T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1318
KARAR NO:2024/1494
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/05/2021
NUMARASI:2019/612 E. - 2021/469 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ... firmasının taşımada sorumluluk risleri için 09/03/2017 - 09/03/2018 dönemi için sigorta teminatı verdiğini, dava dışı ... firmasına ait yükün Gebze'den Avcılar'a taşımasını davacının üstlendiği taşımada alt taşıyıcı ... firması ile anlaştığını, bu alt taşıyıcının da alt taşıyıcı davalı ...ile anlaşarak işi verdiğini, ...plakalı taşıtla taşımanın sürücü ...tarafından yürütüldüğünü, 25/11/2017 tarihinde Kuzey Tem Tır Parkında dinlenmek için aracını park eden sürücünün araçtan ayrıldığını, aracın yanına bilahare gelen sürücünün aracı kontrol ettiğinde "dorse kilidinin kırık ve bir kısım emtianın çalınmış olduğunu" tespit ettiğini, muafiyet düşüldükten sonra davacıya başvuran sigortalı...firmasının katlandığı zarardan 14.239,30 TL tazminat ödendiğini, davacının sigortalısına TTK m. 1472 gereği halef olduğunu, davalının zarardan sorumlu olduğunu, aynı zamanda işleten konumunda olduğunu, alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibe vaki itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına,%20 "den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davalının aracını emaneten şoför ...'a verildiğini, aracın K belgesi olmadığını, sigortasının olmadığını, muayenesinin yapılmadığını bildirerek aracı emanet ettiğini, davalının beyanında "İstanbul ilinde şehir içi yakın bir mesafede bir iş için" aracı verdiğini kabul ettiğini, ...'un hiçbir bilgi vermeden aracı iade ettiğini, davalının dava dışı ... lojistik veya dava dışı ... firmaları ile bir akdi ilişkisinin bulunmadığını, nakliye işini alan ve fatura tanzim edenin de şoför... olduğunu, davalının iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu, davacının sigortalısı ... ve diğer taşıyıcı ... firmalarının taşımaya uygun taşıt ve taşıyıcı seçmediği için sorumlu olduğunu, muayenesiz ve K belgesiz taşıtla taşıma yapılamayacağını, bu şekilde taşıma işi veren gönderen ve taşıyıcıların da sorumluğu olduğunu, dava dışı gönderen ... firmasının taşımaya verdiği malın miktarı ve niteliğinin sabit olmadığını, 17/05/2018 tarihli ekspertiz raporunda 399 adet, şoför kolluk beyanında 475 adet oto lastiği bildirildiğini, 24/11/2017 tarihli .. ve ... nolu iki nüsha sevk irsaliyesi konusu malın sadece alıcı tarafından tek taraflı eksik kaydı olduğunu, bunun taşıma sürecinde meydana geldiğinin sabit olmadığını, yükleme yapan gönderenin ve gece saat 01:00 de taşıma yaptıran diğer taşıyıcıların kusurlu olduğunu, dava dışı taşıyıcı ... tarafından düzenlenen faturanın da 24/11/2017 tarihli olduğunu, taşıma sözleşmesi ve sair evrakın ise 25/11/2017 tarihli olduğunu sonradan düzenlendiğini, zararı da... 'ın ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının 3. kişi konumunda olduğunu, taşıma sürecinde görev üstlenmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Sigortalı dava dışı ... şirketinin, dava dışı ... ... firmasının Gebze/Kocaeli tesisinden, dava dışı ....Şti’nin Avcılar/İstanbul’daki tesisine gönderilmesi işini üstlendiği, sigortalının taşıma işini dava dışı ... Ltd. Şti firmasına devrettiği, bu firmanın da nakliyeyi davalı ...’ya ait araçla gerçekleştirmek üzere dava dışı ...’a devrettiği, dava dışı ... tarafından nakliye gerçekleştirilirken 25.11.2017 tarihinde hırsızlık olayı yaşandığını, eksik teslim nedeniyle sigortalı ...şirketine fatura kesildiği, hırsızlık nedeniyle oluşan zararın sigorta şirketi tarafından ödendiğini, davalının işleten sıfatına dayanarak 6102 sayılı TTK’nın 1472 maddesi uyarınca rücuen alacak talebine ilişkin itirazın iptali isteminde bulunduğu, davalı tarafın cevap dilekçesi sunduğu, zamanaşımı itirazı, husumet itirazı, meydana gelen olayda kusuru olmadığı, illiyet bağı bulunmadığı, iyi niyetli 3. Kişi olduğu , aracın muayenesinin olmadığı, k belgesinin de bulunmadığı itirazında bulunduğu, dosyada delillerin toplandığı, bilirkişi raporu alındığı, 2018 sayılı KTK maddesi uyarıca zamanaşımı süresinin dolmadığı, davaya konu olayın hırsızlık eyleminden kaynaklandığı, davacı tarafın alacak talebine dayanak olarak 2918 sayılı KTK 85. Maddesine dayandığı, söz konusu madde düzenlemesinin ise aracın işletilmesinin sebep olacağı ölüm, yaralama ya da şeyin zarara uğramasına ilişkin sorumluluğa ilişkin olduğu, davalı tarafın aracının işletilmesinden kaynaklı zarar olmadığından sorumluluğunun olmayacağı, davacı tarafın isteminin yerinde olmadığı, davalı tarafın taşıyıcı sıfatı da bulunmadığı, sadece aracı tedarik eden konumunda olduğu, davalının TTK 887 . madde düzenlemesine göre ifa yardımcısı hükümlerine göre de sorumluluğunun olmayacağı değerlendirilerek ..." gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Uyuşmazlık konusu taşıma işinin yapıldığı aracın kayıtlı olduğu malikinin KTK 85. maddesi uyarınca işleten olarak meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, buna rağmen davalının sorumlu olmadığına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin dava dışı ...Ltd Şirketinin yürüttüğü taşıma işleri kapsamında doğabilecek olası rizikoları yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, otomotiv lastiği cinsi emtianın Gebze/ Kocaeli'den Avcılar/İstanbul adresine taşınma işini sigortalı firma tarafından üstlenildiğini, fiili taşıma işini dava dışı ... Ltd Şirketine devredildiğini,.. Firmasınında nakliyeyi davalıya ait ... plakalı araç ile gerçekleştirilmek üzere dava dışı ...'a devrettiğini, araç sürücüsünün aracı TEM Kuzey Tır Parkına park ettiğini ve aracın yanından ayrıldığını, aynı gün 03:30 sıralarında aracın yanına geldiğinde emtianın bir kısımının çalındığını fark ettiğini, uyuşmazlığa konu taşıma işinin yapıldığı aracın maliki olan davalının KTK 85/3 maddesi gereğince hasardan sorumlu olduğunu, meydana gelen zararın müvekkili tarafından karşılandığını ve kanuni halef olarak ödediği bedelin rucüen tazmini için icra takibi başlattığını, itiraz üzerine açılan davanın reddine karar verildiğini, kararın kaldırılması gerektiğini, davalının KTK 3. Ve 85 maddeleri uyarınca işleten sıfatına haiz olduğunu, meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, meydana gelen zararın aracın işletilmesinden kaynaklandığını, mahkeme kararında aracın işletilmesinden kaynaklı zarar olmadığına hükmedildiğini ancak hırsızlık olayının davalı aracında meydana geldiğini, davalının aracı belirli bir süreliğine dava dışı ...'a verdiğini, basiretli bir tacir olarak meydana gelen hasardan sorumlu tutulması gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, Yurt İçi Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigortası Abonman sözleşmesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rucüen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, sigorta poliçesinin varlığı, davalı adına kayıtlı araçla gerçekleştirilen taşıma neticesinde bir kısım emtianın kaybı, davacı sigorta şirketinin ödemesi konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, akdi veya fiili taşıyıcı olmayan araç malikinin meydana gelen hasardan dolayı taşıtana karşı sorumlu olup olmadığı ve mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... Ltd Şirketi arasında başlama tarihi 09.03.2017, bitiş tarihi 09.03.2018 olan sigorta sözleşmesinin gerçekleştirildiği, dava dışı sigortalı ile dava dışı ... Ltd Şirketi arasında 25.11.2017 tarihinde taşıma sözleşmesi taahhütnamesinin düzenlendiği, fiili taşımanın dava dışı nakliyeci ... tarafından gerçekleştirildiği, 24.11.2017 tarihli Gebze-Avcılar nakliye bedeli olarak faturanın dava dışı nakliyeci tarafından düzenlenmiş olduğu, nakliyecinin 24.11.2017 tarihinde adi yazılı olarak düzenlenen tutanakta, ... plakalı aracı belirterek söz konusu tarihte ...Bayisine götüreceğini, ürünleri teslim edene kadar ki süreçte yaşanabilecek herhangi olumsuz (hırsızlık, eksik kayıp vb) gibi durumlar için güvenli bölgelerde bekleme yaparak ürünlerin herhangi bir zarar görmeyeceğine dair beyanda bulunduğu, beyanının altının imzalı olduğu, dava dışı ....A.Ş tarafından yine dava dışı ... Ltd Şirketi adına 24.11.2017 tarihinde sevk irsaliyesinin düzenlendiği, 399 adet otomotiv lastiği cinsi emtianın 24.11.2017 tarihli sevk irsaliyesi ile sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyona ....A.Ş satıcı firmanın Gebze/Kocaeli'deki tesisinden yüklenerek ... Ltd Şirketi adlı alıcı firmanın Avcılar/İstanbul'daki tesisine sigortalı ana nakliyeci firma sorumluluğunda sevk edildiği, taşıma esnasında 25.11.2017 günü saat 03:00 sıralarında nakliye aracının İstanbul'daki TEM Kuzey Tır Parkına varmış olduğu, araç sürücüsünün dinlenmek için aracını buraya park ettiği, aynı gün 03:30 sıralarında nakliye aracının yanına gelen sürücünün aracını kontrol ettiğinde kasa kilidinin kırık ve dorse içerisindeki emtiadan bir kısmının kimliği meçhul şahıs veya şahıslarla çalındığını fark ettiğini, ekspertiz raporu sonucunda toplam 109 adet ... Marka otomotiv lastiğinin çalındığı, oluşan hasarla ilgili ... ... AŞ adlı satıcı firmanın 29.11.2017 tarihli fatura düzenleyerek toplam 24.239,30 TL bedeli sigortalı ana nakliyeci firmadan talep ettiği, SDR limit hesabının yapıldığı, hasar tespit tarihi olan 25.11.2017 tarihinde geçerli TL/SDR döviz kurunun dikkate alındığını, hasarın sigortalı ana nakliyeci firma adına ... plakalı kamyonla yapılan taşıma sırasında oluştuğundan nakliye aracı ruhsat sahibine rücu edebileceğinin belirtildiği, toplam çalınan emtia bedelinin 24.239,30 TL olduğu, 10.000,00 TL muafiyet tenzili neticesinde toplam hasar miktarının 14.239,30 TL olduğunun belirtildiği, davacı sigorta şirketi tarafından 14.239,30 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, sigortalıya ödenen bedelin tahsili amacıyla davacı tarafça, davalı ve dava dışı araç sürücüsü ... hakkında ... sayılı dosyasında 14.239,30 TL alacağın tahsili amacıyla 08.08.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği, davacının ise İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Taraflarca dosyaya delilleri ibraz edilmiştir. Mahkemece, bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 16.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalının taşıyıcı sıfatının sabit olmadığı, davalının yurt içi taşıma yetki belgesi trafik zorunlu sigortası ve servis bakımlarının eksik, muayenesiz taşımada kullanılmak üzere işletmekte olduğu taşıtın dava dışı ...'a taşımada kullanmak üzere vermesi ve taşıyıcınında bir seferlik ödünç sürecinde hırsızlık zararına sebebiyet vermesinde davalının kusurlu hareket ettiğinin değerlendirilemeyeceği, taşımada kullanılan aracın ruhsat sahibinin davalı olduğu ancak davalının ruhsat sahibi olmasının onu taşıyıcı konumuna getirmeyeceği, dava dışı ..'ın aynı zamanda sigortalı ... Firmasının taşıma sözleşmesinde de işi alan taşıyıcı olarak imza attığı, bunun da dava dışı ...'ın doğrudan sigortalı ile akdi ilişki içinde olması anlamına geldiği, sözleşmede taşıma tarihinin 25.11.2017 gözüktüğü, bu bilgilere dava dışı sigortalı şirketin akdi taşıyıcı, dava dışı ...'ın fiili taşıyıcı olduğu, TTK 888 maddesi gereğince sorumlu olduğu, davalının ise taşıma için araç temin eden konumunda olduğu, araç tedarikçisinin ifa yardımcısı sıfatıyla araçtan kaynaklı bir sorumluluk olması halinde fiili taşıyıcı ile birlikte sorumlu olabileceği, bununda TTK 887 maddesinde düzenlenen ifa yardımcısı hükümlerine göre sorumluluk anlamına geleceği, somut olayda, meydana geldiği iddia edilen hırsızlık olayının taşıtın kusurlu olmasından değil, taşıma sürecinde taşıyıcı ...'ın pervasız hareketinden zararın meydana geldiği, ruhsat sahibi davalı aracının KTK 3.maddesinde belirtilen tanımlarına göre işleten olduğunun tespit edildiğini, davalının işleten sıfatı ile aracını ödünç/ariyet veren durumunda olduğu, işleten olmasının her durumda sorumluluğunu gerektirmeyeceğini, KTK 85. maddesinde belirtilen aracın işletilmesinin bir şeyi zarara uğramasına sebep olursa ifadelerine dayanılarak davalının sorumlu tutulup tutulmayacağının mahkemenin takdirinde bulunduğu, meydana gelen zararın 104 toplam 1135,13 kg miktarında araç lastiği emtiasının hırsızlık zararı şeklinde zayi olduğu ve alınan ekspertiz raporuna göre zararın hesaplandığı belirtilmiştir.Davacı sigorta şirketi tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz edilerek, KTK 85 maddesi gereğince davalı araç malikinin sorumlu olduğunu belirtip davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir.Dava, yurt içi kara yolu ile gerçekleştirilen taşıma neticesinde oluşan zararın akdi taşıyıcı tarafından karşılanmasından sonra onun sigortalı olduğu şirket tarafından taşımada kullanılan araç malikine işleten sıfatıyla KTK hükümleri gereğince sorumlu olacağı iddiasıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 2.kısmında eşya taşıma düzenlenmiştir. TTK'nın 856. maddesinde, taşıma sözleşmesinin uygulanması üst başlığı ile taşıma senedine yer verilmiştir. TTK 856/1 fıkrasında, taşıma senedinin taraflardan birinin istemi üzerine düzenleneceği, gönderenin taşıyıcınında taşıma senedini imzalamasını isteyebileceği ifadelerine yer verilmiştir. TTK 856/2.fıkrasında ise taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun iradeleriyle taşıma sözleşmesinin kurulacağı, eşyanın taşıyıcıya tesliminin taşıma sözleşmesinin varlığına karine olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 875 maddesinde, taşıyıcının sorumluluğu düzenlenmiştir. 875/1 fıkrada, taşıyıcının eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde eşyanın ziyanından hasarından veya teslimden gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Sorumluluktan kurtulma ise TTK'nın 876 maddesinde düzenlenmiştir. Yasanın 877 maddesinde, araç arızası ve kiraya verenin kusuru başlığı ile taşıyıcının taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı, kişinin onun temsilcilerinden veya çalışanların kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı ifade edilmiştir. Yardımcıların kusuru ise TTK 879. maddede düzenlenmiştir. Maddede, taşıyıcının kendi adamlarının taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiili ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yardımcı kişilerin sorumluluğu 867 maddesinde düzenlenerek söz konusu maddede, taşıyıcının yardımcılarından birine karşı eşyanın ziya, hasarı veya geç teslimi sebebiyle sözleşme dışı sorumluluktan doğan istemleri ileri sürülmüş ise o kişinin bu kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma sebeplerine, sorumluluk sınırlamalarına dayanabileceği zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiile veya ihmalle sebebiyet verilmişse 1.cümlenin uygulanamayacağı belirtilmiştir. Fiili taşıyıcı TTK 888.maddesinde düzenlenmiştir. 1.fıkrada, taşımanın kısmen veya tamamen 3.bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilmesi durumunda bu kişinin eşyanın ziya, hasarı veya gecikmesi nedeniyle taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğu, 3.fıkrada asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcının müteselsilen sorumlu olduğu, 4.fıkrada, fiili taşıyıcının yardımcılarına başvurulması halinde 887 madde hükmünün uygulanacağı ifadelerine yer verilmiştir. Aynı yasanın 1472 maddesinde, halefiyet düzenlenmiştir. TTK 1472/1 fıkrada, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir. Somut olayda, dava dışı sigortalı ... Lojistik akdi taşıyıcıdır. Uyuşmazlık konusu hasar, yurt içinde kara yolu ile gerçekleştirilen eşya taşıması sırasında oluşmuştur. Bu durumda, uyuşmazlığa TTK'da yer alan taşıma hukukunun uygulanması gerekecektir.Yukarıda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere söz konusu maddelerde fiili taşıyıcı, akdi taşıyıcı gibi taşıyıcılara yer verilmiş olmasına rağmen meydana gelen hasar yönünden nakliyede kullanılan araç malikinin sorumluluğuna dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Taraflar arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi mevcut olmadığı gibi akside iddia edilmemiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı araç işleteninin TTK'nın 887 maddesinde düzenlendiği şekilde ifa yardımcısı olarak değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Benzer bir hususa TTK'nın 888/4 maddesinde de yer verilmiştir. Söz konusu maddede, fiili taşıyıcının yardımcılarına başvurulması halinde 887 maddenin uygulanacağı ifade edilmiştir. Ancak olayda araçtan kaynaklanan bir zarar mevcut değildir. Davacı tarafça 2918 sayılı KTK 3 ve 85 . maddeleri gereğince araç işleteni olarak hasardan davalının sorumlu olacağı iddia edilmiştir. 2918 sayılı KTK 1. maddesinde kanunun amacının karayolunda, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olarak ifade edilmiştir. KTK 3. Maddesinde ise kanunda kullanılan terimler gösterilmiştir. Davacının iddiasında belirttiği işleten tanımı da aynı maddede yer alan terimlerin tanımları arasındadır. Somut olayda, 2918 sayılı Kanun'un uygulanması mümkün olmadığından ve uygulanması gereken TTK'nın taşımaya dair hükümleri kapsamında davalı araç malikinin hırsızlık neticesinde meydana gelen hasar bedelinden sorumluluğu bulunmadığından, davacı vekilinin aksine iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5 Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.