T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/1033
KARAR NO:2024/1803
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:14/12/2022
NUMARASI:2022/917 E. - 2022/857 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari nitelikte ürün alım-satım işlemi yapıldığını, faturaların ödenmediğini, bu sebeple İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının takibe konu borç kadar borcu olmadığını, bakiye kalan borcu da 07.07.2022 tarihinde 6.965,30 TL olarak ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 09/12/2022 tarihli dilekçesinin incelenmesinde taraflar arasındaki ihtilafın sulhen halledildiği ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı belirtilmiş olduğu anlaşılmakla konusuz kaldığı anlaşılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, davacı vekilinin beyanı doğrultusunda yargılama giderleri talep edildiğinden ve dava açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılmış ve bu amaçla arabuluuluk ücreti de yargılama giderlerinden sayılarak davalı üzerinde bırakılmış, yine davacı vekilinin talebi doğrultusunda avukatlık ücret takdirine yer olmadığına da karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, tarafların aralarında anlaşmaları nedeniyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının davalı ile kesinlikle sulh olmadığını, böyle bir protokolün de bulunmadığını, UYAP üzerinden yapmış oldukları incelemede davacının 14.12.2022 tarihli sulh dilekçesine de ulaşamadıklarını, davacının tek taraflı beyanı ile dava son buluyorsa, bunun hukuki adının feragat olacağını, ona göre bir karar verilmesi gerekeceğini, bu karar doğru olsa bile ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığı yönünde yazılı veya sözlü beyanları olmadığı gözetilerek, davalı lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre, ücreti vekalet takdir edilmesi gerektiğini, AAÜT'ne göre ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar sulh, feragat veya herhangi bir nedenle davanın konusuz kalması üzerine davalı lehine Tarifede belirtilen 9.200,00 TL'nin yarısı olan 4.100,00 TL'nin vekalet ücreti olarak takdir edilmesi gerektiğini, ayrıca hüküm fıkrasının üzerindeki paragrafta; "davacı vekilinin beyanı doğrultusunda yargılama giderleri talep edildiğinden ve dava açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılmış ve bu amaçla arabuluuluk ücreti de yargılama giderlerinden sayılarak davalı üzerinde bırakılmış," diye belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında davalı aleyhine hüküm kurulmadığını, hükmün doğru ancak gerekçenin yanlış olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davasından feragati nedeniyle, dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada fiziken yapılan incelemede tarafları ...Şti. ile ... Şti. olan ve mahkemenin 2022/917 D.iş sayılı sırasında kayıtlı olan dosyaya ait evrakın, dilekçeye dosya numarasının sehven 2022/917 Esas olarak yazılması nedeniyle iş bu dosya içerisine konulduğunun, mahkeme hakiminin bahsi geçen bu belgenin, 2022/917 Esas sayılı dosyanın taraflarıyla uyumlu olup olmadığı yönünde bir inceleme yapmaksızın dilekçede yazan esas numarasına itibar ederek anılan belgenin üzerine 14/12/2022 tarihli ''dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar düzenleyelim.'' şeklinde havale notu düşmesi nedeniyle istinafa konu bu hatalı kararın verildiğinin tespit edildiğini, davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların aralarında sulh sözleşmesi olmadığına dair açıklamasına bir itirazları olmadığını, tarafların sulh olmadığını, davadan da feragat etmiş olmadıklarını, bu nedenle davalı vekilinin istinaf sebeplerini kabul etmediklerini, taraflar arasındaki ihtilafın sulhle çözümlenmediğini, davadan feragat de edilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda tarafların aralarında anlaşmaları nedeniyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisi kapsamında davalının fatura borcu bulunduğunu ileri sürerek takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmış, davalı vekili ise; davalının bakiye borcun ödendiğini ve borcu bulunmadığını savunmuştur.Mahkemece; davacı vekilinin sunduğu 14.12.2022 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olduğunu bildirdiği, bu durumda davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Öncelikle her ne kadar mahkemece, davacı vekilinin 14.12.2022 ve 09.12.2022 havale tarihli sulh olunduğuna dair dilekçelerinden bahisle eldeki karar verilmiş ise de, dosya kapsamında bu yönde bir belgenin bulunmadığı, gerek davalı vekili gerekse davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçelerinde de böyle bir dilekçenin bulunmadığı ve tarafların sulh olmadığı belirtilmiş anlaşıldığından dosya kapsamında olmayan bir talep dilekçesine istinaden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Öte yandan, HMK'nın 297/2 maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine HMK'nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir.Kabule göre de; somut olayda, ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçe kısmında; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin beyanı doğrultusunda yargılama giderleri talep edildiğinden ve dava açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, arabuluculuk ücretinin de yargılama giderlerinden sayılarak davalı üzerinde bırakılmasına karar verildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında; davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, arabuluculuk ücretinin davacıdan alınmasına karar verilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması da usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçeler doğrultusunda, HMK 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, eksik inceleme ile karar verilmesi sebebi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.12.2024