T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/1041
KARAR NO:2024/1804
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/03/2023
NUMARASI:2021/139 E. - 2023/267 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle eski hale getirme talebinin reddine dair verilen ek karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ...tarafından müvekkili şirkete, portakal satışı yapacağından bahisle müvekkilinden muhtelif çekler teslim aldığını, ... Bankası... Şubesi ... nolu hesabından keşide edilen çeklerin 30.01.2021 keşide tarihli 100.000 TL bedelli ..nolu çek,28.02.2021 keşide tarihli 140.000 TL bedelli ... nolu çek,31.03.2021 keşide tarihli 140.000 TL bedelli ... nolu çek ler olduğunu, davalı tarafın almış olduğu çeklere rağmen tüm yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili tarafından yapılan tüm girişimlere rağmen davalı tarafa bir türlü ulaşılamadığını, bu nedenle davalı ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan ötürü İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, dava konusu edilen 30.01.2021 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli çekin davalı tarafça tahsil edilmek istendiğini ancak hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine bu kez birden fazla kişiye ciro Edildiğini ve her seferinde çeki alan kişiler tarafından cirolarını iptal ederek tahsilden vazgeçtiklerini, ancak daha sonra keşide tarihinden sonra davalı ... tarafından çek ciro edilerek bankaya ibraz edildiğini, daha sonra işbu çekin, İstanbul ... sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, davalı ...'ın müvekkili şirket haricinde piyasada çok sayıda şirketten çek aldığının ve ürünlerini telsim etmediğinin bilinen bir durum olduğunu, ... sayılı dosya alacaklısı olan davalı ... ile davalı arasında gerçek bir borç/ alacak ilişkisinin mevcut olması durumunda ilk cironun işbu davalıya ait olması gerektiğini, ancak 30.01.2021 keşide tarihli çekin 09.02.2021 tarihinde bankaya ibrazı ve çek üzerindeki iptal edilen birden çok cironun varlığından anlaşılacağı üzere davalı ...'ın gerçek hamil olmadığı , gerçek bir alacağının bulunmadığının açıkça anlaşıldığını, davalı ...’ın dava konusu edilen ve birden fazla kez ciroları iptal edilen çeki bankaya ibraz etmeden önce hiçbir şekilde müvekkili şirketten bilgi talep etmediğini ve çekin sahteliği veya ödenebilirliği konusunda hiçbir girişimi olmadığını, tüm bu hususların dikkate alındığında davalı ...'ın diğer davalı ile birlikte ortak hareket ederek alacak tahsilini sağlamaya çalıştığının anlaşıldığını, kötü niyet tazminatı talepleri olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek bedelsiz kalan çekleri tahsil etmeye çalıştıklarından ötürü kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerinin gerektiğini, tedbir taleplerinin olduğunu, davalı ...'ın bu şekilde almış olduğu çok sayıda kıymetli evrakı 3.kişiler aracılığı ile tahsil etmeye çalışarak müvekkili şirketi mağdur etmeye devam ettiğini, davaya konu çekler yönünden müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekler için müvekkili şirkete herhangi bir ürün teslimatının yapılmadığını, davalıların birlikte hareket etmek suretiyle icra baskısı altında tahsil etmeye çalıştıkları çekler nedeniyle müvekkili şirketin mağdur olacağından ihtiyati tedbir talebinde bulunma zorunluluğunun doğduğunu,müvekkilinin her türlü dava ve itiraz hakları saklı kalmak kaydı ile ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile yargılama süresince ... sayılı dosyasının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra takibine konu edilmeyen 28.02.2021 keşide tarihli 140.000 TL bedelli ... nolu, 31.03.2021 keşide tarihli 140.000 TL bedelli ... nolu çekler hakkında ciro edilememesi, bankaya ibraz edilmemesi, ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı Verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile müvekkilinin dava konusu çekler yönünden sorumluluğunun olmadığının tespiti ile davalı ... yönünden borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin davalı ...'ın cirosunun bulunduğu çekler yönünden sorumluluğun olmadığının tespiti ile davalı ... yönünden borçlu olmadığının tespitine, ...sayılı dosyasının iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilisavunmasında özetle; davacının müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair veyahut borcu ödediğine dair herhangi bir delil ve iddia sunmadığını, aksine diğer borçlu ile hukuki ilişkisi olduğunu ve bu ilişkiye dayalı olarak çekleri verdiğini açıkça kabul ettiğini, iki borçlu arasındaki ticari ilişkinin içeriği, karşılıklı edimlerinin yerine getirilip getirilmediğinin müvekkili açısından hukuki olarak hiçbir anlam taşımadığını, söz konusu ticari ilişkiden kaynaklı itiraz ve def'ilerin müvekkiline karşı da ileri sürülemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, çeklerden kaynaklı davacının davalılara İİK 72 maddesi gereğince borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.Celp edilen ... sayılı dosyasının incelenmesinde; Davalı ... vekili tarafından 30.01.2021 günlü , ... seri nolu , 100.000,00 TL bedelli çeke dayanak , 97.330,00 TL. çek asıl alacağı , 9.733,00 TL. % 10 çek tazminatı 291,99 TL. % 3 komisyon , 491,32 TL. değişken oranlarda reeskont-avans faizi olmak üzere toplam 107.846,31 TL. tutarındaki alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı görülmüştür.Mahkememizce yapılan iş bu davada yargılamanın 7101 sayılı yasanın 61. maddesiyle değişik TTK 4. maddesi uyarınca basit usule tabii davalardan olduğu, iş bu davada 30/11/2022 tarihli celsede her 2 davalı yönünden de HMK 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafça sadece davalı ... yönünden yenilenmesi talepli dilekçe gönderilmesi üzerine dosyanın yenilenerek; yenileme tensip tutanağının hazırlandığı, tensip tutanağı ile; davanın davalı ... yönünden yenilenmesine ve kaldığı yerden devamına, davalı ... yönünden verilen işlemden kaldırma kararının devamına karar verildiği, davacı vekiline duruşma gününün tebliğ edildiği, bu kez 29/03/2023 tarihli celseye tekrar mazeretsiz gelmediği, basit yargılamaya tabi davada davanın yalnızca bir kez işlemsiz bırakılabileceği anlaşıldığından Davalı ... 'a yönelik açılan davanın açılmamış sayılmasına, Davalı ... hakkındaki davanın işlemden kaldırıldığı daha sonra yenilenmediği anlaşıldığından 3 aylık sürenin beklenilmesine, 3 ayın dolmasından sonra gerekli işlemlerin yapılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, davalı ... yönünden 3 aylık süre bu süre içersinde dolduğundan açılan dava iş bu dosyadan tefrik edilmiştir." gerekçesiyle, davalı ...'a yönelik açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkındaki davanın işlemden kaldırıldığı daha sonra yenilenmediği anlaşıldığından 3 aylık sürenin beklenilmesine, 3 ayın dolmasından sonra gerekli işlemlerin yapılmasına karar verilmiştir.Davacı vekili, 03.04.2023 tarihli eski hale getirme talepli dilekçesinde özetle; mahkemece 29.03.2023 tarihli yargılamada yokluklarında "Davalı ...'a yönelik açılan davanın açılmamış sayılmasına..." karar verildiğini, ne var ki, aynı gün Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/4165 soruşturma numaralı dosyası sebebiyle Silivri Adliyesi'nde bulunması gerektiğini, bu sebeple duruşmaya katılım sağlayamadığını, bu sebeple, dosyaya bir gün önceden yetki belgesi sunularak duruşmaya Av. ...'ın katılım sağlamasının planlandığını, ancak, aynı gün adı geçen avukatın katılım sağlayacağı İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/579 Esas sayısı dosyasının duruşmasının saat 09.45 olarak belirlenmesine rağmen kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle geç başladığını, bu sebeple, duruşmaya yetişilemediğini, muhtemel gecikme süresinin 30 dakika olacağı ön görülerek bekletme ve mazeret gönderildiğin, ancak bir önceki duruşmaya geç başlanması sebebiyle mahkemeye gönderilen 30 dakikalık bekletme süresine de yetişilemediğini, işin aciliyeti ve bulunduğu ortam nedeniyle belge sunulmasının o an için mümkün olmaması sebebiyle belge sunulamadığını, kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle ve başka bir mahkemenin duruşmasının gecikmesinin sonuçlarından kendilerinin sorumlu tutulmasının adil ve tarafsız bir sonuç doğurmadığını ileri sürerek,HMK'nın 95.maddesi uyarınca elde olmayan nedenlerle katılım sağlayamadıkları 29.03.2023 tarihli yargılama bakımından eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 07.04.2023 tarihli ek kararında; "...Dosyanın incelenmesinde; 30/11/2022 tarihli duruşmasında dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilince dosyanın yenilendiği bu kez duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde 29/03/2023 tarihli duruşmaya katılmadığı, dava basit yargılamaya tabi olduğundan ve bir kez işlemden kaldırılabileceğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştü.Davacı vekili her ne kadar eski hale getirme talebinde bulunmuş ise de; talep dilekçesinde bildirdiği sebeplerin eski hale getirmeyi gerektirecek sebepler olmadığı kanaatine varıldığından talebinin reddine dair aşağıda şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle, davacı vekilinin eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece eski hale getirme dilekçelerinin okunmadığını,matbu ve ezber bir gerekçeyle basit yargılama usulü hakkında açıklamalar yaptığının görüldüğünü, 03.04.2023 tarihli dilekçelerinin davanın yenilenmesine ilişkin olmayıp, eski hale getirme talebi olduğunu, başka bir mahkeme hakiminin kendi duruşma saatine riayet etmemesi nedeniyle aynı gün ve aynı saate denk gelen işbu davada mazeretleri olmasına rağmen haklı olmayan matbu gerekçelerle mazeretlerinin dikkate alınmadığını, mahkeme ek kararında basit yargılama usulüne atıf yapılmakta ise de mesleki mazeretlerinin niçin dikkate almadığının denetime elverişli şekilde açıklanmadığını, belgeli mazeretlerinin adil olmayan bir şekilde hak sahibi müvekkilinin mağduriyetine yol açacak şekilde ret kararı verildiğini, istinaf başvurularının kabulüyle, mahkemenin eski hale getirme talebinin reddi kararının hukuka ve usule uygun olmadığından kaldırılarak, eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın davalı ... yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmiş, daha sonra davacı vekilince verilen eski hale getirme talebinin ise reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamının incelenmesinde; davacı vekilinin 30.11.2022 tarihli duruşmaya katılmaması üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 26.12.2022 tarihinde davalı ... yönünden davanın yenilenmesinin talep edilmesi üzerine mahkemece talep kabul edilerek yeni duruşma tarihinin 29.03.2023 tarihi saat 10.05 olarak belirlendiği, davalıya yenileme tensip zaptı ve duruşma gününün tebliğ edildiği, davacı vekilinin 29.03.2023 tarihli duruşma için 30 dakika bekletme talepli mazeret dilekçesi gönderildiği, dilekçede; aynı gün başka bir duruşmaya katılması gerektiğinden duruşmanın 30 dakika beklenmesi, aksi halde mazeretli sayılmasının talep edildiği, ekinde bir belgenin bulunmadığı, 29.03.2023 tarihli duruşma zaptına göre mahkemece 10.55'e kadar davacı vekilinin beklendiği, ancak davacı vekilinin duruşmaya gelmediği, bunun üzerine mahkemece, davacı vekilinin mazeretini bildirmediği ve dilekçe ekinde bir belge sunmadığı belirtilerek mazeretin reddine karar verildiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılamaya tabi bir davanın ancak bir kez işlemsiz bırakılabileceği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili, 03.04.2023 tarihli dilekçesi ile, 29.03.2023 tarihli yargılama bakımından eski hale getirme talebinde bulunduğu, mahkemece bu talebin 07.04.2023 tarihli ek karar ile reddine karar verildiği görülmektedir.İstinaf bu ek karara ilişkindir.Davacı vekilince eski hale getirme talebinde bulunulmuş ise de; sunulu belgelere göre davacı vekili Av.... tarafından ileri sürülen sebeplerin HMK'nın 95.maddesi uyarınca elde olmayan sebeplerle kanuni süresinde işlem yapılamaması hali kapsamında olmadığı, davacı vekilinin 29.03.2023 tarihli duruşmaya gönderdiği aynı tarihli dilekçede;aynı gün başka bir duruşmaya katılması gerektiğinden duruşmanın 30 dakika beklenmesi, aksi halde mazeretli sayılmasının talep edildiği, ancak ekinde bir belgenin bulunmadığı,her ne kadar duruşmaya 28.03.2023 tarihinde yetkilendirilen Av....'ın katılacağı ve aynı gün adı geçen avukatın başka duruşması sebebiyle duruşmaya yetişemediği belirtilmiş ise de mazeret dilekçesinin Av. ... adına verildiği ve ekinde bir belge bulunmadığı, davacıya ait vekaletnameye göre davacının bu vekil dışında Av. ..., Av. ... ve Av.... tarafından da temsil edildiği dikkate alındığında eski hale getirme koşullarının oluşmadığı görülmekle HMK'nın 97, 98/2 ve 100. maddeleri gereğince eski hale getirme talebinin reddine dair verilen ek karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 247,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.