T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1289
KARAR NO:2024/1479
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/03/2020
NUMARASI:2016/1091 E. - 2020/268 K.
DAVANIN KONUSU:İstirdat (Kambiyo senetlerinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı ...yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar ..., .... Şti., .... Şti., ..... Şti., ..... AŞ yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın müşterisi ... ve ....Şti.lehine düzenlenmiş olan ... A.Ş....şubesine ait ....AŞ. keşideli, 28/10/2016 keşide tarihli, .... nolu 100.000 TL miktarlı ve 28/10/2016 keşide tarihli, 100.000 TL miktarlı, ... nolu çekler de dahil olmak üzere toplam 5 adet çekin davacı bankanın ... şubesine tevdi ve teslim edildiğini, davacı bankanın müşterisi ....Şti.’nin .....Şti.keşideli,....A.Ş.lehine düzenlenmiş, 09/08/2016 düzenleme tarihli, 17/10/2016 vade tarihli, 20.000 TL miktarlı bonoyu davacı bankanın İstoç şubesine tevdi ve teslim ettiğini, diğer bir kısım müşterileri tarafından başkaca bir kısım kambiyo senetlerinin de davacı bankanın İstanbul’da bulunan diğer bir kısım şubelerine tevdi ve teslim edildiğini, şu ana kadar tespit edilebildiği kadarı ile 7 adet çek ve 75 adet bononun ilgili şubeleri tarafından davacı bankanın genel müdürlüğüne ulaştırılmak üzere ...A.Ş.’ye teslim edildiğini, ancak dava konusu çeklerin ve bononun da içinde bulunduğu söz konusu kambiyo senetlerinin ... İletişim uhdesindeyken 07/10/2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde çalındığının ... İletişim tarafından davacı bankaya bildirildiğini, davacı banka tarafından söz konusu hırsızlık olayına ilişkin yapılan suç duyurusunun Bakırköy C.Başsavcılığının 2016/92210 soruşturma sayılı dosyasından yürütüldüğünü, ayrıca ... İletişim’inde ilgili personelinin şikayeti üzerine Bakırköy C.Başsavcılığının 2016/91987 soruşturma sayılı dosyasının açıldığını ve dosyaların 2016/91987 soruşturma sayılı dosyasında birleştirildiğini, davacı banka müşteris... tarafından çeklerin iptaline ilişkin açılan davanın İstanbul Anadolu 1.ATM.’nin 2016/1155 esas, ... tarafından bononun iptaline ilişkin davanın ise aynı mahkemenin 2016/1167 esas sayılı dosyasından görüldüğünü, her iki davada da ödemeden men kararı verildiğini, çekler açısından davalı ...tarafından ihtiyati haciz kararı alındığı ve ... aleyhine de olmak üzere ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ihtiyati haciz kararının uygulanması sırasında çeklerin keşidecisi ... tarafından çeklerin bedellerinin ödendiğini, yine bono açısından da davalı ...tarafından... aleyhine de olmak üzere ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, müşterileri ... ve ...’in davalılar ile hiçbir ticari ilişkisi/alış verişi, söz konusu kambiyo senetlerinin bunlara verilmesini/bulunmasını gerektirir hiçbir ilişkisi bulunmadığını, birbirinden farklı keşidecilerin düzenlediği farklı kambiyo senetlerinin, üstelik hırsızlık olayından hemen sonra ortaya çıkmasının ve davacı bankanın müşterilerinin cirolarından sonraki tüm ciroların neredeyse tamamının aynı kişilere/şirketlere ait olmasının son derece manidar ve hayatın/ticaretin olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle öncelikle takdiren teminatsız olarak veya uygun bir teminat karşılığında dava konusu çeklere ilişkin ihtiyati haciz işlemlerinin ve bono ile çeklere ilişkin açılan icra takiplerinin durdurulmasını, ... tarafından ödenen çeklerin bedellerinin davacı bankaya iadesi veya ilgili icra dairesinin veznesinde depo edilerek alacaklı olduğunu iddia edene ödenmemesi, henüz bedelleri ödenmemiş olan dava konusu bononun ödenmesinin yasaklanması/durdurulması, davalı ...’ın dava konusu çekler ve bonoya ilişkin her türlü tasarrufunun yasaklanması/kısıtlanmasını, davanın ....Şti. ... ve ....Şti., ..Şti., ....A.Ş.ve ....A.Ş.’ye ihbar edilmesini, yargılama neticesinde dava konusu çekler ve bononun davacı bankaya iadesi ile ... tarafından ödenen çeklerin bedeli olan 200.000 TL’nin davacı bankaya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemenin 25/11/2016 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin, icra dosyalarında davacının taraf olmadığı, taleplerin kambiyo senedine dayalı takip olduğu, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi dikkate alındığında sonraki ciranta ve hamillerin kambiyo senedini iktisabında ağır kusurlu yada kötü niyetli olduğunun ancak yapılacak yargılama ile belirlenebilecek oluşu, İİK.nun 72.maddesi uyarınca icra talebinden sonra açılan takiplerde takibin durdurulması kararı verilemeyeceği, ayrıca ... sayılı dosyasında zaten İstanbul 13.ATM.nin 2016/1101 esas sayılı dosyasında icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.Mahkeme ara kararının davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine dairemizin 2017/173-149 esas ve karar sayılı, 05/04/2017 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Davalı ... vekili savunmasında özetle; her nekadar dosyada borçlu olarak gösterilse de esasında bahse konu durumların mağduru olduğunu, davalıya bu çeklerle alakalı olarak yanlızca İstanbul Adliyesindeki icra müdürlüklerinde aleyhine ... sayılı dosyalar ile icra takibi başlatıldığını, davalının İstanbul 18.İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/327 esas ve 2016/495 esas sayılı dosyalar ile borca ve imzaya itiraz ettiğini, dava konusu çeklerde ve davalının haberi olmadan davalı adına cirolanan çeklerde davalı borçlu olarak görülmekte olup kaşenin üzerindeki imzanın davalıya ait olmadığını, kim olduğunu bilmedikleri şahıs veya şahısların davalı adına isim kaşesi düzenleyip imza attıklarını, davalıya başlatılan haksız icra takipleri ve davalar sebebi ile davalının banka hesaplarına bloke konulduğunu, araçlarına haciz konulduğunu ve evine hacze gidildiğini, davalının söz konusu çekler üzerindeki ne diğer keşideci şirketleri ne de lehtarları tanımadığını, çeklerle hiçbir alakası olmadığını, imza incelemesi yapılması gerektiğini savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ...vekili savunmasında özetle; TTK.nun hükümlerine göre çek veya bono gibi kıymetli evrakı tahsil amacıyla teslim alan bankanın kıymetli evrakı kaybetmesi halinde iptal davası açma hakkının belirli şartlara tabi olduğunu, davaya konu çekler ve bono üzerinde Albarakatürk lehine yapılmış bir ciro bulunmadığından davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, aynı konuda İstanbul 13.ATM.’de açılmış 2016/1101 esas sayılı derdest dava olduğunu, keşideci ... tarafından işbu davadaki iddialar tekrarlanarak çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti amacıyla dava açılmış olduğundan çeklerde vekil hamil sıfatı olmayan davacının açtığı davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.İhbar olunanlar ... ve ....Şti.ve ....A.Ş.vekili 09/10/2017 tarihli beyan dilekçesinde özetle; ...’in ...’ten almış olduğu çekleri davacı bankaya tevdi ettiğini ve çeklerin 07/10/2016 tarihinde davacı bankanın elinde iken kaybedildiğini/çalındığını, ... tarafından İstanbul 13.ATM.nin 2016/1101 esas sayılı dosyası ile ...aleyhine ödeme yasağına rağmen haciz baskısı ile tahsil edilen ... sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti istemiyle menfi tespit davası açıldığını, davacı bankanın zararlarını ortadan kaldıracak veya azaltacak çek iptali davası açmak ve ödeme yasağı kararı almak dışında herhangi bir girişimde bulunmadığını, aksine yolladığı ihtarname ile çalınan çek bedellerini karşılayan borç nedeniyle ...’e ödenmesini dahi ....’in kusuru sayarak uhdesindeyken kaybolan çekler nedeniyle hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirttiğini, kaybolduktan sonra ortaya çıkan ve takibe konulan diğer 2 çek içinde müvekkili şirkete hacze gelindiğini ve şirketin çek bedelinden daha fazla bedeli icra kasasına depo etmek zorunda kaldığı gibi bir de haciz tehlikesi yaşadığını, hatta hala bulunmayan çekler nedeniyle aynı tehlikenin davam ettiğini, gerek yerleşik Yargıtay içtihatları gerekse mevzuat hükümleri uyarınca davacı bankanın kendi elinde iken kaybettiği çek bedellerinden ve doğan tüm zarardan sorumlu olduğunu, bu hususta davacı banka aleyhine başlatılan icra takipleri itiraz sonucu durmuş olduğundan ... tarafından ikame edilen itirazın iptali davaları olduğunu, bankanın kendine tevdi ve emanet edilmiş çekleri basiretsiz bir şekilde taşıtması ve bunun üzerine zayi etmesi sonucu hem müvekkili hemde çekin keşidecisi şirketin büyük zarar gördüğünü ve her iki müvekkili şirketin de 3.şahsa çek bedellerini ödemek zorunda kaldığını, bu çekleri bile bile iktisap eden, ödeme yasağına rağmen işleme koyan ve bu hususta başka dosyalar dolayısıyla da sicili hayli kabarık olduğu belirtilen davalı ...’ın da kötü niyetinin aşikar olduğunu, müvekkili şirketleri haciz tehlikesiyle baskı altına aldığını ve kayıp çek bedellerini mükerrer olarak tahsil ederek büyük maddi kayıplara ve psikolojik tehditlere neden olduğunu, yaşanan bu olaylar nedeniyle en çok müvekkili şirketlerin mağduriyet yaşadıklarını, bu nedenlerle yargılama sonunda verilecek kararda müvekkili şirketlerin maruz kaldığı hak kayıplarının gözetilmesini ve müvekkili şirketler açısından mağduriyete sebep olmayacak şekilde hüküm oluşturulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusu olan çeklerin ciro silsilesinde şeklen bir bozukluk olmamakla birlikte davacı banka çeklerin ve bononun banka şubelerinden genel merkeze götürülmek üzere kurye tarafından taşınırken 07/10/2016 tarihinde çalındığını beyanla davalılara yönelik olarak istirdat davası açmıştır. ...Şti.tarafından davacı bankaya tevdi eden dava konusu çekler yönünden İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/155 Esas sayılı dosyası ile iptal isteminde bulunulduğu, yine davaya konu bononun iptaline ilişkin İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1167 esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı anlaşılmaktadır. Öncelikle davacı banka tarafından dosyaya sunulan "Banka içi gönderi formu" ekran görüntüsü kaydı, savcılık dosyası kapsamı, ihbar olunan ....Şti. Vekilince dosyaya sunulan beyan dilekçesi ve eki çek teslim yazısı ile davacı bankanın dava konusu bonoyu ... şirketinden 04.10.2016 tarihinde teslim aldığı ve söz konusu senetlerin davacı bankanın uhdesine geçtiği anlaşılmıştır.6102 Sayılı TTK 659 maddesi uyarınca kural olarak davacı, davalı hamilin kötüniyetle çeki iktisap ettiğini kanıtlamadıkça şahsi def'ileri hamile karşı ileri süremez. Davalı hamilin çekleri iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği, başka bir anlatımla kötüniyetli hamil olduğu kanıtlanmalıdır.Kötüniyet - ağır kusur açısından somut olay irdelendiğinde hırsızlık hadisesinin ceza soruşturmasına konu edildiği anlaşılmaktadır. İncelenen ticari defterler nezdinde dava konusu çeklerin... tarafından ... şirketinden tahsil edildiği ve ...'ın incelenen ticari defterlerinde işli olduğu ancak ... ile sonraki ciranta ....Şti.arasında herhangi bir ticari ilişkiye rastlanılmadığının tespit edildiği, davalı ...tarafından incelemeye yasal defter ve belgelerin ibraz edilmediği, bu nedenle ...ile söz konusu çekleri devraldığı ....Şti.arasında herhangi bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı hususunda yine davalı... tarafından incelemeye defter ve belge ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı ...yasal defter kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, dava konusu 20.000 TL bedelli senetle ilgili olarak ... Gıda arasında herhangi bir ticari ilişki olup olmadığı hususunda söz konusu firmaların yasal defter kayıtlarının incelenememesi nedeniyle herhangi bir tespit yapılamadığı anlaşılmakla söz konusu çeklerin davalı tarafından iyiniyetle iktisabından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davaya konu çekler yönünden keşideci ... tarafından davalı ...'a ödenen bedelin ...'dan tahsiliyle davacıya verilmesine hükmedilmiş, diğer davalı cirantalar yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş, dava konusu bono yönünden ise davalı meşru hamil 3. Kişi konumunda bulunduğu, söz konusu çeki kötü niyetle ve iktisabında ağır kusurlu olarak elde ettiğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığı, davacı tarafça bu yönde ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediği anlaşıldığından bono yönünden davanın reddine karar verilerek... " gerekçesiyle davanın davalı ...yönünden kısmen kabulü ile ... A.Ş. .... Şubesi'ne ait, 28/10/2016 keşide tarihli, ... çek numaralı 100.000,00 TL bedelli ve ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait, 28/10/2016 keşide tarihli, ... çek numaralı 100.000,00 TL bedelli çek hakkında ... sayılı dosyası ile yapılan takipte keşideci ... ...A.Ş. tarafından davalı ...'a yapılan 07/11/2016 tarihli 200.000,00-TL ödemenin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, dava konusu 09/08/2016 keşide tarihli, 17/10/2016 ödeme tarihli, 20.000,00-TL bedelli bono yönünden davacının davası sübut bulmadığından reddine, davanın diğer davalılar ..., ....Şti., ....Şti.,....Şti., ....A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili ile davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararının kısmen ret kısmının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini, dava konusu çeklerin davalı tarafından iyi niyetli iktisabından bahsedilemeyeceğinin tespit edilmiş olmasına rağmen aynı gasp olayında davalı tarafından haksız olarak ele geçirilen bono hakkında davanın reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, dava konusu bononun müvekkili bankanın müşterisi tarafından bankanın ... şubesine tevdi ve teslim edildiğini, dosyaya ibraz edilen tevdi bordrosu ile açık ve tartışmasız olduğunu, bononun haklı hamilini müvekkili banka olduğunu, 14.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu bononun müvekkili uhtesine geçtiğini, iptal kararına konu olan çeklerle birlikte çalındığının ve müvekkilinin bononun yetkili hamili olduğunun teyit ve tespit edildiğini, bononun müvekkili bankanın uhtesinde iken bir hırsızlık olayı neticesinde çalındığı ve müvekkilinin yetkili hamil olduğu gözetilerek bono yönünde de davanın kabulünün gerektiğini, mahkemece... ve ...Gıdanın ticari defterlerinin incelenemediği gerekçesiyle davalının kötü niyetinin ispat edilemediği belirtilmek suretiyle karar verildiğini, söz konusu şirketlerin ticari defterlerini sunmaları için kendilerine süre verilmediği gibi söz konusu bononun davalının ticari defterlerinde de yer almadığını dolayısıyla dava dışı şirketlerin ticari defterlerinin celp edilmemesi ve incelenmemesinin ticari defterlerin dosyaya kazandırılmaksızın davanın bono yönünden reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın kısmen redde ilişkin hükmünün kaldırılmasını, bono yönünden ret kararının kaldırılarak davanın çekler ve bono yönünden tümüyle kabulüne karar verilmesini ve davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacı bankanın aktif husumet ehliyetinin olmadığını, TTK'nın 818/f maddesi gereğince çeklerin vekaleten yapılan cirodan hakların kullanılmasına dair 688. maddenin çekler hakkında da uygulanacağının hükme bağlandığını, görüldüğü üzere çekin hamile ciro edilmesinin şart olduğunu, çeklerin ne şekilde ciro edileceğinin TTK'nın 683. maddede düzenlendiğini, çekin arkasında ve alonjda bankaya yapılmış bir cironun olmadığını, dosyaya ibraz edilen gönderi formu görüntüsü ve ihbar olunan şirket tarafından sunulan çek teslim yazısının bankayı TTK'nın 668. maddesi gereği hamil yapmayacağını, bankanın hangi amaçla çekleri elinde bulundurduğunu açıklayamadığını, çeklerin hangi hukuki ilişkiye dayanılarak bankaya tevdi edildiğinin açıklanamadığını, dava konusu çekin tahsil edildiğinin düşünülebileceğini, temlik cirosu mu tahsil cirosu ile mi bankaya tevdi edildiğinin izah edilmesi gerektiğini, aktif husumet ehliyetine sahip olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dava konusu bononun incelenmesi neticesinde banka lehine herhangi bir tahsil içindir veya vekaleten yazan bir cironun olmadığını, mahkeme tarafından müvekkilinin söz konusu çekleri iyi niyetle iktisap edemediği gerekçesiyle davaya konu çekler yönünden keşideci ... tarafından müvekkiline ödenen bedelin davacıya verilmesine dair kararın hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli hamil durumunda olduğunu, çekin veriliş koşullarını ve verilme sebebini araştırmak durumunda olmadığı gibi buna bilebilecek durumda da olmadığını, düzgün ciro zinciri ve teslim yoluyla iyi niyetli müvekkili hamile karşı davacı tarafından ileri sürülen defilerin ileri sürelemeyeceğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, davalının çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu iktisap ettiğinin kanıtlanması gerektiğini, kötü niyetli veya ağır kusuru olduğuna dair herhangi bir iddia veya delil ileri sürülmediğini, müvekkilinin cirantadan alacağına karşılık çeki aldığını, ciro silsilesine göre çekin çek hamilinin rızası dışında elinden çıktığını bilebilecek durumda olmadığını, gasp-çalınma hallerinde kötü niyetli hamile davanın açılabileceği gibi iyi niyetli hamile karşıda açılabileceğini ancak kambiyo senetleri yönünden sınırlama getirildiğini, yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kişilere karşı açılabileceği esasının benimsendiğini, bu tür davalarda davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini, mahkemece sadece söz konusu firmaların yasal defter kayıtlarının incelenmemesi gerekçesiyle müvekkilinin iyi niyetli olmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu çek bedellerinin keşideci tarafından ...sayılı dosyasına ödendiğini, keşideci tarafından ödenen dava konusu çekler ve bono üzerinde lehine bir yapılmış bir ciro bulunmayan davacı bankaya ödenmesine karar verildiğini, verilen kararın anlaşılamadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve müvekkili aleyhindeki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın 792. ve ilgili maddeler gereğince istirdat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın davalı ...yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar ..., ....Şti., ....Şti., ....Şti., ....A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ile davalı ... vekilince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, dava dışı... AŞ tarafından keşide edilen çeklerin ve dava dışı ... Şirketi tarafından dava dışı şirket adına düzenlenen senedin hırsızlık sonucu çalındığı iddiası ile dava konusu yapıldığı hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkemenin kabul etmiş olduğu çekler yönünden istirdat şartlarının oluşup oluşmadığı, reddedilen bono yönünden verilen ret kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı .... AŞ'nin ...bank ... ticari şubesindeki çek hesabından dava dışı .... Ltd Şirketi adına keşide edilen ,18.11.2016, 23.12.2016 keşide tarihli her biri 100.000,00 TL bedelli 19.12.2016 keşide tarihli, 125.000,00 TL bedelli, 28.10.2016 iki ayrı 100.000,00 TL bedelli çekler ile ... Şirketi tarafından dava dışı .... AŞ şirketine 09.08.2016 tarihinde düzenlenen 17.10.2016 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli malen ödeme kayıtlı senedin tahsil için, tahsile alınmasına dair el yazılı olarak davacı bankaya ibraz edildiği, dava dışı ... Şirketi tarafından 04.10.2016 tarihinde senet tevdi bordrosu düzenlendiği, 20.000,00 TL bedelli senetle ilgili olarak bordro üzerinde tahsil ibaresinin yer aldığı, 06.10.2016 tarihli el yazılı şekilde düzenlenen ve ... Şirketi tarafından düzenlenen dilekçede, hamili bulunduğu çeklerin tahsil işlemleri yapılmak üzere bankanın merkez şubesine gönderilmek için şubeye teslim edildiğinin belirtildiği, tutanakta dava konusu 5 adet çek bilgilerinin, vade tarihlerinin ve miktarlarının yer aldığı, davacı banka tarafından İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesine hırsızlık olayı neticesinde elinden çıkan çek ve bonoların iptali amacıyla iptal davasını açmış olduğu, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1155 Esas, 2018/860 Karar sayılı dosyasında 19.09.2018 tarihli karar ile bir kısım çeklerin zayi nedeniyle iptallerine karar verildiği, 3 çek hakkında ise kayıp olmaktan çıktığı için konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edildiği, kararın istinaf edilmemesi üzerine 23.05.2019 tarihinde kesinleştiği, davacı banka tarafından İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1167 Esas sayılı dosyasında 19.10.2016 tarihinde zayi olan senetlerin iptaline ilişkin dava açıldığı, mahkemenin 2017/160 Karar ve 23.02.2017 tarihli kararı ile; dava konusu 17.10.2016 vade tarihli 20.000,00 TL bono yönünden şartları oluşmayan davanın reddine karar verildiği, davacı bankanın şikayeti üzerine ifade veren dava dışı ... 07.10.2016 tarihli ifadesinde, postacı kuryede kurye olarak çalıştığını, Ümraniye ... Genel Müdürlüğüne giderek ilgili 13 banka şubesine teslim edilmek üzere 13 çanta aldığını, 07.10.2016 günü saat 10:00'da İkitelli'deki banka şubesine giderek bir çantayı banka şubesine teslim ettiğini, içi evrak dolu mühürlü çantayı alarak şubeleri gezip çantaları aldıktan sonra son şube olan Çobançeşme yolundaki banka şubesine giderek motosikletini yan yola bırakıp çantayı teslim ettiğini, içi dolu çantayı aldıktan sonra motosikletini kontrol ettiğinde 12 şubeden aldığı mühürlü çantaların motosikletin çantasında olmadığını, çalınmış olduğunu fark ettiğini beyan ettiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/91987 Soruşturma nolu dosyasında 22.05.2019 tarihinde daimi ara kararı verildiği, davalı ...tarafından 02.11.2016 tarihinde ...Şirketi, ... AŞ şirketi, ..., Şirketi ve ... Ltd Şirketi için çek alacağı 200.000,00 TL ile ferileri toplamı 220.830,14 TL alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu icra takibi başlattığı, takibe konu çeklerin 28.10.2016 keşide tarihli her biri 100.000,00 TL bedelli çekler olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... Şirketi, ..., ...... Şirketi, ...Şirketinin cirosu ve davalının cirosunun mevcut olduğu, daha sonradan .... tarafından çekin imzalandığı, çekin arkasında İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin ödeme yasağının bulunduğuna dair şerhin mevcut olduğu, takip konusu çekin her ikisininde cirantalarının aynı olduğu, davalı ...tarafından çek cirantaları ve keşideci şirket hakkında takip başlatıldığı, ancak çeki kendisine ciro ettiği anlaşılan ... Şirketi hakkında takip başlatmamış olduğu, icra dosyasında haciz işlemlerinin gerçekleştirildiği ve 07.11.2016 tarihli tahsilat makbuzu ile borçlulardan keşideci ... AŞ şirketi tarafından 200.000,00 TL borcun icra dosyasına ödendiği ve buna dair tahsilat makbuzunun düzenlenmiş olduğu, çek bedellerini ödeyen ... AŞ tarafından davalı ...hakkında İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesine 04.11.2016 tarihinde menfi tespit davasının açıldığı, davacı banka tarafından 09.11.2016 tarihinde takip tarihinden sonra iş bu davanın açıldığı, davalılar olarak yer verilen cirantalardan ... savunmasında; müvekkili aleyhine takipler başlatıldığını, borca ve imzaya itiraz ettiğini, icra takibine konu çeklerde müvekkilinin haberi olmadan cirolanan çeklerdeki kaşe üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını belirttiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince14.01.2019 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanında; çeklerin ve bononun müvekkili bankaya tevdi edildiğini, raporda ... ile sonrasında gelen ciranta arasında ticari ilişki olmadığının tespit edildiğini, savcılık soruşturmasının devam ettiğini, iptal davalarının kesinleştiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).Mahkeme tarafından ön inceleme duruşması ile birlikte bilirkişi incelemesine karar verilmiştir. Bilirkişi raporu neticesinde ise davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Ancak bilirkişi raporu, dava konusu uyuşmazlığın çözümü için yeterli değildir. Taraflarca gösterilen tüm deliller toplanarak değerlendirilmemiştir.İhbar olunanlardan ... AŞ şirketi tarafından, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1101 Esas sayılı dosyasında, takibe konu edilen çeklerden dolayı menfi tespit davası açıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu davada husumet davalı ...'a yöneltilmiştir. O davada verilecek kararın iş bu davanın sonucunu etkileyeceği aşikardır. Mahkemece söz konusu dosyasının akibetinin araştırılması, gerekli bilgi ve belgelerin dosya içerisine celbi ile aynı konuda farklı kararların çıkmasının engellenmesi gerekecektir. Ayrıca davacı şikayeti üzerine başlatılan soruşturma dosyasının tamamının dosya içerisine celp edilmesi ve davalılardan .... tarafından aleyhine başlatılan icra takiplerine karşı borca ve imzaya, itiraza ilişkin olarak davaların açıldığı üzerinde durularak, dava konusu çekler ve senet hakkında dava açılıp açılmadığının tespiti ile istirdat davasının şartlarının, yasal düzenlemeler kapsamında değerlendirilerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken, eksik ve yetersiz inceleme neticesinde verildiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davanın esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarıın, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,4-Taraflarca İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.24.10.2024