T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1295
KARAR NO: 2024/1482
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/03/2021
NUMARASI: 2019/219 E. - 2021/176 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, Davalı ... San. ve Tic. AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 10/01/2017 tarihinde 30 adet ... jel akünün davalı ... Limited Şirketinden satın alındığını, belirtilen tarihte satış sözleşmesi kurulduğunu, dava konusu akülerin garanti süresinde arıza sinyali verdiğini, mevcut zararı satıcıya bildirdiğini ve davalı tarafından arızalı akülerin yerine yenisinin gönderileceğinin taahhüt edildiğini ancak yeni akülerin gönderilmediğini, müvekkilinin dava konusu akülerin arıza göstermesi nedeniyle ürünleri satın aldığı davalı ... Enerji ve Ticaret Limited Şirketine bildirdiklerini, ürünlerin incelenmek üzere servis olan diğer davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin servis ve garantör olması nedeniyle önce beş adedinin kontrol edilmek üzere davalı ...'ye teslim edildiğini, davalı tarafından akülerin arızalı olduğunu bildirilmesi üzerine, diğer 25 akünün de teslim edildiğini, arızalı çıkan 30 adet akünün yerine yenisinin gönderilmesine ilişkin Ankara ... Noterliği 31/01/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, davalı ... Sistemleri Elektronik San. ve Tic. A.Ş. tarafından Üsküdar ... Noterliği 09/02/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle cevaben arızanın teknik bir eksiklikten kaynaklı değil, kullanım hatasından kaynaklı olduğu için sorumluluklarının bulunmadığını beyan ettiklerini, davalı ... Limited Şirketi tarafından Bakırköy ... Noterliği 14/02/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle cevaben kullanıcı hatası olduğunu ve bundan sonra bir problem olduğunda servis ve garantör olması sebebiyle muhatap olarak ... S.an. ve Tic. A.Ş. ile iletişime geçilmesini beyan ettiklerini belirterek, 13.500,00 TL'sının ihtarname tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili savunmasında özetle; Davalının söz konusu ürünleri 10.01.2017 tarihinde ... sayılı ve 13.500,00 TL bedeli irsaliyeli fatura ile diğer davalıdan satın aldığını ve kullanmaya başladığını, ayıp ihbarını ise müvekkiline ve diğer davalıya 07.02.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, TTK.nun Ticari Satış ve Mal Değişimi başlıklı 23. Maddesi ile Borçlar Kanunu’nun, “Gözden geçirme ve satıcıya bildirme” başlıklı 223 maddesi hükümlerine göre davacının ayıp ihbarını süresinde yapmadığını, tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, aldığı ürünlerden 5 adedini 18.08.2017, diğer 25 adedini de 23.11.2017 tarihinde test için gönderdiğini, 11 ay boyunca kullanılan üründe ayıp olup olmadığının açıkça ortaya çıkabilecek bir durumda olduğunu, iddia edildiği gibi üretim aşamasında bir hata olması durumunda belirtilen ürünlerin en baştan bu şekilde arıza sinyali vereceğini, teknik olarak akülerden kullanım yapan bütün cihazların, batarya geriliminin birim başına 10.5 volt altına düşürmeyecek şekilde sınırlandırılmış olması gerektiğini, davalı yanın aküleri bağladığı UPS cihazında oluşan arızadan dolayı batarya gerilimlerinin de, sıfır olarak ölçüldüğünü, akü üzerindeki voltaj sıfırlanana kadar üstünden akım çekilerek kullanılmış ve akülerin geri dönülmez bir şekilde öldürüldüğünü, bu hususun aküden kaynaklı olmayıp, akünün yanlış kullanılmasından ve akünün geri döndürülmez şekilde derin deşarj edilmesinden yani kullanıcı hatasından doğduğunu, bu hususun akülerin müvekkili olan şirkete gönderildiğinde yapılan kontrollerinde belirlendiğini, belirtilen arızanın aküden kaynaklı olmadığını, tamamen kullanım hatasından kaynaklanmakta olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanı reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... Enerji ve Tic. Ltd. Şti.'nin savunmasında özetle; Ayıp ihbarının süresi içinde yapılmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın yaklaşık bir yıl ürünleri kullandığını ve sorun yaşamadığını, üretim aşamasında bir hata olsa idi belirtilen ürünlerin en baştan arıza sinyali vereceğini, bu aşamadan sonra ayıp ihbarında bulunarak dava açmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu, ihtarnamelerde belirtildiği şekilde akülerden kullanım yapan bütün cihazların batarya geriliminin birim başına 10.5 volt altına düşürmeyecek şekilde sınırlandırılmış olması gerektiğini, davalı yanın aküleri bağladığı UPS cihazından oluşan arızadan dolayı batarya gerilimlerinin de sıfır olarak ölçüldüğünü, bu durumun akü üzerindeki voltaj sıfırlanana kadar üstünden akım çekilerek kullanıldığını ve akülerin geri dönülmez şekilde (derin deşarj) edildiğini gösterdiğini, bu sebeple arızanın aküden kaynaklı olmayıp kullanıcı hatasından doğduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/166 Esas, 2018/611 Karar ve 30.10.2018 tarihli kararı ile; yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2019/234 Esas, 2019/336 Karar ve 28.02.2019 tarihli kararı ile; ilk derece mahkeme kararı düzeltilerek kesin olarak karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...uyuşmazlık konusu akülerin ayıplı olduğu ve ayıbın gizli ayıp olduğu, uyuşmazlık konusu akülerin satıldığı tarihte raf ömrünü doldurmuş olmasına rağmen satışa sunan satıcının ağır kusurlu olduğu, davacının arızalarını iletmesine ve aküleri göndermesine rağmen mevcut sorunu çözmeyen servis ve garantör olan davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ve davalı satıcının sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş.... " gerekçesiyle dava konusu akülerin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne iadesine, davacının alacak taleplerinin kabulüyle 13.500,00 TL’snın davalı ...Ticaret Limited Şirketi’nden 20/02/2018 tarihinden itibaren, ... San. Tic. A.Ş.’den 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, Davalı ... San. ve Tic. AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı... San. ve Tic. AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Diğer davalıdan satın alınan müvekkilinin ithalatçı distrübitörü olduğu, ... jel akü ürünlerinde arıza olduğu, ayıplı mal sebebiyle satıcı ve distrübitörün sorumlu olduğunu belirtilerek davanın açıldığını, mahkeme tarafından akülerde gizli ayıp olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verildiğini, tarafların tacir olduğunu, ayıp ihbarını süreye ve şekle bağlandığını, davalının söz konusu ürünleri 10.01.2017 tarihinde irsaliyeli fatura ile diğer davalıdan satın aldığını, ayıp ihbarının 07.02.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, TTK'nın 23.maddesinde, söz konusu düzenlemenin mevcut olduğunu, hem TTK hem de TBK hükümlerine göre ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, akülerin 11 ay sorunsuz kullanıldığını, bununla birlikte söz konusu akülerin iki adedinin sağlam olmasınında kullanıcı hatası bulunduğunu gösterdiğini, jel akülerinin garanti süresinin bir yıl olduğu gerçeği nazara alındığında davacı iddiasının kötü niyetli olduğunu, raporda belirtildiği üzere akülerin iki tanesinin sağlam olduğunu, ayıp ihbarının bir yıllık garanti süresi geçtikten sonra yapıldığını, akülerin gizli ayıplı olduğu ve satıldıkları tarihte raf ömürlerinin doldurmuş olmalarından ötürü satıcının ağır kusurlu olduğunun kabulü ile müvekkilinin sorumlu olduğunun kabul edilerek mahkemenin karar verildiğini, her iki raporda da müvekkiline kusur atfedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satım konusu ayıplı emtia nedeniyle ödenen bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... San. ve Tic. AŞ yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davalılardan ... Ltd Şirketi tarafından davacı şirkete dava konusu ürünlerin satıldığı, davalı ... AŞ şirketinin ithalatçı distrübitörü olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, ayıp iddiasının yasal sürede ihbar edilip edilmediği, ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, ayıbın varlığı halinde ayıbın kaynağının kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalı aleyhine verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalılardan ... Ltd Şirketinden 30 adet jel akü satın aldığı, fatura tarihinin 10.01.2017 olduğu, emtia bedelinin KDV dahil 13.500,00 TL tutarında bulunduğu, davacı şirket adına dava konusu ürünlerle ilgili olarak 11.05.2017 tarihinde servis formunun düzenlendiği, davacı şirket tarafından 31.01.2018 tarihinde davalılara ihtarname tebliğ edildiği, ihtarnamede; 30 adet akünün satın alındığı, aküler alındıktan sonra garanti süresi içerisinde arıza sinyali verdiği, bunun üzerine servis olarak ... AŞ'nin servis ve garantör olması nedeniyle önce 5 adedi kontrol edilmek üzere teslim edildiği, akülerinin arızalı olduğunun bildirilmesi üzerine diğer 25 adedininde teslim edildiğini, 23.11.2017 tarihinden itibaren akülerin arızalı olması nedeniyle şirkete teslim edilmediğini, bir an önce akülerin müvekkiline teslim edilmesi gerektiğinin aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının belirtildiği, davalı .... Ltd Şirketi tarafından cevabı ihtarnamede satın alınan akülerin bağlandığı kesintisiz güç kaynağı cihazında oluşan arızadan dolayı batarya gerilimlerinin ölçüldüğü akülerde kullanım yapan bütün cihazların batarya geriliminin birim başına 10.5 volt altına düşülmeyecek şekilde sınırlandırılmış olduğu sonuç olarak akülerin bağlandığı UPS cihazının sebep olduğu, ithalatçı/distrübütör tarafından kullanıcı hatası olarak değerlendirilmesinin belirtilmesinin tüm ürünlerde olduğu gibi satış sonrası garanti şartlarının yerine getirmenin yasal olarak ithalatçı distrübütör ... AŞ'nin yükümlülüğünde olduğunun belirtildiği, davalı... AŞ şirketi tarafından 09.02.2018 tarihli cevabı ihtarnamede ise kesintisiz güç kaynağı kullanıldığı ifade edilen akülerin UPS arızası sonrasında derin deşarja girmiş olduğu bu durumun aküden kaynaklı bir husus olmadığı, aküyü tabiri caizse geri dönülemez bir halde öldüren bir durum olduğu, teknik bir eksiklikten kaynaklı olmayıp kullanım hatasından olduğu belirterek garanti ve başka şekilde sorumluluklarının bulunmadığını ifade ettiği, davacı tarafça ihtarnameler sonrasında iş bu davanın 12.03.2018 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Taraflarca dosya içerisine deliller ibraz edilmiş ve bilirkişi raporları alınmıştır. Mesafeli satış sözleşmesi/kullanım koşullarına dair dosyaya ibraz edilen sözleşme örneğinde, internet sitesine giren, kullanan ve sipariş veren herkesin koşulları kabul etmiş olduğunun belirtildiği, 1.maddede tanımlar olarak davalı ... Ltd Şirketinin yasal mevzuat çerçevesinde internet ve telefon üzerinden müşteri ve bayilerine ürün tedariği sağlayan bir şirket olduğu, satıcı olarak anılacağı, www...com internet sitesine girerek online alışveriş yapan ve telefon aracılığıyla sipariş veren kişilerin müşteri olarak anılacağı, garanti şartlarının 3.maddede düzenlendiği (a) bendinde, tüm elektronik cihazların garanti süresinin 2 yıl traksiyoner akü, likit akü ve jel aküler ile birlikte her türlü endüstriyel/kimsayal ürün için 1 yıl olduğu, iade şartlarının 5.maddede düzenlendiği, 7.maddede sözleşmenin ihlali halinde yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunun belirlendiği görülmüştür. 02.09.2019 tarihli talimat yolu ile alınan bilirkişi raporunda; keşif esnasında yapılan gözlem ve incelemede, 30 adet akünün palet üzerinde bulunduğunun görüldüğü, akülerin 6 adedinden fazla yapılan ilk muayenesinde ... Çin malı kuru tip sızdırmaz yani etektroliti jel halinde özellikte olduğunun görüldüğü, tamamının gerilim ölçme akü test cihazı ile kontrol edilmiş 3 adedi dışındakilerin hepsinde batarya gerilimi “0” olarak ölçüldüğü, bu işlem 27 adet akünün tamamen bitmiş durumda olduğunun gösterdiği, akülerde 2 tane sağlam görüneni ile 2 adet sıfır gerilimde olanı şarj için atölyeye götürüldüğü. 14 saat sarja bağlandığı, bu arada kontrol edildiğinde hasarlı görünen ikisinin kısa sürede 14 volta çıktığı akabinde hemen boşaldığı gözlemlenmiş ve bu akülerin geri dönülmez durumda kısa devre olduğu veya sülfatlandığı ve kullanılamaz durumda olduğunun tespit edildiği, diğer ikisinin kısmen şarj tuttuğu 11,60 v ile 13,40 volt değerler gösterdiğinin gözlemlendiği ve bu ikisinin hala kullanılabilir durumda olduğunun tespit edildiği, akülerin serin ve kuru yerde saklanması ve en çok 4 ayda bir sarj edilmesi gerektiği, deşarj halinde depolanan akülerin hasar göreceği, akülerin depolama ve saklama koşullarına uyulduğu takdirde kullanım ömürlerinin uzayacağı, ancak akülerin birde raf ömrü olduğu, yani üretimden itibaren kullanılmadan depoda bekleme süresinin kastedildiği, bunun 1,5 ile 2 yıl arasında değiştiği, üretilip hemen kullanılmaya başlayan akünün daha uzun ömürlü olduğu, rafta uzun süre beklemiş akünün ömrünün çoğunu tamamlamış olacağı, dava konusu akülerin imal tarihinin 10.06.2014 olduğu, davacıya 10.01.2017 tarihinde satıldığının görüldüğü, yani akülerin ikibuçuk yıldır beklemiş aküler olduğu, tabiri caizse akülerin bayatlamış olduğu, davacının aküleri kullandığı kesintisiz güç kaynağı sisteminin incelendiği, sistemin aküleri şarjsız bırakmadığının görüldüğü ve cihazda bir hata olduğunun tespit edilemediği, yörede akülerin derin dejarja uğratacak kadar uzun elektrik kesintilerinin olmadığının öğrenildiği, akülerin şarjsız kalmadığı yönünde kanaat oluştuğu, akülerde şişme patlama gibi hususlar olmadığı, incelemeler sonucu üretimden kaynaklanan bir gizli ayıbının olmadığının görüldüğü, mevcut sorunun akülerin raf ömrünü doldurmuş olduğundan kaynaklandığı görüşüne varıldığı, bir çok akü üreticilerinin, şarjsız bırakılmamak ve kullanıcı hatası dışında 2 yıl garanti verebildiğini, mesafeli Satış Sözleşmesindeki garanti şartlarının mahkemenin takdirinde olduğu, davacının 30 adet aküyü satın alıp 11 ay sonra iade talebinde bulunduğunu, alıcının satın alınanı gözden geçirme külfetinin olduğunu, üretim tarihinin akünün üzerinde göze çarpan bir şekilde yazılmamış olduğunu, ancak davacı tarafın münferiden tüketici gibi tek bir akü almadığını, bir ticaret sahibi olarak 30 adet akü aldığını, bu nedenle aldığı akülerin üretim tarihini ve raf ömürlerini göz önünde bulundurması gerektiğini, davacıya bir akünün mal oluş fiyatının KDV dahil 450,00 TL olduğu piyasa rayiçlerine göre ucuz görünmediği, akülerin gizli ayıbı olmadığı, ancak, üretim tarihlerini görüp veya görmeden satın aldığı takdirde ve bunun ancak bir açık ayıp olarak sayılıp sayılmayacağı takdirinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; rapordaki bazı hususların kabulünün mümkün olmadığını, raporda belirtildiği üzere akülerin kullanılamamasının nedeninin, raf ömrünün uygun şartlarda 1,5 - 2 yıl arasında olması ,bir başka anlatımla üretimden itibaren 2 yıl içerisinde satılmasının gerektiği olduğunu, zamanında satılmayan ve daha fazla bekleyen akülerin ise bayatlayacağı ve ömürlerini kullanılmasa da tamamlamış olacağını, akülerin garanti süresinde arızalandığını, zaman kaybedilmeksizin davalı tarafla iletişime geçildiğini, müvekkilinin seçimlik haklara sahip olduğunu ve sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, rapordaki tespitlere göre açık ayıptan söz edilemeyeceğini, gizli ayıplı mal olduğunun açık olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; incelemenin elektrik mühendisi tarafından yapılması gerektiğini, akülerin 11-12 ay boyunca sorunsuz çalıştığını, raporda 3 adet akünün sağlam olduğunun tespit edildiğini, üretim aşamasında bir sorun bulunsa idi akülerin başta arıza sinyali vereceğini belirterek ,yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. 05.02.2021 tarihli talimat bilirkişi raporunda; alıcı şirket ile satıcı firma arasında 30 adet akünün satış işleminin 10.01.2017 tarihinde gerçekleştiği ve bedelinin ödendiği, ölçümleri yapılan 29 adet aküden 2 adetinin sağlam 27 adetinin ömrünü tamamladığının tespit edildiği, 2 adet akü ile davacının sişteminin çalışmasının mümkün olmayacağı ve satın almasında da herhangi bir faydasının olmayacağının aşikar olduğu, sistem için 30 adet çalışan ve 10,5 V gerilim değerini sağlayan akülere ihtiyaç olduğu, satıcı firmanın 30 adet akünün 2 yıl 7 ay gibi uzun bir zaman rafta beklediği halde bilerek satışı gerçekleştirdiği, karşı tarafa raf ömrü ile ilgili herhangi bilgi vermediği, alıcı firmanın, iyi niyet çerçevesinde bu aküleri ölçüm yapmadan sistemine bağladığı ve 11 ay boyunca kullandığı, şayet akülerin alındığı ilk gün gerilim ölçümlerini yapmış olsalar bile tüm akülerin voltaj değerlerinin 10,5 volt olarak görmelerinin mümkün olduğu, satın alınan akülerin teslim tarihinde raf ömrünü doldurduğu ve bayat olduğunu anlamanın mümkün olmadığı, alıcı firmanın, yeni satın almak zorunda kaldığı akülerin bağlandığı sistemi yerinde incelediğinde, profesyonel personel tarafından işletildiğini gözlemlendiği, söz konusu arızalı akülerin üzerinde herhangi bir sızıntı, patlama ve şişme görülmediğinden dava konusu akülerde de kullanım hatasından kaynaklı herhangi bir problem olmadığı, satıcı firmanın, alıcı firmanın aküleri alımına müteakip 11 ay sonra arızalarını iletmesine, aküleri göndermesine ve taraflar arasında Mesafeli Satış Sözleşmesi'nde garanti şartları alt başlığının (a) bendinde belirtilen jel aküler için 1 yıl (12 ay) garanti kapsamında bildirmesine rağmen mevcut sorunu çözmediği, kullanım hatası diyerek reddettiğini, durumlar değerlendirildiğinde davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin asli kusurlu olduğu, alıcı firmanın satın aldığı akülerin bedelini karşı tarafa ödemiş olmakla birlikte 11 ay kullandığı, akülerin arızalanması üzerine garanti süresi içinde ilgili firma ile irtibata geçerek önce 5(beş) sonra da 25 (yirmi beş) adeti olmak üzere toplamda 30 adet aküyü gönderdiği, akülerin arızalarının satıcı firma tarafından giderilmemekle birlikte geri iade edildiği ve yenisi ile değiştirilmediği, dolasıyla davacıya herhangi bir kusur yüklenemeyeceği belirtilmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun,yeterli ve gerekçelidir. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının alacak talebinin kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. TBK'nın 219. maddesine göre, "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. " Buna göre maldaki ayıp; satıcının zikr ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir. Bunlardan yola çıkılarak; satıcı ve dolayısıyla teselsül ilişkisi nedeniyle ithalatçıyı maldaki ayıptan sorumlu tutmanın maddi koşulları; ortada ayıp sayılan bir eksikliğin olması, ardından maldaki eksikliğin önemli olması ve ayıbın malın yarar ve zararının alıcıya geçtiği anda varolması, tüketicinin ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olması, olarak sayılabilir. Borçlar Kanununda tanımını bulan ayıba karşı tekeffül, satılan şeyin satıcının zikrettiği vasıfları taşımamasından veya bu şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldıran eksiklikler bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır (TANDOĞAN, Haluk: Özel Borç İlişkileri, c. 1/1, Ankara 1988, sh 163; YAVUZ, Cevdet: Türk Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul 2007, 7. Baskı, sh 97). Diğer bir anlatımla ayıp, satılanın normal niteliklerinden ayrılmasıdır. Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Aynı zamanda satıcının bu borcu kanuni bir borç mahiyetindedir (YAVUZ, Nihat: Ayıplı İfa, Ankara 2010, 2. Baskı, sh. 91- 92). Diğer taraftan TTK'nın 23. maddesinde, malın ayıplı olduğunun açıkça teslim sırasında belli ise alıcının 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için bu durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda ise TBK'nın 223.maddesinin 2.fıkrasının uygulanacağı belirtilmiştir. Somut olayda, satım konusu akülerin üretim tarihlerinin 10.06.2014 olduğu, yaklaşık 1,5-2 yıl raf ömrü bulunan akülerin davacı alıcıya raf ömrü bittikten sonra 10.01.2017 tarihinde fatura ile satıldığı, yerinde yapılan inceleme neticesinde davacının işletmesinde kullanıcı hatasından kaynaklı herhangi bir hususun tespit edilemediği, kurusun davacıya raf ömrü bitmiş olan aküleri satan davalıda olduğu bilirkişi raporlarıyla tespit edilmiştir. Davalılar tarafından aksine bir iddia veya belge ibraz edilmemiştir. Mesafeli satış sözleşmesi gereğince dava konusu akülerin garanti süresinin 1 yıl olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, akülerin arızası davalı tarafa 11 ay sonra bildirilmiştir. Davalılar akülerde ki arızanın kullanıcı hatası olduğuna dair cevap vermişlerdir. TBK 225. maddesinde, ağır kusurlu olan satıcının satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hükmün geçerli olacağı belirtilmiştir. Davacının 1 yıllık garanti süresinde bildirimle birlikte iade talebinde bulunmuş olduğu da dikkate alınarak, 12.03.2018 tarihinde açılan davanın yasal süre içerisinde açılmış olduğunun kabulü gerekmiştir. Satıma konusu ürünlerin ,satım tarihinde raf ömürlerinin bitmiş olduğu, üretim tarihlerinin görülebilecek bir yerde bulunmadığı, gizli ayıplı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Arıza üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olduğundan, ortaya çıkan ayıbın ise ihtarname ile süresinde bildirildiği anlaşılmıştır. Satıcı, üretici veya ithalatçı üründeki ayıp nedeniyle alıcıya karşı birlikte sorumludur. Akülerdeki ayıp ürünlerin raf ömrü geçmiş olmasından sonra satılmış olduğundan onarılması mümkün olmayan ayıplardandır. Davacı, TBK'nın 227. maddesinde düzenlenen alıcının seçimlik haklarına dair düzenleme kapsamında sözleşmeden dönme hakkını kullanmıştır. Her ne kadar dava konusu ayıplı ürünlerin aynı anda geri verilmesine (birlikte ifaya) dair hüküm tesis edilmemiş ise de dava konusu akülerin raf ömürlerinin satım öncesinde dolduğu, ekonomik değerinin olmadığı göz önünde bulundurulduğundan birlikte ifa kararı verilmemesinde usule aykırılık görülmemiştir. Bu anlamda mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nı n353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı ... San. ve Tic. AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 691,64 TL istinaf nispi karar harcının, kanun yoluna başvuran davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Başvuran davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 24.10.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.