T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/816
KARAR NO:2024/1754
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:10.03.2023 tarihli ek karar
NUMARASI:2022/120 E. - 2022/454 K.
DAVANIN KONUSU:Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda ilamda yazılı nedenlerle verilen ek karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum aleyhine açılan İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2018/53 E. sayılı dosyasında görülen davada davacı ...'in işvereni olarak gösterilen ... Şirketi'nin davada taraf gösterilmesini takiben dava her ne kadar işe başlangıç tespiti davasına dönüşmüşse de davada taraf olan adı geçen şirketin ihyasının yapılmasına karar verilerek davayı istinaf eden taraf olarak işbu ihya davasının İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2018/53 E. Sayılı dosyasında ...Kollektif Şirketi'nin canlandırılması için ihya davası açmak üzere yetki verildiğini, şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünde sicil kaydı terkin edildiğini, ... Şirketine davaya devam edebilmesini teminen, ... Şirketinin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun tebligatlar yapılmış olup davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128.maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... TTK Madde 536- (1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar. (2) Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Tasfiye işlerinin yönetim kurulunca yapılması hâlinde de bu hüküm uygulanır. (3) Şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hâllerde tasfiye memuru mahkemece atanır.(4) Temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması şarttır.Mahkememizin tensip zaptı 7 no.lu ara kararı ile her ne kadar son tasfiye memurunun davaya dahil edilmesi için süre verilmiş ise de 07/02/2022 tarihli ara karar ile davacının son tasfiye memuru olduğu görülmekle tensip zaptı .. no.lu ara karardan rücu edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazının incelenmesinde; dava konusu ... Şirketi'nin ticaret sicil dosyasının gönderildiği, şirketin son tescilini 23/10/1991 tarihinde yaptırdığı görülmüştür. ... Bankası kayıtlarının incelenmesinde; ... Şirketi'nin 01/11/1991 tarihiyle fesih suretiyle kapalı olduğu görülmüştür.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davalı şirketin sicil kaydının ticaret sicilinden fesih suretiyle terkin edildiği anlaşılmakta ise de şirketin taraf olduğu kesinleşmemiş İstanbul 19. İş Mahkemesi 2018/53 Esas sayılı derdest dava dosyası bulunduğu, davacının açmış olduğu davanın devam edebilmesi için sicilden fesih suretiyle terkin edilen şirketin yeniden sicile tescilini talep etmekte haklı ve hukuki yararının ve bu nedenle de ihya talebi için haklı gerekçenin bulunduğu anlaşılmış bu nedenle şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasına kayıtlı iken terkin edilen... Şirketi'nin TTK 547.maddesi gereğince göre tüzel kişiliğinin İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2018/53 Esas sayılı dosyasının takibi, sonuçlandırılması ve icrası ile sınırlı olmak üzere şirketin tüzel kişiliğinin ek tasfiyesi için tasfiye halinde yeniden ihyasına, TTK'nın 547/2. maddesine göre, ...'nın ek tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından 08.03.2023 tarihli dilekçeyle; ihya davası ile ...'nın tasfiye memuru olarak atandığını ancak tasfiye memurunun 08.05.2021 tarihinde vefat ettiğini belirterek, emsal kararlar gereğince şirkete tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına dair ek karar alınmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin istinafa konu10.03.2023 tarihli ek kararla; "...Davalı şirketin, fesih sureti ile tasfiye ile terkin edildiği anlaşılmakla, davacı tarafın sunduğu emsal kararın dava dosyamıza uymadığından, davacı vekilinin bu yöndeki talebinin Reddine, ...'nün (SMM ) ek tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye Memuru için 5.000,00-TL ücret takdirine, ücretin davacı tarafından karşılanmasına, İş mahkemesindeki davanın hukuksal durumuna göre ihya edilen şirketin sorumlu tutulmasına..." karar verilmiştir.Ek karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından tasfiye memuru olarak atanan ...'nın vefat ettiğinin anlaşılması üzerine ek tasfiye memuru atanarak tasfiye memuru için 5.000,00 TL ücret takdiri ve ücretin davacı tarafça karşılanmasına karar verildiğini, şirket sicil kayıtlarında adı geçen başka kişilerin tasfiye memuru atanması ve ücret ödenmemesi yönünde karar tesis edilmesi gerekmekte iken sicil kayıtlarında ... isimli şahsın şirket ortağı olarak isim ve adresi mevcut iken bu kişi yerine dışarıdan ücretli tasfiye memuru atanması yönünden kararın istinaf edildiğini, müvekkili kurum aleyhine açılan iş mahkemesi kararı ile hizmet tespiti talebinin kabul edildiğini, istinaf sonucunda mahkemeye dosyanın iade edildiğini ancak gerekçeli kararın davalı şirketin fesih suretiyle terkin edilmesi nedeniyle tebliğ edilemediğini, davalı şirketin ihyasından sorumlu olan davacı tarafça ihya işlemi yapılmayınca bu defa iş mahkemesi tarafından talebin yerine getirilmesi için muhtıra yollandığını, tasfiye memurunun davadan önce vefat etmiş olması nedeniyle ek karar ile tasfiye memuru atandığını 5.000,00 TL ücret takdir edildiğini, ücretin yüksek olduğunu, yapılan ihya işleminin açılan davanın tebliğine ilişkin olduğunu, tasfiyeye ilişkin yapılan bir işlemin söz konusu olmadığını, sadece iş mahkemesi kararı ile sınırlı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemi için şirketin sicil kaydının ihyası talebine ilişkindir. İstinaf başvurusu ise ilk derece mahkemesinin, tasfiye memuru atanmasıyla ilgili 10.03.2023 tarihli ek kararına yöneliktir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve ardından tasfiye memuru atanmasına dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık, şirketin ek tasfiyesi için ihyasına ve ayrıca tasfiye memurunun atanmasına dair verilen karar sonrasında tasfiye memuru olarak atanan şirket tasfiye memurunun karar tarihinden önce vefat etmiş olmasının anlaşılması üzerine, ek tasfiyeye ilişkin alınan ek kararda, resen belirlenen tasfiye memuruna ücret takdirinin yerinde olup olmadığı, şirketin diğer ortaklarının tasfiye memuru olarak atanıp atanamayacağına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı kuruma İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2018/53 Esas sayılı dosyasında, 09.02.2022 tarihli muhtıra gönderildiği, söz konusu muhtırada, dosyada davanın ... yönünden kabulüne karar verildiği, istinaf incelemesi sonucunda dosyanın kararın tebliğ edilmesi için geri çevrildiği, davalı şirketin tebligat adresinin tespiti yönünden sicil kayıtları sorgulandığında firmanın fesih suretiyle kapalı olduğunun anlaşıldığı, şirket kayıtlarının kapalı olması nedeniyle davacıya şirketin ihyası için çıkarılan muhtıraya rağmen herhangi bir işlem yapılmadığı belirtilerek, geri çevirme kararı gereğince davalı şirkete tebligat yapılacağından şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması için ihtarda bulunulduğu, davacı vekili tarafından iş bu ihya davasının açıldığı, tasfiye memuru olarak atanan ...'nın 22.02.2022 dava tarihinden önce 08.05.2021 tarihinde vefat ettiği, ... - ... Kollektif Şirketinin 10.04.1978 tarihinde tescil edildiği, ortaklarının ... olduğu, şirketin son tescilini 23.10.1991 tarihinde yaptırdığı, ...'nun bilgi banka kayıtlarında firmanın fesih suretiyle kapalı olduğuna dair notun mevcut olduğu, mahkeme tarafından davacı talebi üzerine davanın kabulüne karar verildiği, yargılama aşamasında tasfiye memuru olarak atanan kişiye herhangi bir tebligatın yapılmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından tasfiye memuruna kararın tebliğ edilememesi ve tasfiye memurunun vefatının dava öncesinde gerçekleşmiş olduğunun öğrenilmesi üzerine, 08.03.2023 tarihli dilekçe ile mahkemeden emsal olarak gösterilen ilk derece mahkeme kararı gereğince tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına dair ek karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkeme tarafından, dosya üzerinde yapılan değerlendirme ile istinafa konu olan 10.03.2023 tarihli ek karar ile birlikte davacı vekilinin talebi reddedilerek, resen tasfiye memuru atanıp ücret takdir edilmiştir.TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir.Somut davada, iş mahkemesine ait yukarıda yer verilen muhtıra içeriğinde tasfiye sonucunda terkin edilen şirkete tebligat yapılabilmesi amacıyla şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması istenmektedir. Mahkemece, dava öncesinde tasfiye memurunun vefat etmiş olduğunun bildirilmesi üzerine verilen hükmün tasfiye memuru yönünden zaten geçerliliğinin hukuken olmadığı dikkate alınarak, davacı vekilinin tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına dair ek karar talebinin reddi ile birlikte şirketin tasfiye tarihi de dikkate alınarak tasfiye memuru atanmasına yönelik verilen karar HMK'nın 305/A maddesi gereğince hükmün tamamlanması olarak değerlendirilmesi uygun görülmüştür. HMK'nın 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi de göz önünde bulundurularak verilen ek kararda isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece atanan tasfiye memuruna ücret takdir edilmesinde de usule aykırılık yoktur. Zira ihya kararı sınırlı olarak verilmiş olup ek tasfiye işlemleri tamamlandığında şirketin sicil kaydının kapatılması için tekrar başvuru işlemlerinin yapılması gerekecektir. Tasfiye memurunun yapacağı işler dikkate alındığında, tayin edilen ücretin de makul olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.