T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1927
KARAR NO:2026/922
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/04/2022
NUMARASI:2017/594 Esas - 2022/436 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Satım sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme ile ... Projesi kapsamında İstanbul- ... Mevkii ... pafta, 3153 ada, 14 parsel numaralı ... Daire, ... Nolu Daire ve ... Nolu Daire olmak üzere üç adet taşınmazın satın alındığını, gayrimenkullerin özelliklerinin taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtildiğini ancak satın alınan dairelerin net m2 lerinin sözleşmede yazılan m2 lerden daha küçük olduğunu, ...Nolu Daire; Brüt 133,07 m2, net 103,4 m2, konut niteliğindeki bağımsız bölüm (544,884 TL.KDV dahil Bedel)- ... Nolu Daire; Brüt 158,6 m2, net 123,2 m2, konut niteliğindeki bağımsız bölüm (688,559 TL. KDV dahil Bedel) - ...'Nolu Daire; Brüt 158,6 m2, net 123,16 m2, konut niteliğindeki bağımsız bölüm (679,905 TL KDV dahil Bedel) müvekkilinin, davalı şirketin sözleşmede belirtilen özellikleri değerlendirerek söz konusu daireleri belirlenen fiyattan satın aldığını ve bedellerini de ödediğini, ancak müvekkiline satılan ve teslim edilen dairelerin tarafların yaptığı anlaşmaya uygun olmadığı ve satılan dairelerden daha küçük yapılarak teslim edildiğini, bu şekilde müvekkilinin mağdur olduğunu, söz konusu dairelerin m2 birim fiyatı üzerinden satıldığı dikkate alındığında, müvekkilinden haksız yere fazla para alındığını, sözleşme hükümlerine aykırı yapıldığından ayıplı mal niteliğinde olduğunu, söz konusu gayrimenkullerin müvekkili şirkete 09.11.2016 tarihinde anahtar teslim tutanağı ile teslim edildiğini, müvekkili şirketinde ihtirazi kaydı ile teslim aldığını, daha sonra Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2017/69 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti istediğini, 18.05.2017 de keşif yapıldığını, düzenlenen bilirkişi raporunda, - ...Nolu 2+1 Daire; Net alanı 92,87 m2, ( sözleşmeye göre net 103,4 m2 olması gerektiği, buna göre 10,53 m2 daha küçük yapıldığı)- ... Nolu 3+1 Daire; Net alanı 108,44 m2, ( sözleşmeye göre net 123,2 m2 olması gerektiği, buna göre 14,76 m2 daha küçük yapıldığı) -... Nolu 3+1 Daire; Net alanı 108,28 m2, ( sözleşmeye göre net 123,16 m2 olması gerektiği, buna göre 14.88 m2 daha küçük yapıldığı) dairelerdeki net kullanım alanlarının eksik olması nedeniyle, bedel indirimi ve müvekkilinden haksız alınan fazla tutarın iadesinin gerektiğini , sözleşme hükümlerine göre 3 adet gayrimenkulün 9 ay 8 günlük geç teslimden kaynaklı ödenmesi gereken gecikme cezasının tespiti ve davalıdan tahsili ile manevi tazminat talep ettiklerini , sonuç olarak, davalı tarafından satılan taşınmazların sözleşmede belirtilen m2 lerden daha küçük olması nedeniyle, satış bedellerinden indirim yapılmasını, ayrıca 9 ay 8 gün geç teslimi nedeniyle, gecikme tazminatının tespiti ile şimdilik 2.000,00 TL nin davalıdan faizi ile tahsiline davacının ayıbı gizlemesi nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 22.02.2022 tarihli bedel artırım dilekçesinde; müvekkiline teslim edilen dairelerin net metrekarelerinin sözleşmede yazılı metrekarelerden daha düşük olduğunun ortaya çıkması ve bu şekilde ayıplı olmaları nedeniyle dairelerin satış bedelinden indirim yapılması ve müvekkiline iade edilmesi gereken bedel ile müvekkilinden haksız yere alınan paranın iadesi talebinin toplam 88.717,00 TL yönünden alacağın tahsilini ayrıca dairelerin 9 ay 8 gün geç tesliminden dolayı toplam 19.771,26 TL gecikme tazminatı ile müvekkilinin dairelerini alırken mal sahibi olma duygusu ille yaşadığı heyecan ve mutluluğun bu ayıp nedeniyle yok edilmesi, kandırılmış duygusu ve düşüncesine iletilmesi, davalının iyi niyetli olmaması, açık bir şekilde haksız kazanç elde etme düşüncesinin olması, ayıbı gizlemesi nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 158.428,26 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; sözleşmede açık ve anlaşılır olduğu biçimde daire satışlarının brüt alan üzerinden yapıldığını, sözleşmede net alana dair herhangi bir bilgi bulunmadığını, sözleşmenin kapak sayfasında brüt m2 alan maksadın konutun net alanı, daire içindeki duvar, kolon vs ile bulunduğu kattaki her türlü şaft, merdiven boşlukları, holler, asansör boşluğu, ıslak hacimler ve benzeri alanlardan aldığı paydan ve varsa tahsis edilmiş olan alanların toplamı olduğunu, hatta sözleşmenin 16.1 maddesinde konutun brüt m2 alanının iş bu sözleşmede takribi olarak belirtildiği, konutun fiili teslimindeki ölçümde hesaplanacak brüt m2 alanının esas alınacağı, brüt m2 alanının da fiili teslimde (+/-) % 3 oranına kadar farklılık gösterebileceğini, fakat bu orana kadar meydana gelebilecek farklılıkların konutun satış bedelini etkilemeyeceğinin davacı tarafından kabul edilmiş olduğu, ancak brüt m2 alanındaki farklılığın (+/-) % 3 ü geçmesi durumunda % 3'ü aşan oranda bu farkın satış bedeline kıstrelyevm prensibi ile yansıtılacağını, buna göre % 3'ü aşan oranda satış bedelinin artacağını veya eksileceğini kabul ettiklerini, tespit bilirkişi raporlarında planlı alanların tip İmar Yönetmeliğinin 16. maddesindeki bağımsız bölüm net alanına eklenti veya eklentilerin net alanlarının da dahil edilmesi gerektiği yönündeki hususu göz ardı ederek düzenlemiş olduklarını, gecikme tazminatı süresi yönünden ise sözleşmenim 12. maddesinde mücbir sebepler bulunduğunu, bu mücbir sebeplerin içerisinde çalışmayı engelleyen her türlü meteorolojik olaylar, sert hava koşulları ve rüzgar/fırtına nedeniyle yüksek olan binada çalışılamayan günler nedeniyle meydana gelen gecikme sürelerinin projenin ve/veya konutun yapımını engelleyecek olduğundan, meteorolojik olaylar nedeniyle çalışılamayan günlerin inşaat teslim süresine eklenmesi gerektiğini, inşaatların yapımı sırasında ... Projesinde büyük bir yangın çıktığını, yangın nedeni ile hasar meydana geldiğini, yangından dolayı gecikme yaşandığını, işlerin durduğunu, bu sürenin de anahtar teslim süresine eklenmesi gerektiğini, ayrıca inşaatı taşeron veya yüklenici olarak yapan dava dışı firmaların da ekonomik ve mali sıkıntıları nedeniyle yapımına başladıkları ve taahhüt ettikleri işleri tamamlayamadığını, dava dışı bu firmaların çalışan işçilerinin ücretlerini alamadığından gecikme yaşandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...taraflar arasında 16/12/2013 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme kapsamında davacı alıcı, davalı ise satıcıdır. Sözleşmenin konusu ise davalı satıcının maliki olduğu İstanbul İli Bağcılar İlçesi ... mevkiinde kain 3153 ada 14 parsel sayılı taşınmazdaki ... nolu takriben 133,07 m2 brüt alana sahip daire olduğu ve teslim tarihinin 01/02/2016 tarihi olduğu anlaşılmıştır. Yine taraflar arasında 16/12/2013 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme kapsamında davacı alıcı, davalı ise satıcıdır. Sözleşmenin konusu ise davalı satıcının maliki olduğu İstanbul İli Bağcılar İlçesi ... mevkiinde kain 3153 ada 14 parsel sayılı taşınmazdaki ... nolu takriben 158,6 m2 brüt alana sahip daire olduğu ve teslim tarihinin 01/02/2016 tarihi olduğu anlaşılmıştır. Yine taraflar arasında 16/12/2013 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme kapsamında davacı alıcı, davalı ise satıcıdır. Sözleşmenin konusu ise davalı satıcının maliki olduğu İstanbul İli Bağcılar İlçesi ... mevkiinde kain 3153 ada 14 parsel sayılı taşınmazdaki ... nolu takriben 158,6 m2 brüt alana sahip daire olduğu ve teslim tarihinin 01/02/2016 tarihi olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında söz konusu sözleşmelerin imzalanması, davacı tarafından bedellerinin ödenmesi ve dairelerin davacıya teslimi hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf dairelerin sözleşmelerde belirtilen alana sahip olup olmadığı, ayıplı olup olmadığı ve geç teslim edilip edilmediği ve bu sebeple davacının maddi ve manevi tazminat talep edebilip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Davacı tarafından dava konusu taşınmazların sözleşmede belirtilen net m2 den düşük m2 ile teslim edildiğini ve geç teslim edildiğini, bu nedenle zarara uğradıklarını ve bedelde indirim yapılmasını, geç teslim sebebiyle uğranılan zararın ve manevi zararlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların tespiti için yerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarında; dava konusu taşınmazların brüt m2 üzerinden teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, teslim edilen taşınmazlardan ... nolu taşınmazın 10,53 m2 küçük yapıldığı ve bedelden indirim miktarının 29.190,00-TL olduğu, ... nolu taşınmazın 14,76 m2 küçük yapıldığı ve bedelde indirim miktarının 29.952,00-TL olduğu,... nolu taşınmazın 14,88 m2 küçük yapıldığı ve bedelden indirim miktarının 29.575,00-TL oluğunun tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacı tarafça dava konusu taşınmazların sözleşmede belirtilen m2 den az m2 ile teslim edildiği ispatlanmış ve her iki bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen 88.717,00-TL bedel ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davacının sözleşme bedelinden indirim yapılmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilerek hüküm altına alınmıştır.Dava konusu taşınmazların teslim tarihinin sözleşmede 01/02/2016 tarihi olarak öngörüldü, ancak fiilen teslim tarihinin 09/11/2016 tarihi olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça dava konusu taşınmazlar sözleşmedeki tüm hakları saklı kalmak kaydı ile ihtirazi kayıt ile teslim alınmıştır. Dava konusu taşınmazların sözleşmede belirtilen teslim tarihinden sonra teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı tarafından gönderilen 15/04/2019 tarihli yazıda İstanbul'da havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmadığı tarihleri 01 Ocak ve 1 Mart arasındaki 60 günlük her yıla münhasır süre olarak belirlediği, sözleşmede ve Bakanlık genelgesinde bu sürelerin mücbir sebep sayıldığı ve bu sürelerin inşaat süresine ekleneceği kararlaştırılmıştır. Bu süreler somut davamızda inşaat süresine eklendiğinde teslim tarihi 01/11/2016 tarihi olacaktır. Bunun yanında davalı şantiyesinde yangın çıkmış ve bu sebeple de inşaat işlerinde aksama olmuştur. Somut davamızda teslim tarihindeki gecikmeler sözleşmede de ve yasal mevzuatta sayılan mücbir sebeplerden kaynaklandığından ve davalıya kusur atfedilemeyeceğinden davacının gecikme tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Sözleşme aykırılık sebebiyle davacının kişisel hakları ihlal edilmediğinden ve TBK'nun 58 maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi şartları oluşmadığından..." gerekçesiyle, maddi taleplere ilişkin dava yönünden; açılan davanın kısmen kabulü ile davacının dava konusu taşınmazların satış bedelinden indirim talebinin kabulü ile dava konusu taşınmazların ayıplı teslim edilmesi sebebiyle satış bedelinden 88.717,00 TL indirim yapılarak 88.717,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; davacının gecikme tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekkili şirketin İstanbul ili Bağcılar ilçesi 14 parselde bulunan davalı adı ile olan projedeki üçüncü katta bulunan 14 numaralı konut, 5.katta bulunan 47 numaralı konut ve yine 5.katta bulunan 49 numaralı konutların satın alımına ilişkin 16.12.2013 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi ile satın aldığını, her üç dairenin tüm bedellerini ödediğini, alım satıma konu taşınmazların davalı tarafça ayıplı ifa ve geç teslim edilmesinden dolayı dava açıldığını, semen tenzil bedelinin satış tarihi esas alınarak yapılmış olmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin daireleri ihtirazı kayıtla teslim aldığını, 21.10.2019 tarihli raporda belirtildiği üzere davalının yükümlülüğünü ayıplı şekilde TBK 475 hükmü gereğince yerine getirdiğini, ayıp nedeniyle hesaplanan 88.717,00 TL'lik zararın ödenmesi için davacıya verilmesi gerektiği sonucuna varıldığının belirtildiğini, müvekkilinin ihtirazı kayıtla teslim almış olmasından dolayı ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin tespit edildiğini, 16.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda; müvekkilinin ihtirazı kayıt ile daireleri teslim aldığını ve ayıp ihbarında bulunduğunun tespit edildiğini, davanın haklılığının ispat edildiğini, dava konusu taşınmazların geç teslim edilmiş olmasına rağmen mahkemece gecikme tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, üç adet gayrimenkulün sözleşmede belirtilen teslim tarihinden 9 ay 8 günlük gecikme ile teslim edildiğini, mahkeme tarafından bakanlık tarafından gönderilen 15.04.2019 tarihli yazıda; İstanbul'da havanın Fen noktasında çalışmaya uygun olmadığı tarihler 01 Ocak ve 01 Mart arasındaki 60 günlük her yıla münhasır süre olarak belirlediği, bakanlık genelgesinde bu sürelerin mücbir sebep sayıldığı ve bu sürelerin inşa sürelerine ekleneceğinin kararlaştırıldığı, somut olaya uygulandığında teslim tarihinin 01.11.2016 olacağı ayrıca davalının şantiyesinde yangın çıkmasının inşaat işlerinde aksamaya sebep olduğu, teslimdeki gecikmenin sözleşmede ve yasal mevzuatta sayılı mücbir sebeplerden kaynaklandığı, kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle gecikme tazminatının reddine karar verildiğini, davalının taşınmazların fiili tesliminin yangın mücbir sebebi ile geciktiği yönündeki iddiasının asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, üç dairenin fiili teslim tarihinin 01.02.2016 olduğunu, davalının iddia ettiği yangının ise 03.02.2016 tarihinde meydana geldiğini, yangının meydana geliş tarihi itibariyle satın alınan taşınmazların tesliminin gecikmesine etkisinin bulunmadığını, zaten taşınmazların iki gün önce teslim edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ayrıca manevi tazminata hak kazandığını, müvekkilinin ayıplı ve geç ifa nedeniyle manevi tazminata hak kazandığı görüşünde olduklarını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararda belirtildiği üzere taraflar arasında akdedilen sözleşme ile net alan değil brüt alan taahhüt edildiğini, sözleşmenin kapak sayfasında brüt alanın konutun net alanı daire içindeki duvar, kolon vs ile bulunduğunu, kattaki her türlü şaft, merdiven boşlukları, holler, asansör boşluğu, ıslah hacimler ve benzeri alanlardan aldığı paylar ve varsa tahsis edilmiş olan alanların toplamı şeklinde tanımlandığını, sadece bağımsız bölümün brüt alanını değil otoparkta dahil olmak üzere tüm ortak alanlardan bağımsız bölümün payına düşen alanlarda dahil edilmek suretiyle toplam metrekareyi ifade ettiğini ayrıca sözleşmenin 16.1 maddesinde; kabul olduğunu, somut olarak taahhüt edilen brüt alan ile teslim edilen arasında hiçbir fark olmadığını, hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda verilen kararın ortadan kaldırılması gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında satıma konu konutların ayıplı ifası ve geç teslimi nedeniyle maddi tazminat ile birlikte manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesinin mevcudiyeti, satıcının davalı, alıcının ise davacı şirket olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, sözleşme konusu konutların ayıplı olup olmadığı, geç teslim edilip edilmediği, konutların geç tesliminden dolayı davacı tarafın tazminat talebinin yerinde olup olmadığı ayrıca manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 16.12.2013 tarihli düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve İnşaat Yapım Sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmede davacının alıcı, davalının ise satıcı olarak yer aldığı, satıcının maliki olduğu İstanbul ili Bağcılar ilçesi, 14 parsel sayıda kayıtlı arsa üzerinde inşa edilecek konut - ofis - dükkan - sosyal tesis ve otel niteliğindeki birimlerden müteşekkil olan proje olarak tanımlandığı, söz konusu konutun taşınmaz üzerinde 04.07.2013 tarihli inşaat ruhsatı ile tasdikli mimari proje uyarınca yapılan ... adıyla maruf projedeki D1 blokta 5.katta kırmızı renkte taralı takriben 158,6 m2 brüt alana sahip 49 numara ile gösterilen bağımsız konut niteliğindeki bağımsız bölüm olduğu,toplam satış bedelinin KDV dahil 679.905,00 TL olduğu, satış sözleşmesine konu 3+1 konut için tahsis edilecek otopark sayısının 2, teslim tarihinin 01.02.2016 olarak gösterildiği, satış bedelinin sözleşmenin 2.1.maddesinde düzenlendiği, satıcının hak ve yükümlülüklerine 4.maddede, alıcının hak ve yükümlülüklerine 5.maddede yer verildiği, teslimin 6.maddede düzenlendiği, teslim davetine 6.1.maddede yer verildiği, fesih ve alıcının cayma haklarının 11.maddede düzenlendiği, mücbir sebeplere 12.maddede yer verildiği, 12.1.maddede; sözleşme uyarınca mücbir sebeplerin tahdidi olmamak üzere, yangın, sel, deprem, su baskını, kasırga veya diğer doğal afetleri de içeren herhangi bir dogal afet, sert hava koşulları, meterolojik olaylar, fırtına nedeniyle yüksek olan binada çalışılamayan günler nedeniyle meydana gelen gecikme sürelerinin projenin ve/veya konutun yapımını engelleyecek satıcıdan kaynaklanmayan nedenlere dayalı idari işlemler ... vb işlemlerin sözleşme yönünden mücbir neden olarak kabul edildiği ayrıca Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 07.07.1982 tarihli genelgesi uyarınca İstanbul ili için hava şartları nedeniyle inşaat işlerinde çalışmaya elverişli olmayan günler olarak kabul ettiği sürelerinde mücbir sebep olarak kabul edilerek her ne ad altında olursa olsun hiçbir ceza veya tazminat yükümlülüğü altına girilmeksizin konutun anahtar teslim süresine ekleneceği ifadelerine yer verildiği, sözleşmenin konusunun 1.maddede, satıcının tanımı yapılan konutu sözleşmede yazılı şartlarla ekli teknik şartnamedeki mevcut veya revize edilecek mimarı projelere, mevcut ve/veya tanzim edilecek yönetim planına uygun şekilde anahtar teslimi olarak KDV dahil 688.559,00 TL bedel mukabilinde alıcıya satmayı, alıcınında belirtilen konutu yazılı şartlarda ve aynı bedelle satın almayı vaat ve kabul ettiğinin belirtildiği, davacı tarafça 09.11.2016 tarihinde sözleşmedeki tüm hakları saklı kalmak kaydıyla konut ve anahtarlarını teslim aldığı buna ilişkin konut teslim tutanağının düzenlenmiş olduğu, davacı tarafça 15.05.2017 tarihli dilekçe ile; Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak tespit talebinde bulunduğu, 25.05.2017 tarihli tespit bilirkişi heyet raporunda; tespite konu projede yer alan ...nolu daire - ... nolu daire ve ... nolu dairelerin yerinde tek tek ölçülerek tespit edilen tüm mekanların net m2 alanlarının ayrı ayrı gösterildiği belirtilmek suretiyle, sözleşmede dairelerin teslim tarihinin 01.02.2016 olarak belirlendiği, anahtar teslim tutanaklarının 09.11.2016 tarihli olduğu, teslimde 9 ay 8 günlük gecikme yaşandığının anlaşıldığı ayrıca işin yapım sürecindeki gecikme için mücbir sebepler bilinmediğinden bu yönde bir hesaplama yapılamadığının belirtildiği, davacı tarafça 03.07.2017 tarihinde iş bu belirsiz alacak davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi ve ilgili delillerin dosya içerisine celbi sonrasında mahallinde keşfen inceleme yapılarak bilirkişi raporu ve ek raporları alınmıştır. Keşfen inceleme sonucunda düzenlenen 15.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; sözleşmenin 16.1.maddesinde; Tarafların , konutun brüt m2 alanının işbu sözleşmede takribi olarak belirtildiği,konutun fiili teslimindeki ölçümde hesaplanacak brüt m2 alanının esas alınacağını; brüt m2 alanında fiili teslimde (+/- ) % 3 oranına kadar farklılık gösterebileceği fakat bu orana kadar meydana gelecek farklılıkların konutun satış bedelini etkilemeyeceğini kabul ve beyan ettikleri, ancak tarafların, fiili teslim sırasında ölçülecek brüt m2 alanındaki farklılığın ( +/-) % 3 “ ü geçmesi durumunda % 3 aşan oranda bu farkın satış bedeline kıstelyevm prensibiyle yansıtılacağını; buna göre satış bedelinin artacağı veya eksileceğini kabul ve beyan ettiği, madde 16.8. aşağıda sayılan belgelerin işbu sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğunun belirtildiği, bunların, EK1: vaziyet planı, Ek2: anahtar teslim teknik şartnamesi, Ek3: Kat planı, Ek4:Daire planı olduğu,sözleşmenin 16.8. maddesinde bulunan EK 4 daire planı ekinde ...nolu daire ;net alan : 103,4 m2, Brüt alan: 133,07 m2, ... nolu daire : net alan: 123,2 m2, Brüt alan : 158,60 m2, Teras alan: 66,38 m2, ... nolu daire; net alan : 123,16 m2, Brüt alan : 158,60 m2, Teras alan: 66,38 m2 alanların taahhüt edildiğinin görüldüğü, sözleşmelerin madde 4.satıcının hak ve yükümlülükleri "madde 4.4 konutun işbu sözleşmenin 12. Maddesinde düzenlenen mücbir sebepler dışında en geç 01 şubat 2016 tarihine kadar sözleşmede belirtildiği şekilde teslim edilmemesi durumunda satıcı , geç teslime ilişkin olarak 01 şubat tarihinden sonraki 3 aydan sonraki ilk üç aylık dönemde o zamana kadar alıcı tarafından yapılmış ödemeler toplamı üzerinden aylık % 0,2 ikinci 3 aylık dönemde yine o zamana kadar alıcı tarafından yapılmış ödemeler toplamı üzerinden aylık % 0,2 (binde 2) oranında ve 01.11.2016 tarihinden sonraki gecikmelerde is o zamana kadar alıcı tarafından yapılmış ödemeler toplamı üzerinden aylık 6 0,5 (binde 5) oranında alıcı ya gecikme cezası ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği,dava konusu İstanbul ili, Bağcılar ilçesi güneşli çiftliğinde mevkiinde kain ... pafta 3153 ada, 14 nolu parselde inşa edilen ... da ...nolu daire, ... nolu ,daire ... nolu daire bağımsız bölümlerin; taraflar arasında akdedilen 16.12.2013 tarihli düzenleme şeklinde gayrımenkul Satış Vaadi ve inşaat yapım sözleşmesinde; davacıya, ... projesinde Ekli vaziyet planında gösterilen İstanbul İli, bağcılar İlçesi, güneşli çiftliğinde mevkiinde kain ... pafta 3153 ada, 14 nolu parselde ... adı ile inşa edilmekte olan .... bölümlerin satışının vaad edildiği, satış vaadi sözleşmesinde dairelerin alan ölçüsüne ilişkin net ve brüt şeklinde ifadeler bulunduğu, teslim edilen net alanların vaad edilen net alanlardan küçük olduğu ,davalının net alanlar dikkate alındığında davacıya sattığı dairelerin taahhüdünden küçük olduğu, brüt alanların dosyasında mevcut olan evraklarla hesaplanamadığı, ve eksik teslim edilen net alanların sözleşme tarihi ve keşif tarihi itibarı ile değeri aşağıdaki gibi olacağı; dava konusu bağımsız bölümler yasal olarak davacıya teslim edildiği, davacı: alıcı dairelerin satış bedelini davalıya ödediği, alıcı davacının 6502 sayılı Yasanın 8.maddesine göre makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi ,hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren ayıplı mal nedeniyle aynı Yasanın 11.maddesine istinaden seçimlik haklarından birini kullanabileceğinin anlaşıldığını, somut olayda talep edilen değer kaybının dayanağının TBK m.39/1I gereğince projede belirtilen dairelerden farklı net alanı daha düşük daire teslimi söz konusu olduğundan ayıplı mal (eksik ifa) nedeniyle satım bedelinin yansıtacağı gerçek değer gözetilerek mevcut satım bedeli ile arasındaki farkın tazmininin gerçekleştirilmesinin gerektiği, dava konusu ... nolu dairenin sözleşme tarihindeki satış bedeli : 544 884.TL., keşif tarihi itibariyle dairenin güncel piyasa değeri 700 000 TL olduğu göz önüne alınarak; dava konusu taşınmazda mevcut ayıp nedeniyle dava konusu dairedeki değer azalmasında Yargıtay'ca benimsenen nisbi yöntem uygulandığında, dairenin mevcut ayıp olmasaydı erişeceği piyasa değeri ile somut dava konusunda belirlenen ayıptan dolayı piyasa değeri emsallerine göre tahmin ve takdir edildiğinde; konutun eksiksiz piyasa değeri (A)- 700 000.-TL, konutun sözleşmede kararlaştırılan değeri (B) 544 884 TL, konutun eksik ifadan kaynaklanan piyasa değeri (C) - 628 714 TL, eksik ifadan dolayı konutun satıldığı tarihte ödenmesi gereken bedel - (D) -...- 489 395.-TL, eksik ifa dolayısıyla konutun satıldığı tarihteki ortaya çıkan değer azalmasının -(E) ...- ... - 544 884.-TL. 489 395 TL.- 55 489.TL kadar olabileceği hesap edildiği, A-2. blok 5.kat 47 nolu dairenin sözleşme tarihindeki satış bedeli : 688 559.-TL.,keşif tarihi itibariyle dairenin güncel piyasa değerinin 1 400 000 TL olduğu göz önüne alınarak; dava konusu taşınmazda mevcut ayıp nedeniyle dava konusu dairedeki değer azalmasında Yargıtay'ca benimsenen nisbi yöntem uygulandığında, dairenin mevcut ayıp olmasaydı erişeceği piyasa değeri ile somut dava konusunda belirlenen ayıptan dolayı piyasa değeri emsallerine göre tahmin ve takdir edildiğinde; konutun eksiksiz piyasa değerinin (A) -1.400 000 TL, konutun sözleşmede kararlaştırılan değerinin (B) - 688 559.-TL, konutun eksik ifadan kaynaklanan piyasa değerinin (C)- 1. 232 137.-TL, eksik ifadan dolayı konutun satıldığı tarihte ödenmesi gereken bedelin 605 999.-TL, eksik ifa dolayısıyla konutun satıldığı tarihteki ortaya çıkan değer azalmasının 688 559.-TL. -605 999.-TL. - 82 560.-TL. kadar olabileceğinin hesap edildiği, ... nolu dairenin sözleşme tarihindeki satış bedelinin : 679 905.-TL.,keşif tarihi itibariyle dairenin güncel piyasa değerinin 1. 400 000.-TL.olduğu göz önüne alınarak; dava konusu taşınmazda mevcut ayıp nedeniyle dava konusu dairedeki değer azalmasında Yargıtay'ca benimsenen nisbi yöntem uygulandığında, dairenin mevcut ayıp olmasaydı erişeceği piyasa değeri ile somut dava konusunda belirlenen ayıptan dolayı piyasa değerinin emsallerine göre tahmin ve takdir edildiğinde; konutun eksiksiz piyasa değerinin 1. 400 000.-TL, konutun sözleşmede kararlaştırılan değerinin 679 905.-TL, konutun eksik ifadan kaynaklanan piyasa değerinin 1. 230 855.-TL, eksik ifadan dolayı konutun satıldığı tarihte ödenmesi gereken bedelin 597 760.-TL, eksik ifa dolayısıyla konutun satıldığı tarihteki ortaya çıkan değer azalmasının 679 905.-TL. - 597 760.-TL.- 82 145.-TL. kadar olabileceğinin hesap edildiği, yapılan açıklamaların ve mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığına ilişkin husus mahkemenin takdirinde olmak üzere, dava konusu taşınmazla ilgili eksik ifa olarak nitelendirilen hususlar bakımından, ortaya çıkan değer azalmasının, sözleşmenin yapıldığı(konut satıldığı) tarihte; ... nolu dairede 55 489-TL, A-2.blok 5.kat 47 nolu dairenin 82 560.-TL, D-1.blok 5.kat 49 nolu dairenin 82 145 TL kadar olabileceği hesap ve takdir edildiği, ayıplı ifa ve geç teslim edilmesi nedeniyle ortaya çıkan değer azalmasının, sözleşmenin yapıldığı (konut satıldığı) tarihte yukarıda belirtildiği gibi olduğu, geç teslim ile ilgili gecikme cezası hesabının ilgili resmi kurumlara yazılarak mücbir sebeplerin oluşup oluşmadığının belirlenmesinden sonra yapılacağı görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; taşınmazların net kullanım metrekare birimlerinin eksik olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, raporda belirtildiği üzere müvekkili tarafından satın alınan taşınmazların net kulanım metrekare birimlerinin sözleşmeye aykırı olarak eksik olduğunu, müvekkiline teslim edilen üç adet gayrimenkulün sözleşmeye aykırı şekilde net kullanım alanlarındaki eksiklik nedeniyle ayıplı ifada bulunulduğunu, seçimlik haklarının ayıp oranında satış bedelinden indirim hakkı olduğunu, ayrıca taşınmazların geç teslim edildiğini, davalının mücbir sebep başlığı ile iddia ettiği hususların asılsız olduğunu, taşınmazların 9 ay 8 gün geç teslim edildiğini bunun rapor ile tespit edildiğini belirterek ,davanın kabulüne karar verilmesini ayrıca geç teslime ilişkin ek rapor alınmasını talep etmiştir.Davalı vekili rapora karşı itiraz ve beyan dilekçesinde; sözleşmede net alan değil brüt alan taahhüt edildiğini, 16.1.maddesinde; açıkça belirtildiğini, taahhüt edilen brüt alan ile teslim edilen alan arasında hiçbir fark olmadığını, yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu projenin yapım süresi içerisinde hava koşulları ya da yangın nedeniyle çalışılamayan günleri gösterir şantiye defteri ile ...'den alınan hafriyat sahalarının kapalı olduğu günleri gösterir tablo ve Meteoroloji Genel Müdürlüğünden temin edilen raporların mahkemenin dikkatine sunulduğunu belirterek, itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 03.09.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; geç teslim olup olmadığının hesap edilebilmesi için dava konusu proje için sözleşme tarihi olan 16.12.2013 tarihi ile dava tarihi olan 03.07.2017 tarihleri arasında İstanbul (Bağcılar ilçesi) için çalışılamayan tarihlerin hangileri olduğu ve mücbir sebeplerin (“Sözleşme madde 12.1mücbir sebep işbu sözleşme uyarınca mücbir sebepler tahdidi olmamak üzere ; yangın sel, deprem, su baskını, kasırga veya diğer doğal afetleri de içeren ancak bunlarla sınırlı olmayan herhangi bir doğal afet,savaş,işgal,terör eylemi,iç savaş,ayaklanma,ihtilal ve benzeri haller ,çalışmayı engelleyen her türlü meteorolojik olaylar,sert hava koşulları ve rüzgar/fırtına nedeniyle yüksek olan binada çalışılamayan günler nedeniyle meydana gelen gecikme süreleri,projenin ve/veya konut yapımını engelleyecek SATICI'dan kaynaklanmayan nedenlere dayalı idari işlemler, yargı kararları, idarenin imar planlarını iptal etmesi,tadil etmesi,yenisini yapması, veya benzeri işlemlerin işbu sözleşme yönünden mücbir neden olarak kabul edildiği, ayrıca , bayındırlık ve... Bakanlığı'nın 07.07.1982 Tarih ve... sayılı genelgesi uyarınca İstanbul ili için hava şartları nedeniyle inşaat işlerinde çalışmaya elverişli olmayan günler olarak kabul ettiği süreler de mücbir sebep olarak kabul edilerek her ne ad altında olursa olsun hiçbir ceza veya tazminat yükümlülüğü altına girilmeksizin konutun “anahtar teslim “süresine eklenecek ve alıcının hiçbir muvafakatına gerek kalmaksızın sözleşmede sürelere ilave edileceği, oluşup oluşmadığı ve oluşmuşsa hangi tarihler olduğu konusunda Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı'na (bayındırlık ve iskan bakanlığı) müzekkere yazılarak bilgi alınmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Tarafların beyanları ve rapordaki açıklamada dikkate alınarak ilgili bilgi ve belgeler dosya içerisine celp edildikten sonra ikinci ek bilirkişi raporu alınmıştır. 06.01.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; geç teslim iddiası ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yazılan müzekkere cevabının dosya içerisine celp edilmiş olduğu, gelecek cevaba göre hesaplama yapılabileceği belirtilmiştir.21.10.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; sözleşmede net alanlı daire teslimine dair bir husus bulunmadığı, talep doğrultusunda dava konusu meskenlere ait bedelden indirim miktarlarının ayrı ayrı hesap edildiği ancak bu hesabın net alanlı daire teslimine ilişkin olarak talep doğrultusunda yapıldığı, üç daire için geç teslimden kaynaklı kira gelir tazminatının şimdilik 2.000.00 TL talep edildiği, sözleşmede cezai şart başlangıcı için verilen ilk üç aylık süre ve sert hava koşulları ve rüzgar/fırtına nedeniyle mücbir sebeplerden kaynaklanan altı ay süre eklendiğinde her üç daire için geç teslimden kaynaklanan kira gelir tazminatının toplam 510,23 TL olarak hesaplandığı, geç teslimli olarak fiili daire teslim tarihinin 09.11.2016 olduğu, dava tarihinin 03.07.2017 olduğu aradaki sürenin yedi ay 24 gün olduğu, davacının basiretli iş adamı ve tacir olduğu, fiili teslim tarihinden itibaren ayıp ihbarında bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. 11.08.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; mücbir sebep kabul gördüğünde 8 günlük geç teslimden kaynaklı sözleşme cezai şart tazminatının 3 adet mesken için 510,23 TL olarak hesaplandığı, sözleşmede cezai şart başlangıcı için verilen ilk 3 aylık süre ve sert hava koşulları ve rüzgar/fırtına nedeniyle mücbir sebeplerden kaynaklanan 6 aylık süre eklendiğinde 3 adet daire için geç teslimden kaynaklanan kira gelir tazminatı toplamının 510.23 TL olarak hesap edildiği, mücbir sebebin mahkemece kabul görmediği takdirde 3 adet mesken için 9 ay 8 günlük geç teslimden ilk üç ay sonrası yani 6 ay 8 günlük sürede sözleşme cezai şart tazminatı başlayacak olduğundan toplam cezai şart tazminatının: 5.630,46 TL + 7.115,11 TL + 7.025,69 TL = 19.771,26 TL, geç teslimli olarak fiili daire teslim tarihi 09/11/2016 tarihi olduğu, dava tarihinin 03/07/2017 tarihi olduğu ve aradaki sürenin 7 ay 24 gün olduğu, davacının basiretli iş adamı ve tacir olduğu, fiili teslim tarihinden itibaren davalı tarafa yazılı olarak ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı hususlarındaki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, davacı itirazında önceki atanan bilirkişi tarafından düzenlenen ... göre hesaplamada semenden tenzil edilecek olan miktarın 220.194,00 TL olması, heyete dahil olunan inşaat Mühendisi tarafından yapılan incelemede bir önceki rapordaki ... hesaplamasının keşif tarihindeki daire değeri baz alınarak hesap yapılmış olduğundan kök raporda bu durum düzeltilerek ... hesabının Satış tarihindeki satış bedeli, satış tarihindeki ayıplı değer ve satış tarihindeki ayıpsız değer oranlarından satın alma bedellerinden indirilmesi gereken bedel hesabı yapıldığı belirtilmiştir. 16.11.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu taşınmazların alanlarının, sözleşmede belirtilen alanlardan düşük olması nedeniyle satış tarihi itibariyle, ... göre satış bedelinden indirilmesi gereken bedelin 3 daire için toplam 88.717,00 TL. olacağı, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce gönderilen 15.04.2019 tarihli yazıda , İstanbul da havanın Fen noktasında çalışmaya uygun olmadığı günlerin 01.Ocak - 01. Mart arasındaki 60 günlük sürenin her yıla münhasır süre olduğu belirtildiğinden, sözleşmede mücbir sebep olarak yer alan madde 12 gereği, gecikmeden kaynaklı bir ödeme yapılmasının gerekmeyeceği belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi rapor ve ek rapora karşı beyan ve itirazları üzerine mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, satış bedelinden ayıp karşılığı indirim talebinin kısmen kabulüne, gecikme tazminatı talebi ile manevi tazminat isteminin ise reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Davacı ayıplı konut satılmasından dolayı, satış bedelinden indirim ile geç teslim nedeniyle tazminat ve kişilik haklarının saldırıya uğradığını iddia ederek, manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Tacir olan taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunmakta olup uyuşmazlığın TTK'nın 23. maddesi ile TBK'nın satım sözleşmesini düzenleyen hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. TBK'nın 219. maddesine göre, "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." Buna göre maldaki ayıp, satıcının beyan ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir. Bunlardan yola çıkılarak, satıcı ve dolayısıyla teselsül ilişkisi nedeniyle üretici, ithalatçıyı maldaki ayıptan sorumlu tutmanın maddi koşulları; ortada ayıp sayılan bir eksikliğin olması, ardından maldaki eksikliğin önemli olması ve ayıbın malın yarar ve zararının alıcıya geçtiği anda varolması, tüketicinin ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olması, olarak sayılabilir.TBK’nın 227. maddesinde, satılanın ayıbı hâlinde alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri iş bu uyuşmazlıkta TBK'nın satıma dair hükümleri uyarınca satım sözleşmesinin tarafları arasında sonuç doğurur. Taraflar arasında gerçekleştirilen düzenleme şeklindeki Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Yapım Sözleşmesi kapsamında, davalı satıcı şirket, davacı alıcı şirkete sözleşmenin konusunun tarif edildiği 1.madde gereğince, söz konusu konutu sözleşmede yazılı şartlarla ekli teknik şartname ,mevcut ve/veya ileride revize edilecek mimari projelerine yönetim planına uygun şekilde anahtar teslimi olarak satmayı kabul etmiştir. Sözleşmenin 4.maddesinde; satıcının hak ve yükümlülükleri başlığı ile 4.4.bentte; sözleşmenin 12.maddesinde düzenlenen mücbir sebepler dışında, konutun en geç 01.02.2016 tarihine kadar sözleşmede belirtildiği şekilde teslim edilememesi durumunda satıcının geç teslime ilişkin olarak 01.02.2016 tarihinden sonraki üç aydan sonraki üç aylık dönemde alıcının o zamana kadar yapmış olduğu ödemeler toplamı üzerinden %0,1 oranında, ikinci üç aylık dönemde yine o zamana kadar ki yapılan ödemeler toplamı üzerinden aylık %0,2 oranında ve 01.11.2016 tarihinden sonraki gecikmelerde ise aylık % 0,5 oranında alıcıya gecikme cezası ödemeyi kabul ettiği belirtilmiştir. Sözleşmenin 12.maddesinde; mücbir sebep başlığı ile; mücbir sebeplere ayrıca ve ayrıntılı şekilde yer verilmiştir. Sözleşmenin 16.maddesinde; sair hükümler başlığı altında, tarafların konutun brüt metrekare alanın sözleşmede takribi olarak belirtildiğini, konutun fiili teslimindeki ölçümde hesaplanacak brüt metrekarenin alanının esas alınacağı, brüt m2 alanının fiili teslimde (+/-) % 3 oranına kadar farklılık gösterebileceğini, bu orana kadar meydana gelen farklılıkların konut satış bedelini etkilemeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği, 16.8.maddede; sayılan belgelerin sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu , belgelerin, vaziyet planı, anahtar teslim şartnamesi, kat planı ve daire planı olduğu belirtilmiştir. Sözleşme konusu konutların sözleşmede fiili teslim tarihleri 01.02.2016 dir. Teslim tarihleri ise 09.11.2016 dır. Taraflar arasında davacı şirket tarafından konutların geç teslim alındığı ve anahtar teslim tutanağı ile konut teslim tutanağı altında sözleşmedeki tüm hakların saklı kalmak kaydıyla teslim alındığının ifade edildiği tartışmasızdır. Davacının satın aldığı ve geç teslim edilen konutların, sözleşmenin 16.8 maddedeki eklerde yer alan daire planında gösterilen net alanlarından (10/14 metrekare ) düşük teslim edildiği inceleme ve alınan raporlarla tespit edilmiştir. Davacı satın aldığı dairelerin sözleşmeye aykırı şekilde metrekareleri eksik teslim edildiği, konutların bu şekilde ayıplı teslim edilmesinden dolayı satış bedelinden indirim talebinde bulunmuştur. Yapılan inceleme ve olay mahallindeki değerlendirme sonucu düzenlenen bilirkişi rapor ve ek raporları neticesinde dava konusu konutların taahhüt edilen metrakareden küçük olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda, ayıp oranındaki belirlenen miktarın davacı satıcıdan tahsiline dair verilen hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan , davacı konutların geç teslim edilmesinden dolayı tazminat talebinde bulunmuş ise de sözleşmeNİN yukarıda yer verilen 4., 12.maddeleri kapsamında ilgili kurum ve kuruluşlardan dosya içerisine celp edilen bilgi ve belgeler sonucunda ve özellikle Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce gönderilen 15.04.2019 tarihli cevabı yazıda; havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmadığına dair günlerin 1 Ocak ile 1 Mart arasındaki 60 günlük sürenin her yıla münhasır süre olduğuna dair cevabı yazısı kapsamında; mücbir sebeple ilgili olarak sözleşmenin 12.maddesi kapsamında; davacının gecikmeden kaynaklı bir alacağının bulunmadığına dair yapılan tespit sonucu verilen ret kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir Davacı anahtar teslim şeklinde satın alınan konutların geç teslimi nedeniyle manevi zarara uğradıklarını iddia ederek ayrıca manevi tazminat talebinde bulunmuştur. TBK'nın 58. maddesinde kişilik hakkının zedelenmesi başlığı ile "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir." düzenlemesi mevcuttur. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi ise "Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır." hükmüne yer verilmiştir.TBK'nın 114/2 hükmü uyarınca, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, niteliğine uygun düştüğü ölçüde sözleşmeye aykırılık hâllerinde de uygulanır. Tüzel kişinin de itibarının ve diğer kişilik haklarının zedelenmesi hâlinde manevi tazminat talep hakkının bulunduğu tartışmasızdır. Sözleşmeye aykırılık hâlinde davacının manevi tazminat talep edebilmesi için, davalının akde aykırı davranışları nedeniyle davacının kişilik haklarının da zarar görmüş olması ve bu zararın davacı tarafından kanıtlanmış olması gerekir. Somut olayda davacının tespit edilen maddi zararının tazminine karar verilmiştir. Davacı, hüküm altına alınan maddi zararının dışında ayrıca ticari itibarının ve diğer kişilik haklarının zedelendiğini kanıtlayamamıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılı görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekili ise taahhüt edilen brüt alan ile teslim edilen alan arasında hiçbir fark olmadığını bu nedenle mahkeme kararının hatalı olduğunu iddia etmiştir. Yukarıda yer verildiği üzere sözleşmenin ilgili hükümleri ve sözleşmenin 16.8.maddesi kapsamında sözleşmenin ayrılmaz parçasının ekleri olan daire planı ve diğer ekler kapsamında davacıya taahhüt edilen dairelerin eksik metrekare teslim edilmiş oldukları keşfen yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporlar ile tespit edilmiştir. Bu durumda TBK'nın 219. maddesi kapsamında; satıcı davalının davacı alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olacağı aşikardır. Davacı konutları, haklarını saklı tutarak teslim almıştır. TBK'nın 227. maddesi gereğince seçimlik hakkını 2.fıkradaki düzenleme kapsamında ayıp oranında satış bedelinden indirim şeklinde ileri sürmüştür. Eksik miktarların hesabı ile bu bedellerin kabulünde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi uygun görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı ve davalı vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 5.075,55 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 14.05.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.