T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1535
KARAR NO: 2024/1505
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/05/2021
NUMARASI: 2018/412 E. - 2021/397 K.
DAVANIN KONUSU: Rücuen tazminat
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe Emniyeti Suiistimal Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan ve davalının güvenliğini üstlendiği dava dışı ... Tic. A.Ş'ye ait malların depolandığı yerde, personel olarak çalışan ... tarafından toplam 284.345,00 TL bedelli emtiayı, plakası tespit edilemeyen araca yükleyerek çalındığını, Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/344 Esas sayılı dosyasında hırsızlık suçundan anılan kişinin cezalandırıldığını, müvekkilinin poliçe kapsamındaki 191.933,28 TL hasarı 02.04.2018 tarihinde ödenerek sigortalının haklarına halef olduğunu, davalı şirketin oluşan zarardan sözleşmeye aykırılık ve adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğuna göre sorumlu olduğunu, ...'ün sigortalı şirkette forklift operatörü olarak görevli olduğunu, depo alanından ürün çıkışı yapılabilmesi için irsaliye gösterilmesi gerektiğini, depo alanında görevli davalı şirket çalışanın buraya gelen tırın plakasını alarak olaya müdahale etmesi gerektiğini, ancak çalışanın ...'ü tanıması nedeniyle olaya müdahale etmediğini ceza yargılamasında ikrar ettiğini, ...'ün normal işleyişe uygun belge sunmadan depo alanından mal çıkarmasına rağmen güvenliğin müdahale etmediğini, sözleşmeye uygun ifada bulunmayan davalı şirketin zararın tamamından sorumlu olduğunu, davalının ancak kusursuzluğunu ispat edebileceğini ileri sürerek, şimdilik 191.933,28 TL hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; olayda kusuru bulunmayan ve yüklendiği hizmetleri yerine getiren müvekkilinin davada taraf gösterilemeyeceğini, hırsızlık olayının faili ile sigortalının oluşan zarardan sorumlu olduğunundan davanın husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, olayın ... şirketine ait alanda gerçekleştiğini ve her gün sıradan yapılan işlemler gibi sevkiyat yapıldığını, müvekkilinin sevk irsaliyelerini inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin görevinin kapının giriş ve çıkışını kontrol etmek ile misafirleri yönlendirmekten ibaret olduğunu, hırsızlığa konu aracın plakasının alındığını ve sürücüsünün tespit edildiğini, bunun dışında irsaliyenin alınarak incelenmesi ve malile karşılaştırılması gibi bir durum söz konusu olmadığını, esasen kapıdaki bir kişinin davacı iddiasındaki gibi çok ve çeşitli işleri bir arada yapmasının imkansız olduğunu, çalınan eşyaların bulunmasına rağmen tazminat ödenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin personel sayısı ve görev tanımının sigortalı şirketin talebine göre belirlendiğini, hırsızlık eylemini gerçekleştiren kişinin iş yerindeki pozisyonunun da hırsızlığı kalaylaştırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...tüm dosya kapsamından; aşamalı da olsa dosya kapsamına uygun ve yeterli bilirkişi raporları dikkate alındığında, huzurdaki davanın sigorta poliçesine dayalı olarak bir güvenlik çalışanın sebep olduğu zararın davalı ... tarafından tam olarak karşılanması talepli açılan bir dava olduğu, davaya konu rizikonun sigorta himaye süresi içinde gerçekleştiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı, bilirkişi raporunda davalı güvenlik şirket çalışanının gerekli önemle ve tedbirleri almamasından kaynaklı somut olayda zararın oluşmasında %25 oranında kusurlu bulunduğu ve güvenlik şirketinin 47.983,32 TL ödemesi gerektiğinin bildirildiği, mahkememizce aydınlatılmasına muhtaç hususlarda ek rapor aldırıldığı, ek raporda bilirkişi heyetinin kök rapordaki kanaatlerinin dosya muhteviyatına uygun olduğunu bildirdikleri gerekli ve yeterli açıklamayı yaptıkları, bu haliyle ... San. Ve Tic. LTD. ŞTİ ile Sigortalı ... A.Ş arasında akdedilen güvenlik sözleşmesi hükümleri çerçevesinde işletmeye ait olmayan ve yabancı olduğu anlaşılan plakası kayıt altına alınmayan bir kamyonun iş yerine güvenlik noktasından içeri girmesi, hırsızlık yapan kişiyi güvenlik görevlisinin tanımasından kaynaklı hırsızlık yapacağını tahmin etmemesi araç plakasını kaydetmemesi tır şöforünü tanımamasından kaynaklı gerekli tedbiri almaması hususları hep bir arada değerlendirildiğinde güvenlik zafiyetinin oluştuğunun mahkememizce kabulü gerektiği, bu haliyle meydana gelen hırsızlık olayında olay yerinde görevli olan güvenlik görevlisinin görevini ihmal sebebiyle zarara sebebiyet verdiği, bu nedenle davalı şirketin personelinin davranışlarından ve meydana gelen olaydan ihmal sebebiyle %25 oranında sorumlu olduğu yönünde değerlendirmelerde bulunun bilirkişi raporlarının denetime elverişli ve hükme esasa alınabilecek olduğu vicdani kanaati ile sigortalıya yapılan ödemenin davalı şirketin kusuru nedeniyle halefiyet ilkesine dayalı davalıdan rücu yolu ile tahsilini talep edebileceği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 47.983,32 TL'nin 02.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilince Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ... Lojistik AŞ ile davalı şirket arasında özel güvenlik hizmeti sözleşmesi bulunduğunu, sigortalıya ait depodaki emtiaların bir kamyona yüklenerek, çalışan ... tarafından çalındığını, müvekkilinin 191.933,28 TL hasar ödemesi yaptığını, mahkeme gerekçesinin aksine, sigortalının çalışanına verilen iş ile harsızlık arasında bir bağlantı bulunmadığından sigortalının kusursuz olduğunu, bu nedenle sigortalının adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu tutulamayacağını, ...'ün işi ile bağlantısız şekilde hareket ederek hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğini, işçinin iş tanımı ile bağlantısız keyfi eylemlerinden işverenin sorumlu tutulamayacağını, haksız fiilin de çalışanın mesai saatinde meydana gelmediğini, çalışanın mesai saatleri dışında emtiayı çalmak için depoya geldiğini, iş ile işlevsel bağı olmayan bir eylem nedeniyle sigortalının sorumlu tutulamayacağını, sigortalının zararın gerçekleşmesini önleyecek tüm tedbirleri aldığını, deponun güvenliğinin sağlanması için hizmet alındığını, davalının da bu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, kusurun davalı ile sigortalının çalışanı arasında dağıtılmasının hatalı olduğunu, esasen zararın meydana gelmesinin önlenmesi noktasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini, kasten hukuka aykırı hareket eden ve zararı meydana getiren taraf ile asli görevi bu zararın meydana gelmesini önlemek olan taraf arasında kusur dağılımı yapılarak sorumluluk oranlarının doğru bir biçimde tespit edilemeyeceğini ve davalının zararın tamamından sorumlu olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanınkabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı ... şirketinin, Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi sözleşmesi kapsamında sigortalısına yapmış olduğu ödemenin, TTK'nın 1472. maddesi gereğince, zarar sorumlusu olan davalı güvenlik şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamındaki güvenlik hizmet sözleşmesinin incelenmesinde, sözleşmenin işveren sıfatındaki ... A.Ş. ile davalı ... San ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalandığı, sözleşmenin konusunun işverenin çalışmakta olduğu iş yerleri ve depolarda güvenlik hizmeti verilmesine ilişkin yapıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 4.maddesine göre, giriş ve çıkış kapılarının 24 saat süreyle kontrol edilmesi, tesis içinde oluşabilecek olaylara karşı önleyici tedbir alınması, dışarıdan oluşabilecek hırsızlık olaylarında ilk önlemlerin alınarak ilgili yerlere haber verilmesi gibi işlerin davalının sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.Dosya içerisindeki Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesinin incelenmesinde, sigortalının iş yerinde çalıştırdığı kadrolu personelin sigortalıya ait nakit para, kıymetli evrak ve menkul kıymetlerini veya para ile para ile ölçülebilecek mallarını çalmak, zimmetine geçirmek, hile, dolandırıcılık veya sahtekarlık yoluyla bunlara sahip olmak şeklindeki eylemlerinin 262.500 Euro 28.01.2026 tarihinden itibaren bir yıl süreyle bedelle sigorta örtüsü altına alındığı anlaşılmıştır. Sigortalı ile hırsızlık eylemini gerçekleştiren ... arasında düzenlenen 04.03.2016 tarihli belirsiz iş sözlemesi ile anılan kişinin sigortalının iş yerinde forklift operatörü olarak çalışmaya başladığı ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/48720 Soruşturma sayılı dosyasında, hırsızlık eylemini gerçekleştiren kişi aleyhine kamu davası açıldığı belirlenmiştir. Hasar sonrası yapılan ekspertiz incelemesinde, sigortalının hizmet verdiği ... AŞ'ye ait depoya giren ...ün gelen kamyona emtiaları elindeki belge ile yükleyerek araç ile birlikte dışarı çıktığı belirlenmiştir. Davacının, belirlenen hasar bedelini ödeyerek sigortalının haklarına halef olduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kurulu raporunun incelenmesinde, sigortalının iş yerinde yeterli güvenlik önlemlerini almadığı, yeterli sayıda güvenlik personeli çalıştırmadığı ve yeterli kamera sistemini kurmadığı belirlenerek, davalının %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Ek raporda tarafların itirazı değerlendirilerek önceki sonuçtan ayrılmayı gerektirir bir neden bulunmadığı belirlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta, harsızlık olayı sigortalının çalışanı tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle, sigortalının kusurunun bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Sigortalı öncelikle işe aldığı kişinin seçiminde objektif olarak üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiği gibi, iş yerinde gerekli olan güvenlik önlenmelerini de almakla yükümlüdür. Ancak dosya içeriğine göre sigortalının eylemlerini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle eylemin gerçekleşmesinin kolaylaştığı bilirkişi kurulunca tespit edilmiştir. Davalının çalışanı olan güvenlik görevlisinin de içeri giren aracı kontrol ederek yetkililere haber vermemesi ve aracın çıkışında emtiaya ilişkin belgeleri kontrol etmeden çıkış izni vermesi nedeniyle kusurlu olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan kusur değerlendirmesi, güvenlik hizmet sözleşmesi ile iş yerinin fiili durumu ile çalışma şartlarına uygundur. Yeterli güvenlik önlemi almayan, yeterli kamera bulundurmayan ve yeterli sayıda güvenlik görevlisi çalıştırmayan sigortalıya kusur atfedilmesi yerinde olduğu gibi, belirlenen kusur oranın da mahkemenin takdir ve gerekçesine göre yerinde olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 24.10.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.