T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1291
KARAR NO:2024/1480
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/01/2021
NUMARASI:2017/278 E. - 2021/82 K.
DAVANIN KONUSU:Ceza koşulu alacağı (Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan)Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin iklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren ve sektörün önde gelen firmalarından olduğunu, ticari faaliyet kapsamında kurmuş olduğu bayi yapılandırılmasının bulunulduğunu, davalı şirketin de ... bayisi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin üretimini ya da ithalatını gerçekleştirdiği mallarını bayileri aracılığıyla piyasaya arz ettiğini, bu bayilerin mal alımlarından doğrudan doğruya müvekkilinden mal alabilecekleri gibi, bir başka doğrudan bayi kanalı ile de müvekkilinden mal alabildiklerini, bu durumda müvekkilinin üçlü bayilik ilişkisi şeklinde bir bayilik de kurabileceğini, bu bayilerin içinde belirli kriterlere sahip sınırlı sayıda bayiyi ise müvekkilinin prestij mağazası diye adlandırılabilecek ... tanığını, bu statü ile belirli ayrıcalıkların bayiye tanındığını ve ciddi yatırımlar yapıldığını, davalının talebi üzerine 01/02/2011 tarihinde ... yetkili bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereğince davalının müvekkilinden ürünleri alarak piyasaya arz edeceğini, davalı ile sözleşme imzalandığı süreçte .... Şti'nin müvekkili şirketin dağıtıcı ana bayisi olarak faaliyet gösterdiğini ve davalının da ürünleri başaran ısıdan alarak piyasaya sunacağını, taraflar arasında ilişki devam ederken .... Şti'nin Ankara .... Noterliğinin 29/09/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile müvekkili ile olan ticari ilişkisinin feshedildiğine dair ihtarname gönderildiğini, aynı zamanda kendisinden mal alan müvekkili şirketin alt bayilerinin de kendisi ile olan sözleşmelerinin feshedildiğini duyurduğunu, davalının bu fesihnameden sonra yaşanan süreçte hem münhasırlığı ihlal ettiğini ve hem de müvekkili ile olan sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, davalının müvekkili ile olan sözleşmesi yürürlükte olmasına rağmen müvekkilinin rakibi konumunda olan ... ile çalışmaya başlayan eski ana bayi ... ile görüşmeye başladığı bilgisinin edinildiğini, akabinde ihtarname ile bayilik sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin de Kartal...Noterliğinin 08/11/2016 tarih ve .. yevmiye nolu ihtarname ile davalıya cevap verildiğini, davalının sözleşme gereği cezai şart bedelini ödeme yükümlülüğü bulunduğunu , feshin haksız ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 30.000,00-TL cezai şartın 03/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Davanın esasını oluşturan ... Alt Bayilik Sözleşmesinin 29/09/2016 tarihinde münfesih olduğunu, sözleşmenin üretici/ marka sahibi davacı .... A.Ş. ana bayi dava dışı ... ve ... davalı olmak üzere üç taraflı bulunduğunu, ana bayinin sözleşmeler kapsamında ...'nin ürün alım limitleri dahilinde siparişlerini karşılamakla yükümlü olduğunu, ancak müvekkilinin doğrudan davacıdan mal tedarik etmek gibi bir yükümlüğü bulunmadığını, davacının sadece denetleme yetkisine sahip bulunduğunu , mal tedarikinin dava dışı ...'dan yapıldığını, davaya esas sözleşmenin kurucu ve temel unsurlarından olan ana bayi ...'nın Ankara ...Noterliğinin 29/09/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı İhtarnamesi ile davacıyla olan tüm ticari faaliyetlerine son vermesi sonucunda davaya konu sözleşmenin de esasen münfesih hale geldiğini, sözleşmenin kurucularından ... sözleşmeden çıkmasıyla sözleşmenin uygulanamaz hale geldiğini, müvekkilinin de 29/09/2016 tarihinden sonra davacıdan bir alım yapmadığını, davacı yanca müvekkili şirkete sözleşmenin devam ettiğine dair bir bildirim yapılmadığını, ayrıca müvekkilinin sözleşme devam ederken başka bir markanın satışını yaptığına dair iddianın da gerçeklere aykırı olduğunu ve bu durumu kanıtlar delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı taraf 01.02.2011 tarihli ... Bayilik Sözleşmesi hükümlerine aykırılık sebebiyle sözleşmede yer alan cezai şartın 03.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsili davalıdan talep etmiştir.Taraflar arasındaki 01.02.2011 tarihli ... A.Ş. ... Alt Bayilik Sözleşmesinin incelenmesinde, üretici/ marka sahibi olarak davacı ... A.Ş.nin, ... Şti.nin ve Alt Bayi olarak davalı ... sözleşmeyi imzaladığı görülmektedir. Yine Mağaza Özel Konsepti başlıklı ek belgenin, 2015 yılı Hedef Tabloları ve Prim Koşulları başlıklı belgenin ve Satış Yetkisine Konu Ürünler ve Teşhir Listesi başlıklı belgenin bu üçü tarafından imzalandığı görülmektedir.Dava konusu Sözleşmenin "Münhasırlık" başlıklı 7/E maddesinde;"..., münhastr olarak çalışacak olup, ... tarafından Ek:2 belirtilen ürünler haricinde, rakip firmaların ürünlerini teşhir edemez, satamaz. Rakip firmalara ait ürün ve marka görsellerini araçtanndal mağazalarında, kartvizitlerinde, evraklarında, web sitesi vb kurumsal kimliğini yansıtan her nevi evrakta bulunduramaz." şekilinde düzenleme yapılmıştır. Aynı Sözleşmenin "Cezai Şart" başlıklı 16.maddesinde; ..'un sözleşmede yer alan hükümleri tek yanlı olarak uygulamaya yanaşmaması, uygulanmasından vazgeçmesi, gerek sözleşme ve ekleri ile taraflarca kabul edilmiş olan tüm belge ve bağıtlarda yer alan hükümlerden herhangi birine aykırı davranması ve gerekse o hükümlerde belirlenmiş yükümlülüklerden herhangi birisini zamanında yerine getirmemesi halinde; ....'ın önceden kendisine uyarıda bulunması, ihtar göndermesi, önel tanıması, mahkemeden hüküm alması veya başkaca bir işlem uygulaması gerekmeksizin; iş bu sözleşmeyi tek yanlı olarak feshetmekte serbest ve yetkili olacağını/ ...'un ana bayi'den mal alımı yaptığı son takvim yılma esas KDV hariç ciro tutarının %25 oranında ve her halükarda asgari 30.000 TL bedelden az olmamak kaydıyla cezai şart bedelini ...'a derhal ve defaten ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklinde hüküm yer almaktadır. ... Şti tarafından ... A,Ş, aleyhine gönderilen 29.9.2016 tarih ... yevmiye nolu noter İhtarnamesinde, 1993 yılında bu yana sürdürdükleri ticari ilişkilerini son iki yıldır şirketlerine yönelik haksız tutum ve davranışlar sebebiyle, gelinen süreçte ve son noktada çekilmez hal alması nedeniyle feshettiklerini, ihtar edilmiştir.Davalı tarafından davacıya gönderilen Gölbaşı Noterliğinin 3.11.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesinde; ... Sistemleri tarafından bayilik sözleşmesinin fesh edilmesi dolayısıyla ... A.Ş. ile bayilik akitlerinin sona erdiğini, bu tarihten itibaren ... dışında bir ana bayi ile ya da doğrudan ...'la çalışmak istemediklerini, ihtar etmiştir.Davacı tarafından davalıya gönderilen Kartal .... Noterliği 08.11.2016 tarihli ... yevmiye numaralı İhtarnamede ile de; sözleşmede yazılı cezai şart bedelinin tazmini talep edilmiştir.Uyuşmazlığın çözümü bakımından davacı ile dava dışı ... arasındaki sözleşmenin sona ermesi ile davacı ve davalı arasındaki ilişkinin de sona erip ermediği ve bu bağlamda davalının münhasırlık yükümlülüğünü ihlal edip etmediği hususunun açıklığa kavuşturulması önem arzetmektedir. Dava konusu sözleşmede, Davacı...dava dışı ana bayi ...-Davalı olmak üzere üç ayaklı bir sözleşme ilişkisi kurulmuştur. Anılan sözleşme uyarınca davalının dava dışı ana bayiden ürün almakla yükümlü olduğu, davacının alt bayı olan davalıya ürün tedarik etme ve davalının da davacı üreticiden ürün alma yükümlülüğünün bulunmadığı görülmektedir. Sözleşmenin 10.maddesinde dava dışı ana bayinin ve davalı alt bayinin hak ve yükümlülükleri düzenlenmiştir. Sözleşme hükmünde; davalı alt bayinin dava dışı ... haricindeki bir ana bayiden ürün alamayacağı, başka bir ana bayi ile çalışamayacağı, Yine Sözleşmenin 12/d maddesinde; bunun ancak davacı üreticinin onayı ile söz konusu olabileceği ve bu durumda yeni ana bayi ile üretici ve davalı arasında yeni bir sözleşmenin imzalanacağı öngörülmektedir. Dava konusu sözleşme ile üç taraflı bir hukuki ilişki kurulduğu, ancak bu ilişkilerin akıbetinin birbirine bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu Sözleşmenin taraflarından ... Ltd . Şti'nin Ankara ... Noterliğinin 29/09/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı İhtarnamesi ile davacı ile imzalanan sözleşmeyi feshettiği, üretici- ana bayi ve alt bayi şeklinde kurulan sözleşme ilişkisinin ana bayinin sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmesi ve sözleşmeden çekilmesi ile sözleşme ilişkisinin artık sürdürülemeyeceği bu durumda davalıdan da sözleşmeye bağlı olmasının beklenmeyeceği, sözleşme ilişkisinin bu üçlü yapıya bağlandığı, ana bayinin ayrılması ile temel sözleşme ilişkisinin bozulduğu ve davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin de böylece sona ermiş olduğu sonucuna varmak gerekmiştir. Diğer taraftan davalının...(...) Marka ürün alışı 13.10.2016, 21.10.2016, 27.10.2016, 04.11.2016, 09.11.2016 tarihli faturalar ile olmuştur. Diğer bir deyişle davalı, sözleşme ilişkisi ve rakip ürünlerin ticaretini yapmama yükümlülüğü sona erdikten sonra rakip ürünlerin ticaretine başlamıştır. Sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra gerçekleşen bu eylemin de sözleşmeye aykırı olamayacağı ve dolayısıyla da davalının ceza şarta dayalı bir borcunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dava konusu sözleşmede davacı...dava dışı ana bayii ...-davalı olmak üzere üç ayaklı bir sözleşme ilişkisi kurulduğu, davalı alt bayinin dava dışı ... haricindeki bir ana bayiden ürün alamayacağı başka bir bir bayiyle çalışamayacağı, sözleşmenin 12-d maddesinde, bunun ancak davacı üreticinin onayı ile söz konusu olabileceği bu durumda yeni ana bayi ile üretici ve davalı arasında yeni bir sözleşmenin imzalanacağının öngörüldüğü, ana bayinin ayrılması ile temel sözleşme ilişkisinin bozulduğu ve davalı ile davacı arasındaki sözleşmeninde böylece sona ermiş olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının sözleşmeyi haksız şekilde sona erdirdiğini, dava dışı ana bayi ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan sözleşmenin sona ermesi neticesinde temel sözleşme ilişkisinin bozulduğunun tespit edildiğini, bayilik sözleşmesinin 18.maddesinde, sona erme halleri ve sonuçlarının düzenlendiğini, son derece açık olduğu üzere ana bayinin tek başına bayilik sözleşmesini feshetme yetkisi olmadığı gibi bu düzenleme ile sözleşmeden kaynaklı haklarının tek başına ... onayı olmadan kullanılmasının mümkün olmadığını, dosyaya sunulan hukuki mütalaada taraflar arasındaki sözleşmenin detaylı olarak incelendiğini, sözleşmenin dava dışı ... tarafından sona erdirildiğinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, dava dışı ana bayinin haksız feshi dikkate alındığında davalının sözleşmeyi haklı nedenle sona erdirdiğinde kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili tarafından ticari ilişkinin devam edeceği ve sözleşmenin yürürlükte olduğunu mail yoluyla 03.10.2016 tarihinde bildirildiğini, aynı duyurunun davacının mail adresine de gönderildiğini, davalının sözleşme gereğince cezai şart bedelini ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, 16.maddesinde, cezai şart miktarının kararlaştırıldığını, her halükarda asgari 30.000,00 TL olmak üzere cezai şart bedelinin düzenlenmiş olduğunu, sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ederek sözleşme ile kararlaştırılmış münhasırlık şartını bozarak rakip firma ürünlerini satan, bayilik sözleşmesini tek taraflı ve haksız fesheden davalının hukuka aykırı davranışları nedeniyle uğradıkları diğer zararlar için yasal hakları saklı kalmak kaydıyla cezai şart bedelinin fesih tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, bayilik sözleşmesinin haksız fesih nedeniyle ceza koşulu alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, alt bayilik sözleşmesinin mevcudiyeti, ana bayinin dava dışı ... Ltd Şirketi olduğu, ana bayi tarafından sözleşmenin feshedildiği, davalının ise daha sonraki aşamada ana bayinin sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle bayilik akdini sona erdirdiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalı alt bayinin sözleşmeyi feshetmiş olmasının haksız fesih oluşturup oluşturmayacağı, davacının sözleşme kapsamında cezai şart alacağının talep hakkının oluşup oluşmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 01.02.2016 tarihinde "... Alt Bayilik Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmede davacı şirketin üretici/marka sahibi, ana bayinin dava dışı ... Ltd Şirketi, alt bayinin ise davalı şirket olduğu, sözleşmenin 2.maddesinde tanımlara yer verildiği, tanımlarda ana bayinin ... ile arasında mevcut sözleşme kapsamında... ana bayi olarak faaliyet gösteren doğrudan mal alımlarını ...'tan yapan ve ...statülü alt bayinin kendisine bağlı olarak çalışacağı ana bayiyi ifade edeceğinin belirtildiği, ... ise sözleşme kapsamında ... ana bayiye bağlı olarak faaliyet gösteren mal alımlarını ana bayiden yapan ... statülü alt bayiyi ifade ettiğinin belirtildiği, ... statüsünün .... bayilik yapılanması içerisinde özel konsept mağaza yapılanmasına sahip ve ön plana çıkan alt bayilik standart ve koşullarının sözleşme ile belirlenmiş ... alt bayilik statüsünü ifade ettiğinin belirtildiği, sözleşme konusunun 3.maddede düzenlendiği, maddede, ...'ın üretim, dağıtım ve satışını yaptığı, ürünlerin sergilenmesi, pazarlama ve satışı için ... statüsünün kazanılması, yetki, sorumluluk ve şartlarının belirlenmesi olarak ifade edildiği, sözleşme süresinin 4.maddesinde, yürürlük tarihinden itibaren süresiz olarak imzalandığının ifade edildiği, 7.maddede, ...bayilik şartlarının belirtildiği, sözleşmenin imzalanması anında ve/veya sözleşmenin yürürlüğü süresince sözleşmede belirtilen ve sonradan... tarafından güncellenerek bildirilecek ... statü koşullarını taşımayan ve/veya yitiren gerçek ve tüzel kişilerin ... yetkisinin tek taraflı olarak derhal ... tarafından sonlandırılacağına yer verildiği, 10.maddede, tarafların karşılıklı hak ve yükümlülükleri başlığı altında 10.1maddede, ... hak ve yükümlülükleri ile ilgili olarak (a) bendinde temsil yetkisi başlığı ile sözleşme ile ... ana bayi ile doğrudan çalışacağı, alt bayilik statüsünün elde etmiş olduğu ana bayi ve/veya ...'ın temsil etme hakkının tanınmadığı, ... ve/veya ana bayii nam ve hesabına hiçbir faaliyette bulunamayacağı, sözleşme konusu ürünleri kendi nam ve hesabına riski kendisine ait olmak üzere satacağı, 10.2.maddede ana bayinin hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği, (a) bendinde, ana bayinin ... tarafından gerçekleştirilecek ürün siparişlerini yetkili ana bayi sıfatıyla ... ile imzalamış olduğu sözleşmeler ile sair evraklar kapsamında ve ...'nin ürün alım limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğuna yer verildiği, çalışma şeklinin 11.maddede düzenlendiği, cari hesap ilişkisi başlığı ile 5.bentte, sözleşme tarafları arasında cari hesap sözleşmesi hükmünde olduğu, ...'nin ana bayiye bağlı olarak cari hesap sistemi ile çalışacağı düzenlemelerine yer verildiği, ürün bedellerinin ... tarafından hazırlanan fiyat listesine göre belirleneceği ve duyulacağı, ödeme şartları ve alım koşullarının (e) bendinde düzenlendiği, ödemelerin ... tarafından siparişle birlikte ana bayi tarafından belirlenen ödeme koşulları ve risk limiti dahilinde nakit, çek veya ana bayinin kabul etmesi halinde senet olarak yapılacağının belirtildiği, cezai şartın 16.maddede düzenlendiği, söz konusu maddede ... sözleşmede yer alan hükümlere tek yanlı olarak uygulamaya yanaşmaması, uygulanmasından vazgeçmesi, gerek sözleşme ve ekleriyle taraflarca kabul edilmiş olan tüm belge ve bağıtlarda yer alan hükümlerden herhangi birine aykırı davranması ve gerekte o hükümlerde belirlenmiş yükümlülüklerden herhangi birini zamanında yerine getirmemesi halinde ...'ın önceden kendisine uyarıda bulunması, ihtar göndermesi, önel tanıması, başkaca bir işlem uygulaması gerekmeksizin sözleşmeyi tek yanlı olarak feshetme serbestliği ve yetkilisi olduğu, ...nin ana bayiden mal alımı yaptığı son takvim yılına esas KDV hariç ciro tutarının %25 oranında ve herhalükarda 30.000,00 TL bedelden az olmamak kaydıyla cezai şart bedeline ...'a derhal ve defaten ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiği, sözleşmenin sona erme hallerinin 18.maddede düzenlendiği, (a) bendinde, sözleşme süresinin herhangi bir döneminde haklı bir nedenle tek başına ...'ın veya ana bayinin ...'la birlikte sözleşmeyi feshettiğini bildirmesi halinde sözleşmenin derhal sona ereceği, ...nin haklı nedenle ve en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmenin sona ereceği, herhangi bir tazminat talep edemeyeceği hususlarına yer verildiği, dava dışı ana bayi ... Ltd Şirketi tarafından 29.09.2016 tarihinde davacı şirkete gönderilen ihtarname ile 1993 yılından bu yana sürdürdükleri ticari ilişkinin sonlandırıldığının belirtildiği, ihtarnamenin 6.bendinde, ihtarnamenin tebliğinden itibaren siparişlerin iptali ve taraflarına sevkiyat yapılmaması, yapılacak sevkiyatın kabul edilemeyeceğinin belirtildiği, davacı tarafça 18.11.2016 tarihinde mail gönderildiği, söz konusu mailde ana bayi tarafından sözleşmenin hiçbir haklı nedene dayanmadan 29.09.2016 tarihli fesih ihbarnamesi ile feshedilmiş olduğunun öğrenildiğini, beklenmedik ve hukuka aykırı şekilde gelişen bu durumdan ticari faaliyetlerin olumsuz etkilenmesine kesinlikle müsaade edilemeyeceği, bu süreçte mal tedarikinde depoların hızlı ve kesintisiz bir şekilde hizmet vereceği, başka bayi ile çalışacak olan bayiler için hızlı çalışma esaslarını oluşturulacağı, ... Bayi olarak ticari faaliyetin hiçbir kesintiye uğratılmadan ve daha iyi şartlarda sağlanması için çaba ve desteğin verileceğinin bildirildiği, mailin konusunun duyuru olarak belirtildiği, mailde davalı şirketin unvanının yer almadığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen 03.11.2016 tarihli ihtarname ile ana bayi ...Ltd Şirketi ile çalışmayı sürdürdüklerini, ancak ana bayinin bayilik sözleşmesini feshetmesinden dolayı akdin sona erdiğini, .. dışında bir ana bayi ile ya da doğrudan ...'la çalışmak istemediklerini, ... tabelasının sökülmesini bu tarihe kadar hak ettikleri primlerin verilmesini, alacakların ödenmesini, ipoteğin teminatların fekkini talep ve ihtar ettiği, davacı ... tarafından 08.11.2016 tarihli Kartal .... Noterliğinde düzenlenen cevabı ihtarname ile sözleşmedeki yazılı cezai şart talebinin 16.madde gereğince 30.000,00 TL olarak belirlendiği belirtilmek suretiyle derhal ödenmesinin talep edildiği ve talebe konu olan cezai şart alacağı için iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların delilleri dosyaya ibraz ve celp edildikten sonra bilirkişi incelemeleri ile bilirkişi raporları alınmıştır. 10.04.2019 tarihli talimat bilirkişi raporunda; davalı şirket ticari defterlerinin lehine delil olma özelliğinin bulunduğunu, davacı ile ticari ilişkisinin bulunmamakla birlikte dava dışı ana bayi ... Ltd Şirketi ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu, 29.09.2016 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, 08.11.2016 tarihi arasındaki ticari ilişkiye ait kayıtların tespit edildiği, dava dışı ana bayi ... Şirketi ile ana bayinin davacı ile sözleşmeyi feshettiği, 29.09.2016 tarihinden sonra da devam ettiği, davalının .... Ltd Şirketinden davacı şirkete ait ürünler dışında ... Markalı ürünleri de almış olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; davalının sözleşmenin devamı sırasında münhasırlık şartını ihlal ettiğinin ortaya çıktığını, ana bayinin tek başına bayilik sözleşmesini feshetme yetkisi olmadığı gibi sözleşmeden kaynaklı haklarını tek başına ...'ın onayı olmadan da kullanmasının mümkün olmayacağını, müvekkilinin üretici, davalının malı piyasaya arz eden satıcı konumunda, dava dışı ...'nın ise malı müvekkilinden alarak davalıya satan ara toptancı sıfatını taşıdığını, müvekkilinin davalı ile sözleşmeyi devam ettirme iradesini sergilediği sürece dava dışı ... Şirketinin bu ilişkide esaslı unsur olduğunu ifade etmenin mümkün olmayacağını iddia ederek, 30.000,00 TL cezai şart ile 21.642,75 TL konsept maliyet bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; davacının doğrudan ya da dava dışı ana bayi dışında bir ana bayi ile müvekkiline mal verme hakkının olmadığını, mal vermekle yükümlü ana bayinin sözleşmeyi feshetmesi ile sözleşmenin esaslı unsurunun ortadan kalktığını, müvekkilinin 29.09.2016 tarihinden sonra davacıdan herhangi bir alım yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.16.09.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı ile davalı arasındaki sözleşme ilişkisinin, dava dışı ... ile davacı arasındaki sözleşme ilişkisinin sonlanması ile nihayete erdiği, davalının rakip ürünlerin ticaretini yapmasının dosya içeriğine göre sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra gerçekleştiği, bu şartlar altında davalının eyleminin zaten sona ermiş olan sözleşmeye aykırı olmadığı, davalının bir ceza borcunun bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir.Taraflar arasında imzalanan alt bayilik sözleşmesi, dava dışı ana bayi tarafından feshedilmiştir. Sözleşmenin yukarıda ayrıntılı şekilde yer verilen 2.maddedeki tanımlar kısmında, ana bayinin mevcut sözleşme kapsamında doğrudan mal alımlarını ...tan yapacağı, davalı ...nin hak ve yükümlülükleri ile ilgili 10.1 maddesinde yer verilen (a) bendindeki, temsil yetkisine ilişkin düzenleme, 10.2.maddesinde yer verilen ana bayinin hak ve yükümlülüklerine dair düzenlemenin (a) bendindeki teslim yükümlülüğü başlığı altında yer alan, ana bayinin ... tarafından ürün siparişlerini yetkili ana bayi sıfatıyla ... ile imzalamış veya imzalayacak sözleşmeler ile ürün alım limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğuna dair düzenleme, ödeme şartları ve alım koşullarına belirleyen maddenin (e) bendinde yer alan, ödemelerin ... tarafından siparişle birlikte ana bayi tarafından belirlenen ödeme koşulları ile yapılacağına ilişkin düzenleme vb düzenlemeler dikkate alındığında, davalı alt bayinin sözleşme kapsamında muhatabının dava dışı ana bayi olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında gerçekleştirilmiş olan sözleşme üç taraflı bir sözleşmedir. Dava dışı ana bayinin sözleşmeyi feshetmesi ile birlikte davalı alt bayi tarafından sözleşmenin devamı mümkün görülmemektedir. Belirtildiği üzere, alt bayiye , dava dışı ana bayi tarafından davacı ürünlerinin satışı gerçekleştirilmektedir. Bir anlamda sözleşmede dava dışı ana bayinin ticari ilişkinin ana unsuru olduğu anlaşılmaktadır. Davacıdan ürün alımını gerçekleştiren ana bayinin sözleşmeyi feshetmesi ile birlikte alt bayi olan davalıdan sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenmesi sözleşme hükümlerine göre imkansızdır. Davalının sözleşme edimlerini yerine getirebilmesi için ana bayinin sözleşmesinin ayakta bulunması gerekmektedir. Davacı şirket tarafından her ne kadar, ana bayinin sözleşmeyi feshetmesi üzerine bayilere mail göndererek, sözleşmeye devam edileceği, ürün temininden sorun yaşatılmayacağı vb ifadelere de yer verilmiş ise de davalı şirket tarafından bu teklifin kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Bir an için ana bayii tarafından alt bayilik sözleşmesinin feshi neticesinde davacı ile davalı şirketin ticari ilişkisinin devamının kabul edileceği varsayılsa dahi dava konusu yazılı sözleşme hükümleri geçerli olmayacağından sözleşmenin 16.maddesinde yer alan cezai şart alacağının mevcudiyetinden de söz etmek mümkün olmayacaktır. Tarafların edimlerini düzenleyen sözleşme gereğince, davalı alt bayinin ürün alımını durdurarak sözleşmeyi feshetmiş olmasından dolayı sözleşmenin haksız feshinden söz edilemeyecektir. Sözleşmenin taraflarından ana bayinin sözleşmeyi feshi ile kurucu unsur ortadan kalkmıştır. TBK 112. maddesinde, borcun hiç ve gereği gibi ifa edilmemesi durumunda borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davalının borcun ifa edilmesinde herhangi bir kusurundan söz etmek mümkün görülmemektedir. Cezai şart ise TBK'nın 179. maddesinde, ceza koşulu başlığı ile alacaklının hakları, cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Davalı tarafça, sözleşmede yer alan hükümlerin ana bayi olmaksızın uygulanmaması mümkün değildir. Çünkü davalının sözleşme hükümlerindeki yer alan edimlerini yerine getirebilmesi için olması gereken dava dışı ana bayi sözleşmeyi feshetmiştir. TBK'nın 136.maddesinde, ifa imkansızlığına yer verilmiştir. TBK 136/1.fıkrada, borcun ifasının borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği, 2.fıkrada, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkansızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlunun karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olduğu hususlarına yer verilmiştir. Somut olayda, fiili imkansızlık neticesinde, davalı tarafça sözleşmenin yerine getirilmesi mümkün olmadığından davacı vekilinin aksine iddiaları ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalı şirket fesih sonrasında dava dışı şirketle çalışmaya başlamıştır. Bu kapsamda da sözleşmenin ihlalinden söz edilemeyecektir. Davalı alt bayinin sözleşmeyi ,dava dışı ana bayinin feshinden sonra feshetmesinde herhangi bir hukuka aykırılık mevcut değildir. Davacının dava dışı ana bayinin sözleşmeyi haksız feshi iddiaları bu davanın konusu olmadığı gibi dava dışı ana bayi ile kendisi arasındaki ilişkiye dair olduğundan değerlendirme konusu yapılmamıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine,5-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 24.10.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.