaya yapılmaktadır. Buna göre senet karşılığını tahsil eden vekil, hamil bu bedeli anlaşmaya göre cirantaya verir. Tahsil cirosu TTK'da düzenlenmiştir. Temlik cirosunun garanti, temlik ve teşhis olmak üzere üç fonksiyonu bulunduğu halde tahsil cirosunun sadece teşhis fonksiyonu vardır.Tahsil cirosu senedi bu ciro ile devralan kimseyi sadece senet bedelini borçludan isteyebilme yetkisi verir. Senedin mülkiyeti ciro edilmesine karşı cirantada kaldığından onu ciro edilen vekil hamile karşı senet bedelinin ödeneceği konusunda bir garanti vermesi söz konusu olamaz. Senedi tahsil cirosu ile devralan hamil poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir ancak poliçeyi sadece tahsil cirosu ile ciro edebilir. Temlik ve rehin cirosu yapamaz. Tahsil cirosu hukuki mahiyeti itibariyle bir temsil ve vekalet olduğu için genel hükümlere tabi ise yasa buna istisna getirilmiştir. Cirantanın ölümü ile medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi halinde tahsil cirosu ile verilen yetki sona ermez.Tahsil cirosunda ciro eden ile ciro edilen arasındaki alacaklılık ve borçluluk durumu ciro yapılmasına neden olan hukuki ilişkiye göre çözümlenir. Bir hukuki ilişkide hizmet veya vekalet akdi olabilir. Banka tahsil cirosu ile aldığı senedin bedelini borçlusundan tahsil ettiğinde komisyon ve giderleri alarak bunun dışındaki miktarı cirantaya iade etmesi gerekir. TTK 688/2.fıkrada, poliçeden sorumlu olanların ancak cirantaya karşı ileri sürebilecekleri defileri hamile karşı dermeyan edebileceği düzenlenmesi kapsamında davacının davalı bankaya karşı bedelsizlik iddiasını sürmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ve davalı cirantanın davacı keşideciden herhangi bir alacağının mevcut olmadığı sübuta erdiğinden mahkemece davalı banka yönünden verilen kabul kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı Tasfiye Halinde ... Bankası AŞ adına iflas idaresi vekili istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddi gerektiğinden aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı Tasfiye Halinde ... Bankası Aş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.28.01.2025