T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2380
KARAR NO: 2024/1857
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 07.09.2022
NUMARASI: 2022/343 Esas - 2022/593 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava dışı Tasfiye Halinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti aleyhine İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi 2020/961 esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, yargılama esnasında dava dışı şirketin tasfiyesinin sona erdiği ve kaydının kapatıldığının görüldüğünü, mahkeme tarafından şirketin ihyası için taraflarına süre verildiğini belirterek Tasfiye Halinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına, ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmasına, kararın sicile tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili tarafından yapılan iş ve işlemlerin TTK 32. Maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34.maddesi uyarınca yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın müvekkili yönünden reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tasfiye memuru olarak işlemleri usulüne ve hukuka uygun şekilde yaptığını, davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin gerekli işlemleri yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen şirketin İstanbul Anadolu 30.İş Mahkemesinde devam eden dava nedeniyle ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan TASFİYE HALİNDE ...SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi 2020/961 esas sayılı dosyada yürütülen yargılama ile sınırlı olarak TTK 547.maddesi uyarınca geçici olarak ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru olarak şirketin önceki tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü dosyada yasal hasım durumunda olduğu..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan Tasfiye Halinde ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi 2020/961 esas sayılı dosyada yürütülen yargılama ile sınırlı olarak TTK 547.maddesi uyarınca geçici olarak ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru olarak şirketin önceki tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı Tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi 2020/961 Esas sayılı dosyanın haklı bir sebebe dayalı açılmamış olması, davada henüz bir karar verilmemiş olması, davanın reddi halinde haklı olacakları gerçeği ve müvekkilinin davalının tasfiye işlemlerini hukuka uygun olarak gerçekleştirdiği dikkate alınarak iş bu davanın bekletici mesele yapılması yahut reddi gerektiğini, İşçilik alacaklarına konu dava dilekçesi tebliğ edilmediğini, tasfiye işlemi usule uygun yapıldığından ayrıca müvekkili davalı tasfiye memuru olarak herhangi bir kusuru bulunmadığı, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ticaret sicil müdürlüğüne tescil için aranan kanuni şartların sağlayarak işlemleri gerçekleştirdiğini, gelinen aşamada şirketin ihyasının hukuki bir yararı bulunmadığını, müvekkilinin gerekli işlemleri yaptığını, davacının İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi 2020/961 Esas sayılı dosyanın haklı bir sebebe dayalı olarak açmadığı gibi ilgili dosyanın reddi halinde iş bu dava anlamsız kalacağını, bu durumda müvekkilinin davalıya nasıl bir kusur durumu atfedilmiş olduğunun anlaşılamadığını ve bu nedenle verilen vekalet ücretinin de haksız olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK 547. Madde gereğince şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacı tarafa iş mahkemesinde açmış olduğu davada ,mahkeme ara kararı ile tasfiye sonucu terkin edilen şirket hakkında ihya davası açılması için süre verildiği, davalı gerçek kişinin şirketin tasfiye memuru olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm tesis edilmesinin, davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama giderine karar verilmesini ve davanın kabul kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı tarafça İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesinin 2020/961 Esas sayılı dosyasında, tasfiye sonucunda terkin edilen şirkete yönelik dava açıldığı, mahkemenin 14.03.2022 tarihli ara kararı ile davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, ek tasfiyesi talep edilen şirketin 19.10.2020 tarihinde tescil ile tasfiyesinin sona erdiği, dolayısıyla bu tarih itibariyle sicilden terkin edilmiş olduğu, bu sebeple davanın TTK 547 maddesi gereğince ek tasfiye şeklinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, dosya içerisine gerekli bilgi ve belgeler celp ibraz ettirildikten sonra davaların kabulüne ve ek tasfiye işlemleri için davalı önceki tasfiye memuru ...' in tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin yeniden ihyasının davada talep edilen dava konusu ile sınırlı olarak tesciline şeklinde karar verildiği, ayrıca davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin tasfiye memuru davalıdan tahsili ile birlikte davacı yararına 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. Davacı vekili , ihyası istenen şirket aleyhine İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesinin 2020/961 E sayılı dosyasında müvekkilinin işçilik alacakları için dava açıldığını, ancak davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının iş bu davayı açmasında, terkin olan şirketle ilgili açılmış olup, devam eden İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesinin 2020/961 E sayılı dosyasında şirketin temsili için yeniden tescilini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece de kurulan hüküm de söz konusu dava dosyası kapsamında ihya kararı verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İş bu davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, davanın ayrıca tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerekir. Davalı vekilinin davacının iş bu davanın açılmasında hukuki yarının bulunmadığı yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir. İhya davasına dayanak işçilik alacaklarına konu davanın dava dilekçesinin tebliğ edilmediği hususu, işçilik alacakları davasını gören mahkemece değerlendirilecek bir husus olup, ihya davası kapsamında incelenecek hususlardan olmayıp, iş mahkemesinde görülen davada değerlendirilecek savunma sebepleri olmakla, davalı tasfiye mumurları vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri de yerinde değildir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Bu nedenle davalılar vekilinin, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmış olduğu, ihya için gerekli koşulların bulunmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Ticaret sicili müdürlükleri ihya davalarında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. sayılı emsal nitelikli kararında da Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı da bu doğrultudadır. Davalı ... Sicil Memurluğu bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Ancak davalı tasfiye memurları yargılama giderlerinden sorumludur. Bu nedenle davalı tasfiye memurları vekilinin, son tasfiye memuru olan müvekkillerinin tasfiye işlemlerinde kusurlu bulunmaması nedeniyle verilen ihya kararı kapsamında yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu görülemeyeceği yönündeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davalı tasfiye memurundan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.12.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.